Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Bel Sağlığı Önemli

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Beliniz bükülmesin

Bel fıtığı sıklıkla orta yaşlarda görülür fakat her yaşta ortaya çıkabilir. Oturarak çalışan ve de bunu yanlış bir sandalye üzerinde yapan kişilerde bel fıtığı görülme ihtimali yüksektir. Ağır yük kaldıranlar, dikkatsizce spor yapanlar, duruş ve oturma bozukluğu olanlar risk altındadır.
Bazı besinler ise bel fıtığının iyileşmesinde faydalıdır. 

 Kırkkilit otu: 1 litre suyun içine, 3 yemek kaşığı kırkkilit otu atıp, 5 dakika kaynatın. Duştan sonra bu su ile durulanın. Üzerine su dökmeyin. 

 Çam kozası: 1 bardak su içerisine 4-5 gram taze kozalak atın ve 10 dakika kaynatılır. Tatlandırıp günde 1 bardak için. 

 Defne yaprağı: 1 bardak kaynatılmış suya 10 gram defne yaprağı atıp 10 dakika demleyin. Her gün 2-3 bardak için. 

 Rezene: 1 bardak kaynar suyun içine 4 gram rezene tohumu atıp 10 dakika demleyin. Günde 2-3 bardak için. 

 Susam yağı: Susam tohumlarını üzerine ham ayçiçek yağı veya zeytinyağı doldurarak kavanoza koyun. Güneşte iki ay bekletip süzün. Karın ve bel bölgesine sürün.
 
 Hardal yağı: Hardal yağını hafif ısıtın. Bel bölgesinde bulunan belli noktalara ısıttığınız yağları masaj yaparak sürün.

takvim, 05/05/2013

Gereksiz Bel Fıtığı Ameliyatları Yapılıyor!

Bugünlerde herkes bel fıtığı nedeniyle ameliyat masasına yatıyor. Beyin Cerrahı Doç. Dr. Yücesoy, ameliyatın bel fıtığının tedavisinde son çare olması gerektiğini söylüyor ve başarısız ameliyat sayısının gün geçtikçe arttığına dikkat çekiyor..


Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Yücesoy, bel fıtığının tedavisinde yanlış yöntemlerin arttığını söyledi ve bu hastalıkla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Neden bel fıtığı sorunu bu kadar artıyor?
Fıtık olan kıkırdaklar 18 yaşına kadar çok iyi kanlanıyor. O yüzden 18 yaşın altında çok büyük bir kaza olmazsa, bel fıtığı ortaya çıkmıyor. Ancak yerçekimi yüküne karşı desteği sağlayan kıkırdaklar 30 yaşından sonra bozulmaya başlıyor. 50 yaşından sonra ise, bütün kıkırdaklarda bozulma kaçınılmaz hale geliyor. Kıkırdağın bozulması suyunu kaybetmesi ve yüke karşı koyamamasıdır. Dolayısıyla çok küçük yüklenmelerde bile yırtıklar oluşur ve kıkırdağın kırılganlığı artar. Omurgaya yılda 5 milyon kez yüklenme olur. Hastanın hareketini kısıtlayıp, bundan kurtulmak mümkün değildir. Eğilme, kalkma, çömelme hepsi yüklenme anlamına gelir. Yatma dışındaki tüm hareketlerde omurgaya yükleniriz. Bu yüzden de 70-80 yaşındaki insanlarda bel fıtığına rastlanması kaçınılmazdır.


Bel fıtığı yalnızca orta yaş hastalığı değil, gençlerde de görülüyor. Neden?
Burada değerlendirme hatası var. Oluşan bel problemlerinin yaklaşık yarısında kıkırdağın sert kısmı yırtılıyor ve içindeki yumuşak kısım çıkıp oradaki sinirlere baskı yapıyor. Bel fıtığı ilaç tedavisi ve istirahat tedavisi gibi yöntemlere cevap vermiyorsa, ameliyat gerekiyor. Bunlara klasik bel fıtığı ameliyatı yapılması gerekiyor. 50 yaşın altında genellikle karşılaştığımız durum budur.

İkinci problem ise, diskin bozulması sonucu ortaya çıkan ağrılardır. Burada kıkıkırdak yapısı bozulduğu için biraz yayılır ve sinire basar. Bu maalesef bel fıtığı olarak değerlendiriliyor ve bel fıtığı diye ameliyat ediliyor. Olan kıkırdak da çıkartılınca hastanın şikayetleri azalacağına artarak devam ediyor. Ameliyata rağmen ağrılar devam ettiği için, bel fıtığı tedavisi, hastayı mutsuz eden bir tedavi olarak değerlendiriliyor.

Aslında bunların ameliyat edilmemesi mi lazım?
Bu hastalarda öncelikle hayat koşullarının düzeltilmesi, omurgaya daha az yük getirecek tedbirler alınması, ağır kaldırmama, belin altına bir yastık koymak gibi önlemler alınması lazım. Eğer bunlarla fayda göremiyorsa ve bir türlü normal yaşama dönemiyorsa o zaman bel fıtığı değil füzyon ameliyatı yapılmalı.

ESKİ HEKİMLER BİLMİYOR
Peki neden füzyon yerine fıtık ameliyatı yapılıyor?
Hastaya, fıtık ameliyatı mı yoksa füzyon ameliyatı mı yapılması gerektiği, aslında MR'da açık açık görülür. Ama füzyon için yani vidalama için gereken aletler pahalı ve bu ameliyatın uygulaması zor. Herkes bu ameliyatı yapamıyor, bu tekniği bilmiyor. Eski hekimlerce vidalama yöntemi hala kabul görmüyor çünkü bu tekniği bilmiyorlar. Bu son 10-15 senedir yapılan bir ameliyat. Hastaya çok iyi bilinen ve kolay olan klasik bel fıtığı ameliyatı yapıldığı zaman, sonuç başarısız oluyor.

Kemik bozulması olan birine fıtık ameliyatı yapıp, başarılı sonuç alınabilir mi?
Sonuçtan başarı elde etme şansı çok düşüktür. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı olmuş ve mutlu olamamış hastaların durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekir.

Bir hekim MR'da açık açık gördüğü halde, hastasına neden ona yarar sağlamayacak bir ameliyat yapar?
Sadece o ameliyatı biliyor, sadece onu uyguluyorsa veya bu konuda kendini geliştirmiyorsa o zaman bilmeden hata yapmak durumunda kalır. Yani ameliyatı isteyerek değil, bilgi yetersizliğinden ve mecburiyetten yapar. O nedenle ben son iki yıldır 25-30 kişilik kurslar düzenliyorum. Mardin ve Tarsus'ta kurslar veriyorum.

İKİNCİ GÖRÜŞ ÖNEMLİDİR
Bel fıtığı ameliyatını, bir ortopedist mi yoksa bir beyin cerrahı mı yapmalıdır?

Eskiden beyin cerrahları beyinle, ortopedistler kemikle uğraşıyordu. Zamanla beyin cerrahları omurgayı, ortopedistler de sinirleri öğrendi. İki branştan da olabilir ama omurga konusunda uzman olmaları gerekir.

Bel fıtığı ya da füzyon ameliyatı olmak için, bir hasta kaç doktordan görüş almalıdır?
İkinci görüş her zaman çok önemli. Bizde Türk usulü, Diyarbakır'dan başlayıp İzmir'e kadar 20 doktor geziliyor. Öncelikle bir doktora inanmaları çok önemli. Burada olması gereken hastanın doktor doktor gezip ikinci görüş araması değil, doktorun ikinci görüş sormasıdır. Üniversite hastanelerinde bu mümkün. Onların birbirine danışması, yaşanacak problemlerin azalmasını sağlar.

sabah, 03/03/2008 

Bel Sağlığınız İçin 5 Adım

Yanlış oturmak, ani hareketler ve hareketsizlik gibi pek çok faktör, bel ağrılarının sebebi olabiliyor. Oysa bel ağrılarından kurtulmak ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak için uzmanların önerdiği şu 5 kurala dikkat etmeniz yeterli:

* Düzenli olarak her gün egzersiz yapın. Sırt ve karın kaslarınızı çalıştırın. Bisiklet, yürüyüş, yüzme ve koşma gibi sporlar tavsiye edilen faaliyetlerdir. Bu spor etkinliklerine ek olarak sırt, karın, kalça ve uyluk kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler yaparak bel sorunları en aza indirilebilir. Düzenli egzersiz yapmak; kasların ve eklemlerin çevresindeki bağların esnekliğini sürdürür ve korur.

* Ağır nesneleri kaldırmayın. Ağır eşyaları iki eşit parçaya bölerek taşıyın. Ağır cisimleri çekmek yerine itmeyi tercih edin.

* Ayaktayken bacaklarınızı gergin tutmayın. Yatarken bacaklarınızın gergin olduğu pozisyonları tercih etmeyin.

* Sağlıklı duruşu bulun. Uzun süre ayakta durmanız gerekiyorsa, omurganızın dik olmasına dikkat edin. Bir dizinizi hafifçe bükün ve pozisyonunuzu sıkça değiştirin. Otururken; çok yüksek veya alçak iskemle veya koltuklarda oturmayın. İskemlenin kol destekleri, kollarınızın yere paralel durmasını sağlamalı. Omurganız dik, beliniz destekli olsun.

* Baş seviyesinin üzerinden yerlere uzanarak iş yapmayın. Yüksekteki yerler için bir tabure veya sağlam bir merdiven kullanın.

hürriyet, 19/06/2007

Bel Ağrısı Kabus Olmasın!

Yalnız değilsiniz, dünya nüfusunun yüzde 85'i de sizin gibi bel ağrısı çekiyor. İşte bu çileden kurtulmanın püf noktaları...

Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Burcu Yanık bel ağrısından kurtulma önerileri veriyor.

1. Harektesiz kalmayın: Vücut pozisyonunun sık sık değiştirilmesi, omurganın kemik ve yumuşak doku yapısının daha iyi beslenmesini sağlar; dolayısıyla vaktinden önce aşınıp yıpranmasını önler.

2. Sırtınızı ve belinizi dik tutun: Omurga için en rahat ve uygun olanı, bel ve sırtın düz durduğu pozisyondur.

3. Yerden bir şey alırken eğilmeyin, çömelin: Omurganın en zorlandığı pozisyonlardan biri; dizler gerginken, öne eğilerek yerden birşey almaktır.

4. Ağır cisimleri kaldırmayın: Hafif bir ağırlık kaldırılması bile belin alt bölgesindeki omurları zorlar. Sık sık bel ağrısından yakınanlar kesinlikle ağır yük taşımamalı.

5. Taşıyacağınız yükleri bölün: Ağırlıkları olabildiğince eşit parçalara bölün. Bir büyük bavul yerine, iki küçük bavul alın. Marketten aldıklarınızı iki eşit parçaya bölerek taşıyın.

6. Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın: Omurgayı zorlamadan rahat oturabilmek için 3 nokta önemli. Beli ve sırtı dayayın, otururken dizleri kalça seviyesinden daha yükseğe, kolları ise koltuğun yanlarına koyun.

7. Ayakta dururken bacaklar gergin olmasın: Ayakta dururken; vücudu bir yere yaslayın, ayrıca bir basamak, bir yükselti bulun ve dönüşümlü olarak ayakları oraya koyarak, bacakları gevşetin.

8. Yatarken bacakları gergin tutmayın: Sırt üstü yatarken dizlerin altına konacak küçük bir yastık, rulo yapılmış battaniye veya çarşaf çok uygundur. Yatarken, bacakların arasına konacak yastık, omurganın düz durmasına yardım eder. Bu şekilde dizlerde korunmuş olur.

9. Spor yapın: Düzenli sportif çalışmalar, organizmayı formunda, omurgayı da esnek tutar. En uygun spor türleri; yüzme, yürüme ve bisiklettir.

10. Omurga kaslarını çalıştırın: İyi gelişmiş sırt, bel ve karın kasları omurgaya en büyük desteği sağlar.

vatan, 15/05/2007

 

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document