Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Gıdalar ve İyi Geldiği Hastalıklar

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Lif Deposu Yeşil Mercimek

Mercimek diyet lifleri içerir ve bu lifler hem çözünebilir hem de çözünemeyen lifler olarak ikiye ayrılır. Çözünebilen lifler zararlı maddeleri hapsederek vücuttan atılmasını sağlar. Bu sayede kolesterol düzeyi kontrol edilmiş olur.

Mercimekte bulunan çözünebilen lifler kan şekeri seviyesini de düzenler. İnsülin dayanıklılığı, hipoglisemi ya da diyabet sorunu yaşayanların mercimek tüketilmesi önerilmektedir.

Çözünemeyen lifler ise bağırsak şikayetleri gibi hazımsızlık sorunlarına karşı faydalı olmaktadır.

Mercimek kalp dostu besinlerdir. Kalp sağlığını pekiştiren bu baklagiller folat ve magnezyum yönünden de zengindir

Demir açısından da zengin olan mercimek özellikle adet döneminde, hamilelikte ve emzirmede kadınların ihtiyacı olan demiri sağlar. Çocuk gelişiminde de oldukça önemlidir.

 Pişirme önerileri

  • Mercimeği pişirmeden önce taşlarından ayırmak ve bol su ile yıkamak gereklidir. Mercimeği soğuk ve akan suyun altında yıkamaya özen gösterin.
  • Mercimek önceden ıslatılmadan da pişirilebilir. Bir bardak mercimek için 3 bardak su kullanın ve yemeğe katmadan önce kaynatın.
  • Mercimeği kaynayan suya atarak da pişirebilirsiniz. Bu şekilde hazırlandığında sindirimi daha kolay olur.
  • Yeşil mercimeğin pişme süresi 30 dakikadır. Kırmızı mercimeği ise 20 dakika pişirmeniz yeterli olacaktır.

milliyet, 20/06/2011

Semizotu Dinlendiriyor

Semizotunun, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriliyor. Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor.

ENGİNAR KALBİN DOSTU

Uzmanlar, enginarın, beyin yorgunluğunu çabucak geçirdiğini, kalbi kuvvetlendirdiğini, onu rahatsız eden üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağladığını, şeker hastaları için de çok faydalı olduğunu, mide ve bağırsakları temizleyerek ishalleri durdurduğunu kaydediyor.

PIRASA VİTAMİN VE MİNERAL KAYNAĞI

Pırasanın bol vitamin ve mineral kaynağı olduğunu vurgulayan uzmanlar, mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı olduğunu belirtiyor.

Ayrıca, pırasa çorbasının, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş ürik asidi dışarı attığını ifade ediyor. Bağırsaklara yumuşaklık veren pırasa, hemoroit tedavisinde kullanılabilir.

PATLICAN ZAYIFLATIYOR

Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.

iyibilgi, 25/04/2011

Tüketilmesi Gereken 30 Gıda

1. Yumurta: Beyazı en düşük düzeyde kalori (ve sıfır yağ ya da kolesterol) içeren yumurtanın sarısı ise kötü ünüyle bilinir. Fakat yumurtanın sarısında B12 ile A vitamini ile hamileler için oldukça önemli olan kolin isimli besin bulunuyor.

2. Bulgur: Lifle dolu olan bulgur lezzetlidir ve iştah açıcıdır. Bulgur ile lezzetli pilavlar yapabilirsiniz.

3. Sızma zeytinyağı: Tekli doymamış yağın en önemli kaynağı olan sızma zeytinyağınızı makul miktarda tükettiğinizde kalp hastalığı riskini bile azaltabilirsiniz.

4. Karalahana: Kalsiyum, beta-karoten ve C vitamini içeren karalahanayı patates kızartmasına alternatif olarak tüketebilirsiniz.

5. Pazı: Yeşil yapraklı bir başka sebze olan pazı, vücudunuza kalsiyum ve lif sağlar. Ispanaktan sıkıldığınızda pazı yiyebilirsiniz.

6. Mantar: Kadınlarda östrojen hormonu seviyesini düzenlemeye yardım ederek göğüs kanserine karşı korur.

7. Arpa: Bol lif içeren arpa kolesterolle savaşır.

8. Fıstık ve badem yağı: Kalp dostu tekli doymamış yağlar, protein bakımından zengin lezzetlerdir.

9. Yulaf unu: Kalp hastalığına karşı savaşmaya yardım eden yulaf unu, çözünebilir lif içerdiğinden sizi öğle yemeğine kadar tok tutar.

10. Yağsız süt: Vücudunuz için gerekli olan 9 besin değeri sunan sütte nörolojik fonksiyonlarınıza yardım eden B vitamini ile kanserle savaşan D vitamini bulunuyor. 10. Yağsız süt: Vücudunuz için gerekli olan 9 besin değeri sunan sütte nörolojik fonksiyonlarınıza yardım eden B vitamini ile kanserle savaşan D vitamini bulunuyor.

11. Yaban mersini: Lifle dolu olan yaban mersini, antioksidanlar bakımından da oldukça zengindir.

12. Kinoa: 9 gerekli amino asit içeren kinoa, tam bir proteindir.

13. Ispanak: Sağlıklı saçlara sahip olmak için demir ihtiyacınızı ıspanakla karşılayabilirsiniz. Ayrıca, ıspanak folat, ve en az bir düzine flavonoid ile doludur.

14. Kivi: Bu tüylü meyve portakaldan 2 kat fazla C vitamini ile en az muzdaki kadar potasyum içeriyor.

15. Yabani somon: Sahip olduğu omega-3 yağ asitleri ruhsal durumunuzu iyileştirir ve cildinizi parlak tutar. Yabani somon daha az toksine maruz kalmıştır.

16. Sardalye bol miktarda protein, kalsiyum ve Omega-3 yağ asitleri içerir.

17. Kemiksiz, derisiz tavuk göğsü: Yarım tavuk göğsünde sadece 2,5 gram yağ ve 22 gramdan fazla protein bulunuyor.

18. Avokado: Yarım kase avokado sayesinde günlük lif miktarının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilirsiniz. Ayrıca bu meyvede kolesterol düşürücü tekli doymamış yağlar bulunuyor. 18. Avokado: Yarım kase avokado sayesinde günlük lif miktarının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilirsiniz. Ayrıca bu meyvede kolesterol düşürücü tekli doymamış yağlar bulunuyor.

19. Börülce: Antioksidan bakımından zengin olan börülcenin salatasını yapabilir ya da yemeğini pişirebilirsiniz.

20. Yer elması: herkesin çok fazla bilmediği bu gıda da antioksidan, beta-karoten bakımından oldukça zengindir.

21. Edamame: Bu küçük soya fasulyeleri öğütülmüş buğday tahılından daha fazla lif içeriyor ve kızarmış hindi ile aynı oranda proteine sahiptir.

22. Balkabağı: Antioksidan bakımından zengin olan balkabağı cildinizi sağlıklı tutar. Ayrıca içerdiği potasyum ise kan basıncınızı düşürmeye yardım eder.

23. Portakal: C vitamini kaynağı olan portakal, vücudunuzun yağ yakmasına yardım eder. Ve soğuk algınlığını önlemeye yardımcı olmasının yanında, cildinizin esnek tutmak için kolajen sentezini harekete geçirir.

24. Yağsız yoğurt: Probiyotik bakımından zengin olan yoğurtta normal yoğurda göre 8 gram daha fazla protein bulunuyor.

25. Brokoli: Yarım tabak pişmiş brokoli, almanız gereken günlük miktarın yüzde 80’ini karşılıyor. Ayrıca, brokolide kanın uygun şekilde pıhtılaşmasına yardım eden K vitamini bulunuyor.

26. Siyah fasulye: Antioksidan ve magnezyum bakımından zengin olan bu fasulye, sinir ve kas fonksiyonun çalışmasına yardımcı olur.

27. Ceviz: İyi bir omega- 3 yağ asiti kaynağı olan ceviz, kötü kolesterolü düşürür ve iyi kolesterolü yükseltir.

28. Tam tahıllı hamur işleri: Tipik irmik çeşidinden 3 kat daha fazla lif içeren hamur işlerini ölçülü tüketin.

29. Badem: Tekli doymamış yağlarla dolu olan badem, kan damarlarınızı sağlıklı tutar. bitki lifleri kolesterolünüzü düşürmeye yardım eder.

30. Mercimek: Protein bakımından zengin olan mercimekte ayrıca belirli doğum kusurlarını önleyen bir besin olan folattan bol miktarda bulunuyor.

iyibilgi, 17702/2011

Her Gün Yemeniz Gereken 7 Gıda

Yoğurt: Bağışıklık sisteminizi desteklemeye yardımcı olan yoğurt, kansere karşı da koruma sağlıyor. Bazı yoğurtlar vücudunuzdaki zararlı bakterilerle savaşan probiyotikler içeriyor. Yoğurdu balla ya da meyvelerle atıştırmalık olarak yiyebilirsiniz ya da kahvaltıda yiyebilirsiniz.

Ceviz: Omega-3 yağ asitleri bakımından somon balığından bile daha zengin olan ceviz, anti-inflamatuar polifenoller içeriyor. Ceviz sevmiyorsanız bunun yerine badem, yer fıstığı, Avustralya fındığı yiyebilirsiniz. Cevizi salatalarda, kurabiyelerde, tavuğa ya da balığınıza ekleyerek tüketebilirsiniz.

Ispanak: Bitki bazlı omega 3 ve folat bakımından zengin olan ıspanak, kalp hastalığı, felç, osteoporoz riskini azaltmaya yardım eder. Folat kan akışınızı artırır. Ispanak yerine yiyebileceğiniz diğer sebzeler karalahana, marul.

Yulaf: Çözülebilir lifle dolu olan yulaf, kalp hastalığı riskinizi azaltır. Yulaf yerine de keten tohumu, kinoa ve siyah (vahşi) pirinci tercih edebilirsiniz.

Havuç: Karotenoid ile dolu olan havuç, kanser ile astım ve romatoid eklem iltihabı gibi iltihaplı hastalıkların riskini azaltmada faydalıdır. Havuç sevmiyorsanız, yer elması, yer fıstığı, tatlı bal kabağı veya mango yiyebilirsiniz.  Havucu salatanıza ekleyebilir ya da havuçlu kek yapabilirsiniz.

Yaban mersini: Antioksidanlarla dolu olan yaban mersini, kanser, şeker hastalığı ve yaşa bağlı hafıza değişikliği ile savaşmaya yardım ediyor. Bu meyve kardiyovasküler sağlığı destekleyen A ve C vitaminleri bakımından zengindir.

Domates: Antioksidan olan likopen içeren domates, akciğer, prostat, cilt, mide ve mesane kanseri gibi kanserlerin gelişme riskini azaltıyor. Domatesin yerini alabilen sebzeler karpuz, greyfurt, papaya, guavadır.

iyibilgi, 01/02/2011

Mutfaktaki Faydalı Beşli!

İngiliz uzmanlar beyni ve hafızayı canlı tutmak için mutfağınızdan eksik etmemeniz gereken altın değerindeki 5 yiyeceği sıraladı:

1- ÇİLEK: İçerdiği P vitaminiyle hafızayı güçlendiriyor.
2- YUMURTA: Merkezi sinir sisteminin ana içeriği olan “gri madde” gelişim sürecinde olan 7 yaş altı çocuklar için çok önemli. Ancak yüksek kolesterol hastalarının tüketirken dikkatli olmasında fayda var.
3- KAHVE ÇEKİRDEKLERİ: Bunlar vitamin, mineral, antioksidan ve içerdiği aminoasitler bakımından oldukça zengin. Düzenli kahve içen kişilerin bunama riskinin daha az olduğu ve kahve çekirdeklerinin beyin tümörlerinin gelişimini yavaşlattığı biliniyor.
4- SOMON BALIĞI: Somon türü yağlı balıklar beynin çalışmasında etkili olan DHA içeren Omega 3 bakımından oldukça zengin. DHA maddesinin az olduğu kişilerde depresyon, şizofreni ve otizme kadar varabilen hafıza ve dikkat kaybı vakaları görülebiliyor.
5- CEVİZ-FINDIK: E vitamini bakımdan zengin kuruyemişler yaşlanmaya bağlı hafıza kaybını engellemeye yardımcı oluyor

habertürk, 21/01/2011

Sağlıklı Yaşam İçin

Sarı ve turuncular bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor, kırmızılar kalp sağlığınızı koruyor...

Tıpkı gökkuşağının renklerinde olduğu gibi doğa da farklı farklı renklerde pek çok besini barındırıyor. Her bir renkteki besinin ise kendine özgü bir faydası var. İşte o besinler...

Doğadaki meyve ve sebzelerin renkleri sağlığımız üzerinde direkt etki sağlıyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Dyt. Yeşim Çelik, renklerine göre besinlerin faydalarını sıraladı ve sağlıklı beslenme için önerilerde bulundu.

Kırmızı renkli sebzeler bitkisel kimyasallardan flavonoidleri içerir ve bu bileşikler sindirim-solunum sistemi hastalıkları, kalp hastatıkları, kronik nörolojik hastalıklar ve bazı kanser türleri üzerinde risk azaltıcı etkiye sahiptir.

Özellikle kırmızı pancar, kırmızı lahana bu bileşiklerden zengindir. Domates, nar, kuşburnu, böğürtlen, ahududu, viş ne, çilek, karpuz C vitamini yönünden oldukça zengin besinlerdir. C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara karşı direnci artırır, antioksidandır, kansere karşı koruyucu etki yapar, demir kalsiyum gibi mineralleri ile B vitaminin vücutta kullanımını artırır. Yemek borusu, mide, kolonrektum kanserlerini önlediği bilinmektedir.

Laykopenden (liko-pen) zengin olan domates, kuşburnu ve karpuzun kanser ve kalp damar hastalıklarını önleyici etkisi vardır. Kırmızı elma, kırmızı erik gibi meyveler potasyum ağsından zengindir. Sağlığın sürekli olabilmesini sağlamak için sebze ve meyveleri günlük beslenmemiz içerisinde mutlaka bulundurmalıyız.

* Un, şeker, tuz dikkat etmeniz ve en az tüketmeniz gereken besin grubudur. Günlük tuz tüketimi 2-3 gramla sınırlı kalmalıdır. Fazla şeker uzun vadede pek çok soruna yolaçar. Un da şeker benzeri etki gösterir.

* Yeşillerin kansersavar etkisinden faydalanmak için bol bol ıspanak, pazı, maydanoz, marul, kıvırcık, nane, roka yaprağı tüketin. Bu besinler C vitamini ve diyet posası açısından son derece zengindir.

Turp, kereviz ve lahana gibi beyazlar sağlığınızın dostu

Sarımsak, soğan, turp, kereviz, lahana, karnabahar gibi sebzeler kükürtlü bileşikler içerir ve bu bileşikler mide kanseri ve bazı kanser türlerinin oluşma riskini azaltır, vücuttaki zararlı maddelerin etkisiz hale getirilmesini sağlar, gastrit ve ülser oluşumunu engeller, kan kolesterol seviyesini düşürür, yüksek tansiyonu kontrol altına alır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Beyaz üzümde ve diğer üzüm türlerinde bulunan ellagik asit isimli kimyasalın çok kuvvetli antikansorejen, antibakteriyel ve antiviral etkiye sahip olduğu biliniyor. Ayrıca antioksidan, yaşlanmayı geciktirici ve kanser oluşumunu yavaşlatıcı özellikleri de bulunuyor. Karnabahar, lahana, kereviz ile yapılan yemekler sofralardan eksik edilmemelidir. Bu sebzeleri buharda haşlayıp üzerine 1 kase sarımsaklı yoğurt ekleyerek tüketirseniz hem besin değeri yüksek hem de lezzetli bir yemek tüketmiş olursunuz. Tüm bu besinleri pişirirken kızartma yönteminden uzak durmalıyız, aksi takdirde besinlerin faydalı bileşiminden yararlanılamaz ve kanserojenlerin oluşumuna yol açılmış olur.

Sarı-turuncu renklerin öncüsü havuç, kayısı ve bal kabağı

Bu renk grubundaki sebze ve meyvelerde A vitamininin öncüsü olan karotenoidler buIunur. Havuç, kayısı, bal kabağı, turunçgiller bu bileşiklerden zengin besinlerdir.

A vitamini görme fonksiyonu için gereklidir, bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara karşı direncin artmasını sağlar, kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Yemek borusu, mide, prostat, akciğer, karaciğer, kalın bağırsak kanseri riskini azalttığı bilinmektedir. İçerisinde olduğumuz kış ayları sarı-turuncu renkte sebze ve meyveleri tüketebilmek için bul unmaz bir fırsat sunmaktadır. Portakal, mandalina ve greyfurt dibi turunçgiller günlük meyve tüketiminiz içerisinde mutlaka olmalıdır. Tek tip seçim yapmak yerine günlük her birinden birer adet tüketmeniz faydalı olacaktır. Ayrıca bu meyvelerin içerdiği yoğun posadan yararlanabilmek için suyunu sıkmak yerine meyvenin kendisini tüketmeniz bağırsak sağlığınızı korumaya ve kabızlık sorununu ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır. Fazla şeker kullanılmadan yapılan kabak tatlıları da bal kabağındaki vitamin ve minerallerden yararlanmanın iyi bir yolu olacaktır.

bugün,19/01/2011

Her Hastalığa Karşı Besinler Farklılık Gösteriyor

Bazı bitkilerin ve gıdaların sağlığımız için olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğu tartışılmaz bir konu. Bu sebeple, hastalık ile ilgili bir uzmandan tam rapor alındıktan sonra nelerin faydalı ya da zararlı olabileceği kanaatine varmak daha doğru olur. Biz de Herbalist Recep Dağıstanlı’dan aldığımız bilgiler doğrultusunda bazı gıdaların nelere iyi gelip gelmediğini sizler için araştırdık.

Biberiyenin damar açma özelliği ve ağrı kesici özeliği bulunur fakat kişinin hipertansiyonu varsa dikkatli olması gerekir.

Kekik, her derde deva bir bitki olsa da kişide tiroit rahatsızlığı var ise kekik size ters etki yapabilir. Her şifalı bitki her hastalığa deva olmaz. Uzman kontrolü şarttır.

Rezenenin sakinleştirici bir özelliği vardır. Stresten arınmanıza yardımcı olur. Sadece gün içinde bir, iki bardaktan fazla içilmemesi gerekir.

Sarımsak, vücudu erken yaşlanmaya karşı korur ve barsak kanserine yakalanma riskini azaltır. Yalnız mide hastalarının sarımsak tüketimine dikkat etmesi gerekir.

Yer elması, hazmı kolaylaştırır, idrar söktürücüdür ve anne sütünü artırır.

Limon, vücuda güç verir, kansızlığa karşı etkilidir. Fakat çok yenildiği takdirde midede bazı hastalıkların çıkmasına sebep olabilir.

Çiğ soğan, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı riskini azaltır. Ancak çiğ soğanı çok yemek baş ağrıtabilir ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir.

Bal, kemik gelişimi ve kansızlık için faydalıdır. Şeker hastaları ve kilolu kişiler için ise fazla şeker alımı sebebi ile uygun değildir. 

hürriyet, 03/12/2010

Sağlık İçin Mutlaka Tüketin

Güncel kremler ve yağlar cildinizin iyi görünmesine yarasa da içeriden gelen bir parlaklık için en önemlisi doğru beslenmekten geçiyor.

İşte ışıldayan bir cildin gereksinimleri:

Antidoksidanlar. Bunlar cildinizi UV ışınlarının zararlı etkilerinden korur ve cilt kanserini önlemeye yardımcı olur. Yüksek antioksidan içeren yiyeceklerden kimileri; yeşil çay, turunçgiller, kakao, Yabanmersini, mor erik ve ıspanak gibi yapraklı sebzelerdir.

Hidrasyon. Eğer susadıysanız, deriniz de susamıştır! Her gün su içmek kaçınılmaz bir gereklilikken, meyve ve sebze suları da hidrasyon ihtiyacınızı karşılamak için önemlidir.

Selenyum. Bu mineral vücudunuzun antioksidan özellikler içeren bir protein yaratması için gereklidir. Tartışmasız en iyi selenyum kaynağı ise Brezilya cevizidir. Ama eğer onu bulamıyorsanız, balık, hindi, buğdaylı makarna, ve kahverengi pirinç de selenyum içerir.

Omega 3 yağı asitleri. Omega 3 hücrelerinizi toksinlerden arındırmak ve nemlendirmek için gerekli olan zarları korur.

Hint keneviri, keten ve Chia adlı bir Meksika bitkisinin tohumları Omega 3 kaynağıdır. yrıca somon, ceviz ve sardalye da.

Sağlıklı saçlar için el kitabı: A ve C vitaminleri. Bu vitaminler vücudunuzun sebum üretmesine yardımcı olur, saç kökleri için doğal bir arıtıcıdır. Ispanak, brokoli ve pazı her iki vitamin için de muazzam kaynaklardır.

Proteinler. Saçlarınız büyümek için proteinlere ihtiyaç duyar. Fasulye, mercimek ve diğer baklagiller protein, demir ve çinko için harika kaynaklardır.

Gülümsemeniz için: İşlenmiş ve arıtılmış karbonhidratlardan sakının. Ekmek ve kraker gibi çiğnenen karbonhidratlar dişetlerinin altına sıkışır ve bakteri üretimine meyil verir.

Yemek ve atıştırmalıklarınızla birlikte su içmeyi ihmal etmeyin ki bu yemek parçacıklardan büyük ölçüde kurtarır.

Polifenoller. Siyah ve yeşil çayda bulunana polifenoller diş plaklarını önler ve diş çürüklerinin oluşmasını engeller.

Yabanmersini diş ve dişetlerine yapışacak bakterileri önlerler ama yabanmersini suyunuzun ekstra şekerle desteklenmediğine emin olun, yoksa ne anlamı kalır?

iyibilgi, 07/12/2010

Sağlıklı Yaşam İçin Yağın Önemi

Gıda Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Musa Özcan, sağlıklı beslenmek için, çörek otunun da aralarında bulunduğu nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, haşhaş yağı gibi fonksiyonel yenilebilir sıvı yağların tüketilmesini öneriyor.

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de yağlı tohumlar, bitkisel yağ ve mamulleri sektörünün son 20 yılda büyük bir ivme kazandığını, son bir yıl içerisinde de küresel gıda ihtiyacı nedeniyle yağlı tohumların öneminin daha da arttığını belirtti.

Yağlık tohumların içerisinde bulunan önemli yağ asitleri ve bileşenlerin vücut için gerekli olan maddeleri barındırdığını dile getiren Özcan, yağların, yaşamımızı sağlıklı bir biçimde sürdürebilmemiz için gerekli olan temel besin ögelerinden biri olduğunu vurguladı.

Vücutta birçok hayati fonksiyonu tamamlayan yağların, besinlerden alınan vitaminlerin vücuda yararlı olmasını sağladığını dile getiren Özcan, ''Ayrıca A, D, E, K vitaminlerinin vücutta emilimini sağlayarak vücudun hayati fonksiyonlarının yerine getirilmesine yardımcı olmaktadır. 'Fonksiyonel Gıda' terimi, genel olarak besinlerin yanı sıra sağlık için yarar sağlayan gıdaları tanımlamaktadır. Fonksiyonel yağlarda içerisinde bulunan yağ asitleri, fenolik maddeler ve çeşitli etken maddeler ile hastalıklara karşı koruma potansiyeline sahiptir'' dedi.

Çok sayıda fonksiyonel bitkisel sıvı yağların bulunduğunu, bunların başında üzüm çekirdeği, nar çekirdeği, çörek otu ve haşhaş yağının geldiğini ifade eden Prof. Dr. Özcan, şunları kaydetti:

''Sağlıklı beslenmek istiyorsak, çörek otunun da aralarında bulunduğu nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, haşhaş yağı gibi fonksiyonel yenilebilir sıvı yağlar tüketmeliyiz. Bu ve benzeri yenilebilir özellikteki yağları özellikle günlük diyetlerimizle tüketmeliyiz. Salatalarda, soslarda ve fırın ürünlerinde bu yağları kullanmalıyız. Soğuk presle elde edilen bu yağların fonksiyonel özelliklerinde fazla bir kayıp olmadığından, doğrudan tüketilebilir niteliktedirler. Bu özellikleri, hem kullanımını hem de yarayışlılığını artıran temel unsurlardır.''

ÇÖREK OTU: KRONİK HASTALIKLARA KARŞI KORUYOR


Çörek otu, 100'ün üzerinde değerli besin maddesi içermektedir. Takriben yüzde 21 protein, yüzde 38 karbonhidratlar ve yüzde 35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve yenilebilir yağlardır. Diğer maddeler ise, linoleik asit (Omega-6, Omega-3), oleik asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve C vitaminidir.

Çörek otu, Orta Doğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için 'Habbat Al Barakah' ya da 'Kutsanmış Tohum' olarak bilinir. Binlerce yıldır Orta Doğu, Asya ve Afrika'da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa'da da kullanılmaktadır. İçinde Omega-3 ve Omega-6 ihtiva eden yüzde 50-60 oranında temel yağ asidi vardır. Bunlar, bağışıklık sistemini alerji ve enfeksiyonlara karşı güçlendirip dengeleyerek kronik hastalıklara karşı korumaya yardımcı olmaktadır.

NAR ÇEKİRDEĞİ: KALP İÇİN YARARI KANITLANDI

Nar çekirdeği yağı E vitamini içeriği yüksektir. Yapısında, Punisik asidin yanı sıra yüzde 0,6 oranında antioksidan özellikteki polifenolleri içermektedir. Nar çekirdeği yağı konjuge yağ asitlerini yapısında bulunduran ender bitkilerden biridir. Nar çekirdeği yağı alanında yapılan çalışmalar çok yeni olmasına rağmen, alınan başarılı sonuçlar bu yağa duyulan ilgiyi tüm dünyada artırmıştır. Nar çekirdeği bileşeninde bulunan linoleik asit ve polifenollerin kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi deneysel çalışmalar sonucu belirlenmiştir.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ: KÖTÜ KOLESTEROLÜN DÜŞMANI


Üzüm çekirdeği, yapısına oranla yüksek miktarlarda yenilebilir yağ içermektedir. Ortalama olarak yağ içeriği yüzde 10 -15 arasındadır. Üzüm çekirdeği yağı, başta linoleik ve oleik asit gibi doymamış yağ asitlerince zengindir. Bileşimindeki doymuş yağ asitleri yüzde 15-20 dolaylarındadır. Yani yüksek oranda doymamışlık özelliğindedir. Dahilen ve Haricen kullanımları mevcuttur. Dahilen olarak, üzüm çekirdeği yağında yüzde 60-65 oranında bulunan Omega-6 da Omega-3 yağ asidi gibi damar iç çeperlerini koruyucudur ve kalp ritmini de düzenlemeye yardımcıdır.

Yine yapısında doğal olarak bulunan E vitamininin güçlü antioksidan etkisi sayesinde kötü kolesterol (LDL-oksidasyonu) azaltılabilir. Haricen olarak, üzüm çekirdeği yağı, akışkan bir yağ olması ve esansiyel yağ asitlerince çok zengin olması nedeniyle mükemmel bir masaj yağıdır ve bu nedenle Aromaterapi'de tercih edilir. Üzüm çekirdeği yağı Deriye kolayca nüfuz eder ve nemlendirir. Yağların direkt olarak nemlendirme özellikleri yoktur, ancak cilt üzerinde ince bir film tabakası oluşturup deri yüzeyinden buharlaşmayla sıvı kaybını yavaşlattıkları için dolaylı olarak nemlendirirler.

HAŞHAŞ YAĞI: CİLDİN GENÇ GÖRÜNMESİNİ SAĞLIYOR


Haşhaş yağı, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitlerince zengindir. Bu yağda yüksek oranda E vitamini bulunmaktadır. Antioksidan etkiye sahiptir. Vücudumuzdaki doku hücrelerinin önemli yapı taşlarını oluşturur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Cildin nemini koruyarak, daha genç görünmesine ve tüm cilt hücrelerinin işlevlerini düzenlenmesine yardımcı olur. Aromaterapide masaj yağı olarak kullanılır. Ayrıca bazı hamur işleri, yemekler, salata ve soslara özel aroma katmak için kullanılır.

AA
bugün, 05/12/2010

Kireçlenmenin Etkili İlacı

Baharatları, yiyeceklerinize ve salatanıza karıştırmak gücünüzü artırıyor, bağışıklığınızı güçlendiriyor.

TARÇIN

Doğal bir mikrop düşmanı olan tarçını, her gün çay kaşığının 1/4’ü kadar aldığınızda, kan şekerinizi ve kolesterolünüzü düşürür.

KEKİK 

Izgarada pişireceğiniz tavuk, balık veya eti kekikle marine ettiğinizde mentollü ve biraz ekşimsi tadı mükemmel bir lezzet verir. Kekik, birçok sağlık uzmanının listesinde kanserden koruyucu olarak yer alır. Kekik yağı ağız temizliğinde tercih edilebilir.

KİMYON

Kimyon kanser savaşçısıdır. Egzotik lezzetler elde etmek için pilav, tahıl, salatalara ekleyebilir, et yemeklerini marine edebilirsiniz. Eti kalp sağlığını koruyan kimyonla pişirebilirsiniz.

MERCAN KÖŞK

Bir elmadan 42 kat daha fazla antioksidan içeren mercan köşk bitkisini salata, omlet veya favori kurabiyelerinize ekleyebilirsiniz.

ZERDEÇAL 

Zerdeçal, kist, kanser, kireçlenme hatta alzheimera karşı oldukça yararlı. Hafızaya iyi gelen zerdeçaldan bir tutam alarak, yaptığınız pilav, yahni veya mercimek gibi yemeklere ekleyebilirsiniz.

bugün,12/10/2009

Bolca Tüketilmesi Gereken Gıdalar

İşte kış hastalıklarına ve kansere karşı koruyucu aynı zamanda da vitamin deposu olan gıdalar.
Kimi A, C, B vitamini deposu, kimi kansere karşı koruyucu etkili..

KİVİ
Kış meyvelerinden olup, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmamız için bize yardımcı olacak çok iyi bir vitamin deposudur. Bileşimindeki vitaminlerden en önemlileri A ve C vitaminleridir. Ayrıca kansere karşı koruyuculuk gösteren lutein’i de bol miktarda içerir. Bir porsiyonda (100 gr.) yaklaşık 30 kalori vardır.

NAR

Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar önemli miktarda da potasyum, lif, C ve A vitamini ve niasin içerir. Zengin vitamin, mineral içeriği ile de kış mevsiminin vazgeçilmezleri arasından yer almaktadır. Ayrıca nar, kış aylarında bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için gribe karşı koruyucu olarak tüketilmesi gerekli olan bir meyvedir. İçeriğinde bulunan besin öğeleri ile kolesterolü düşürür, kalp sağlığını korur ve antioksidan içeriğinin gücü ile de kansere karşı koruyucu etki yaratır. 100 mL nar suyu, 100 mL yeşil çaya göre 2 - 3 kat daha fazla antioksidan kapasite gösterir. Narın aynı zamanda kan yapıcı, idrar söktürücü, enerji verici ve tansiyon düşürücü etkisi bulunmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; yarım küçük boy tüketebilirsiniz.

PORTAKAL

Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan portakal özellikle içerdiği zengin C vitamini ile hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir. Portakal, C vitamininin yanı sıra B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içermektedir. İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bunların dışında da, damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde de, kanın pıhtılaşmasını engeller, mide ve pankreas kanserine karşı koruyucudur ve yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar. Portakalda bulunan en önemli flavon olan herperidin kandaki kolesterol seviyesini azaltmaktadır. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 1 orta boy tüketebilirsiniz.

MANDALİNA

Mandalina, içerdiği C vitaminiyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Kalp hastalıklarına karşı iyi bir ilaç olma özelliği taşır, çünkü kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır. Damar hastalıklarına karşı bedeni korur. 1 porsiyon meyve karşılığı olarak; 2 küçük boy mandaline tüketebilirsiniz.

BROKOLİ

Kansere karşı koruyucu bir etkisi vardır. A vitamini ve birçok antioksidan için zengin bir kaynaktır. Brokoli ve domates ayrı ayrı kansere karşı etkinliği tanınmış iki sebze, ancak yeni bir araştırma ikisinin günlük diyette beraber tüketiminin prostat kanserine karşı daha da etkin olduğunu ortaya koydu. Brokoliyi bol domatesle pişirin. Brokoli ayrıca mide sağlığını da destekliyor.

Yapılan bir çalışmanın sonucunda araştırmacılar sulforapan açısından zengin brokoli tüketiminin ülserin birincil nedeni olan H. Pilori enfeksiyonunu önleyebileceği sonucuna vardılar. Sulforapan ayrıca güneşten zarar görmüş cildin onarılmasında da yardımcı oluyor. Bu da brokoli tüketiminin cilt kanseri riskini azaltabileceği anlamına geliyor. Pişmiş 250 gram brokoli, içerdiği 74 mg kalsiyum ve 123 miligram C vitamini nedeniyle kemikleri güçlendirmek açısından da faydalı.

KARNABAHAR

C vitaminin çok iyi bir kaynağı olan karnabahar, aynı zamanda folat, B5, B6 vitamini ve potasyum, manganez ve omega-3 yağ asidi içinde iyi bir kaynaktır. Lif içeriği yüksek ve düşük kalorilidir. 100 gramında; 27 kalori içermektedir. Prostat, kolorektal ve akciğer kanseri risklerini azaltmaktadır.
Pişirme ile birlikte folatın yüzde 20’si kaybolmaktadır. Uzun süre pişirilmesi lapalaşmasına neden olur, ayrıca kükürtlü bileşenlerini dışarıya bıraktığı için istenmeyen koku ve acı bir tat oluşur. Buharda veya az suda pişirme tercih edilmelidir. Tüm lahana grubundaki besinler gibi enzimlerin aktivitelerini artırarak, karsinojen maddeleri yok eder. Özellikle içerdiği sulforapan ve izotiyosiyanat ile karaciğer aktivitesini arttırıp toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.

LAHANA

Diyet lifinin, manganez, folat, B6 vitamini, potasyum ve omega-3 yağ asitlerinin çok iyi bir kaynağı olan lahana aynı zamanda B1 (tiamin), B2 (riboflavin), kalsiyum, A vitamini ve proteinin de iyi bir kaynağıdır. 100 gramında 24 kalori içerir. 150 gram beyaz lahana günlük K vitamini ihtiyacının yüzde 91,7’sini, C vitamini ihtiyacının ise yüzde 50,3’ünü karşılar. Lahana C vitamininde iyi bir kaynağı olmasının yanı sıra, içeriğindeki indol, bioflavanid, monoterpenler ve diğer maddelerle tümörlerin büyümesini engeller ve hücreleri serbest radikallere karşı korur. Özellikle akciğer, mide ve kolon kanserine karşı koruyucu etki gösterir.

bugün, 16/02/2009

Bazı Şifalı Gıdalar

Pancar, lahana, pazı, tarçın, nar suyu, kuru erik, kabak çekirdeği, zerdeçal....New York Times, internet sitesinde Yemekten kaçındığımız ancak sağlığa en faydalı 11 gıdayı açıkladı.

Pancar: Folik asit bakımından zengindir. Kırmızı rengini veren pigmentler kansere karşı savaşır.
 
Lahana: Kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren "sulforaphane" isimli kimyasalı içerir.
 
Pazı: Yapraklarında, gözleri yaşlanmanın etkilerinden koruyan karotenoid maddesi bulunur.
 
 Tarçın: Kan şekeri ve kolesterolü kontrol etmeye yardımcı olur
 
 Nar suyu: Antioksidan bakımından zengindir. Tansiyonu düşürür
 
 Kuru erik: İçeriğinde yüksek miktarda Antioksidan içerir.
 
Kabak Çekirdeği: Yüksek mineral oranı erken ölüm riskini azaltır.
 
 Sardalya: Demir, magnezyum, bakır, çinko, fosfor, potasyum, manganez içerir
 
 Zerdeçal: Vücutta iltihaplanmayı önler ve kansere karşı koruma sağlar
 
Yaban Mersini: Hafızayı kuvvetlendirir.
 
Kabak: Kalori değeri düşük, lifler bağışıklık sistemini güçlendiren A vitamini bakımından zengindir. Uzun süre tok tutar.
hurriyet, 12/01/2009

7 Besin Ve Faydaları

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

ZEYTİNYAĞI:

Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren ";8oxodG"; adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

BADEM:

Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

KAHVE:

Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Yapılan araştırmalar kahve içmenin gut hastalığına yakalanma ihtimalini oldukça azalttığını buldu.

Kanadalı bilimadamlarının yaptığı araştırmalar günde 4 ve ya daha fazla kahve içen kişilerde gut hastalığına yakalanma şansının oldukça düştüğü bulundu. Kanda bulunan ürik asit oranlarının kahve içenlerde daha az olduğu anlaşıldı. Buna karşın çayın görülen bir etkisi olmadığı belirtildi. Gut hastalığı Britanya'da senede 600bin kişiyi etkiliyor. Bu buluşun makalesi "Journal Arthritis Care and Research" dergisinde yayınlandı.

TARÇIN:

Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

PATATES:

Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

SEBZE ÇORBASI:

Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

ÇAY:

Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor.  Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

hurriyet, 87/08/2008


4 soruna 4 şifalı bitki

Hazımsızlık: Melisa
Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.

Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3-4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.

Mide Bulantısı:Papatya
Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.

Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.

Halsizlik: Ginseng
Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor.

Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 - 2 gr.)

Kötü Nefes Kokusu: Biberiye
Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan baş ağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.

Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz.

hurriyet, 02/06/2008

İlaç Gibi Sebze ve Meyveler

Yapılan araştırmalar, daha fazla meyve sebze yemenin (özellikle muz, kayısı) kan basıncını düşürebildiğini ortaya koyuyor. Kilo fazlalığı ve şişmanlık konusunda yapılan araştırmalar da düzenli sebze ve meyve yemenin sağlıklı bir kiloda kalmanın güvencesi olduğunu gösteriyor. Sebze ve meyvelerin çok düşük kalorili olmaları ve kan şekerinde insülin dengesini bozacak ciddi dalgalanmalar yaratamamaları kilo sorunuyla mücadeleyi kolaylaştırıyor.

Kolesterolü azaltır
Meyve ve sebzelerin hiç birisinde kolesterol yok. Yani bu yiyeceklerin kan kolesterolünüzü doğrudan arttırmaları kesinlikle mümkün değil. Avakado, Hindistan cevizi gibi birkaç istisna dışında bu besinlerin yağ içerikleri de çok düşük. Özellikle kolesterolü arttıran doymuş yağlar yok denecek kadar az. Daha da önemlisi bu yiyeceklerde bulunan bitkisel steroller, başka yiyeceklerle alınan kolesterolün emilmesini azaltıyor. Kısacası, sebze ve meyvelerin kolesterol avantajları "çifte kavrulmuş" bir avantaj sağlıyor. Bunlara bir de bu besinlerin kolesterolün emilmesini azaltan liflerden yani suda eriyen ve erimeyen posadan zengin olmaları eklenince bunlar neredeyse kolesterol düşürücü ilaç gibi etki ediyor.

Ayrıca daha fazla meyve sebze tüketmenin kabızlık gibi çok yaygın olan bir sağlık sorunu ile mücadelede faydalı olabileceğini unutmayın.

Meyve ve sebzelerin dondurulmuş veya konservelerinden değil, tazelerinden istifade etmeye, doğal ve organik şartlarda yetiştirilenlere öncelik vermeye çalışın.

Kanserlerden korur
Sebze ve meyvelerin yararları sadece bunlarla da sınırlı değil. Bol meyve sebze tüketmek, sizi kanserden ciddi bir oranda koruyabiliyor. Lahana ve benzeri yiyeceklerde bulunan "sulforafan", domateste bulunan "likopen", çayda bulunan "kateşin"ler, üzümdeki "resveratrol" ve daha yüzlerce antioksidanın mide kanserinden kolon kanserine, meme kanserinden prostat kanserine kadar, birçok kanserden bizi koruyabileceğinden hiç kimsenin şüphesi kalmadı. Meyve ve sebzelerde bulunan vitamin, mineral, posa ve özellikle antioksidan maddelerin her biri kanser önleyici ilaçlar gibi görev yapıyor.

Koyu yeşil sebze gözlere iyi geliyor
Bol sebze ve meyve tüketmek, daha güzel, net, berrak görmenize de yardımcı oluyor! Havucun, böğürtlenin, ıspanağın birer göz dostu olduklarından hiç şüphe edilmiyor. Eğer yaşlanınca başınıza gelebilecek katarakt ve makula dejenerasyonu gibi görme sorunlarıyla karşılaşmaktan korkuyorsanız, bol bol sebze ve meyve yiyin. Özellikle koyu yeşil renkli sebzelerden istifade edin. C vitamini ve E vitamininden Beta karoten veya A vitamininden zengin besinler de gözü koruyor.
Prf.Dr. Osman Müftüoğlu,


hürriyet, 12/05/2008

Sebzelerin İyi Geldiği Hastalıklar...

Sebzeler tam bir doğal ilaç deposu.

ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.

BAKLA
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

BAMYA
Meyvesi beş bölmeli,tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze. Faydalı bir sebzedir. Yaş veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır.


BEZELYE

Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir

BROKOLİ

Kansere karşı bizi koruyan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.

BUĞDAY
Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.

DOMATES
Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. Kalp hastalıklarına ve prostat kanserine karşı etkili. 'Beta karotin'e yakın olan likopen içeriyor. Likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan maddeler arasında yer alıyor. Araştırmalar domatesin prostat kanseri riskini azalttığını gösterdi. Haftada en az iki kez domates yiyen erkeklerin, diğerlerine oranla prostat kanserine yakalanma riskleri az

HAVUÇ
Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.

ISPANAK
Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.

KABAK
Tohumları (çekirdekleri) tenya ve kurt düşürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanılmaktadır. Tohumlar diş kabuklarından ayrılarak dövülür, şekerle karıştırılarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gr'dir. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pişirilen etli kısmı yiyecekten başka çıban ve şiş yerlere lapa olarak da tatbik edilir.

KARNABAHAR
Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalı olduğu bilinir.

KEREVİZ
Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır

LAHANA
Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır. Bağırsak kanserine karşı etkili. Lahana kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içeriyor. ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanseri olma riskleri üçte iki oranında azalıyor.

MANTAR
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle Çinliler'in ilaç niyetine yedikleri bu sebze, bünyeyi hastalıklara karşı koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

MARUL
Kemik erimesine karşı etkili. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numara. 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahip. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birine tekabül ediyor.

MAYDANOZ
Salata ve yemeklerin süsü maydanozun nerdeyse deva olmadığı dert yok gibi.. A ve C vitamini ile demir, kükürt, fosfos ve mangan elementleri deposu olan maydanoz sindirimi kolaylaştırıyor, böbrek taşlarını düşürüyor, görme gücünü ve anne sütünü artırıyor. Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir ve taşları düşürüyor , kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur. Yatmadan evvel yenildiğinde sabahları tatlı bir nefesle uyanmamızı sağlar. Anne sütünü artırır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Görme gücünü artıyor, kaynatılıp içiildiğinde ve cilde bu suyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Kaynatılan maydanozun suyu gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Kaynatılıp sirke ile saçlar yıkandığında saçların uzaması ve kuvvetlenmesini sağlıyor..

MISIR
Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.

NOHUT
Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır

PATATES
Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir. Halsizliğe karşı etkili. Vücuda enerji veren madde olan karbonhidrat içeren patates, C ve E vitaminleri ve beta karotin açısından en zengini. 100 gram patateste 80 kalori, 2 gram protein, 17 mg karbonhidrat, 7 mg kalsiyum, 53 mg fosfor, 20 mg C vitamini var. Yılın hiçbir zamanı bulmakta da güçlük çekmezsiniz. Her zaman söylenir, bir kez daha söylense sorun olmaz; patatesin besin değerinin büyük kısmı kabuğunda olduğundan soymak yerine özel bıçağı ile kazımak daha iyidir. Yine kabukları soyularak pişirilen patates C vitaminin yüzde 25'ini kaybediyor. Bu nedenle patatesi fırında kabuğuyla veya buharda ya da az suda pişirmek gerek.

PATLICAN
Kansızlığı giderir. Karaciger ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanmaları ve ağrılarını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntılarını giderir. Cilt hastalıkları, şeker, mide, barsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar yememelidir.

PIRASA
İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.

SALATALIK
Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolestrolü de düşürüyor.

SOĞAN VE SARMISAK
Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Kalbe ve alerjik hastalıklara karşı etkili. Soğan içerdiği kimyasal maddelerle kalbimizi güçlendiriyor ve alerjik reaksiyonları engelliyor. Newcastle'da yapılan araştırmalar, düzenli bir şekilde soğan yiyenlerin damarlarının tıkanma riskinin azaldığını gösteriyor.

SOYA
Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.

TURP
Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.

YULAF
Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır

ZEYTİN
Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

İnternethaber, 04/04/2008


Hastalıklara Şifa Sebzeler

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'nun verdiği bilgilere göre:

NANEYİ HER GÜN İÇMEYİN

'Günümüzde ilaçlar hastalıklar ortaya çıkmadan kullanılamıyor. Kış aylarında faranjite veya bademcik iltihabına yakalanmamak, kansere karşı önleyici olarak, doğru bitkiyi bulup, doğru hazırlayıp uygulayarak bu tür hastalıklara karşı korunabiliriz' diyen Saraçoğlu bitkisel çayların şifalı gücü olduğuna inanılarak devamlı içilmesine de karşı çıkıyor: 'Hiçbir bitkisel çayı şifalı gücü varmış diye alışkanlık haline getirmeyin. Bazı insanlar hemen hemen her gün taze nane çayı içerler. Bu yanlış. Çünkü her gün içilen nane çayı karaciğeri yorar. Eğer, üç hafta boyunca içerseniz, mutlaka on beş gün ara vermeniz gerekir.'

Bitkileri kür tarifine uygun olarak hazırlamadığınızda bir sonuç alamayacağınızı söyleyen Saraçoğlu 'Sebzeleri kür olarak kullanmak önemli. Yoksa yağını, salçasını, tuzunu koyup yediğiniz sebzenin ancak sağlıklı beslenmeye faydası var' diyor.

Kan şekerini düşüren ve dolaşımı düzenleyen beyaz lahana kürü:

Yaklaşık 750-800 ml veya beş su bardağı kaynayan suya yedi-sekiz tane beyaz lahana yaprağını, doğramadan atın. Hafif ateşte on dakika ağzı kapalı olarak haşlayın. Haşlama esnasında kapağı açarak, tahta bir kaşık yardımıyla yaprakların tamamının suyun içerisinde kalmasını sağlayın. Ilındıktan sonra haşlanmış yaprakları süzerek ayırın ve aç karnına veya yemeklerden bir saat sonra sadece bir buçuk su bardağı için.

Hepatit-B hastaları için maydanoz kürü:

YARIM litre kaynamakta olan suya 10 -12 adet taze maydanozu saplı olarak ilave edin. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika haşlayın. Soğuduktan sonra suyunun yarısını sabah kahvaltısından yarım saat önce veya kahvaltıdan en az bir saat sonra, diğer yarısını da akşam yemeğinden yarım saat önce veya akşam yemeğinden en az bir saat sonra için. Bu suyu her gün taze olarak hazırlayın.

Ne, neye karşı etkili?

HAVUÇ (taze sıkılmış suyu) Unutkanlığa, alzheimer'a karşı tedavi edici, önleyici

EMEGÜMECİ, ISIRGAN:
Akciğer kanserine karşı

DOMATES:
Kalp büyümesine ve kalbin dıştan yağlanmasına karşı

KEREVİZ, ISPANAR:
Demire bağlı kansızlığa karşı

TAZE BEYAZ ÜZÜM:
Kalpteki ritim bozukluğuna karşı

LAVANTA:
Hepatit B ve C'ye karşı

ENGİNAR:
Rahim ağzı kanserine karşı

MAYDANOZ, ISPANAK KÜRÜ:
Anksiyete ve depresyona karşı

KARNABAHAR:
İdrar yolları enfeksiyonlarına karşı, mide ülseri ve kanseri önleyici

BEYAZ LAHANA:
Kan dolaşımı bozukluğu ve selülitlere karşı, toksin atıcı, bağırsak kanseri önleyici

PATATES:
Bağırsak kanserini önleyici ve tedavi edici

KEÇİBOYNUZU:
Soğuk alerjisi, alerjik astım, sperm sayısını artırıcı

Prostat büyümesine brokoli kürü:

200-250 gram brokoli kaynamakta olan yarım litre suya atın. Beş dakika haşladıktan sonra ocaktan alıp soğumaya bırakın. Ilık hale gelince süzün. Kalan suyu üçe bölün. Üçte birini sabah, üçte birini öğlen, kalan üçte biri de akşam için.

Bu ürünler hem vücuda hem ruha yararlı...

Yediğiniz ya da içtiğiniz besinler sadece midenize değil, ruhunuza ve beyninize de hitap ediyor. Kereviz tansiyona iyi gelirken düş kırıklığını da gideriyor. Biberiye hem selülitlerden hem de hafıza sorunlarından kurtarıyor.

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun "Doğada hiçbir şey nedensiz yaratılmamıştır. Her derdin devası yine evrende vardır" dediği gibi gerçekten de besinler hem şifa hem gıda kaynağı. Yeter ki doğru ve dozunda kullanmayı bilelim."

KOKLA HAFIZANIN YERİNE GELSİN

Biberiye son dönemin en popüler bitkilerinden. Yara kapatıcı, bedeni güçlendirici, safra akıtıcı, kalbi kuvvetlendirici, kan dolaşımına ve karaciğere faydalı olan biberiye hafıza için de birebir. Eskiden sürmenaj olarak adlandırılan hafıza kaybı ve unutkanlık için kullanılan tek bitki biberiye imiş. Unutkanlık sorununuz varsa yanınızda biberiye yağı taşıyın. Arada sırada çıkarıp koklamanız hafızanınız canlanması için yeterli. Romatizmal ağrılara, migren, baş dönmesi, çarpıntı, genel halsizlik, zihin yorgunluğu, için de yarım litre suda 7-10 gram biberiyeyi demleyip yemeklerden önce veya sonra çay gibi içebilirsiniz.

CİLDE DE FAYDALI
Biberiye çayı cilde sürüldüğünde genişlemiş gözenekleri de sıkılaştırıyor. Ayrıca yağ düzenleyici, güneşten koruyucu ve saç güçlendirici aktiviteleri var, tüm hormon ve salgı bezlerinin dengeli çalışmasını da sağlıyor.

YIKILAN HAYALLERE KEREVİZ
B vitamini, demir ve kireç yönünden zengin olan kereviz şeker, yüksek tansiyon ve romatizma hastalıklarına da iyi geliyor. Uzmanlar düş kırıklığı çekenlerin kereviz ve havuç yemesini tavsiye ediyor. Salatası, çorbası, zeytinyağlı yemeği yapılarak tüketilebildiği gibi, yemeklere kendine özgü bir lezzet de katan kereviz, içerdiği değerlerle alternatif tıpta birçok hastalığın tedavisinde de kullanılıyor. Kerevizin içeriğindeki maddeler sayesinde zihinsel yorgunluğun giderilmesine iyi geldiği kaydediliyor.

ÖĞREN MEYE LAHANA: Sinirliliği gideriyor (tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için). Daha stressiz öğreniliyor (örneğin sınav öncesi).

ACI MUTLU EDİYOR: Kırmızı biber ne kadar acı olursa o kadar iyi. Aroma maddeleri vücudun kendi mutluluk hormonu endorfinin salgılanmasını hareketlendiriyor. En iyisi çiğ yemek.

YABAN MERSİNİ: Uzun süreli bir öğrenmede ideal olarak tanımlanıyor. Beynin kanla daha iyi beslenmesini sağlıyor.

DİKKAT VERME KARİDES: Beyin besini olarak da biliniyor. Vücuda önemli omega 3 yağ asitleri sağlıyor. Dikkat verme süresini daha uzatıyor.

YARATICILIK ZENCEFİL: İçerdiği maddeler beynin yeni fikirler üretmesini sağlıyor. Kan sulandığı için vücutta daha serbest akar, beyin oksijenle besleniyor.

ÇİLEK: Stresi gideriyor. Lifli maddesi mutluluk veriyor. Dozu en az 150 gram.

bugun, 09/05/2008

Güzellik ve Sağlık Kaynakları!

Hangi besinler hangi hastalıklara iyi geliyor, hangi besinlerle zayıflanılabilinir veya güzelleşilebilinir?

Rejim yapanlara, alkol ya da sigaradan vazgeçmeyip ama etkisinden korunmak isteyenlere yer fıstığı; kilo almak isteyenlere üzüm; enerjisi düşük olanlara incir; adet döneminde rahatlamak isteyenlere badem; cildini önemseyenlere kayısı; stresten tansiyonu yükselenlere kaju; hamilelere ise fındık.

Hangi Besin Neye İyi Geliyor?

Kuru Üzüm
. Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
. Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
. Protein ve karbonhidrat kaynağıdır
. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir.
. Günlük kalsiyumun 1/5'ini ve demirin ise 1/3'ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
. Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite de iyi gelir.
. Mideye çok faydalıdır.

Kuru İncir

. Enerji verir.
. Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.
. Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.
. İncirin kurutulmuşu çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır.
. İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.
. İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.

Yer Fıstığı
. Yaşlanmaya karşı vücudu koruduğu gibi alkol ve sigaranın zararlı etkilerini de azaltır.
. İçerdiği B3 vitamini zihni açar.
. Posalı bir besindir. Posalı besinler kanser yapıcı zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttığı ve bağırsak duvarı ile temasını azalttığı için kanserden korunmada faydalı olurlar.
. Oxford Üniversitesi uzmanları yerfıstığının glisemek endeksi en düşük çerezlerden biri olduğunu ortaya koydu. Yani yerfıstığı kan şekerinizi yükseltmez. Hem yağ depolonmasını yavaşlatır hem de sık sık acıkmanızı önler

Badem
. Omega 3 kaynağı olarak kalp ve damar dostu bir besindir. İçinde bulunan Omega 3 kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür, şeker hastalarında kalp hastalığı riskini azaltır.
. E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğünü engeller.
. Bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.
. İçinde bulunan kalsiyum kandaki kolesterol düzeyini düşürür, kemik erimesini önler.
. İçinde bulunan magnezyum adet dönemi gerginlikleri ile adet öncesinde karında gaz, ruhsal durum değişiklikleri, baş ağrısı, şekerli ve tatlı besinlere istek, uykusuzluk, yorgunluk, baş dönmesi gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olur.
. Alınan posa miktarı arttıkça koroner kalp hastalığı ve buna bağlı gerçekleşebilecek risklerde azalma olduğu saptanmıştır. Haftada en az 5 adet badem yiyenlerde koroner kalp rahatsızlığının daha az ortaya çıktığı belirtilmektedir.
. Bademde bulunan yağlar kötü kolesterolü azaltır.
. Vücut direncinin artmasında, yaraların iyileşmesinde, tat ve koku duyusunun oluşumunda faydalı; büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde ihtiyaç duyulan çinko minerali içerir.

Kayısı
. Cildi, mikrop ve mantarlardan korur, güzelleştirir.
. Deriyi korur ve yaraların tedavi edilmesinde birebir besin aracıdır
. Gözlere parlaklık verir.
. Bağırsak tembelliğini giderir.
. Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
. Fazla kiloları önler
. İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
. Sinirleri güçlendirir.
. Uyku verir.
. Cilt güzelliği için birebirdir
. Vitamin A yönünden çok zengin bir kaynaktır.

Kaju
. İçerdiği potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Ayrıca sinirlerin ve kalp kaslarının sağlıklı çalışmasını sağlar.
. Vücudu hastalıktan koruyan, şeker hastalığının gelişimini engelleyen ve antioksidan olarak nitelenen bir mineral olan selenyum içerir. Yine bu mineral, vücudu kimi metal zehirlenmelerinden korur, kansere karşı direnci arttırır.
. Özellikle hamilelerde takviyesi gereken demir mineralini içerir.
. İçerdiği D vitamini kemiklerin güçlü olmasını sağlar, kemik hastalıklarının oluşmasını önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.
. İçerdiği magnezyum minerali ile vücudumuzdaki kemik ve sinir dokusunu, kasların çalışmasını ve kalp atışlarını düzenler; adet dönemi gerginliğini azaltır.
. Vücut direncinin arttıran, yaraların iyileşmesini sağlayan, sperm hareketlerini arttıran, büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde etkili olan çinko mineralini içerir.

Fındık
. Omega 3 kaynağı olarak kalp ve damar dostu bir besindir.
. İçinde bulunan Omega 3 kan pıhtılaşmasını ve damar sertliğini önler; tansiyonu düşürür, şeker hastalarında kalp hastalığı riskini azaltır.
. E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle antioksidan ve yaşlılık engelleyici bir gıdadır, adet döneminde kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
. İçerdiği E vitamini şeker hastalığının gelişimini engeller; kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserinden korur.
. Fındıkta bulunan B5 vitamini stresi giderici özelliği olan bir vitamindir.
. İçerdiği B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlü tutmaya yarar, kan şekeri düşüklüğüne faydalıdır.
. Gebelikte mutlaka takviyesi gereken B9 vitamini içerir. B9 vitamini damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama riskini de azaltır.
. İçerdiği D vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında rol alır, cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırır.
. İçerdiği krom, kan şekerindeki oynamaları engellemek için gereklidir.
. Bor bakımından zengindir; kemikleri güçlendirir.

haber7, 10/03/2008 

Bu Besinler Sağlığımıza Faydalı

Sağlıklı bir hayatın yolu, düzenli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Peki hangi besinin
neye iyi geldiğini biliyormusunuz? İşte sağlığımızı koruyan yiyecekler ve faydaları...Rezene
öksürüğe, kefir gaza iyi geliyor. İşte diğerleri...

Elma: Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Enginar: Kan şekerini düzenliyor. C vitamini kalbi güçlendiriyor.

Muz: Uyumaya yardımcı oluyor.

Fasulye: Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor.

Brokoli: Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor.

Esmer buğday: Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor.

Mantar: Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor.

Acı marul: Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor.

Bezelye: Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağırsak kanser riskni azaltıyor.

Rezene: Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor.

Greyfurt: Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır.

Kuşburnu: Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip.

Ringa balığı: Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor.

Ahududu: Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor.

Yoğurt: Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Peynir: Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor.

Havuç: Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.

Patates: Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırır.

Kefir: Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor.

Kivi: Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Sarımsak: Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Som balığı: Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor.

Mısır: Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor.

Kavun: Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor.

Süt: Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor.

Ceviz, Fındık, Fıstık: Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor.

Yeşil-Kırmızı Biber: Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip.

Kereviz: Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili.

Zeytinyağı: Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor.

haber7, 26/02/2008

Suyu Şifa Olan Meyveler

Portakal, vişne, kayısı, elma ve üzüm... Pazar sepetlerimizden eksik etmediğimiz bu meyvelerin suları, içerdikleri vitamin ve antioksidanlarla birçok hastalığı önlerler.

Hangi meyvenin suyu hangi şikayetlere iyi geliyor?...Raflardakilere kanmayın. Vitamin için iş başa düşüyor.

PORTAKAL SUYU:
Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten koruyan meyvelerin başında portakal gelir. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller. Bol potasyumu ile tansiyonun dengeler, cildin yaşlanmasını önler. Ayrıca, içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde portakal, kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini engeller ve ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar.
Hamilelerin bolca tüketmesi faydalıdır.

VİŞNE SUYU: Ateşi düşürüp susuzluğu giderir, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye yardımcı olur. Vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar. Ayrıca idrar söktürücü özelliği vardır.

KAYISI SUYU: Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3(Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. Kemik erimesini önler. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır.

ELMA SUYU: Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3(Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutar, baş ağrısına da iyi gelir. Böbreklerin temizlenmesine yarar ve kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürür.

ŞEFTALİ SUYU: Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Uykusuzluğu giderir. Hazmı kolaylaştırır, böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.

ÜZÜM SUYU: Uzmanlar tarafından sihirli iksir ve bitki sütü olarak da adlandırılan doğal kalkanlarımızdan üzüm suyu, bileşimindeki zengin vitamin ve mineral maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içeren üzüm suyu vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlar.

Cildin yaşlanmasını geciktirir. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir. Vücudun enerji ihtiyacını karşılar, bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler.

KARA ÜZÜM
Kalp hastalıklarına, cilt ve saça iyidir. Kan pıhtılarının birikmesini azaltıp kan dolaşımı sağlar.

KIZILCIK
Sistitin önlenmesini sağlar. Kızılcık suyunda bulunan proantosiyadin adlı madde, sidik yolu enfeksiyonu riskini azaltır. C vitamini içerir.

GREYFURT
Bağışıklık sistemi için yararlı. C vitamininden zengin. Ancak ilaç kullanıyorsanız dikkatli olmakta fayda vardır.

KiVi
C vitamini deposu. Enfeksiyonlarla mücadele etmek ve cilt kusurlarını engellemek açısından faydalı.

ANANAS
Ağır proteinleri sindirmeye yarayan bromelain enzimi vardır. Ayrıca doğal şekerler açısından da zengin, enerji verir.

YABAN MERSİNİ
Cilde iyi gelir. Kansere sebep olan serbest radikalleri yenen ve kolajeni bozulmaktan koruyan antosiyaninler açısından zengin.

MANGO
Gözlere, cilde iyi gelir. Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Serbest radikalleri yok eden beta karoten açısından zengin.
bugün, 25/02/2008 


Bu 3 Meyveyi Mutlaka Yeyin!

Alzheimer'a yakalanmamak için antioksidan içeren 3 meyveyi her gün yemek gerekir.

İngiltere'de yapılan bir araştırma, antioksidan içeren meyvelardan elma, muz ve portakalın alzheimer ve parkinson gibi beyin fonksiyonlarını etkileyen ya da yavaşlatan hastalıkları önlediğini ortaya çıkarttı.

Çalışmayı yapan Profesör Chang Lee, Batı'da ünlü olan bu 3 meyveyle yapılan günlük dietin stres altındaki bünyelerde sinirleri kontrol edip ve düzenlediğini ifade etti.

Alzheimer hastalığının aşırı stres sonucu ortaya çıktığı biliniyor.

vatan, 12/02/2008

Renkli Besinlerin Faydaları

Göz alıcı renkleriyle sofralarımızı süsleyen sebze ve meyvelere renklerini veren maddelerin sağlığa faydası çok. Formsante, Beta karoten, Lutein, Alisin gibi maddelerin nelere iyi geldiğini araştırdı.

Yeşil - Lutein

Lutein nedir? Yeşil renkli bitkilerde bulunan bir pigment. Aslında rengi sarı, ama daha çok yeşil renkli sebzelerde bulunuyor ve onlardaki klorofil maddesiyle birleştiği için yeşil görünüyor.

Faydaları: Güçlü bir antioksidan olan lutein, hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkilerinden koruyor. Katarkt gibi çeşitli göz hastalıklarına karşı savaşıyor. Karaciğerin salgıladığı faydalı enzimlerin miktarını artırıyor
.
Hangi meyve ve sebzelerde var? Kabak, salatalık, bezelye, kivi, kıvırcık salata, ıspanak, bakla, avokado, brokoli, lahana, Brüksel lahanası.

Günde kaç porsiyon olmalı? 2 porsiyon olarak tüketilmeli. 1 porsiyon değeri; 1 kase kabak veya bezelye veya ıspanak, 5 yemek kaşığı bakla, 1,5 adet kivi, 1 kabak Brüksel lahanası veya kıvırcık veya brokoli.

Turuncu- Beta karoten

Beta- karoten nedir? Beta-karoten vücudumuz için çok önemli olan A vitamini yapı taşı, yani aldığımız beta-karoten vücudumuzda A vitaminine dönüşüyor.

Faydaları: Araştırmalar, kanser, damar sertliği ve katarakt gibi hastalıkları önlediği yönünde sonuçlar veriyor. Sağlıklı gözler ve sağlıklı bir cilt için bol miktarda beta - karoten almak gerekilor. Ayrıca güçlü bir antioksidan olduğu için hücreleri erken yaşlanmadan koruyor.

Hangi meyve ve sebzelerde var? Kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı, limon, portakal, armut, mandalina, greyfurt.

Günde kaç porsiyon olmalı? Günde 1 porsiyon olarak tüketmek yeterli. 1 porsiyon değeri; 4 taze veya kuru kayısı, 1 dilim kavun, 1 orta boy havuç, 1 mango, 3 kibrit kutusu kesilmiş balkabağı. Mor - Antosiyanin
Antosiyanin nedir? Antosiyanin kırmızı-mor renkli sebze ve meyvelerde ayrıca tüm mor çiçeklerde, sonbarda görülen, morumsu yapraklı ağaçlarda bulunan, renk verici bir maddedir. Faydaları: Antosiyanin içeren mor renkli besinler çok güçlü antioksidan yani hücre yaşlanmasını önleyici özelliklere sahipler. Sağıklı dokuları ve hücreleri korur böylece kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltırlar.
Hangi meyve ve sebzelerde var?
Patlıcan, böğürtlen, üzüm, kırmızı lahana, mürdüm eriği, pancar, kırmızı turp. Günde kaç porsiyon olmalı?
2 porsiyon olarak tüketilmeli. 1 porsiyon değeri; 1 kase kırmızı lahana, 4 mürdüm eriği, 1 salkım üzüm, 1 kase böğürtlen, 1 tabak pişmiş patlıcan yemeği.

Beyaz - Alisin

Alisin nedir? Alisin özelikle sarımsakta yoğun olarak bulunan bir çeşit tiyosülfanat. Sarımsağın ezilmesiyle açığa çıkıyor. Önemli bir özeliği de kokusu...

Faydaları: Çok güçlü antibakteriyel özellikler içeren alisin, pek çok enfeksiyon üzerinde etkili. Alisinin yanı sıra ''flavanoid'' olarak adlandırılan diğer faydalı maddeleri de içeren beyaz renkli besinler, çeşitli hastalıklara ve tümörlere karşı bağışıklık sistemi güçlendiriyor.

Hangi meyve ve sebzede var? Pırasa, turp, sarımsak, mantar, soğan, kereviz

Günde kaç porsiyon olmalı? 1 porsiyon olarak tüketilmeli. 1 porsiyon değeri; 1 orta boy kuru soğan, 1 kase doğranmış taze mantar, 2 adet turp, 1 büyük boy kereviz

Kırmızı- Likopen

Likopen nedir? Likopen kırmızı sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten familyasına ait kırmızı renkli bir pigment.

Faydaları: Araştırmalar, likopenin kansere karşı güçlü bir savunucu olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle prostat ve göğüs kanserinden korunma için likopen içeren besinlerin tüketilmesini tavsiye ediyor. Likopenin bir özelliği de, faydalarının pişirilince artması.

Hangi meyve ve sebzelerde var? Domates, karpuz, nar, çilek, kırmızı biber.

Günde kaç porsiyon olmalı? Kırmızı sebze meyvelerden 4 porsiyon olarak yemek likopen gereksinimini karşılayabilir. 1 porsiyon; 1 orta boy domates, 2 parmak kalınlığında kesilmiş karpuz, 1/2 orta boy nar ve 15 adet çilek anlamına geliyor.

milliyet, 11/02/2008

Hayatımızın 7 Değerli Besini

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü 2008'e sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi gibi ciddi sorunlara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

Kalbi koruyor

BADEM:
Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor
KAHVE:
Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN:
Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES:
Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17'nci sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdekten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI:
Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellike sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI:
Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren '8oxodG'adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanısıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor. 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY:
Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

haber7, 09/01/2008

Sağlığınızı Meyvelerle Koruyun

Evinizde mutlaka meyve bulundurun, çünkü meyveler içindeki vitaminler sayesinde, sağlığınızın koruyuculuğunu yapıyor.

Armut
Günde 3-4 tane armut yemek birçok sağlık sorununa iyi gelir.Yüksek tansiyonu olanlara çok faydalıdır. Ayrıca armut, A vitamini yönünden oldukça zengin bir meyve olan armut, böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar ve idrarı bollaştırır. Bu yüzden böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Hamile bayanlarda mide bulantısı ve kusmaları azaltır. Bunun yanında sinirleri yatıştırıcı, zihinsel yorgunluğu azaltıcı özelliği vardır.

Kivi
Son yıllarda ülkemizde de yetiştirilmeye başlanan kivi C vitamini deposudur. Bir adet kivide bulunan C vitamini günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızdan çok daha fazladır. Bu yüzden günde bir adet kivi yediğimizde başka C vitamini almamıza gerek yoktur. Bunun yanında kivinin sağlık açısından daha birçok faydası vardır.

Kivi kolesterol seviyesini düşürür, kan basıncını ayarlayarak yüksek tansiyonu düşürür, göğüs kanserini önlemede faydalıdır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanı temizler, grip ve soğuk algınlığında tedavi edicidir. Yorgunluğa kivi kokteyli: İştah, yorgunluktan olumsuz etkilenir. Kişi yemek bile yemek istemez. Böyle dönemlerde C vitamini yönünden zengin taze meyve ve sebzeler daha yararlı olur. Bu sebzeleri özellikle vitamin kaybına uğramaması için çiğ tüketin! Bu dönemde portakal, kivi, havuç, yeşil biber ve maydanozu beslenmenize ekleyin, içecek olarak kuşburnu ile bitkisel çayları kullanın. Bu besinler özgüven eksikliğine de iyi gelir.

İncir (Yemiş)
Çoğunlukla Ege ve Akdeniz' de yetişen incir, hem lezzetli bir meyve hem de sağlık açısından çok yararlı bir gıdadır. Hem taze hem de kuru tüketilen incir bağırsakları yumuşatarak kabızlığı giderir, sindirim sorunu olanlar için çok faydalıdır. Göğsü yumuşattığı için bronşit ve öksürük gibi sağlık problemlerinde balgam söktürerek rahatlatır. Vücuda enerji verir.

Öksürük İçin: İki su bardağı çiğ sütün içine iki tane kuru inciri doğrayıp sütü kaynatın. Yirmi dakika kadar bekletip süzün ve günde 2 defa bu sütten sıcak olarak için.

Üzüm
İdeal bir enerji kaynağı olan üzüm; özellikle bebeklerin gelişimi için çok faydalıdır. Sindirimi kolaylaştırır, kansızlığı giderir. Üzümde vücudumuzda en kolay parçalanan karbonhidratlar bulunduğundan yedikten çok kısa bir süre sonra yüksek enerji sağlar. Ayrıca antioksidan etkisi vardır.

Havuç
Havuçta bol miktarda A vitamini bulunur. Bu yüzden kalbe, damar sertliklerine, gözlere ve cilde oldukça faydalı bir meyve. Bunun yanında haşlayarak püre haline getirilip yenilen havuç taze havuçtan çok daha faydalı. Çünkü haşlanmış havuçta çok daha fazla anti kanserojen madde bulunuyor. Ayrıca,i havuç beyin metabolizmasını canlandırdığı için hatırlama yeteneğini artırır.

Çilek
Çilek strese bire bir gelen bir meyvedir. Ayrıca sigaranın zararlı etkilerini büyük ölçüde azalttığı için çok sigara içiyorsanız veya çok sigara içilen ortamlarda bulunuyorsanız mutlaka çilek yiyin.

Elma
En çok tüketmemiz gereken meyvelerden biridir elma. Kalsiyum, C vitamini ve Demir yönünden zengindir. Kanı temizler, cilde parlaklık ve güzellik verir, ağızdaki kokuları giderir, soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi gelir, kolesterolü düşürür, yorgunluk ve uykusuzluğa iyi gelir. Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

Bezginlere süt takviyesi: Bu dönemde özellikle kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt ve peyniri bolca tüketin. C vitamini ihtiyacı da bu dönemde artacağı için taze meyve ve sebzeye hem sabah hem de akşam öğünlerinde ağırlık verin. Meyveli yoğurt ve sütleri atıştırma saatlerinde sıkça tüketebilirsiniz. Mevsim meyveleri ile hazırlanan meyveli yoğurtlar bezginliğinizi iyice hafifletir.

hürriyet, 29/10/2007

Sonbaharda Hastalıklara Dikkat!

Havanın soğumasıyla birlikte görülen mevsimsel hastalıklar ve onlara karşı korunma yöntemlerini bilerek önlem alabilirsiniz

Sonbahar mevsimiyle beraber hava sıcaklığında oluşan ani değişimler vücut direncini olumsuz etkiliyor. Mevsimsel virüsler de bu duruma eklenince grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklar sık görülmeye başlıyor. Havanın soğuması, daha çok kapalı mekânlarda vakit geçirmek de virütik hastalıkların öksürük, hapşırık, elle temas gibi yollarla yayılmasını kolaylaştırıyor.

İstanbul Özel Hizmet Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Güldehan Akbaş sonbaharda sık rastlanan hastalıklar ve bu hastalıklardan korunmanın doğal yolları hakkında bilgi verdi.

1- Nezle: Çok çeşitli virüslerle oluşan bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ile başlar. Halsizlik ve iştahsızlık görülebilir. Ateş her zaman olmayabilir.

2- Grip: Genelde nezleyle karıştırılır. İnfluenza virüsü ile oluşan yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları ile seyreden grip, dikkat edilmezse önemli komplikasyonları olabilen bir virütik enfeksiyondur.

3- Sinüzit: Burun etrafındaki boşlukların iltihaplanmasıdır. Geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, ağız kokusu vardır. Ateş olabilir.

4- Faranjit: Yutak iltihabıdır. Boğazda yanma, ağrılı yutkunma, ateş, boyun lenf bezlerinde şişme görülebilir.

5- Bronşit: Bronşların iltihaplanmasıdır. Soğuk algınlığını takiben kuru olan öksürük, yerini balgamlı öksürüğe bırakır. Bazı hastalarda hırıltılı solunum, nefes darlığı ve sırt ağrıları da görülebilir.

6- Astım: Her yaşta görülebilir. Çocuklarda daha sık görülür. Nöbetler halinde gelen öksürük, hırıltı ve nefes darlığı ile kendini gösterir. Astım nöbetlerinin en önemli nedeni allerjenler ve nezle grip gibi virütik enfeksiyonlardır.

7- Zatürree: Akciğer dokusunun iltihabıdır. Üşüme, titreme, yüksek ateş ve öksürükle başlar sonrasında koyu balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı eklenir. Mutlaka tedavi ve takip gerektirir.

Besinlerle kalkan oluşturun

Hastalıklardan korunmak için doğal korunma yöntemlerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Doğal besinlerle hastalıklara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirebilir, virüslere karşı kalkan oluşturabiliriz. Bu nedenle sonbahar ve kış aylarında doğal besinlerin tüketimini arttırmalıyız.

Domates ve kayısı gripten korur: Domates içerdiği C, E vitaminleri ve potasyumla beraber bir antioksidan olan likopen sayesinde vücudu grip ve nezleden korur. Grip ve soğuk algınlığına karşı bir diğer silah olan kayısı, içerdiği A ve B3 (niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde grip ve nezleye karşı bünyemizi korur.

- Elma, şeftali, üzüm, portakal ve nar bağışıklık sistemini güçlendirir:
Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan elma, B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir.

-Şeftali de içerdiği A, B3, C vitaminleri ile folik asit, beta karoten ve potasyum sayesinde gribe karşı savunma mekânizmasını güçlendirir.

-Üzüm
bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok demir ve potasyum içerir. Bu sayede vücudun daha dirençli olmasını sağlar.

- Nar bir C vitamini deposudur. Ayrıca demir ve potasyumdan zengindir. Özellikle de bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden sonbahar ve kış mevsiminde bolca tüketilmelidir.

-Portakal öksürüğü azaltır: Bağışıklık sistemini güçlendiren, grip ve soğuk algınlığından koruyan meyvelerin başında gelen portakal , öksürüğü de azaltır.

- Vişne suyu ateş düşürür: Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Vişne suyu ateşi düşürüp susuzluğu giderir.

-Sabahları kuşburnu içerek ve tüm öğünlerde maydonoza ağırlık vererek kilo da verebilirsiniz. Üstelik bu ikili, enfeksiyonlara karşı da koruyucudur.

hürriyet, 25/10/2007 

Hangi Hastalıklarda Neler Yemeliyiz

Doğa bir eczane gibidir! Tahıl, sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler;depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa`nın acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, İlaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.

GRİP
Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.

Tarçın: (Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.

Hardal: (İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.

Nane: (İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye edilir. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Cildin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)

Çikolata: (Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.

İstiridye: (İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)

Patates: ( Orta boy bir patates,bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

İDRAR YOLLARI
Nane:
İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobunakarşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.

Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir.

Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

ALERJİ
Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum, gırtlak yanmalarını engeller. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksit, astım gibi alerjilere iyi gelir.

HEMOROİD (BASUR)
Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.)

KARIN AĞRISI
Papatya çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

KARACİĞER
Enginar:
Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur.Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye ederiz.

Meyan kökü: Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı meyan kökünü "doğal ilaç" olarak kullanır. Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.

Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

DİŞ
Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek, dişleri korur. Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.

Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.

Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.

Yoğurt veya beyaz peynir: Eğer yemekler arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.

Muz: Yüksek miktarda karbonhidrat içerir. Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

TANSİYON
Rezene:
İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.

Tahıl: Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.

Un: Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.

Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

SİNDİRİM SORUNLARI
Arpa:
İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır.Ayrıca ABD`deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.

Yoğurt: Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Meyvalı yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar...

KİLO KAYBI
Çikolatalı puding: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve mineralleri alır. İngiliz Sağlık Bakanlığı, kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.

Peynir: 100 gramında 78 kalori bulunuyor.

Yumurta: Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4`te 1`ini, erkeğin ise 5`te birini karşılar. A,D,E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.

Dondurma: Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek, insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20`sini karşılar.

Salam: B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.

MENOPOZ
Nohut:
Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur. Sebze proteininin en zengin kaynaklarından birisidir.

Kafein: Vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.

Üzüm: İçerdiği "elajik" asit sayesinde menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükselterek de menopoz semptomlarını en aza indirir.

Kuru erik: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır. Bu da kolon kanserine karşı korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir. İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.

Tatlı patates: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit içerir.

ROMATİZMA
Enginar:Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.

Domates: C vitamini boldur.

Tahıl: İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.

Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.

Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

SİSTİT
Kuşkonmaz: Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır, destekler. Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

KANSIZLIK
Hurma: Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.

İDRAR VE BÖBREK
Pancar:
Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.

Kavun: Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

DİYABET
Kuru fasulye:
Lif açısından zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır. İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.

Mercimek: B vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besindir.

BAŞ AĞRISI
Nane: Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye:Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.

Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.

VÜCUT SU TUTMUŞSA
Kuş üzümü:
100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar. Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.

Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4`te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.

Tahıl: İdrar yollarını açıcı, çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların mutlaka yemeleri gerekir. Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.

EĞER MİDENİZ RAHATSIZSA
Tarçın:
Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.

Hindistan cevizi: Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yaratır. Mide bulantılarını önler.

Lahana: Mayalanma sırasında laktik asit üretir. Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.

GUT (DAMLA HASTALIĞI)
Hamsi: Omega-3 yağı açısından çok zengindir. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve dolayısıyla da felç geçirme riskini düşürür. Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

ADET SANCISI
Muz: İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır. Doğal bir ağrı kesici gibidir.

Tarçın: Koli basilinin üremesini önler. Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem nezlenin yol açtığı boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.

HAMİLELİK
Enginar: Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir. Düşük yağ oranı, sindirimi kolaylaştırıcı etkisi, antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.

Böğürtlen: E vitamini içerir. Vücuttaki zararlı besin atıklarının temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur. Cenini korur.

ÇÖLYAK HASTALIĞI
Kestane:
Önemli bir enerji kaynağıdır. Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir. E ve B6 vitaminleri içerir. yağ oranları düşüktür.

TİROİD
Midye: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.

FELÇ
Turunçgiller: C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların, kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.


Hamsi: Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var.

ASTIM
Soğan: Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi geliyor.

ARTİRİT
Enginar: Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde, karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.

STRES
Mayan kökü:
Antivirüs etkisi vardır. Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.

ÜLSER
Lahana: Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir. Kanseri önleyici etkiye sahiptir.Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.

KEMİK ERİMESİ
Kayısı: Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.

Süt: Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır. Bunların eksikliği kemikleri eritir.

ARAÇ TUTMASI
Zencefil: Sindirime yardımcı olur. Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır. Seyahatin ve otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

CİLT SORUNLARI
Papatya: Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir. Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir. Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.

Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.

Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur; cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.

Portakal yağı: Susam yağıyla karıştırılarak kullanıldığında iyi bir cilt yağı elde edilir.Ayrıca;selülitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI
Badem: Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan içerir. Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

KALP
Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.

Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır.Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.

Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür.Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.

Çikolata: E vitamini, magnezyum ve demir; kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.

Elma: Günde 5 adet yiyin.

Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.

Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir.Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.

Yumurta: Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.

Sarımsak: Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter.
Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.

Kavun: Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15`ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.

Süt: Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk ve genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor.

Şeftali: Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.

Pirinç: E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.

Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.

Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.

Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.

Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80`nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.

KANSER
Kayısı: Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.

Tahıllar: Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır. Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

Fasulye: Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. B vitamini de seks hormonlarını kuvvetlendirir.

Pancar: Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağlardan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.

Lahana:
Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.

Havuç:Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.

Nohut: Yağ düzeyi düşük olan ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır, manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.

Sarımsak: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.

Fındık: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından en zengin besinlerin başında gelir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.

Mercimek:
B vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür, şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.

Zeytinyağı: İçindeki omega yağ asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.

Soğan:
Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı, peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.

Şeftali: Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının yüzde 50,sini karşılayabilir. Sindirimi kolaydır. Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardır.

Pirinç: Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır. E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç, kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.

Çilek: Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.

Domates:
Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.

GÖZ
Mısır:
Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir.Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.

Ispanak:
Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.Pişirdikten sonra hemen tüketin; beklemesi halinde içindeki yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.

BAĞIRSAK
Elma: Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.

haber7, 19/10/2007

Gıdaların Özellikleri Renginde

Renkler sadece yiyecekleri hoş göstermez. Renklerine göre özel besleyicilikleri vardır.

İşte renklerine göre gıdaların yararları... Unutulmaması gereken ise, bir yiyeceğin rengi daha koyuysa daha fazla besleyici olduğu...

Kırmızı
Kırmızı renkli yiyecekler likopen bakımından zengin ve kanser riskini azaltıyor.
Kırmızı renkli yiyeceklerin başında domates, karpuz, pembe greyfurt sayılabilir.

Mora yakın yiyecekler de, aynı özelliğe sahiptir. Üzüm, böğürtlen, ahududu ve kırmızı elma bu tür yiyeceklerin başında gelir.

Portakal sarısı
Bu tür yiyecekler alfa ve beta keroten içeriyor, kanserin yayılmasını önyeici ve hücreleri yenileyici... Havuç, mango, kış meyveleri ve tatlı patates.

Sarı ve portakal sarısı
Bu tür yiyecekler başta C vitamini olmak üzere hücreleri koruyor ve beta-kriptoksin gibi bir çok bağışıklıkla ilgili mineraller içeriyor. Portakal, yeşil fasulye ve avakado bu grupta anılıyor.

Sarı ve yeşil
Bu tür yiyecekler lutein, keraten içeriyor ve göz sağlığı için yararlı.
Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, taze mısır, yeşil fasulye, taze baklagiller ve avakado bu tür yiyeceklere örnek.

Yeşil
Yeşil renkli yiyecekler ise, genlerin bozulmasını engelliyor, kemik kanserine ve diğer kanserlere karşı önleyici özellik taşıyor. Brokoli, brüksel lahanası, karnıbahar, lahana bu tür besinlerin başında geliyor.

Beyaz/Yeşil
Bu tür yiyecekler hücrelerin ince zarını koruyor. Soğan, sarımsak, kereviz, armut, beyaz şarap bu grupta yer alıyor.

vatan, 31/07/2007

Sebzeler Damar Esnekliği Kazandırıyor

Indiana Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, mürver, kırmızı muşmula ve yaban mersini meyvelerinin yüzyıllardır Avrupa ve Kuzey Amerika halkları tarafından hastalıklara karşı kullanıldığı ifade edildi.

Bu meyvelerin içindeki flavonoid, polifenol ve antosiyan maddelerinin damarlar üzerindeki olumlu etkisinin büyük olduğunu kaydettiler.

Domuzların koroner damarları üzerinde yaptıkları 4 deneyle, özellikle mürver meyvesi ve kırmızı muşmulanın kalpteki atardamarların esnekliğini artırdığını tespit eden bilim adamları, bu meyveler arasında en etkilisinin kırmızı muşmula olduğunu bildirdiler.

Bilim adamları, bu etkiyi, azot monoksit (NO) sisteminin uyarılmasına bağlıyorlar. NO, atardamar duvarlarının genişlemesini sağlıyor.

NO sisteminin görevini yerine getirmediği durumlarda, atardamarlar daralıyor.

Atardamar daralması da yüksek tansiyona neden oluyor.

ajans04, 24/07/2009

Şifa ve Güzellik Kaynağı Besinler!

Uzmanları tarafından hazırlanan bir rapor günlük yiyeceklerden, yağsız etlerin  saçların dökülmesini engellediği, çay içmenin diş çürümelerini önlediği, portakal suyunun da yüksek tansiyona iyi geldiği belirtildi.

 Kırmızı ete düşkünlere tavsiyeler
Uzmanlara göre, yağsız etin kelliğe iyi gelmesinin sebebi, etin içerdiği çinko. Kırmızı ete düşkün kişilere, yağlı etler, köfte, hamburger gibi çeşitler yerine, etin en yağsız yerinden yapılan biftekleri öneriliyor.

DİŞ ÇÜRÜMESİNE ÇAY

Uzmanlar, çay içmenin diş çürümelerini önlemede etkisinin büyük olduğunu savunuyor. Çayın, doğal ve zengin bir fluorid kaynağı (diş macunlarında bulunan madde) olduğunu ifade eden uzmanlar, çayda bol miktarda bulunan polifenol maddesinin, besinlerin dişlere yapışmasını önlediğini söylüyor. Her yemekten önce içilecek bir fincan çayın, teflon etkisi meydana getireceği ve dişlerin kolayca çürümesini önemli ölçüde engelleyeceği vurgulanıyor.

HIÇKIRIĞA ŞEKER

Uzmanlar, nasıl oluştuğu tam olarak bilinmeyen 'hıçkırık nöbetine' yakalanan kişilere, '1 tatlı kaşığı şekeri dilinizin altına dökün' tavsiyesinde bulunuyor. Teoriye göre, şeker granülleri boğazdaki sinirleri hafifçe uyarıyor ve böylece hıçkırığı kesiyor.

YÜKSEK TANSİYONA PORTAKAL

Tüketilen kalsiyum ve potasyum miktarlarının tansiyonu etkili biçimde düşürdüğünü belirten uzmanlar, minerallerin ise böbrekleri yüksek sodyumdan koruduğunu, bunun da yüksek tansiyonun başlıca sebeplerinden birisi olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, taze sıkılmış portakal suyunun, C vitamininin yanı sıra çok iyi  bir potasyum ve kalsiyum kaynağı olduğunu hatırlatıyor.



Süt ürünlerindeki kalsiyumun, sadece kemik ve dişleri sağlam tutmakla kalmadığını, aynı zamanda vücut inceliğinin korunmasına da yardımcı olduğunu vurgulayan uzmanlar, bunu şöyle açıklıyor: "Vücut, 'Kalsitrol' adı verilen ve eksikliği, yağların depolanmasını kolaylaştıran bir hormon üretir. Kalsiyum da kalsitrol eksikliğini önler".

MORLUĞA HAŞLANMIŞ SEBZE

Bol bol haşlanmış sebze tüketmenin romatizma ve eklem ağrılarına karşı etkili ilaç olduğunu eski Yunanlıların bildiğini ve kullandığını bildiren uzmanlar, 330 kişiyi kapsayan araştırmaya göre, sebze ağırlıklı beslenenlerin, sebze tüketmeyenlere göre eklem problemleri yaşama risklerinin yüzde 75 daha az olduğunun belirlendiğini kaydediyor. Uzmanlar, sebzelerin haşlanmış olmasının da hücre duvarlarının daha yumuşak olmasını ve vücudun besleyici maddeleri daha kolay absorbe edebilmesini sağladığını ifade ediyor.

Doğal Beslenmede Fırsatı Kaçırmayın

Sebze ve meyvenin doğal yetiştiği, bol ve ucuz olduğu yaz döneminin iyi değerlendirilmesi önerildi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, " mümkün olanların kabuğu ile olmak üzere, günde, en az 5 porsiyon meyve tüketin. Kalp dostu domatesi sofralarınızdan eksik etmeyin" dedi.

Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde sebze ve meyvenin önemli bir bölümünün kış mevsiminde de yetiştiğini vurgulayan Tetiker, ancak, bunların doğal olmadığını, büyümeyi sağlamak için hormon ilaçları ve kimyasal maddeler kullanıldığını vurguladı.

Kışın birkaç meyve ve sebze bulurken yaz aylarında domates, salatalık, yenidünya, çilek, kiraz, vişne, kayısı ve şeftali gibi onlarcasını bulmak mümkün. Üstelik bunlar doğal ortamlarda yetiştikleri gibi bol ve ucuz oluyor.


DOMATESİN AYRICALIĞI
Her sebze ve meyvenin hastalıklardan korunmada farklı bir işlevi vardır. Ancak, domatesin sofralarda ayrıcalıklı bir yere sahip olması gerekir.
Domatese rengini veren kırmızı pigment, sağlığımız için çok büyük önem taşıyor. Domateste yüzde 85 oranında bulunan ve (likopen) adı verilen bu özel pigment kansere karşı önemli bir savunma silahı sayılıyor. Domateste bulunan likopen, diğer meyve ve sebzelerdeki likopen gibi kanda A vitaminine dönüşmüyor, bazı organlara geçerek onları da kanserden koruyor. Domateste ayrıca fenolik asidin de bol miktarda bulunması, kanserden korunma gücünü artırıyor.

Domates tüketimi kişinin kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Sigara tiryakileri de akciğer kanseri tehlikesine karşı bol miktarda domates yemeleri öneriliyor.

Tetiker, başta kalp damar, diyabet ve obezite olmak üzere beslenmeye bağlı hastalıklarda görülen artışa dikkati çekerek, bu hastalıkların tamamının panzehirinin sebze ve meyvelerde saklı olduğunu sözlerine ekledi.

ntvnsmbc, 15/06/2007

Hastalıklara Şifa Meyveler

Bu 3 meyveyi mutlaka yeyin!

Alzheimer'a yakalanmamak için antioksidan içeren 3 meyveyi her gün yemek gerekir.

İngiltere'de yapılan bir araştırma, antioksidan içeren meyvelardan elma, muz ve portakalın alzheimer ve parkinson gibi beyin fonksiyonlarını etkileyen ya da yavaşlatan hastalıkları önlediğini ortaya çıkarttı.

Çalışmayı yapan Profesör Chang Lee, Batı'da ünlü olan bu 3 meyveyle yapılan günlük diyetin stres altındaki bünyelerde sinirleri kontrol edip ve düzenlediğini ifade etti.

Alzheimer hastalığının aşırı stres sonucu ortaya çıktığı biliniyor.

Muz çok yararlı

Saygın tıp dergilerinden New England Medical Journal, muzu dünyanın en sağlıklı meyvesi ilan etti. Muz, Elma ile karşılaştırıldığında 4 kat daha fazla protein, iki kat karbonhidrat, üç kat potasyomu ve A vitaminine sahip. İşte muzun faydaları:

* Günde 1 adet muz yemek felç riskini yüzde 40 azaltıyor.
* Düşük tuz miktarıyla tansiyonu düşürüyor.
* Demir açısından zengin olan muz, anemi riskini azaltıyor.
* Muz kabuğunun cilde sürülmesi sivrisinekleri uzak tutuyor.
* B6 ve B12 olan muz, mutluluk hormonun salgılanmasına yol açarak depresyon etkilerini azaltıyor.
* 1 adet muzda, günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 15'i bulunuyor.
* Kabızlığa iyi geliyor.
* Doğal bir asit giderici olan muz mide ekşimesini önler


Kayısı kalbi ve gözleri koruyor

Beta-karoten ve lif açısından en zengin meyvelerden biri olan kayısı hem gözleri hem de kalbi koruyor.

Virginia Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre kayısının zengin A vitamini içeriği katarakt riskini yüzde 40 azaltıyor. Kayısı beta-karoten ve likopen içeriğiyle iyi kolesterolü yükseltiyor. Bir kayısı günlük A vitamini ihtiyacının yüzde 20'sini karşılıyor. Tek bir kayısıda 16 kalori bulunuyor.

Hangi meyve sebze hangi hastalığa deva?

Türkiye Sağlık Vakfı'nın hazırladığı "Hangi hastalığa hangi gıda deva?" konulu çalışma, tahıl, meyve ve sebzelerin hastalıklara karşı doğal yolla mücadelede nasıl etkin bir rol oynadığını ortaya koyuyor. İşte bin derde deva gıdalar...

Elma: İlaçlarda aspirinin karşılığı konumundadır.

Papatya çayı, hardal ve tarçın: Mideyi düzenler.

Avokado: Kolesterol dengesini sağlar.

Çikolata, Patates ve İstiridye: Depresyona karşı savaşır.

Bezelye: B vitamini ve protein deposudur. Kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir.

Kepek: Bağırsak rahatsızlıklarını tedavi eder kanser riskini azaltır.

Günde 20 kiraz: 1 aspirin etkisi yapar.

Soğan: Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Soğan ayrıca, kemik erimesine de iyi gelir.

Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Grip ve ülser riskini azaltır.

Hindistan cevizi: Kusmayı engeller, basur tedavisinde etkilidir.

Meyan kökü: Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.

Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır.

Yoğurt veya beyaz peynir: Diş sağlığı için kalsiyum deposu olan bu iki yiyecek tercih edilmelidir.

Üzüm: İçerdiği "elajik asit" sayesinde, menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı koruma görevi yapar.

Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.

Zencefİl: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

Pancar: Böbrekleri çalıştırır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.

Muz: İçerdiği potasyumla, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

Kavun: Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. Böbrekleri rahatlatır.

Mercimek: Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besindir.

Midye: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali, tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.

Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir.
Vatan

 Hastalıklarla Doğal Yollarla Savaşın

Soğan, sarımsak doğal antibiyotik işi görüyor. Zencefil, zerdeçal, ıhlamur, kuşburnu, kakule, okaliptüs özleri ve söğüt ağacı kabuğu özü, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Bağışıklık sisteminin doğal bitkisel takviyelerle güçlendirilmesinin, kış aylarında hastalanma riskini veya hastalık süresini azalttığı bildirildi.

En ufak bir ağrı veya ateşte hemen antibiyotik ve ağrı kesicilere başvurmanın son derece sağlıksız olduğu vurgulandı. Bu şekildeki davranış bağışıklık sistemini iyice tembelleştirip, mikroplarla mücadeleyi unutturur. Doğal yollarla, antibiyotiğe gerek kalmayacak şekilde korunmak ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek mümkün dür. Bu amaçla kullanılabilecek doğal takviyelerin başında echinacea bitkisi gelmektedir.

Son yıllarda üzerinde en çok çalışma yapılan ve etkileri sayesinde değer verilen tıbbi bitkilerden biri olan echinacea, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliğiyle bilinmektedir. Bu bitkiyi özellikle ester-c gibi vücutta daha uzun süre kalan c vitaminleriyle almak daha iyi sonuçlar vermektedir.
Vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artıran bir diğer önemli bitki de goldenseal dır. Bu bitkinin içerdiği alkaloitler sayesinde antibakteriyal özelliğe sahip bulunmaktadır.

SARMISAK DOĞAL ANTİBİYOTİK
Çinkonun güçlü bağışıklık sistemi için en önemli minerallerden kabul edilen soğan ve sarımsak da nezle ve grip dönemlerinde yararlı olmaktadır. İçerdiği yüzün üzerindeki sülfür bileşiği sayesinde sarımsak güçlü bir bağışıklık sistemi yardımcısı ve doğal antibiyotik olarak iş görür. Yine bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için zencefil, zerdeçal, ıhlamur, kuşburnu, kakule, propolis, okaliptüs özleri ve söğüt ağacı kabuğu özünden yararlanılabilir. Kişinin durumuna göre bitkisel takviyelerden bir veya iki tanesi kullanabilir.

GRİP VE NEZLEYE KARŞI DOĞAL İLAÇLAR
-Ihlamur, kuşburnu, zencefil ve hibiskusunu karıştırıp kaynatarak yapılacak çaydan günde 3-4 fincan içilebilir.
Zerdeçal balla karıştırılarak, buğu yapılarak solunum yollarında kullanılabilir, ayrıca günde 3-4 kez çekirdek kakule çiğnemek nezle, grip ve enfeksiyon için oldukça yararlıdır.
Grip ve soğuk algınlığında akıntının arttığının hissedilmesi durumunda, bir miktar kaliteli balla, zencefil ve zerdeçalını macun yapıp yutmak büyük yarar sağlayacaktır.

Doğal bitkisel takviyelerin eczacı veya doktora danışılarak kullanılması doğru olacaktır.

Gıdalar ve İyi Geldiği Hastalıklar

Sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler; depresyondan tansiyona kadar birçok hastalığa iyi gelir.

İlaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğu söylenir.

Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.

Avokado: Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatsizlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)

Arpa: İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır. Ayrıca ABD'deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.

Böğürtlen: E vitamini içerir. Vücuttaki zararlı besin atıklarının temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur. Cenini korur.

Badem: Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan içerir. Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.

Beyaz peynir veya Yoğurt: Eğer yemekler arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.

Brokli: İçeriğinde bolca, güçlü bir kanser savaşçısı olan betakaroten bulunduğundan brokoli, yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden biri olma özelliği taşır.

Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.

Çikolatalı puding: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve mineralleri alır. İngiliz Sağlık Bakanlığı, kilo kaybı yaşayanların gunde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.

Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir. E vitamini, magnezyum ve demir; kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin. Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.

Çilek: Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.

Dondurma: Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek, insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20'sini karşılar.

Domates: Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.

Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Günde 5 adet yiyin. Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.

Enginar: Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur. Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye ederiz.
Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir. Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir. Düşük yağ oranı,
sindirimi kolaylaştırıcı etkisi, antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır. Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde, karaciğer ve safra esesinin rahatsızlanmasını engelliyor.

Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek, dişleri korur. Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin. Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır.Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.

Fasulye: Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. B vitamini de seks hormonlarını kuvvetlendirir.

Fındık: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından en zengin besinlerin başında gelir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.

Erik kurusu: Taze erik tadında olmayabilirler ama antioksidan bakımından zengindirler.

Havuç: Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.

Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.

Hamsi: Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var. Omega-3 yağı açısından çok zengindir. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve dolayısıyla da felç geçirme riskini düşürür. Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.) Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşeticidir.

Hardal: İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır. Mide bulantılarını önler.

Hurma: Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.

İncir: Potasyum, demir ve kalsiyum içerir. Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.

İstiridye: İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)

Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin; beklemesi halinde içindeki yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.

Karnabahar: Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.

Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum, gırtlak yanmalarını engeller. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksit, astım gibi alerjilere iyi gelir. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir. Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.

Kuru erik: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır. Bu da kolon kanserine karşı korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir. İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.

Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.

Kuşkonmaz: Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır ve destekler. Bu nedenle doktorlar, sistit
hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80'nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.

Kavun: Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir. . Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15'ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.

Kuru fasulye: Lif açısından zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır. İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.

Kuş üzümü: 100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar. Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.

Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4'te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.
Kabak çekirdeği: Kabağın en besleyici kısmıdır. Magnezyum ve yüksek seviyede mineraller içerir.

Kestane: Önemli bir enerji kaynağıdır. Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir. E ve B6 vitaminleri içerir. yağ oranları düşüktür.

Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken, kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür.Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.

Lahana: Mayalanma sırasında laktik asit üretir. Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur. Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir. Kanseri önleyici etkiye sahiptir. Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.Sülfarofan gibi çok sayıda besleyici ve bağışıklık sistemini güçlendirici madde içerir.

Mısır: Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir. Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır. Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.

Mercimek: B vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür, şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.

Marul: Uykuszluğa çarpıntıya ve gerginliğin giderilmesine faydalı.

Maydanoz: Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.

Mayan kökü: Antivirüs etkisi vardır. Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır. Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı meyan kökünü "doğal ilaç" olarak kullanır. Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür. Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir.

Midye: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.

Muz: Yüksek miktarda karbonhidrat içerir. Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar. İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır. Doğal bir ağrı kesici gibidir.

Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.

Nohut: Yağ düzeyi düşük olan ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır, manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur. Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur. Sebze proteininin en zengin kaynaklarından birisidir.

Nar suyu: Antioksidanlarla dolu bu gıda, tansiyonunuzu düşürecektir. Nar suyunu günde bir bardak için.

Nane: İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. Sabahları mide bulantısını keser. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.

Patates: Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.
Tatlı patates: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit içerir.

Pazı: Karotenoidler bakımından zengin bu bitki, gözlerde yaşlanmadan kaynaklanan tahribatı azaltır.

Papatya: Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir. Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir. Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Papatya çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

Peynir: 100 gramında 78 kalori bulunuyor. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.

Pancar: Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler. Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.

Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur; cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı: Susam yağıyla karıştırılarak kullanıldığında iyi bir cilt yağı elde edilir. Ayrıca; selülitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

Pirinç: E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır. Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir. Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır.

Rezene: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.

Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.

Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.

Salam: B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.

Soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği allicin ve sülfür; Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi
geliyor.

Süt:Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk ve genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor. Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır. Bunların eksikliği kemikleri eritir.

Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.

Sarımsak: Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Mide ve bağırsak kanserine karşıda koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı, peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.

Şalgam: Adeta kırmızı ıspanak gibidir. Doğal kırmızı pigmentleri vücut direncini artırır. Şalgam ısıtıldıkça antioksidan etkisi azalır. Mümkünse çiğ olarak doğrayın ve salatanıza katın.

Sardalya: Konservedeki sağlıklı besin. Omega-3 bakımından zengin ve hiç kurşun içermeyen bir besin maddesi. Kalsiyum ve magnezyum ve yararlı mineraller bakımından çok zengindir ve B vitamini deposudur. İster salatanıza katın, ister sandviç olarak yiyin, isterseniz hardal ve soğanla birlikte tabakta servis yapın.

Safran: Ateş düşürücü ve vücut direncini artırıcı etkilere sahiptir. Baharatların süperstarıdır. Her türlü sebze yemeğine katabilir veya omlet ve yumurtanızın üstüne koyabilirsiniz.

Şeftali: Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının yüzde 50, sini karşılayabilir. Sindirimi kolaydır. Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardır. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.

Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.

Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.

Tahıllar: Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır. Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır. Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor. Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler. İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir. İdrar yollarını açıcı, çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların mutlaka yemeleri gerekir.
Un: Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.

Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser. Mide yanmalarını ve kusma hissini alır. Koli basilinin üremesini önler. Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem nezlenin yol açtığı boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir. Kan şekeri ve kolesterol seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur. Çay veya kahvenizin üstüne bir miktar serpip içebilirsiniz.

Turunçgiller: C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların, kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.

Üzüm: İçerdiği "elajik" asit sayesinde menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükselterek de menopoz semptomlarını en aza indirir.

Yumurta: Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz. Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4'te 1'ini, erkeğin ise 5'te birini karşılar. A, D, E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki - selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.

Yoğurt: Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Meyvalı yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar...

Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder. Sindirime yardımcı olur. Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır. Seyahatin ve otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözleriçin gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

Zeytinyağı: İçindeki omega yağ asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.

Şifaları da İsimleri Gibi Dikkat Çekici

Adam Otu: Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yapraklı ve kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Kökleri insana benzediği için, bu isim verilmiştir. Ağrı kesici ve yatıştırıcı etkileri bulunur.

Ayı Üzümü: Fundagillerden, küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri bulunan ve tüylü bitki, 1-3 metre yüksekliğindedir. Çiçekleri pembe salkımlar halindeki Ayı Üzümünün, ishal kesici, idrar yollarını temizleyici etkileri vardır.

Abdestbozan Otu: Gülgillerden, siyah ve yeşil boya çıkartılan bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetreye ulaşır. Mide rahatsızlıklarında kullanılır.

Baldırı Kara: Eğreltiotugillerden, nemli yerlerde yetişen bitkinin yaprakları at yelesini andırır. Grip ve soğuk algınlığında rahatlatıcıdır.

Danabağırtan: Kışın yapraklarını dökmeyen, 50 santimetre boyunda, Mart-Eylül aylarında yeşilimsi beyaz çiçekler açan bir ottur. Bazı hayvan hastalıklarında, hayvanın derisi altına yerleştirilerek kullanılır.

Darifülfül: 4-6 santimetre koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli olan meyveleri taze veya kurutulmuş halde baharat veya ilaç olarak kullanılır.

Dövülmüş Avrat Otu: Bahar aylarında yeşilimsi çiçekler açan, kırmızı meyvelere sahip bir bitkidir. Kök ve gövdesi taze olarak veya yıkanıp kurutulduktan sonra toz haline getirilerek kullanılır. Müshil, kusturucu ve idrar söktürücü olarak bilinir. Taze bitkinin kullanımı tehlikelidir.

Dul Avrat Otu: 1 metre boyunda, büyük yapraklı bir bitkidir. Yapraklarından yapılan ilaçlar, romatizma ve nikris ağrılarını gidermede yardımcı olur.

Ebu Cehil Karpuzu: Elma iriliğinde meyvesi bulunur. Zehirlidir ve 2 gramdan fazlası öldürebilir. Romatizma ağrılarını dindirir, kaşıntıları giderir.

Farekulağı: Çuhaçiçeğigillerden, tohumları kuşyemi olarak kullanılan bitkilerin cins ismidir. Güzel kokan çiçekli bitki, beyazımtırak erguvan rengindedir.

Geyikdili: 20-30 santimetre boylarında, otsu bir bitkidir. Çiçeksizdir. Kökleriyle yapraklarının idrar söktürücü, hafif ishal giderici ve yara iyileştirici etkileri vardır.

Güzelavrat Otu: 180 santimetre boyundadır ve birkaç sene yaşayabilir. Meyveleri yuvarlak ve siyahtır. İçeriğindeki atropin zehirlidir. Kalbi yavaşlatan, tansiyonu yükselten etkisi vardır.

Hüsnü Yusuf: 60 santimetre boyunda kırmızı çiçekli bir bitkidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde hanımlar bu bitkiden hazırlanan merhemleri renk vermesi için özellikle yüzlerinde kullanırdı.

Kadın Tuzluğu: 2 metre boyunda, Mayıs- Haziran ayları arasında parlak sarı renkli, güzel kokulu çiçekler açan dikenli bir çalıdır. Ateş düşürücü, arpacıklarda ise pansuman yapıcı olarak kullanılır.

Kısa Mahmut: 10-50 santimetre boyunda, yaz aylarında türüne göre değişik renkli çiçekler açan bir bitkidir. Acı lezzetiyle mideyi uyararak, iştah açar.

Köpek Dili: 20-90 santimetre uzunluğunda, ilkbahar sonunda kırmızı çiçekler açan bir ottur. Mikrop öldürücü özelliğiyle basit yaralar üzerine taze yapraklarıyla kompres yapılır.

Sinirliot: 20-30 santimetre yüksekliğinde, sulak yerleri sever. Taze yaprakları kanamaları durdurmada kullanılır.

Şeytanotu: 3 metreye kadar yükselebilen, sarı çiçekleri olan otsu bir bitkidir. İştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı ve sindirim sistemi gazlarını gidericidir.

Tavşan Memesi: Maki ormanlarında bulunan, kışın yapraklarını dökmeyen, 1 metre boyunda, nohut kadar kırmızı renkli meyveli ve çiçekler açan bir ağaççıktır. Acı lezzetiyle iştah açıcı, ayrıca idrar söktürücü ve ateş düşürücüdür.

Unutmabeni Çiçeği: Ballı baba familyasından, küçük yapraklı bir kır bitkisidir. Buna Aşkotu ve Güveyotu da denilir. Çiçekleri sinirlilik hali, yarım baş ağrısı ve adet düzensizliklerinin tedavisinde yardımcıdır.

Bazı Hastalıklar ve İyi Gelen Gıdalar

ROMATiZMAYALi

Limon suyundan yararlanmak için limonun suyunu iyice verebilmesi gerekir bunun için ısıtılıp yumuşatılması lazımdır. Fazla ısıtılması halinde etkisini kaybeder. Bu şekilde hazırlanmış limon suyu romatizmaya ve vücuttaki toksit maddeleri etkisiz hale getirmeye faydalıdır. Sindirim güçlüğü çekenler yemekten sonra biraz içine tuz atıp içebilirler.Bu aynı zamanda kalbe ve mideye fayda sağlar. Bağırsakları çalıştırır.

PATLICAN

A, C ve B vitaminleri ile kalsiyum, fosfor ve demir mineralleri bulunur. Bileşiminde az miktarda albümin ve karbonat vardır.

Kalp damar hastalıkları,karaciğer,böbrek hastalıkları ve şeker hastalıklarında önerilir. Lifi az olduğu için mide ve bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır. İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. Sinirleri yatıştırır ve tansiyonu düşürür. Kalp çarpıntısını giderir. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve damar tıkanıklığına iyi gelir. Kansızlığı giderir. Karaciğerin ve pankreasın çalışmasını düzenler. Böbrek ağrılarını ve yanmasını azaltır. Kilo vermeye yardımcı olur.

GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI KARNABAHAR

Karnabaharda Fosfat ve potasyum bulunur.

Karnabahar aynı zamanda kadınları göğüs kanserine karşı koruyan 'indol-3 karbonal' içerir.

Biberde bulunan bol beta karoten ve C, P, K vitaminleri mideyi kuvvetlendiriyor.

Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyor, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlıyor.

UNUTKANLIK
Unutkanlık meydana getiren magnezyum eksikliğine karşı:
Eğer hafızanızının eskisi gibi kuvvetli olmadığını düşünüyorsanız uzmanlar kuruyemiş yemeyi öneriyor.

Magnezyum eksikliğinden kaynaklanan bu sorundan özellikle badem, fındık ve ceviz gibi yağlı yemişler yiyirek kurtulmak mümkün. Kuruyemişlerin yanı sıra, çikolota, karides ve yeşil yapraklı sebzeler bol miktarda magnezyum içerir.

Fındığın 100 gramında 180 mg magnezyum bulunan kuruyemişler kalsiyim, fosfor ve çinko da içerir.

SİNİRLERİ YATIŞTIRICI

Kantaron, civan perçemi ve karabaş otu'nun sakinleştirici etkisi vardır.

Yaklaşık bir litre kaynamış suya bir çorba kaşığı bu karışımdan atılarak çay gibi demlenir. Elde edilen çay, yan etkisi olmadığı için istenildiği kadar içilebilir.

ÇUHA ÇİÇEĞİ
Çuha çiçeğinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kadınların özel günlerinde çektiği baş ve karın ağrılarının giderilmesine yardımcı olduğu açıklandı. Bu bitki ayrıca, menopoz semptomlarını azaltır. Egzama ve sedef hastalarının ciltlerini sağlıklı bir görünüme kavuşturur. Çinko ile birlikte alındığında ergenlik sivilcelerini iyileştirir. Yaşlılık etkilerinin geciktirilmesinde anti-aging olarak kullanılır. Romatizma ve eklem iltihabının sebep olduğu ağrıları azaltır. Kireçlenme sonucu oluşan bel, sırt, diz ve omuz ağrılarına karşı da etkilidir.

PROTEİN: Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim vs.
VİTAMİN: Yüksek yapılı canlıların besin yoluyla aldıkları A, B, C, D, E, K vitamini vb. gibi doğal bileşiklerdir. Çok az miktarda gereklidir, BİRİSİNİN YOKLUĞU hastalık sebebidir.
SELÜLOZ: Bitki hücre duvarının esas yapısını oluşturan ve şeker, nişasta gibi yüksek molekül ağırlıklı karbonhidrat içerir.
NİŞASTA: Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen şeker bileşikleri.
LİNGİN: Damarlı bitkilerde hücre duvarlarını sertleştirici, suda çözülmeyen, birleşik yapı.
REÇİNE: Bazı bitkilerde katı veya yarı akışkan doğal salgı maddesi, ağaç sakızı gibi.

Doğru Beslenme İle Hastalıklardan Korunun

İnsanların doğru yiyecekleri tüketerek hastalıklarla daha kolay savaşabilecekleri bildirildi. Florence Nightingale Hastanesi'nin yayın organında hastalıklarla mücadelede doğru beslenmenin önemine dikkat çekildi ve hangi besinlerin, hangi hastalıklara iyi geldiği anlatıldı.

Gaz: Zencefilli ve naneli yiyecekler size iyi gelecektir. Bu yiyecekler mide ve yemek borusunu yumuşatıp gazınızın çıkmasına yardımcı olur.

Ağız kokusu: En iyi çözüm maydonoz yemektir.

Ağız yaraları: Daha fazla baklagil ve tahıl, özellikle B vitamini içeren yiyecekler alın. Deniz ürünleri de iyi gelecektir. Ağız yaraları varken sulu sebze ve meyveler yemeyin.

Diş sararmaları: Bol bol çilek yiyin. Çilekte doğal beyazlatıcı maddeler bulunmaktadır.

Sistit: Bol bol yaban mersini yemelisiniz. Bu meyvede bulunan vitaminler idrar torbasındaki iltihabın durmasını sağlar. Bol bol su içmeyi de ihmal etmeyin.

Kramp: Bol miktarda süt ürünleri ve magnezyumu zengin yiyecekler tüketin. Bu tür yiyeceklerde bulunan kaslarınızı rahatlatıcı besinler kramplarınızı önleyecektir.

Eklem ağrıları: Bu ağrılarınızı balık yiyerek azaltabilirsiniz. Somon ve Tuna balığını tercih edin.

Baş dönmesi: Yağsız et, ciğer, koyu sebzeler her zaman tükettiğiniz besinler arasında olmalıdır.

Ülser yanmaları: Nane çayı ve meyankökü iyi gelir.

Migren: Yeşil sebze, kurutulmuş meyve gibi yiyecekler başınızdaki kasların rahatlamasını sağlayacaktır. Migren ağrısının başlamasına neden olan peynir, kahve, kırmızı şarap gibi yiyeceklerden uzak durun.

Regl agrısı: Düzenli olarak tüketilen manganezi yüksek yiyecekler periodik ağrıları geçirir. Bu yiyecekler arasında soya fasülyesi, böbrek ve lifli yeşil sebzeler yer alır.

Uykusuzluk: Yatmadan önce kaymağı alınmış ılık süt için.

Stres: Karbonhidrat içeren yiyecekler strese iyi gelir.

Baş ağrısı: Baş ağrıları yiyeceklerle daha da artar. Bunun nedeni tuz ve katkı maddeleridir. Taze meyveleri tercih edin.

Fobiler: Havuç ve elma gibi yiyecekler korkuya çok iyi gelir. Bu gibi sebze ve meyveler gerilimin düşmesini sağlarlar.

Depresyon: Az yağlı proteinlerden tavuk ve balığı tercih edin.

Besinlerin Hakkını Vermiyoruz

Vitamin deposu olarak bilinen sebze ve meyveler, yıkama ve pişirmeden kaynaklanan hatalar yüzünden besin değerlerini kaybediyor. Uzmanlar, besinlerin yanlış pişirme ve saklanma nedeniyle yarar yerine metabolizmaya zarar verir hale geldiğini söylüyor.
Sebze ve meyvelerin, besin değerlerini kaybetmemeleri için taze olarak tüketilmeleri, yıkama, pişirme ve saklama kurallarına uyulması gerekmektedir.

Sebzeler, yağda kızartılmayla kalorisi artar, ince doğranıp ışık ve hava ile temasa bırakılmaları halinde de C vitaminini kaybederler. Tütsülenmiş, mangalda pişirilmiş et ve deniz ürünlerinde ise mide kanserinin etken maddelerinden biri olan nitrozaminler oluşacaktır.

Fasulye, nohut gibi kuru baklagillerin ve makarnanın haşlandıktan sonra sularını dökmekle,  mineral ve vitaminleri suda kalarak gıdaların besin değeri kalmayacaktır.

Bazı bölgelerde, çocuklara "kuvvet olsun" diye çiğ yumurta, bal, süt karışımı verilmektedir. Çiğ yumurtanın mikrop içerebilir, çiğ süt ile üretim tarihi 3 aydan az olan peynirlerin malta humması olarak anılan "brusella" hastalığına neden olacaktır.

Sütler 70 derecede pastörize edildiği için,  kaynatılıp içilmesi mikropların öldürülmesi açısından daha faydalı olacaktır.

 Patates gibi yumrulu besinlerin aydınlık ve nemli yerlerde bırakılması ile oluşan çimlenme ve "cücüklenmenin" mantar ve mikroplar için en uygun ortam oluşturmaktadır.


İştah açıcı özellikleri olan turşuların hiçbir besin değerinin bulunmadığı, yemeklere lezzet katan baharatların ise aşırıya kaçmamak ve güvenli yerlerden almak kaydıyla zararlı olmadığı belirtiliyor.  Şekerin karamel haline getirilmesi, kahvenin kavrulması sağlık için zararlı olmamaktadır.
Yoğurt çok faydalı besindir,  özellikle potasyum bakımından çok zengin olan ekşi suyu atılmamalıdır.
Sebzelerin pişirme sularının dökülmemeli çorba yapılması ile B,C vitamin ve mineral kaybı önlenebilir. Meyve ve sebzelerdeki lifler ve posa bağırsak kanserinin oluşmasını önler ve kabızlık durumunun düzelmesini sağlar. Meyvelerin sıkılarak sularının içilmesi durumunda posa atıldığı için bu etkileri kaybolur.

 Ayrıca, sebze ve meyveyi mevsiminde yemeli, satın alırken normalden iri olmamalarına dikkat etmeli, sebze ve meyveleri iyice yıkamadan yememeli ve içerdikleri besin değerlerini kaybetmemeleri için taze olarak tüketilmelidir.

Deniz ürünlerinden midyenin tüketiminin özel bir önemi  vardır. Midyeler deniz suyunu arındırma, filtre etme görevi yaparlar. Bu nedenle kirli sulardan toplanan midyelerin sağlık için zararlıdır. Midyenin aşırı yağda kızartılması halinde kalorisi artab,ilir ayrıca midyenin kızartıldığı yağda kanser yapıcı mikroplar oluşabilir.

Ekonomik Beslenme İçin Nohut ve Mercimek

Beslenme ve Diyet Uzmanı Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, "Nohut ve mercimek, protein ihtiyacının karşılanmasında önemli bir alternatif oluşturur" dedi. 

Tahıl ürünleri ve sebze yemeklerinin içine mercimek ve nohut katılmasının veya bu yemeklerin mercimek ve nohut yemekleri ile tüketilmesinin, yemeklerin protein değerini artırmaktadır. 

Sebzelerin sağladığı C vitamini, mercimek ve nohutta bulunan demirin kullanım oranını artırır.

Genelde bu yemekler ekmekle tüketildiğinden bir kap yemek yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektedir.

Böylece nohut ve mercimek, özellikle düşük gelirli ailelerin protein ihtiyacının karşılanmasında önemli bir alternatif oluşturur.

Sizin Sağlık Diyetiniz Hangi Renk?

Amerikalı doktor David Heber'e göre, besinler 7 renk grubuna ayrılıyor ve her birinin ayrı işlevi var. Bu renk gruplarına göre yiyerek kanserden bile korunmak mümkün... Listeyi gözden geçirin, sofranıza çekidüzen verin...

. Mor: Bu besinler çok güçlü antioksidan, yani sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyucu maddeler içeriyor. Kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıyor. Patlıcan, böğürtlen, üzüm, kırmızı lahana, mürdüm eriği.

. Kırmızı: Kansere karşı güçlü bir kalkan olan ve prostat kanserine karşı koruduğu ispatlanan likopen maddesi içeriyor. Domates, karpuz, kan portakalı.

. Turuncu:
Sağlıklı gözler ve sağlıklı bir cilt için gerekli olan betakaroten maddesi bulunuyor. Hücreleri zararlı maddelerden koruyor. Kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı.

. Sarı-turuncu: Beta - cryptoxanthin adındaki çok güçlü bir antioksidan madde içeriyor ve hücreyi yaşlanmaya karşı koruyor. Limon, portakal, armut, mandalina, greyfurt.

. Sarı-yeşil:
Lutein adlı antioksidan madde içeren bu sebzeler, katarakt gibi çeşitli göz hastalıklarına karşı savaşıyor. Kabak, salatalık, bezelye, kivi, kıvırcık salata, ıspanak, bakla, avokado.

. Yeşil: Toksinlerden arındırıcı özelliği var. Karaciğerin salgıladığı faydalı enzimlerin miktarını artırıyor. İçerdikleri flavanoidler sayesinde kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyor. Brokoli, lahana, Brüksel lahanası.

. Beyaz: Alisin ve flavanoidleri içeren beyaz renkli besinler, çeşitli hastalıklara ve tümörlere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor, A vitamini içeriyor. Pırasa, turp, sarımsak, mantar, soğan, kereviz.

İpucu Yiyeceklerin Renginde

Sarı yiyeceklerin enerji veriyor, kırmızılar vücudu temizliyor, yeşil renkliler karaciğer ve safradaki zehiri alıyor.
Yiyeceklerin tad ve renginin, beslenme ve sağlık açısından önemli olduğu bildirildi.

Yeşil renkli ve ekşi yiyeceklerin karaciğeri harekete geçirirken, beyaz rengin cildi güzelleştiriyor.

Salatalık, kivi gibi yeşil yiyecekler ile enginar ve yoğurt gibi ekşimsi tadı olanların, karaciğer ve safranın zehrini alıyor.

Sarı yiyecekler, güç ve enerji verir. Sarı yiyecekler arasında yer alan hububat, mısır, bal ve muz mide, dalak ve pankreasa iyi gelirken, içindeki doğal şekerler insana enerji verir.

Kırmızı yiyecekler, vücudu temizlediği gibi, kalp ve ince bağırsağa iyi gelir.

Pancar, kırmızı turp veya kırmızı çarliston biber ise vücudun zehrini dışarı atar. Kırmızı yiyeceklerin kalpteki etkisi dolaylı olarak safrada kendini gösterir. Safranın fonksiyonu bozulduğunda salgı kana karışır ve kalp atışı frekansını değiştirir.

Beyaz ve keskin tatlı yiyeceklerin cildi güzelleştirmesinin yanı sıra solunum yolları ve kalın bağırsak üzerinde olumlu etkileri bulunuyor.

Beyaz turp, pirinç ve kuşkonmaz terlemeyi sağlayarak gözeneklerin açılmasını, vücudun fazla suyunun atılmasını sağlar.

Mavi renkli ve tadı tuzlu olan yiyecekler ise vücuttaki suyu ayarlar.

Midye, alabalık ve patlıcan idrar yolu enfeksiyonlarında yararlıdır. Mavi yiyecekler, böbrekleri ve mesaneyi çok iyi yıkar ve idrar söktürücü özelliğe sahiptir.

Sofranızdan Bu 8 Yiyeceği Eksik Etmeyin!

DOMATES
Araştırmalara göre ketçap, konserve domates sosu gibi yiyeceklerdeki domates başta prostat olmak üzere birçok kanser türü riskini azaltıyor. Domates, besinler arasında antioksidan etkiye sahip "likopen" maddesini en yüksek oranda içeren gıdadır. Çiğ olarak yenen domates zengin bir C vitamini kaynağıdır.

ISPANAK
Demir
ve B vitamini açısından en zengin besin kaynaklarının başında gelir. İçerdiği "folat" (bir tür B vitamini) bebeklerde sinirsel bozuklukları önler. Kalp hastalıklarına yol açan kandaki aminoasitlerin seviyesini düşürür. Körlüğe neden olan makula zedelenmesini önler. Bir kase ıspanak sadece 41 kalori içerir ve yağ bulundurmaz.

FISTIK
Çok tuzlu ya da yağlı olabilirler. İçerdiği yağlar doymuş yağlardır, sağlığa zararlı değildir. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterol artırır. Kalp hastalığını önler. Ceviz gibi türleri "ellagic"adı verilen bir tür asit içerir. Bu asit, kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen "apoptosis" sürecini başlatır. Her gün bir avuç yenmesi faydalıdır.

BROKOLİ
Kanser
e neden olan maddelerin vücuda zarar vermeden önce etkisiz hale getirilmesini sağlayan sülforafan ve indol-3-karbinol içerir. Kadınlarda, indol-3-karbinol maddesi kanser bağlantılı östrojen salgılanmasını iyi huylu hale çevirir. Besin değerini yitirmeden yenilecek en uygun şekli hafifçe pişirmek ve çokça çiğnemektir.

SARIMSAK
Sarımsağa kokusunu veren dost sülfürler ve bitki kimyasalları kalbi korur. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler. Antibakteriyal özelliğe sahiptir. Mantarı önler. Araştırmalar tümörleri büyümesini önlediğini gösteriyor. Besin değerini ve koruyucu özelliklerini yitirmemesi için sarımsağı, ezerek yenmelidir.

YULAF
Çiğ ya da pişirilmiş halde düzenli olarak yenen yulaf kolesterol seviyesini düşürür. Çözünebilir süngersi bir lif içerir. Bu lif, bağırsaklardaki kolesterol izlerini (belirtilerini) temizler ve vücuttan atar. Yüksek tansiyonu olan kişilerde tansiyonu düşürür. Kilo vermeye ya da kilosunu kontrol altında tutmaya çalışanlar için başucu besinidir.

YABAN MERSİNİ
Diğer sebze ve meyve türlerinden çok daha fazla antioksidan içerirler. Kalp hastalıkları ve kansere neden olan serbest köklerle mücadele eden maddeler bulundurur. Beyin gücünü artırır. Hafızayı güçlendirir. Özellikle yaşlılar için tavsiye edilir. İdrar yolları enfeksiyonlarıyla mücadele eder.

Tabağınızdaki Sağlıklı Yiyecekler

Amerikalı bilim adamları sağlıklı bir yaşam için sofralardan eksik edilmemesi gereken yiyecekleri saptadılar. İşte, diğer 'vitamin deposu' yiyeceklerin yansıra ömrünüz boyunca yemeniz gereken 10 temel gıda:
 
Ispanak

Demir
ve B vitamini açısından zengindir. İçerdiği 'folat' (bir B vitamini) bebeklerde sinirsel bozuklukları önler. Kalp hastalığına yol açan kandaki amino asitlerin seviyesini düşürür. Körlüğe neden olan makula zedelenmesini önler. Ispanağın tadını sevmiyorsanız lahana ya da pazı da yiyebilirsiniz.

Brokoli

Kanser
e neden olan maddelerin vücuda zarar vermeden önce etkisiz hale getirilmesini sağlayan sülforafan ve indol-3-karbinol içerir. İndol-3-karbinol kadınlarda kanser bağlantılı östrojen salgılanmasını iyi huylu hale çevirir. Düzenli olarak yenmesi göğüs, kolon ve mide kanseri risklerini azaltır. C vitamini boldur. Besin değerini yitirmemesi için hafifçe pişirmeli, çokça çiğnenmelidir. Sevmiyorsanız, Brüksel lahanası da yiyebilirsiniz.

Fındık

İçerdiği yağlar doymuştur. Yani sağlığa zararlı değildir. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterol seviyesini artırarak kalp hastalığını önler. Ceviz gibi türleri 'ellagic' adı verilen bir tür asit içerir. Bu asit kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen 'apoptosis' sürecini başlatır. Kanserin ve kalp hastalıklarının önlenmesinde önemli yer tutan E vitamininden de yüksek miktarda içerir. Her gün bir avuç yenmesi çok faydalıdır.

Somon balığı

Omega-3
yağlı asitleri zengindir. Omega-3 kanın pıhtılaşarak damarları tıkamasını ve kalp krizine yol açmasını önler. Kötü kolesterol seviyesini düşürür. Romatizma ve artirit gibi hastalıklarda yanmalara neden olan maddelerin üretilmesini önler. Beynin dış bölümlerindeki hücreleri korur. Bu yolla alzheimer başta olmak üzere yaşlılıkla gelen birçok hastalığa da engel olur. Ringa ve uskumru da Omega-3 açısından zengindir.

Yulaf

Çiğ yada pişirilmiş halde düzenli olarak yenen yulaf kolesterol seviyesini düşürür. İçerdiği lif bağırsaklardaki kolesterol belirtilerini temizler ve vücuttan atar. Yüksek tansiyonu düşürür. Protein ve lifler tam tokluk hissi verir. Kilo vermeye başucu besini olabilir.

Sarımsak

Sarımsağa kokusunu veren dost sülfürler ve bitki kimyasalları kalbi korur. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler, sulandırır. Antibakteryel özelliğe sahiptir. Mantarı önler. Kimi araştırmalar tümörlerin büyümesini önlediğini gösteriyor. Yemeğinize katmadan önce iyice ezmeli ve 10 dakika kadar bekletmelisiniz. Uzun süre yüksek ısıda pişirmek faydalı içeriğinin ölmesine neden olur.

Yeşil çay

Normal antioksidanların 100 katını barındırır. Zengin bir C vitamini kaynağıdır. Katesin adı verilen bir polifenol türü, yeni kan damarlarının büyümesini sağlar. Bu yolla yeni oluşmakta olan tümörlerin beslenmelerine engel olur. Düzenli tüketimi mide, karaciğer ve gırtlak kanseri riskini azaltır. Günde 10 fincan içilmesi kalp hastalığı riskini düşürür. Yapraklarını çiğnemek mikropları öldürüp diş çürümesini engeller.

Domates

Keççap, konserve domates sosu gibi yiyeceklerdeki domatesin başta prostat olmak üzere birçok kanser türü riskini azaltıyor. Antioksidan etkiye sahip 'likopen' maddesini en yüksek oranda içeren gıdadır. Bu madde pişme esnasında çok çabuk açığa çıkar. Bir miktar yağ eklendiğinde vücut kolay emer. Çiğ domates ise zengin bir C vitamini kaynağıdır.

Yaban mersini (çay üzümü)

Minik, mavi-mor renkteki bu meyve diğer sebze ve meyvelerden çok daha fazla antioksidan içerirler. Kalp hastalıkları ve kansere neden olan serbest köklerle mücadele eden maddeler bulundurur. Hafızayı ve zekayı güçlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarıyla mücadele eder.

Mide kanserine karşı Ispanak

 Gut adlı Amerikan sağlık dergisi, ıspanağın mide kanseri için doğal bir savaşçı olduğunu açıkladı. Ispanaktaki folik asitin kanseri önlediğini belirten uzmanlar, bu sonuca 15 aylık bir araştırma sonunda ulaştılar. Uzmanlar "Ispanağın yanı sıra günde 400 gram yeşillik de benzer etkiyi sağlar" diyor.

Yiyeceklerimizdeki Sağlık

1-Günde mutlaka iki elma yiyin. Bu, kolesterol seviyenizi en az yüzde 16 oranında düşürüyor.

2-Kırmızı et gibi besinlerdeki hayvansal yağ kolesterolünüzü artırır. Bitkisel yağı tercih edin.

3- Az yağlı yoğurdun kolesterol seviyesini düşürmede etkin olduğu kanıtlanmıştır. Yoğurt alırken az yağlı ya da diyet olmasına dikkat edin.

4- Meyve ve sebzelerde bulunan C vitamini yağlı besinlerin oksitlenmesini önler. Her gün kırmızı ve yeşil biber, lahana ya da asitli meyve yiyin

5-. Sık sık lifli besinler yiyin. Ancak burada da doğru olanı seçmelisiniz. Yulaf ve fasulyedeki lif, kepekten daha faydalıdır

6-. Yemeklerinizde pişirme yağı olarak zeytinyağı kullanmaya özen gösterin.

7- Dikkatli ve dengeli bir biçimde kilo verin. Düzenli ve kontrollü egzersiz yapın. Fazla kilolar kolesterolün en iyi dostudur. Kalp damarlarında tıkanıklığın ve kolesterolün yükselmesine neden olurlar.

8- Abur cuburdan uzak durun. Özellikle margarin yağı içeren besinlerden çekinmelisiniz.

9- Bol bol sarmısak yiyin.


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document