Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Aspirin'le İlgili Haberler

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Aspirin Diş Çürüklerinin Tedavi Edilmesine Yardımcı Olabilir

Belfast'taki Queen's Üniversitesi'nde yürütülen araştırmada, aspirinin diş kökündeki hücreleri uyararak diş yenilenmesini sağladığı tespit edildi.

En yaygın diş hastalığı olan çürük, diş sinirinin iltihaplanmasına ve diş ağrısına neden oluyor.

Aspirin uzun yıllar ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç. Özellikle baş ve kas ağrılarıyla, kadınların regl dönemindeki ağrılarını gidermek için kullanılıyor.

Kendi hücrelerini yenileyebilme kabiliyetleri sınırlı olan dişlerin çürümesi halinde dolgu teknolojisi kullanılıyor. Ancak bu dolguların insan hayatı boyunca birkaç kez değiştirilmesi gerekiyor.

Queen's Üniversitesi Diş Hekimliği ve Biyomedikal Bilimler Fakültesi öğretim görevlisi Profesör Ikhlas El Karim, aspirinin diş kökü hücrelerini onarmasıyla dolgulara olan ihtiyacın ortadan kaldıracağına dair çalışmalar yapıyor.

KÖK HÜCRELERLE DİŞ TEDAVİSİ

İngiltere Diş Araştırmaları Derneği yıllık konferansında sunulan araştırma bulgularında da, aspirinin diş kök hücrelerinin işlevini artırabileceğini ve hasarlı dişin kendini tedavi etmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Aspirinin dişin kendi hücrelerini üretmek için gerekli olan gen imalatına yardımcı olacağının daha önceki araştırmalarda da ortaya konduğu belirtildi.

Profesör El Karim, çalışmaların bir sonraki aşamasında aspirinin diş dentinini nasıl yenileyebileceğini ve dolgulara olan ihtiyacı nasıl değiştireceğinizi anlamaya çalışacaklarını belirtti.

El Karim bununla birlikte aspirinin dişlere enjekte edilmesini de mümkün görmüyor ve ekliyor:

"Bu şu anda bilimsel bir tartışma ve kesinliği yok. Kimseyi aspirini bu şekilde kullanma konusunda cesaretlendirmiyoruz. Amacımız eczacı meslektaşlarımızla yapacağımız çalışmalardan sonra diş için bir şeyler geliştirmeye çalışmak."

Uzmanlar, sağlık örgütleri tarafından kabul edilen aspirinin gelecekte diş tedavisinde kullanılması durumunda dünya sağlık sistemi için büyük tasarruf sağlanabileceğini düşünüyor.

ensonhaber/ 14.09.2017

Asprinde Öümcül Hastalık Riski!

Bilinçsizce kullanılan bu hap ölüme dahi yol açabiliyor

Burdur Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferunda Özekinci Demir , bilinçsiz kullanılan çocuk aspirininin 'Rey Sendromu'na neden olduğunu belirtti. 

Çocuk aspirininin bilinçsizce kullanılmasının çok tehlikeli sonuçlar oluşturabileceğini dile getiren Dr. Ferunda Özekinci Demir, "Hepimiz biliyoruz ki, çocuklarımız kış aylarında çeşitli hastalıklara maruz kalırlar ve her anne-baba çocuğunun ateşlenmesi sırasında panik olur. Bir takım yöntemler uygulamak ister. Biz özellikle bebeklerimizin, çocuklarımızın ateşleri yükseldiği zaman ailelere hemen onların üstlerini çıkarmalarını, ılık su ile vücutlarını silmeleri öneriyoruz. Bazen yanlışlar yapılıyor. Bunlardan bir tanesi çocukların birden soğuk suya konulması ya da üşüyor diye çocuğun daha sıkı giydirilmesi, doktora danışılmadan çeşitli ateş düşürücülerin kullanılması. Bunların arasında en önemli olarak aspirin bulunmaktadır" dedi. 

REY SENDROMU KOMA DURUMU OLUŞABİLİYOR 
Doktora danışılmadan bebeklere kullanılan aspirinin 'Rey Sendromu'nu geliştirdiğini dile getiren Dr. Ferunda Özekinci Demir, şunları söyledi: 

"Son yıllarda bu konuyla ilgili halka duyurular yapılmasına rağmen bebeklerde zaman zaman bilinçsiz aspirin kullanımı hala bulunmaktadır. Biz biliyoruz ki özellikle çocukluk yaş grubunda ve bebeklik yaş grubunda ateşliyken özellikle gribal ya da viral enfeksiyonlar sırasında bunların içinde su çiçeği de bulunmaktadır. Aspirin verilirse eğer Rey Sendromu dediğimiz bir hastalık gelişmektedir. 

REY SENDROMU NEDİR? 
Rey Sendromu özellikle karaciğer ve beyinde yağlanma ile giden ağır bir hastalıktır. İki evreden oluşmaktadır. İlk evresinde özellikle çocuklarda kusma başlıyor, çocuk ateşli hastalığı geçiriyor, ateşli hastalık sırasında eğer bebeğe aspirin verirsek, 1-2 hafta içinde çocukta kusma, huzursuzluk, uyku hali dediğimiz ilk evre belirtileri başlıyor. Daha sonra tam tersi huzursuzluk, sinirlilik, koma haline giden bir tablo oluşuyor. Bunun nedeni tam olarak bilinmiyor ama viral enfeksiyonlar sırasında aspirin kullanımının bu sendromun gelişmesinin tetiklediği biliniyor ve hastalık ölümcül seyretmektedir. O nedenle ailelerimizi çocuklarımız ateşlendiği zaman, bilinçsizce doktora danışmadan ilaç kullanmaları konusunda uyarıyoruz, kesinlikle bebeklere aspirin verilmesin. 

Özellikle cilde sürülen losyon ve solüsyonlarda ürünün içeriğini inceleyip, içindeki maddelerin aspirin olduğunu anlayıp, bunlarında bebek cildine uygulanmaması gerekmektedir. Biliyoruz ki bunlar da Rey Sendromunu tetiklemektedir.

iyibilgi, 28/02/2013 

Çocuklarda Aspirin Kullanımına Dikkat

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Nuri Hatipoğlu, grip virüsünün çok bulaşıcı olduğunu vurgulayarak, dünyada her yıl 3-5 milyon kişinin bu hastalıktan etkilendiğini söyledi.

Gribin en sık aksırık ve öksürük ile bulaştığını ifade eden Prof. Dr. Hatipoğlu, "Grip salgınları en sık Aralık ve Ocak aylarında görülür. Grip, özellikle 5 yaşının altındaki çocukları ve 65 yaş üzerindeki kişilerle, kronik rahatsızlığı olanları etkiler" dedi.

Bu kişilerin yüksek risk grubunda değerlendirildiğini belirten Hatipoğlu, "Gripte en çok görülen yakınmalar, yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve yorgunluktur. Grip, bir hafta içerisinde kendiliğinden geçebildiği gibi özellikle yüksek risk grubundaki kişilerde ölümcül de olabilir" diye belirtti.

Grip tedavisinde antibiyotik kullanmanın faydadan çok zararı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Osman Hatipoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Gripte antibiyotik kullanımı ciddi sorunlara yol açabilir. Gripte en önemli yapılacak şey, hastaların şikayetlerini rahatlatmaktır. Biz hekim olarak bazı rahatlatıcı tavsiyeler bulunuyoruz. Bu şikayet baş ağrısı ise baş ağrısı kesilmeli, yüksek ateşse, ateşi düşürülmelidir. Hastaların, ateş, kusma, ishal, burun tıkanıklığı, öksürük gibi yakınmaları rahatlatıcı ilaçlarla azaltılmaya çalışılır. Antibiyotikle tedavi kesinlikle hatadır, zararları olabilir."

Prof. Dr. Hatipoğlu, gripli çocuklarda aspirin kullanımının zararlı olabileceğini belirterek, "Gripte çocuklarda aspirinle tedaviden kaçınılmalıdır. Grip bulgusu taşıyan çocuklarda aspirin kullanımı beyin ve karaciğer hasarına yol açabilir. Grip olan hastanın istirahat etmesi şikayetlerin azalmasında ve vücudun direncinin artırılmasında son derece önemlidir. Özellikle küçük çocuklarda ve yaşlılarda yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır" diye konuştu.

milliyet, 07/12/2011

Aspirin Kullanırken İki Kez DÜŞÜNÜN!

Hollandalı bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, aspirin kullanımının kalp krizi veya inme riskinden korunmak isteyen sağlıklı kadınlar için faydalı olmadığını ortaya çıkardı.

European Heart Journal adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmada, kalp krizi riskinden korunmak amacıyla on yıl boyunca aspirin alan 50 kadından sadece birinin bundan fayda görebileceği bildirildi.

Hollanda'daki Utrecht Tıp Merkezinden Dr. Jannick Dorresteijn başkanlığındaki bilimadamları, yaptıkları araştırmada, 45 ve üstü yaşlardaki 28 bin sağlıklı kadın üzerinde aspirinin etkilerini gözlemlemek için ABD'de yapılan bir araştırmanın sonuçlarını analiz etti.

Aspirin kullanımının kanamalı ülser ve kanı sulandırıcı etkisi nedeniyle vücutta morluklara yol açmak gibi yan etkilerinin bulunduğuna dikkati çeken araştırmacılar, sağlıklı kadınlarda kalp krizi ve inme riskini yüzde 2,4'ten sadece yüzde 2,2'ye indirdiği gözönüne alındığında, aspirinden sağlanan faydanın neden olduğu zarardan yüksek olmadığını belirtti.

Konunun mali boyutuna da değinilen araştırmada, aspirinin ucuz bir ilaç olmasına karşın çok sayıda insanın bu ilacı almasının sağlık hizmetleri için ayrılan bütçe üzerinde de olumsuz etkilerinin bulunduğuna işaret edildi.

Uzmanlar yapılan araştırmanın bu yıl içinde daha önce yine aynı konuda yapılan iki büyük çaplı araştırma ile benzer sonuçlar verdiğini belirtiyor. Sözkonusu araştırmalarda birinde aspirinin çok düşük oranlarda kalp krizini önlediği buna karşılık ölüm oranlarıyla inme üzerinde bir etkisinin olmadığını gösterdiğine işaret eden uzmanlar, araştırma süresince her gün bir aspirin alan 1111 kadın ve erkek üzerinde yapılan araştırmada, aspirinin sadece bir vakanın ölümle sonuçlanmasını engellediğini bildiriyor.

Yaptıkları araştırma hakkında açıklamada bulunan Dorresteijn, ''Aspirinden sadece çok az sayıda kadın yarar görüyor. Eğer sadece bir kişi bundan fayda sağlayacak diye 49 kişiyi aspirinle tedavi edecekseniz kimseyi aspirinle tedavi etmemeniz gerekir'' dedi.

Yaşları 65'in üstünde bulunan kadınların, kalp krizi ve inmeyi önlemek için aspirin kullanımından ortalamaya göre daha fazla fayda görebileceklerini belirten Dorresteijn, ''Ancak bu yaş grubundaki kadınların elde ettiği fayda çok az. Sadece 1 kadın fayda sağlayacak diye 49 kadına aspirin vermeniz gerek. Elbette ki bu hayal kırıklığı yaratıyor çünkü bir ilacın etkili olmasını istersiniz'' diye konuştu.

Tıp dünyasında, kalp krizi veya inme geçirmiş hastaların aspirin kullanımından fayda görebileceği görüşü kabul görürken, aspirinin kalp krizi ve inmeden temel korunma yöntemi olduğu konusunun çok açık olmadığı görüşü dile getiriliyor.

ABD hükümeti desteğindeki Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 45-75 yaş arası erkekler ile 55-79 yaş arası kadınlarda, sağlanan faydanın asirin kullanımı sonucu ortaya çıkan kanama riskinden daha yüksek olduğu durumlarda, kalp rizi riskinden korunmak için asirin kullanımını tavsiye ediyordu.

USPSTF'den Dr. Michael Lefevre yaptığı değerlendirmede, araştırmacıların yaptıkları analize kalp krizini de ekleyerek, aspirinin inmeyi önlemek konusundaki potansiyel faydasını bulandırmış olsalar da araştırmanın sonuçlarının kendisini şaşırtmadığını söyledi.

İnmeyi önlemek için aspirinle tedavi edilmesi gereken kadınların sayısının bu kadınların belirlenen temel risk durumuna bağlı olduğuna dikkati çeken Lefevre, ciddi kanama riskini de hesaba katarak sadece 1 kadında fayda görmek için 50 kadın aspirinle tedavi edildiği zaman, 10 yıllık bir süre içinde fayda görecek kadınların oranının yüzde 19'a çıktığının görüleceğini ifade etti.

 Lefevre, araştırmanın sonuçlarının, aspirinle tedavi edilen 60'lı yaşlarında 1000 kadından 32'sinin inmeden korunabileceğini, buna karşılık 12'sinde ise aspirin kullanımına bağlı olarak kanamalı ülser görülebileceğini gösterdiğine dikkati çekti.

Konu hakkında görüşüne başvurulan ABD'nin New York kentindeki St. Luke's-Roosvelt Hastanesindeki tansiyon programını yürüten Dr. Franz Messerli de, inme riskini azaltmada aspirinden daha iyi yöntemler bulunduğunu belirtti.

İnme açısında en önemli risk faktörünün tansiyonun oluşturduğuna dikkati çeken Messerli, öncelikle kişilerin tansiyonlarını kontrol altında tutmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Bunun, beslenme biçimi ve egzersiz alışkanlıklarında değişiklik yapılarak ve tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla sağlanabileceğini kaydeden Messerli, kalp krizi ve inmeden temel korunma sağlanması konusunun, bazı ümit verici gelişmeler olsa da henüz çözümlenmemiş bir konu olduğunun altını çizdi. (AA)

bugün, 25/10/2011

Aspirindeki BÜYÜK TEHLİKE

Bilim adamları, günde en az 2 aspirin tüketenlerin bu sorunla daha fazla karşılaştığını ortaya koydu...

Hollandalı bilim adamları günde en az 2 aspirin tüketenlerin, ilerleyen yaşlarda görme sorununa daha çok maruz kaldığını ortaya çıkardı.

Estonya, Norveç, İspanya, İngiltere, Fransa, Yunanistan ve İtalya’dan 65 yaş üstü 4 bin 700 katılımcıyı inceleyen bilim adamları aspirin alanlarda görme sorununun daha fazla yaşandığını açıkladı. Hollnda Nörobilim Enstitüsü’nden Paulus de Jong, “Sarı nokta ile kalp damar hastalıklarının bağlantısı var” dedi.

Kansere karşı süperbrokoli

İngiliz bilim adamları brokoli içinde bulunan sağlığa faydalı maddeleri artırmayı başardı. İngiltere’deki John Innes Merkezi ve Norwich Gıda Araştırmaları Enstitüsü’nde görevli bilim adamları, “süperbrokoli” nin kalp-damar hastalıkları ile bazı kanser türleriyle savaşabildiğini açıkladı. 1983’te doğal olarak yüksek seviyede glükofaranin maddesini içeren yabani brokolinin bulunmasından yola çıkan bilimadamları, normal brokoliye
benzeyen, ancak bu maddeyi 2-3 kat fazla içeren “süperbrokoli”ye “Beneforte” adını verdi. Sülforafa kronik iltihapları da azaltıyor.

Sağlıklı uyku obezite riskini düşürüyor!


İngiltere'nin saygın gazetesi Independent, kaliteli bir yaşam ve uzun bir ömür için yeteri kadar uyumanın çok önemli olduğunu yazdı. Sağlıklı bir uykunun kalp-damar rahatsızlıklarını engellediği, obezite oranını azalttığı
ve dinç bir zihin sağladığı belirtilirken Glasgow Üniversitesi’nde görevli Profesör Colin Espie “Uyku bize güç ve direnç verir. Kaliteli bir uyku insan sağlığı için çok önemli” dedi.

bugün, 05/10/2011

Dertlere Deva Aspirin

Geçtiğimiz ay Mayo Clinic araştırmacıları prostat kanserine karşı savaşta aspirinin yararlarını ortaya çıkaran bir araştırmaya imza attı. Sadece bu da değil, birçok farklı tıp branşı aspirinin nimetlerinden değişik şekillerde faydalanıyor. Bu mucizevî ilaçtan maksimum seviyede yararlanmak için okumaya devam edin.

Tansiyonu düşürür
Eğer patronunuzdan yediğiniz fırça tansiyonunuzu artırırsa, çekmecenizdeki aspirine sarılabilirsiniz. İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre her gün 100 mg aspirin almak tansiyonu yüzde 6 oranında düşürüyor. Ancak bunun için aspirini sabah saatlerinde almak şart. Her sabah bir aspirin, tansiyon hastalarına da öneriliyor.

Kaşıntıya son verir
Evet, yanlış duymadınız. Cilt doktoru Vail Raise: “Birkaç tableti toz haline getirip suyla karıştırdığınız zaman sinek ısırığı ya da alerji yüzünden rahatsız olan bölgeye uygulayarak kaşıntınızı azaltabilirsiniz.” diyor.

Kalp krizinden korur
ABD’de yapılan bir araştırma günde 75 mg aspirin alan birinin kalp krizine yakalanma riskini yüzde 30 oranında azaltabileceğini buldu. Eğer stres, sigara, yüksek kolesterol gibi sorunlarınız varsa, aspirin almaya başlasanız iyi olur.

Nasırları yok eder
Eğer nasırlı elleriniz varsa, biriyle birlikte olmadan birkaç saat evvel beş-altı aspirini toz haline getirip bir kaşık su ya da limonla karıştırın ve nasırlı bölgeye sürün. Cilt uzmanı Suzanne Levine: “Aspirindeki asitler nasırlı bölgenizi yumuşatacaktır.” diyor.

Uçukları engeller
Sosyal ve cinsel hayatınızın düşmanı olan uçuklarla savaşırken de aspirin yanınızda… Macaristan’daki Semmelweis Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın gösterdiğine göre, günde 125 mg aspirin alanlarda uçuğun kaybolma süresi sekiz günden beş güne iniyor. Araştırmanın başyazarı Prof. Dr. Istvan Karandi: “Aspirin uçuk bölgesindeki iltihaplanmayı durdurarak uçuğun daha çabuk geçmesini sağlar.” diyor.

Siğilleri yok eder
İşte aspirinin dış görünümünüze katkı sağlayan bir özelliği daha… Bir aspirin tabletini toz haline getirin ve siğilli bölgenize uygulayın ve üzerini ufak bir yara bandıyla kapayın. Washington Üniversitesi’nden Mervyn Elegart: “Bunu üç gece yaparsanız, aspirin tozu siğili ortadan kaldırır.” diyor.

Felce karşı korur
Eğer kanınızda pıhtılar oluşmazsa, felç de geçirmezsiniz. British Medical Journal’da yayımlanan bir araştırma, her gün aspirin alanların felç geçirme ihtimallerinin yüzde 25 oranında azaldığını saptamış. Dr. Baron: “Aspirin, felce karşı önlemler arasında şu ana kadar tıbbın keşfettiği en iyi çarelerden biridir.” diyor.

vatan, 19/01/2011

Dikkat! Çocuklara Sakın Aspirin Vermeyin!

Uzmanlar çocuklara rastgele verilen aspirinin sağlık sorunlarına yol açtığını belirtiyor..

Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi Başhekimi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Özcan, genellikle 38 derecenin üzerindeki değerlerin ateş olarak kabul edildiğini kaydetti.

Dört ayrı ateş ölçme şekli olduğunu, koltuk altı ölçümlerinin diğer ölçüm şekillerine göre 0,5 derece daha düşüktür. 2,5 yaşından küçük çocuklarda dil altından ölçüm yapmak zordur. Civalı cam derece kullanılması tavsiye edilmiyor. Elektronik derecelerin ölçüm yapmak süresi 3–4 dakika olarak kabul ediliyor. Kulak dereceleri saniyeler içinde güvenilir ölçümler yapabilmektedir. Mutlaka rahat kullanabilecek bir derece olmalıdır. Bu derece ile çocuk ateşli değilken birkaç sefer ölçüm yapmalıdır.

Her seviyedeki ateşin tehlikeli sayılmayacağının altını çizen Dr. İsmail Özcan, 34 ile 37 derece arasını ateşsiz, 38–39 derece arasını ateşli ve 40 ve yukarısını ise yüksek ateşli olarak adlandırdıklarını söyledi.

Çocuğun ateşi olmamasına rağmen hasta görüntüsünün devam etmesi durumunda ateşinin birer saat arayla ölçülmesi, yüksek ateşli çocuklar vakit geçirilmeden doktora götürülmeli.

ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

Üç aydan küçük çocuklarda ateş görülmesi halinde, bebeğin üzerinin açılarak beklenilmesi gerekir. Özcan, çocuğun ateşi çıkarken titremesinin son derece normal olduğunu söyledi.

"Üşüttüğü için ateşi çıktı" diye çocuğun üzeri örtülmemeli. Kalın giysiler vücut sıcaklığını dışarı geçirmeyerek çocuğun ateşinin daha da yükselmesine neden olur. Çocuk titriyorsa, onu bir çarşaf veya ince bir havluya sarılmalıdır.Üzeri açmasına rağmen çocuğun ateşi 39 derecenin üzerine çıkıyorsa hemen doktora gidilmeliç. Isıyı hızla düşürmenin yolu ılık duşa sokmak veya ılık ıslak havlu ile kompres yapmaktadır. Çocuklarda hiçbir zaman aspirin ateş düşürücü olarak kullanılmamalıdır. Parasetamol 4–6 saatte bir verilir. Ateş parasetamole rağmen 38,5 derecenin üzerinde seyrederse doz Aralığını 4 saatten 3 saate almak yerinde olabilir. Aktif maddesi İbuprofen olan ilaçlar, 3 saatte bir parasetamolle birlikte kullanılmalıdır. (CİHAN)

bugün,30/10/2010

Aspirin'in Şok Etkisi

Yaşlıların beynindeki küçük kanamaların, Aspirin ya da kan pıhtılaşmasını önleyen benzer ilaçlarla bağlantılı olabileceği bildirildi.

Hollanda'daki Rotterdam Tıp Fakültesinden Dr. Meike Vernooij ve ekibinin yaptığı araştırma, düzenli olarak aspirin ya da benzer ilaçları kullananların beyninde küçük kanamalarının meydana gelme riskinin daha fazla olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, bu küçük kanamaların, beyin damarları çeperinde amiloid protein depolarının birikimiyle meydana gelen "serebral amiloid anjiopati" hastalığını gösterebileceğini, bu proteinin genellikle Alzheimer hastalığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı.

Bilim adamları, 2005-2006'da ortalama 69,5 yaşında, zihinsel hastalığı bulunmayan 1062 kişinin MR'ını çekti ve aspirin ya da benzeri ilaçlar kullanıp kullanmadıklarını belirlemek için katılımcıların dosyalarını inceledi. MR'dan önce katılımcılardan yüzde 34,2'sinin 2 yıl boyunca düzenli olarak aspirin ya da benzer ilaç kullandığı görüldü.

Bu ilaçları kullananlarda, kullanmayanlara göre daha fazla küçük kanamalara rastlandı.

Kalp-damar hastalıklarını önlemek ya da tedavi etmek amacıyla yüksek dozda bu ilaçlardan kullanan kişilerdeyse kanamaların daha fazla olduğu belirlendi.

Araştırma, "Archives of Neurology" dergisinin internet sitesinde yayımlandı.

hurriyet, 20/04/2009

Aspirin: Prostata İyi Geliyor

ABD’de yapılan bir araştırmada, aspirin ve steroid olmayan anti enflamatuar ilaçlar (NSAID) kullanan erkeklerde PSA (prostat spesifik antijen) düzeyinin düşük olduğu ortaya çıktı.

Nashville kentindeki Vanderbilt Üniversitesinden araştırmacılar, 1277 deneğin prostatlarının durumuna baktı. Deneklerin yaklaşık yüzde 46’sının çoğunlukla aspirin olmak üzere NSAID ilaçları aldıkları belirtildi.

Araştırmacılar, yaş, ırk, ailedeki prostat kanseri, obezite ve prostatın büyüklüğü ve kanser riskine bağımsız etkileri bulunan diğer değişkenleri de göz önünde bulundurarak, aspirin kullanımının PSA düzeyini düşürdüğünü gördü.

Araştırmada, aspirin alan erkeklerde PSA seviyesinin aspirin almayanlara oranla % 9 düşük olduğu belirlendi.

Erkeklerde prostat kanseri olasılığını gözlemlemek için kullanılan PSA testinde, kandaki PSA düzeyinin yüksek çıkması prostat kanseri riskinin yüksek olduğunu gösterirken, yüksek PSA seviyesi prostat organının kanser olmadan da büyümesi anlamına geliyor.

Araştırmadaki bulgular, Amerikan Kanser Araştırmaları Vakfının 7. Yıllık Uluslararası Konferansında da sunulacak.

ntvmsnbc, 25.12.2008

Aspirin Erkeklerde Kalın Bağırsak Kanseri Riskini Azaltıyor

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Massachusetts Hastanesi tarafından yapılan büyük çaplı bir araştırma sonucu uzun süreli ve düzenli olarak kullanılan Aspirin'in erkeklerde kalın bağırsak (kolorektal) kanser riskini azalttığı sonucuna ulaşıldı.

2008 yılında keşfinin 111. yılını kutlayan Aspirin,  tıp dünyasına yeni kullanım alanları ile hizmet etmeye devam ediyor. Harvard Üniversitesi Tıp fakültesi ve Massachusetts Hastanesi tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları Gastroenterology Dergisi'nin Ocak sayısında yayınlandı. 18 yıl süreyle takip edilen 40 ila 75 yaş arasındaki 47.300 erkeğe ait verileri kapsayan çalışma sonucu, düzenli ve uzun süreli Aspirin kullanımının erkeklerde kalın bağırsak (kolorektal) kanseri riskini azalttığı sonucuna ulaşıldı.

Risk Yüzde 21 Azalıyor

Araştırma sonucuna göre düzenli olarak haftada 2 veya daha fazla Aspirin kullanan erkeklerde kalın bağırsak kanseri oluşma riskinin, daha az Aspirin kullananlara kıyasla yüzde 21 oranında azaldığı tespit edildi.

Araştırmaya göre haftada 2 ila 5 adet Aspirin kullanan erkeklerde kalın bağırsak kanseri riskinde yüzde 20 oranında azalma olurken, 6 ila 14 tablet Aspirin kullanan erkeklerdeki risk azalma oranı yüzde 28 olarak saptandı. Haftada 14'ten fazla tablet alan erkeklerde ise yüzde 70 oranında risk azalması sağlandığı sonucuna ulaşıldı.

Araştırma sonucuna göre erkeklerde kalın bağırsak kanseri riskini önemli oranda azaltmak için en az 6 ila 10 yıl süreyle düzenli olarak Aspirin alınması gerekliliği  tespit edildi.

Aspirin'in potansiyel risklerine karşı yukarıdaki şekilde düzenli ve uzun süre kullanımı ile ilgili kararlar hastanın risk faktörlerini ve tüm özelliklerini en iyi şekilde bilen ve takip eden doktorlara danışarak alınmalıdır.

ailem, 17.02.2008

Suda Eriyen Aspirin Toplatılıyor


Sağlık Bakanlığı, sağlık sorunlarına neden olduğu gerekçesiyle "Aspirin Plus C Efervesan Tablet"i toplatıyor


DÜNYADA en sık kullanılan aspirin türevlerinden "Aspirin Plus C Efervesan Tablet" toplatılıyor. Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü tarafından il sağlık müdürlüklerine, ilgili ilaç firmasına ve Türk Eczacıları Birliğine (TEB) "acele" ibaresiyle gönderilen resmi yazıda, bakanlık tarafından yaptırılan inceleme ve analizler sonucunda ilacın uygun bulunmadığı bildirildi. Yazıda, Bayer Türk Kimya Sanayi LTD. ŞTİ. adına ruhsatlı olan "Aspirin Plus C Efervesan Tablet"in 67645 ve 67646 seri numaralı ürünleri hakkında, (eczane, ecza depoları ve hastanelerden) 2'nci Sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi yapılması istendi. Yazıda, Polifarma İlaç Sanayi adına ruhsatlı olan "Polifleks yüzde 20 Mannitol Sudaki Solisyon 150 mg" adlı ürünün 0706004-1 seri numarasının da yine "uygun bulunmaması" nedeniyle 2'nci sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi yapılması istendi.

2'nci sınıf B seviyesinde geri çekme ne anlama geliyor?

İkinci Sınıf Geri

Çekme: Geçici, tedavi edilebilir, sağlık sorunlarının çıktığı, bunun muhtemel olduğu durumlar

B Seviyesi: Perakendeci seviyesine kadar (eczane, hastane eczaneleri, kurumlar v.s.) iner. İkinci sınıf geri çekmeler bu seviyede yapılır.

vatan, 24.04.2008

Ateşi Olan Çocuğa Aspirin Vermeyin

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmut Abuhandan, ateşi olan çocuğa aspirin verilmesinin karaciğerde yetersizliğe neden olabileceğini söyledi.

Aspirindeki asidin karaciğerde tahribata yol açacağını belirten Abuhandan, bu tahribatın kısa sürede zehirlenmeye neden olabileceği ve bu zehirlenmenin ölümle sonuçlanabileceğini aktardı.

Ateşin düşürülmesi için doktorun tavsiye edeceği ilaçların kullanılması gerektiğini vurgulayan Abuhandan, soğuk algınlığı veya grip olan birisinin en iyi tedavi yönteminin nane, limon, ıhlamur gibi sıvı gıdaların tüketilmesi olduğunu söyledi.

Bu sıvılar Dünya Sağlık Örgütü tarafından da öneriliyor. Kış boyunca boğaz yumuşatıcılar enfeksiyonlara karşı mücadele bağışıklık sistemi mukavemetini artırır. Boğazda ve solunum yollarında yumuşama ve rahatlatmaya yarar. Boğazda şişlik, dolgunluk ve yanma hissi varsa bir bardak su yarım çay kaşığı tuz ile karıştırılarak tuzlu su ile gargara yapılabilir. İçinde dekonjestan bulunan ilaçlar burun tıkanmasını ve dolgunluk hissini önler.

haber7, 09.11. 2007 

Aspirin, Bağırsak Kanserinden Koruyor

İngiliz bilim adamlarına
göre, uzun süreli, düzenli aspirin kullanımı bağırsak kanserine karşı önleyici olabiliyor.

Oxford üniversitesi bilim adamları, sonuçlarını tıp dergisi The Lancet'de yayımladıkları araştırmalarında, beş yıl süreyle günde 300 miligramlık doz aspirin kullanımının, bu süreyi takip eden 15 yılda bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüzde 74 oranında azalttığını gördü.


Mide rahatsızlıkları ve hatta mide kanamasına kadar varan yan etkilerinden dolayı uzun süreli aspirin kullanımının ancak bağırsak kanserine yakalanma riski yüksek olan kişilere tavsiye edilebileceğini belirten bilim adamları, araştırmalarını 7500 kişi üzerinde yaptı.

1970'li ve 80'li yıllarda başlayan araştırmaya katılanlara, günlük 300-500-1200 miligramlık doz olarak aspirin ve bir gruba placebo verildi. Araştırmaya katılanlara aspirin beş ve yedi yıl süreyle kullandırıldı. Daha sonra katılımcıların sağlık durumu 20 yıl süreyle izlendi.

sabah, 11.05.2007

Aspirinden Faydalı Meyve: Kiraz

İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz,
vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarı atılmasını sağlıyor.

Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde de kullanılıyor.

Kiraz meyvesinde bulunan kinik asit ile böbreklerin taş ve kum yapmasını önlediği ve varsa zamanla döktüğü, ayrıca safra kesesi taşınını dökülmesine de yardımcı olduğu bilinmektedir. İdrar söktürücü özelliği dolayısı ile vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olduğu ve bu şekilde zayıflamaya da yardımcı olduğu bilinmektedir.

Kirazın bir diğer önemli özelliğ kabızlık giderici olmasıdır. Bu konuda halk arasında söylenen bir söz oldukça dikkat çekicidir. Kiraz dermiş ki; "Arkamdan dut gelmese, ben yapacağımı bilirim". Yani dutun meyvesi de kirazın tam tersi ishali önlemekte ya da peklik yapmaktadır.

Özellikle bayat yenilen yemeklerin, pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini de sağlamaktadır.

Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki bir takım kırışıklıkları önlediği ve giderdiği de belirtiliyor.

Karaciğerin dostu olan kiraz meyvesi; hastalıklar sonucunda fazla ilaç tüketimi, nikotinin vücuttan atılması ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. Yani karaciğer enzimlerinin normal seviyesine inmesinde önemli yardımları oluyor. Karaciğer zamanla normale dönüyor ve safra salgısı artıyor. Böylece sindirim gücünü arttırıyor.

Kirazda bulunan levüloz adlı şeker kolay sindirilebildiği için, şeker hastaları hiçbir tehlike oluşmadan kiraz yiyebiliyor.

Ayrıca içerdiği madensel tuzlar ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı arttırıyor.

Yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, aynı zamanda gözlerin de dostudur.


Aspirin yerine kiraz.
Kiraz yemek, ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor. Kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor.

haber7, 15/05/2007 

Aspirin'e Darbe

Aspirin'in kanı sulandırıp damar tıkanıklığını ortadan kaldırarak felç riskini azalttığı görüşünü çürüten Harvard Üniversitesi'nin araştırmasından sonra dünyanın en eski ilacı bir darbe de Oxford Üniversitesi'nden yedi.

Üniversitenin uzmanları, düzenli Aspirin kullanımının damarları genişletip patlamasına yol açtığı ve felç riskini artırdığını ortaya çıkardı.

Felç, iki şekilde oluşuyor.

-1'incisi beyne giden damarların tıkanması,

-2'ncisi damarların patlayarak beyin kanamasına yol açması.

Belli bir dozda Aspirin damarları genişleterek ilk riski azaltıyor.

Fazla alındığında da damarları patlatıp felce neden oluyor.

1000 vakayı inceleyen uzmanlar bu riskin önünü almak için düzenli Aspirin içen 75 yaş üzeri kişilerde kanamayla gelen felcin son 25 yılda 10 kat arttığını tespit etti.

haber7,03.05.2007

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document