Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Göz Sağlığı İçin

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Sebze ve Meyvelerin Göz Sağlığına Faydaları

Kalıtımla geçen veya mikrobik bir hastalık olmadıkça, aile içi evlilik, kaza ya da mekanik nedenler oluşmadıkça, göz sağlığımızı yediğimiz besinlere dikkat ederek de koruyabiliriz.

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Ayşegül Bahar Ektirici, sebze ve meyvelerin göz sağlığımız üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Elimizde Olmadan Yakalandığımız Göz Hastalıkları Var
Göz hastalıkları kalıtım veya mikrobik yollarla geçebilir, çeşitli kazalar ya da yaşlanma gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Geri kalmış ülkelerde trahom gibi mikrobik yollarla bulaşan hastalıklar, A vitamini eksikliği ve beslenme bozukluğu da körlüğe yol açan diğer nedenlerdendir.

Şişman veya obez olmak da göz sağlığını olumsuz olarak etkilemekte ve yaşa bağlı makular dejenerasyon riskini arttırmaktadır. Harward Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmalarda kilolu kişilerde oluşabilen bu göz problemlerinin göz sağlığını etkileyen vitamin ve minerallerin depolanma veya kullanım sorunları nedeniyle oluşabileceği belirlenmiştir.

GÖZ SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYAN VİTAMİN VE MİNERALLER:
A vitaminin göz sağlığı için yararları ve kseroftalmi, gece körlüğü gibi durumların önlenmesinde etkili olabildiği eskiden beri bilinmektedir. Göz sağlığımızı sadece havuç ve A vitamini ile korumamız da mümkün değil. Bilhassa yaşlanma ile ortaya çıkan katarakt ve makular dejenerasyon (AMD) gibi görme sorunlarının önlenmesinde vitaminler, mineraller (A, C, E, ÇİNKO, beta karoten, lutein ve zeksanthin, omega 3 ve 6) ve bazı bitkisel ürünlerin rolü düşündüğünüzden de fazla. Doğru beslenmenin gözümüzü yukarıda saydığımız birçok hastalığa karşı koruyacağı veya hastalıkları yavaşlatılabileceği araştırmalar sonucunda kanıtlanıyor.
Makula (sarı nokta), keskin görmeden sorumlu retina tabakasının ortasında bulunan çok küçük bir alanı kapsar. Karşıya baktığımızda kornea ve lens tarafından ışık makulaya odaklanır. Makular dejenerasyon, bu sarı noktanın hasarlanması sonucu ortaya çıkar.

Göz Sağlığınız İçin Günlük Alınması Gereken Dozlar

Vitamin C: Erkek için 90 mg, kadın için 75 mg, (+35 mg sigara içenler için).
Vitamin E: 22 IU (15 mg) naturel, 33 IU (30 mg) sentetik
Lutein ve Zeaxanthin: 1.7 mg
Beta-karoten: 1.9 mg
Çinko: Erkek için 11 mg, kadın için 8 mg.

C VİTAMİNİ
Vücut ve göz sağlığı için gerekli bir essansiyel suda eriyen vitamin olan C Vitamini'nin çok güçlü bir antioksidant olarak görevleri vardır. Özellikle katarakt ve makuler dejenerasyon hastalıklarının tedavisinde önemli bir faktördür.

Besinlerdeki C Vitamini Miktarları
Papaya (1 diliminde 188 mg)
Portakal suyu (160 cc'de=1 normal su bardağında 93 mg)
Çilek (8 tanede 84 mg)
Greyfurt suyu (160 cc'de 70 mg)
Mango (1 dilimde 57 mg)
Çiğ yeşil biber (1/2 kasede 45 mg)
Brokoli çiğ (1/2 kasede 41 mg)
Çiğ karnabahar (1/2 kasede 23 mg)
Domates (1 tane orta boyda 23 mg)

E VİTAMİNİ
Yağda eriyen bir vitamin olan E Vitamini, çok güçlü bir antioksidandır. Kronik göz hastalıklarından korunmak için büyük önem taşır.

Besinlerdeki E Vitamini Miktarları mg/(IU)
Badem (30 gramında 5.0\ (7.5)
Ayçiçek yağı (1 yemek kaşığında 3.1\ (4.7)
Mısır yağı (1 çorba kaşığında 1.9\ (2.9)
Fıstık (30 gramında 1.3 \(2.1)

A VİTAMİNİ
A Vitamini (beta karoten), lutein ve zeukszantin gibi besinlerin içinde doğal olarak bulunur. Güçlü bir antioksidandır ve göz sağlığı için büyük önem taşır. Yeterli miktarda tüketildiğinde gece körlüğü, makuler dejenerasyon ve katarakt oluşumunu geciktirir.

Besinlerdeki Beta Karoten Miktarları mg/(IU)

1 orta boy havuç 12.1 (20,250)
Çiğ mango (1 tanesinde 4.8 (8,050)
Pişmiş ıspanak (1/2 kasee 4.4 (7,370)
Kayısı (1/2 kasede 1.2 (2,055)
Donmuş brokoli (1/2 kasede 1.0 (1,740)

LUTEIN VE ZEAKSANTHIN
Son yıllarda Lutein ve Zeaksanthin'in yaşa bağlı göz hastalıklarının gelişmesindeki koruyucu rolü üzerine yapılan bilimsel çalışmalar dikkat çekmektedir. Bu iki bileşiğin göz dokusunda yer alan karotenoitler olması ve antioksidan etkileri göz sağlığı açısından önemini arttırmaktadır. Bu nedenle Lutein ve Zeaksantin'in yaşlı hastalarda katarakt ve makular dejenerasyon gelişiminin önlenmesinde yararlı olabileceği düşünülmektedir. Lutein ve Zeaksanthin hakkındaki bilimsel çalışmalar henüz tam olarak sonuçlanabilmiş değildir, ancak ön bulgular olumludur.

Besinlerdeki Lutein Miktarları(mg)
Pişmiş ıspanak (1 kasede 13.3)
Lahana, (1 kasede 10.2)
Pişmiş brokoli (1 kasede 3.4)
Pişmiş bezelye (1 kasede 3.2)
Çiğ ıspanak (1 kasede 1.8)
Doğranmış yeşil biber (1 kasede 0.9 )

Besinlerdeki Zeuksanthin Miktarları(mg)
Portakal (1 kasede 1.5)
Dondurulmuş \ pişmiş mısır (1 kasede 0.7)
Pişmiş ıspanak (1 kasede 0.4)
Çiğ ıspanak (1 kasede 0.1)
Mandalina (1 tanede 0.1)

ÇİNKO
Çinko vücut fonksiyonları için gerekli bir mineraldir. Özellikle göz sağlığı üzerinde önemli fonksiyonları bulunur.

Besinlerdeki çinko miktarları (mg)
Karides 6 tane 76.0
Biftek, 90 gr 4.8
Tavuk budu 1 tane 2.7
Düşük yağlı yoğurt 1 kase1.6
Karışık kuruyemiş 1 kase 1.1
Süt 1 kase 0

B2 VITAMINI (Riboflavin):
Enerji üretimi, cilt-saç- tırnak ve göz sağlığı için önemli, deri ve göz sağlığı için gerekli bir B grubu vitaminidir. B2 vitamini yetersiz alındığında gözlerde kaşınma, ışığa karşı hassasiyet, ağız ve dilde yaralar oluşur. Özellikle yoğurdun yeşil suyunda çok bulunur. Ayrıca sütte ve peynir suyunda da bulunmaktadır.

OMEGA 3 VE OMEGA 6 YAĞ ASİTLERİ:
Beyin sinirleri ve göz sinirleri gelişiminde büyük önem taşır. Göz kuruluğunu azalttığı yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Balık, ceviz ve keten tohumu önemli omega 3 kaynaklarıdır. Mısırözü, soya ve ayçiçeği yağında ise Omega 6 bulunur.

GÖZ SAĞLIĞI İÇİN HANGİ GIDALARI TÜKETELİM?


-Kayısı, havuç, mango, şeftali, yumurta ve ciğer, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlayarak, gözü, göze giren yabancı maddelerden arındırıyor. Göz kapaklarını besleyerek, göz kızarıklığını ve iltihaplanma riskini azaltıyor, güneş ışınlarına karşı korunma sağlıyor.

-Kiraz, üzüm, çilek, yeşil çay uzun çalışma saatleri nedeniyle oluşan gözlerdeki gerginliği azaltıyor. Gözdeki kan damarlarını besleyerek, gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlıyor. İleride katarakt olma riski de, yine bu meyveleri tüketerek azaltılabiliyor.

-Sarı dolmalık biber, muz, mandalina, portakal ve üzüm, içeriklerindeki lutein ve zeuksanthin aracılığı ile retinayı koruyor. Aynı zamanda göz etrafında oluşan ince çizgileri azaltıyor.

-Ayçiçeği, susam, avokado, fındık ve badem, göz kapaklarını besleyerek, gözlerin şiş veya kırmızı görünmesini engelliyor. Gözlere kan oturmasını önlemesinin yanı sıra, göz ağrılarını azaltıyor. Özellikle içeriğindeki E vitamini makuler dejenerasyonu önlüyor.

-Sarmısak, pırasa, çilek, yeşil çay, gözün bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Gözde arpacık çıkma riskini azaltırken göz ağrısına, sulanmasına ve kızarmasına engel oluyor.

-Kepekli makarna, tam buğday ekmeği, gözdeki damarları koruyor. Ayrıca vücudun stresle daha kolay baş etmesine yardımcı olarak, göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor.

- Papatya çayı, süt, yoğurt, muz, göz etrafında oluşan halkalara ve göz torbalarına iyi geliyor. Göz ağrılarını, kızarıklıklarını ve çizgilerin oluşumunu azaltıyor.

-Havuç, şeftali gibi besinlerde bulunan beta karoten geceleyin daha iyi görmeyi sağlıyor.

ntvmsnbc, 26/09/2007

Gözlerinizi Kırparak Dinlendirin

Gün boyunca ekrana kilitlenen gözlerde oluşan yorgunluk için Florence Nightingale Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Yard. Doç. Dr. Özgür Artunay, gün içinde gözlerinizi 10 dakika arayla dinlendirmenizi tavsiye ediyor. Bilgisayara bağlı göz yorgunluğuna azaltmak için:

* Gözlerinizi mümkün olduğu kadar kırpın. Sigara dumanından uzak durun. Direkt kuru hava gözü rahatsız ettiğinden klimadan uzak durun.

* Ekranınızın renk ve parlaklık ayarını ayarlayın ve öyle kullanın. Bilgisayarın monitör ayarında parlaklık düşürülerek göze gelen ışımayı azaltın ve göz yorgunluğunun önüne geçin.

* Bilgisayar kullanırken gözlerin kurumasını ve çabuk yorulmasını önlemek için, göz kırpma sayısını bilinçli olarak arttırın.

* Monitörü göz hizasının 10- 15 derece altına olacak şekilde yerleştirin. Bunun ayarı monitörün üst kenarının göz seviyesinin biraz altında kalmasını sağlayarak yapılabilir.

* Ayrıca 10-20 dakikalık aralar verip uzağa bakın.

* Oturuş pozisyonunuzu ayarlayın ve dik oturun.

* Ekranın zemin renginin açık renk seçin. Çünkü koyu renkli zemin etraftaki açık renkli objelerle (beyaz kağıt, açık renk mobilya) kontrast yapacak ve gözünüzü yoracaktır.

* Belirli aralıklarla ekrandan farklı yere bakarak göz kırpma refleksini normale döndürün.

* Lenslerinizi mümkün olduğu kadar az kullanın ve bakımını iyi yapın. Eğer kuruma varsa yapay göz yaşı kullanın.

* Yaşadığınız ve çalıştığınız ortamlarda havalandırma ve ışığın durumuna dikkat edin. Az ışığın gözü yorduğu gibi yoğun ışık ve kuru havanın da yorgunluk oluşturduğunu unutmayın.

* Kirpik diplerinizde biriken artıkları düzenli sıcak su ile temizleyin. Bu gözyaşınızın da daha sağlıklı olmasını da sağlar.

* Kuru göz hastalığınız varsa bunun için sürekli yapay göz yaşı kullanın.

* Odada aydınlatmada kullanılan ışık kaynağı ne kadar parlak ve size direkt geliyorsa problem o kadar artacaktır. Arkanızdan ve omuz hizanızdan çapraz olarak gelen bir ışık kaynağı kullanın.

* Gözlerde kuruma oluşturacak uzun süre bilgisayarla çalışmak, okumak, araba kullanmak, televizyon seyretmek gibi işleri dinlenerek yapın. Televizyon en az 3 metre uzakta olmalı. Okurken ve bilgisayar karşısında 10-20 dakikada bir gözü dinlendirip uzaklara bakın.

sabah,  02/11/2007

Kalitesiz Güneş Gözlüğü Katarakta Sebep Oluyor

Uzmanlar, güneş gözlüklerinin rastgele alınmaması ve ucuz olduğu için tercih edilen; ancak ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu özelliği olmayan gözlüklerden kaçınılması gerektiğini söylüyor.

Ünlü markaların kötü taklitleri katarakt başta olmak üzere gözlerde kalıcı bazı hasarlara da sebep olabiliyor.

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Uzmanı Operatör Doktor Levent Ersan, güneş gözlüğü satın alırken, uzun dönemde gözlerin sağlığını maksimum koruyacak olanların seçilmesi gerektiğini anlatıyor. Piyasada çok sayıda taklit ürünü bulunmaktadır. Ultraviyole ışınlarını geçiren, bozuk camlardan yapılmış güneş gözlüğü kullanıldığında göz bebekleri büyüyor ve dolayısıyla zararlı ışınlar göze daha çok girerek retinada olumsuz etkilere yol açıyor.

Yanlış güneş gözlüğü kullanımı sebebiyle katarakt ameliyatlarının 30-35 yaşlarına kadar düştü. Bu tür gözlükler uzun süre kullanıldığı zaman iki göz arasındaki ilişkiyi de bozmakta ve bulanık hatta çift görme rahatsızlıklarına neden olmaktadır.

Göz hastalıkları uzmanı Opr. Dr. Tezel İyiiz de sahte gözlüklerin gözde ciddi hasarlara neden olabileceğini vurguluyor. Gözlüğün modelinden çok işlevi ön planda olmalı, ultraviyole korumalı bir güneş gözlüğü kullanılmalı.

-Güneş gözlüğünü taktığınızda gözünüzün bulanmaması gerekiyor.

- Satın alacağınız güneş gözlüğünü ışığa karşı tutun. Ardından gözlüğü aşağı-yukarı oynatın. Böyle yaptığınızda camında dalgalanmalar oluyorsa gözlük camı kalitesizdir.

zaman, 08/05/2007

Sarı Kantaron Otu, Gözdeki Sarı Noktaya İyi Geliyor

Sarı Nokta Nedir?

Tıptaki adı, "yaşa bağlı makula dejenerasyonu" olan "sarı nokta" , ortalama ömrün uzamasına bağlı olarak göz dibindeki "sarı nokta" adı verilen bölgedeki rahatsızlıklardan kaynaklanan görme kaybıdır. 

Küre şeklindeki gözün arkasında ve merkezinde, karşıdan gelen ışığın üstüne düştüğü noktanın "sarı nokta" olarak adlandırıldığını anlatan Bayraktar, 400-500 mikron çapındaki bu alanın görmenin en değerli kısmıdır. Etrafındaki 3 milimetrelik bir alanın ise gözün arka kısmındaki kenar kısımlara göre daha yüksek görme gücüne sahip bir bölgedir.  Bu bölgelerde herhangi bir rahatsızlık ortaya çıkması halinde görmede ileri derecede kayıp meydana gelebilmektedir.


Hastalık 50-55 yaş arasında yüzde 5-10 oranında, 75 yaş üstünde ise her 3 kişiden birinde görülmektedir.

Bu hastalığın yüzde 90'ı "kuru tip" adı verilen tarzda ortaya çıkar. Hastalığın bu türünde tam görme noktasındaki hücrelerde harabiyet  söz konusudur. Diğer 10'luk dilimi oluşturan "yaş tip", yaşa bağlı sarı nokta harabiyetinde ise hastalık çok hızlı bir şekilde ilerleyerek görme kaybına yol açmaktadır.

"Hastalıkla Mücadelede Hedef, Kaybı Durdurmak"

Şikayetlerin hastalığın türüne bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Bayraktar, kuru tipte belirtilerin, bakılan noktanın görülememesi ya da bu alanın ortasında bir leke görülmesi şeklinde yavaş yavaş gelişir.

Bu türde hastalık yavaş geliştiği için hastalar daha çok görme kaybının ardından hekime başvururlar. Bu nedenle bu tür belirtilere karşı duyarlı olunması gerekir. Görme noktasındaki çok hızlı bir harabiyetin söz konusu olduğu "yaş tip"te ise şekiller çarpık ya da düz ve uzun nesneler eğri görülür.

Bu tür belirtiler ortaya çıktığında hemen bir hekime başvurulmalıdır. Çünkü bu hastalığın tedavisinde genellikle kaybedileni kazanmak söz konusu değildir. Hastalıkla mücadelede hedef, kaybı durdurmaktır.

Hastalıkla mücadelede yaşam tarzı değişiklikleri de gereklidir. Sigara alışkanlığından vazgeçilmesi, hipertansiyon ve damar sertliği ile mücadele, kan yağlarının normal seviyede tutulması, beslenmeye özen gösterilmesi ve kahverengi tonda güneş gözlüğü kullanılması önemlidir.

Hastalığın Tedavisindeki Klasik Yöntem

GATA Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalından Doç. Tabip Yarbay Hakan Durukan da, son yıllarda en fazla başvurulan en klasik tedavi yöntemlerinden birinin "fotodinamik" tedavi olduğunu söyledi.

Bu tedavi yöntemiyle, özel bir boya enjekte edilen sarı noktanın altında gelişen anormal damarların tıkanarak küçültülüp ve böylelikle hastanın görme duyusu korunabilmektedir.
Bu tedavide tek seansta sonuç alınmasının mümkün değildir. 1-2 yıl devam eden tedavi sürecinde yılda ortalama 4-6 kez enjeksiyon yapılmasının zorunludur.

Dünyada İlk Kez Geliştirilen Tedavi Yöntemi

GATA Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalından Prof. Tabip Albay Güngör Sobacı tarafından dünyada ilk kez geliştirilen, sarı kantaron bitkisinin kullanıldığı tedavi yönteminde ise hastalığın ilerleyişinin durdurulmasında büyük başarı elde edildi.

2000 yılından beri yürütülen çalışmada hastalara bu bitkiden ağız ya da damar yoluyla verildi.  Bu tedavi klasik yönteme göre zaman ve maliyet avantajı vardır.

Geliştirilen yöntemle toplam 3 seans yeterli olmaktadır.  İlacın verilmesinden 6 saat sonra hastanın gözündeki sarı noktada oluşan damarlar lazerle kurutulur. 3 ayda bir kontrol edilen hasta bu süre içinde günde 3 kez ilacı almaya devam edecektir. Bu hem yeni damarların oluşmasını engelleyecek, hem de hastanın psikolojik açıdan rahatlamasını sağlayacaktır.

Klasik tedavi yönteminin seansının maliyeti en az 2 bin YTL, bu yöntemin seansının maliyeti ise 30 YTL . Yan etkileri diğer yönteme göre "yok denecek kadar az"dır.

Sobacı, ağızdan uygulanan tedaviyi alan hastaların 3 yıldır izlendiğini ve 4. yıla girildiğini belirterek, bu hastaların yüzde 18'inde görme artışı, yüzde 20'sinde görme kaybı olduğunu, yüzde 64'ünde ise görme düzeyinin korunduğunu söyledi.

Damar yoluyla tedavi uygulanan hastaların takibinde 3. yıla girilen  bu vakaların yüzde 6.5'inde görme artışı, yüzde 6.5'inde görme kaybı , yüzde 87'sinde ise görme düzeyi korunduğu gözlendi.

Sobacı, henüz bilimsel çalışma aşamasında olan yöntemin Sağlık Bakanlığından gerekli iznin alınmasından sonra yaygınlaştırılabileceğini belirtti.

Sarı Kantaron Nedir?

Çok eskilerden beri içinde pek çok iyileştirici  etkisi olduğuna inanılan sarı kantaron, halk arasında "kanom", "kılıç otu", "mayasıl otu", "yara otu" gibi adlarla biliniyor.

Dümdüz ayakta duran ve 90 santimetreye kadar yükselebilen bitkinin sarı çiçekleri, ezildiğinde kırmızı bir sıvı salgılıyor.

Sarı kantaron, 2 bin 200 metreye kadar yüksekliğe sahip çayırlıklarda, orman ve tarla kıyılarında yetişiyor.
Bitki çay olarak sinirsel rahatsızlıklara, histeriye ve düzensiz adet kanamalarına karşı da kullanılabiliyor.

Kantaron yağının ise dıştan kullanımda yaralara, çatlaklara, lumbago ağrılarına ve güneş yanığına karşı çok etkili olduğu bildiriliyor.

sabah, 22/01/2007

Fazla Ekmek Gözleri Bozabilir

Amerikan bilim adamları, fazla ekmeğin gözleri bozabileceği uyarısında bulundular.

Avrupa'da son 200 yılda artan göz bozuklukları, ekmek gibi nişasta ağırlıklı besinlerin daha fazla tüketilmesinden kaynaklanıyor.

Buğday ürünlerinin içindeki yüksek orandaki nişastanın çok çabuk sindirildiğini ve ensülin hormonunun pankreastan normalden daha fazla salgılanmasına neden olduğunu söyledi.


Fazla salgılanan ensülin hormonunun, gözün gelişimini bozup, göz yuvarlağının büyümesine neden olabileceğini söylendi. 

Göz yuvarlağı normalden büyük olan insanların uzağı göremediği (miyop) belirtildi.

Aşırı kilolu ve şeker hastalarının genelde miyop olmaktadır.


Batılıların gözlerinin, sadece kitap okuma alışkanlıkları arttığı için bozulduğu savının yanlış olduğunu söyleyen bilim adamları, ülkelerinde Batılıların eğitim sistemini uygulayan, ancak kendi beslenme alışkanlıklarını devam ettiren Pasifik'in güneyindeki Vanuatuadasındaki halkın sadece yüzde 2'sinin miyop olduğunu örnek olarak gösterdi.

Katarakt Riskine Karşı C Vitamini

Amerikan Sağlıklı Beslenme Dergisi'nin haberine göre, her gün C vitamini almak, yaşlılıkta katarakt olma riskini yüzde 57 ile 73 oranında azaltıyor.

500 kadın üzerinde yapılan araştırma sonunda C vitamini almayanların yüzde 34'ünde katarakt sorunu çıktığı görüldü.

Uzmanlar, özellikle 30-60 yaş altı kadınların her gün C vitamini alması gerektiğinin altını çizdi.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document