Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 



ZEYTİN AĞACI ve ZEYTİN
Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 
 
Kur'an'da Zeytin
Zeytinyaprağı-Çekirdeği ve Özü Şifadır

Zeytin ağacı(Olea europaea), zeytingiller(Oleaceae) familyasından;meyvesi yenen, Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türüdür.

Kendiliğinden yetişen zeytine; yabani zeytin veya delice (oleaster) denir. Delice, aşılanıp-ıslah edilerek, kültür bitkisine(sativa) dönüştürülüp, daha verimli bir hale getirilebilir. Uygun koşullarda yetiştirilirse, ekimini izleyen 5-6 yıl içinde, meyve verecek duruma gelir.

Zeytin ağacı, 1000 yaşına kadar yaşayabilir. 3000 yaşında zeytin ağaçları bulunduğu, bazı araştırmacılar tarafından ifade edilir. Zeytin ağacının uzun yaşamı, yapraklarındaki, oleuropein maddesine dayanır. Bu madde, zeytin ağaçlarını, hastalık ve zararlılardan korur.

Zeytin, suyu sever, ama susuzluğa da dirençlidir. Aynı ölçüde verimli olamasa bile, zeytin ağacı, kendisini, bölgenin iklim yapısına uydurmayı başarır. Yüksek verim alınabilmesi için, zeytinliklerin özellikle dane bağlama döneminde, birkaçkez sulanması gerekmektedir. Zeytin için en ideal toprak türü; kalkerli-kumlu derin, nemli ve besin maddelerince zengin topraklardır.

Zeytin ağacının boyu, 10 metreyi bulur. Doğal ortam koşullarında yetiştiğinde; 15 metreye kadar yükselen zeytin ağacı, geç meyveye vermesi ve bu yüksekliğin hasatta sorun olıuşturması nedeniyla üzerinde islah çalışmaları yapılmaktadır. Böylece, boyu 3-5 metre yükseklikte olan ve 3-4. yaşta meyve veren daha verimli bodur türleri geliştirilmiştir. Zeytin ağacı, yüksek birmorfogenetik(genetik yapısı) güce sahiptir. Bu nedenle, yeniden şekil vermek için yapılan budamaya, gençleştirmeye, çok iyi cevap verir.

Ortalama, bir ağaçta açan 100 çiçekten 2-3 adedi meyveye dönerse, ağacın verimi ortaya yakın verimli, 4-5 adedi meyveye dönerse oldukça verimli, ve 6-10 adedi meyveye dönerse, ağaç dalları destek gerektirecek derecede verimili olarak kabul edilmektedir.

Zeytin çiçeklerinin her birinde ikişer adet yumurta yer alır. Bunlarda sadece birisi meyve oluşumunu sağlayacak şekilde döllenmeye açık olduğundan her meyvede bir tekçekirdek oluşmaktadır. Otogam özelliğe sahip olması nedeniyle, aslında çiçekler kendi kendine döllenebilmektedirler. Ancak bazı çeşitlerde bu tür döllenme yeterli olmamaktadır. Çiçeklerin dışardan rüzgar ve böcekler tarafından taşınarak tozlarla döllenmesi, ağacı daha verimli kılmaktadır. Bu nedenle ve döllenmeyi arttırmak için, zeytinliklerde çiçeklerin döllenmesini sağlayan, hakim rüzgarların estiği yönlerde birkaç adet yabancı zeytin çeşidinin bulundurulması, verimi arttırmak yönünden tavsiye edilmektedir.

Zeytin ağacı, yaz-kış yapraklıdır. Dökülenin yerine yenilenen yapraklar, dayanıklıdır. Bu yenilenme genellikle bahar aylarında olmaktadır.Yapraklar, yüksek bir klorofil içeriğine sahiptirler.

Zeytin ağacı
nın, yanlızca meyvesi ve ondan elde edilen yağı değil; yaprağı da, insan sağlığı yönünden önemlidir. Bugüne kadar zeytin yaprağında, 100'e yakın madde elde edilmiştir. Yaprakta bulunan bu maddeler, zeytin çeşidine uygulanan kültürel tedbirlere, yetiştiği bölgeye ve hasat zamanına göre farklılıklar gösterir.

Zeytin odununun, çok sert bir yapıda olmasından dolayı, zeytinin çekirdekleri de odunsu bir yapıdadır. Bu yüzden de zeytin çekirdekleri ya da tohumlarının içerisinde bulunan fideciklerin gücü, bu sert ve odunsu kabuğu kırmaya yetmez. Yediğimiz zeytinlerin çekirdeklerini toprağa attığımızda, o tohumlardan zeytin ağacı çıkamaz.

Doğal olarak bu iş nasıl gerçekleşiyor?

Zeytin meyvelerini insanlar kadar çok seven karatavuk (Turdus merula) adı verilen küçük siyah renkli kuşlar vardır. Bu sevimli kuşlar, 24-25 cm boyunda ve simsiyah tüylerle kaplı ve gagaları sarı-kavuniçi renklidir. Zeytin çekirdeklerini bir çırpıda yutan bu kuşlar, kursaklarında zeytinin etli kısımlarını sindirirler. Ancak, onlar da bizim gibi odunsu yapıda olan zeytin çekirdeklerini sindiremezler ve dışkılama yoluyla sindiremedikleri çekirdekleri dışarıya atarlar. İşte sadece bu karatavukların kursaklarından geçmiş olan zeytin çekirdekleri toprağa düştüğünde çimlenebilir. Çünkü karatavuğun kursağındaki küçük taşlarla ve sahip olduğu kuvvetli asitlerle zeytin çekirdeklerinin odunsu kabuğu, sindirim sırasında incelir ve yumuşar. Bu yüzden de karatavuklar tarafından kabukları inceltilmiş ve yumuşatılmış çekirdekler toprağa düştüğünde çimlenebilir.

Zeytinlerin gerçek dostu olan karatavuklar sahip oldukları bu özellikle bizler için çok önemlidir. Eğer karatavukları avlayarak neslini tüketirsek gelecek yıllarda yeni zeytin ağaçları gelişmeyecek ve karatavuklardan bir süre sonra zeytin ağaçlarının da nesli tehlike altına girecek. Karatavukla zeytin ağacı arasındaki bu birliktelik birçok canlı türü için de geçerlidir. Örneğin, karatavuğun yakın akrabası olan ardıç kuşları (Turdus pilaris) da ardıç ağaçlarının çoğalmasını sağlar. Zeytin çekirdeği gibi odunsu olan ardıç kozalakları da sadece ardıç kuşlarının kursağından geçtikten sonra çimlenebiliyor.

Yapraktaki: Oleuropein ve Özellikleri

Zeytin yaprağında, 60-90 mg/gr oranında, oleuropein bileşiği bulunmaktadır. En aktif antioksidanlar, fenolik ve polifenolik bileşiklerdir. Oleuropein, başlıca polifenolik antioksidanlardan biridir ve yaprağın en etken fenolik bileşiğidir. Bu bileşik aynı zamanda terapötik (tedavi edici) etkiye sahiptir. Oleuropeinin, doğal antibiyotik olduğu bilinir. Vücudun bağışıklık sisteminde, soğan ve sarımsak ile benzer etki gösterir.
Zeytin yaprağında ki, oleuropein maddesi ve hidrolizleri, antibiyotiklere direnç kazanmış mikroorganizmalar üzerinde, etkili ve çok değerli bir bileşendir.

Yaprak
ta, çeşitli flavonoidler bulunmaktadır. Fenolik ve flavonait bileşikler,vücudun bağışıklık sistemini güçlendirip; hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlar. Zeytine uzun

ömrünü verdiği söylenen, oleuropein maddesi, Avrupa'da, gençleştirici kremlerden, haplara ve sütlerin özelliklerini artırmaya yönelik olmak üzere, çok geniş alanlarda kullanılmaktadır.

Zeytinin yaprağında bulunan tanen, antiseptik bileşikdir. Yaprakların çayı ve tentürü kullanılır. Asırlardır yetiştiği coğrafyalarda zeytinin yaprağı, ilaç olarak kullanılmaktadır. Zeytinin yaprağı, düşük basınç altında, az ısıyla kurutulursa, yaprağın, hem değerleri değişmez hem de acılaşmaz.

Zeytin Yaprağı Özü(Ekstrakt)

Zeytin yaprağı özü(ekstraktı), zeytin ağacı yapraklarından, fiziksel ve kimyasal metodlarla elde edilir. Zeytin yaprağı özü, zeytin yaprağının bileşenlerini, konsantre olarak ihtiva etmektedir.

Zeytin yaprağı önün, soğuk algınlığından aşırı yorgunluğa ve birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Bu bileşik, güçlü bir antibakteriyal etkiye sahiptir.

ZEYTİN AĞACININ MEYVESİ: ZEYTİN

Zeytinin Yapısı: Meyve, önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır.

a) Sap
b)Kabuk(Epikarp): %1-2
c) Meyve eti (mezokarp):% 63-86 
d) Çekirdek (Endokarp): % 10-30
e) Çekirdek içi: % 2-6

Zeytin meyvelerinin rengi, başlangıçta yeşildir. Daha sonra, olgunlaşma sürecinin başlaması ve çeşide göre değişmek kaydı ile meyvenin rengi, sarı-yeşilden başlayarak, kahverengi, kızıl-menekşe rengine ve giderek siyaha kadar değişen bir dönüşümü gösterir.

Fenolik bileşikler, serbest radikallerin engellenmesinde önemli bir rol oynayan doğal antioksidanlardır.

Zeytinde bulunan en önemli fenolik bileşikler şunlardır:Tirosol,  Hidroksitiresol, propanoik asit,  pihidrop-kumarik asid,  Feniujropanoid glukosides akteosid, Isoakteosid, Flanoidler olarak da Luteolin ve Apigenin bulunmaktadır. Fakat yeşil zeytinde Hidroksitirosol ve Tirisol dışındaki polifenoller az miktardadır.

Zeytinde bulunan fenolik bileşikler; bitkinin, özelliklerini, zeytinin rengini, besin değerini, zeytinyağının kararlılığını, mikroorganizmalara karşı dayanıklılığını etkiler.

Salamura, yeşil zeytindeki fenolik maddelerin tamamına yakınını hidroksitirosol oluşturur. Diğer fenolik maddeler ise az miktarda bulunur. Trozol, fenolik alkollerden olup, zeytin meyvesinde hidroksitirolden sonraki en önemli fenolik bileşendir. Ancak trozolün miktarı çeşide bağlı olarak değişmektedir. Yüksek yerle yetişen zeytinlerin fenol içeriğinin daha az olduğu, araştırmalarla belirlenmiştir.

Görmede büyük rol oynayan A(karoten :0,15-0,2 mg/100g)doğurganlıkta rol oynayan E(3,4 mg/100g), kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K, B Vitamini (0,51-1,1 µg/100g), C(12,9-19,1 mg/100g) ve raşitizmi önleyen D vitaminlerini içermektedir. Minareller ise; Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Çinko, Bakır ve Fosfat'tır.

Delice zeytininden çıkarılan yağa, çoral denilir. Çoral, insanlara şifadır. Yeşil zeytinden çıkan yağ sağlık için çok yararlıdır. Dokuların içine işler, merhem yapımına çok uygundur.

SONUÇ

Zeytin ağacı, yaprağından çekirdeğine kadar tümüyle değerlidir ve değerlendirilmektedir. Zeytin ağacından, tabak, kaşık, çatal, masa, yakacak odun; meyvesinden, sofra zeytini çeşitleri; zeytin çekirdeğinden, tesbih, bilezik, kolye; zeytinyağından, besin, besin koruyucu, sabun; küspesinden, gübre ya da yakacak elde edilir. Zeytinin şekerinden, zeytin salatası, zeytin çiçeği kolonyası, sabunlarına kadar birçok ürünü de vardır.

Hiçbir unsuru zayi edilemeyecek derecede kıymetli olan zeytin ağacı; yerine göre süs, yerine göre yiyecek, yerine göre yakacak olurken; zamanımızda giderek artan bir şekilde, hastalıklara karşı ilaç ve kozmetikte, temel madde olarak kullanılmaktadır.

Sonuç olarak; zeytin, zeytinyağı ve zeytin yaprağının, kanser başta olmak üzere, hastalıklara karşı sağlığımızın koruyucusu; yaşamımızın vazgeçilmez "üç altın sarısı"ndan birisi olduğunu; bilimsel araştırmalarla biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki, yapılmakta olan yeni bilimsel çalışmalar, bu iddiamızı güçlendirecektir. Zira zeytinyağı, bal gibi, Alemlerin Rabbi'nin bize hediyesi, Nuru'nun yakın bir türevidir.

Kaynak:
1- yaklasansaat.com
2- Prf.Dr.Muammer Kayahan, Prf.Dr. Aziz Tekin, Zeytinyağı Üretim Teknolojisi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Ankara-20006

3-Bilim ve Teknik, Ocak 2006


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document