Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Kadınlar İçin!

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Kadınlara Özel Besinler

Sağlıklı beslenmenin ilk altın kuralı ihtiyacınız ölçüsünde bütün besin gruplarından tüketmektir. Fakat biz kadınların bazı yiyeceklere daha fazla önem vermemiz de gerekmekte. Yapılan araştırmalar osteoporoz, meme ve rahim kanseri, kalp hastalıklarından korunmada ve menopoz sıkıntılarının azaltılmasında bazı besinlerin etkili olduğu yönünde.

Beslenmenizde illaki tüketmeniz gereken 9 besin;

Nohut

İçeriğindeki fitoöstrojen sayesinde bayanlarda östrojen hormonunu dengeler, menopoz döneminin daha rahat atlatılmasını sağlar. Lif oranının yüksek olmasından dolayı kabızlığa karşı etkilidir ve damar tıkanıklığını giderir. Yapılan çalışmalar meme kanserine karşı koruyucu etkisi bulunduğunu belirtmektedir.

Domates

Günlük beslenmemizde salata, sebze yemekleri içerisinde illaki tükettiğimiz domates likopenden zengin bir sebze. Likopen meme ve rahim kanseri olmak üzere birçok kanser türüne ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Likopenin etkisini artırmak için domatesi pişirmek ve biraz sıvı yağ ilave etmek de önemli bir unsur.

Keten tohumu

Keten tohumu 3 önemli besin öğesinden zengindir; omega-3 yağ asidi, posa ve lignan. Lignanlar hastalıklara karşı koruyucu özelliği olan yararlı bileşiklerdir. Yapılan araştırmalara göre günde tüketilen 40g. toz keten tohumu menopoz sıkıntılarının azaltılmasında , iyi kolesterol seviyesinin yükselmesinde yine bayanlarda sıkça görülen kabızlığın giderilmesinde ve meme kanserini önlemede faydalı olmaktadır. Günde 1-2 yemek kaşığı toz keten tohumu tüketilmesi yeterlidir. Sebze yemeklerine, salataya, çorbaya ilave ederek daha rahat yemek mümkün.

Hamsi veya somon

Omega-3 yağ asidi herkesin tüketmesi gereken bir yağ asidi ama bayanların daha fazla önem vermesi gerekmekte. Hamilelik döneminde bebeğin sinir gelişimi ve beyin gelişimi için çok önemli bir yağ asidi. Emziklilik döneminde sütün kalitesini artırmakta ve annenin lohusa sendromundan kurtulmasına yardımcı olmakta. Menstürasyon sorunlarını hafifletmekte ve regl yi düzenlemektedir. Menopoz döneminde östrojen salınımını artırmakta ve kemik sağlığını güçlendirmektedir. Haftada 2 kez 1 porsiyon tüketmeye özen gösterin.

Ispanak

Ispanak demir, iyot, kalsiyum, folik asit, klorofil, lutein, zeaxanthin, A, C, ve K vitaminlerinden zengindir. Folik asit hamilelerde bebeğin spina bifida denilen hastalıktan korunmasını sağlar ve ileri yaşlarda görülen alzheimer riskini azaltır. Ispanak yaşa bağlı görme fonksiyonlarındaki azalmayı önler, karaciğer ve mide kanserlerine karşı koruyucudur, menopoz döneminde kemik sağlığının korunması için önemlidir ve yine özellikle bu dönemde görülen ödem sorunlarının da hafifletilmesinde yardımcıdır. Kan dolaşımını hızlandırdığından bayanlarda varis oluşumunu azaltır.

Böğürtlen

Kadınlarda üriner sistem enfeksiyonlarına karşı etkili olduğu bilinen böğürtlen içeriğindeki hippurik asit sayesinde hastalık yapan bakterileri yok edici özelliğe sahiptir. Proantosiyanin ve flavonoidler sayesinde güçlü bir antioksidanttır.

Yoğurt ve Kefir

Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı etkisi bulunmaktadır, mide rahatsızlıklarını önler . Zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Kolon kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur.

Karnabahar

Karnabahar içeriğindeki ferulik asit sayesinde meme kanserine karşı koruyucu etki göstermektedir ayrıca düzenli tüketimiyle bakteri ve virüslere karşı vücudu koruyucu ve ağır metalleri de vücuttan temizleyici özelliği bulunmaktadır. Regl sırasında veya menopoz döneminde de ödem atıcı özelliği bulunmakta. Mümkün olduğu kadar etrafındaki yeşil yapraklarıyla birlikte pişirin.

Ceviz

Günde 10 adet tüketilen ceviz osteoporoz riskini azaltmakta ve meme kanserine karşı koruyucu rol oynamaktadır. İçeriğindeki fitosterol ve omega-3 yağ asidinin kanser tümör gelişimini yavaşlattığı bilinmektedir.

Dyt.Özlem Sert Aydın

milliyet, 17/01/2011

Kadınlar İçin 5 Yiyeceğin Önemi

Bu beş harika yiyeceği yaşı kaç olursa olsun tüm kadınlar hem güzellikleri hem sağlıkları için diyetlerinin birparçası yapmalılar.

Yabanmersini       
Yabanmersini, idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşma kabiliyeti ona bir yiyecektir. Günde 300 gram yabanmersini suyu yeterlidir. Son araştırmalar gösteriyor ki yabanmersini soğuk algınlığını kovmaya, mide kurtlarıyla savaşmaya ve bazı tür kanserlerde de işe yarıyor. İçeceğinize eklediğiniz bir parça şekersiz yabanmersin, kekinize ya da mısır gevreğinize ilave edeceğiniz kuru mersin size gereken faydayı sağlayacaktır.

Ceviz

Ceviz, omega-3 bakımından çok zengindir. omega-3 iltihabı azaltır ve iyi kolesterolü yükseltir. Hatta cevizin depresyona iyi geldiği, Parkinson ve Alzheimer hastalığı risklerini azalttığı bilinmektedir. Salatanızın üzerine ekleyeceğiniz çeyrek kap ceviz hem yemeğinize lezzet kazandıracak hem de sağlık verecektir.

Fasulye
Fasulye, kalp hastalıklarını engeller ve kolon kanserine iyi gelir. Fasulyeler magnezyum, potasyum ve lif zenginidir, bundan dolayı da kalbinizin en büyük dostlarından biridir. Haftada beş altı defa konserve böbrek ve nohutla karıştırdığınız sosunuzu, salata ve yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

Balık
Omega-3
zengini deniz ürünlerini haftada en az 2 kere tüketmekkalp krizi riskini azaltmaktadır. Ayrıca doğurganlık yaşındaki kadınlar ve emziren annelerin haftada 350 gram deniz mahsulü tüketmeleri gerekmektedir.

Domates

Antioksidan lycopene yüklü pişmiş ve çiğ domatesli yiyecekler iyi bir sağlık paketidir. Araştırmalar lycopenezengini diyetler uygulayan kadınların diğerlerine göre %50 daha az meme kanseri olma riskiyle karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Antioksidan ayrıca tansiyonunuzu ve kötü kolesterolünüzü düşürür ve hatta leke dejenerasyonu ve kanser riskini de azaltır.

hurriyet, 18/07/2008

Doğum Kontrol Hapları İçin Kötü Rapor

Oxford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir çalışma doğum kontrol haplarının kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırdığını ortaya koydu.


Tıp Dergisi Lancet'te yayımlanan ve farklı ülkelerde 52 bin kadının katılımıyla yapılan araştırmada, riskin ilaçların kullanım süresine paralel olarak arttığı açıklandı.

Uzmanlar ilaçtan kaynaklanan ek risklerin düşük olduğunu belirtmekle beraber kadınların düzenli muayene olmasının önemini vurguluyorlar.

Veriler, ilaçları düzenli kullanan kadınların rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin ilacı hiç kullanmamış bir kadına göre iki kat artabildiğini gösteriyor.

İngiltere gibi ülkelerde, hiç ilaç kullanmamış kişilerin hastalığa yakalanma oranı binde 3,8 olurken, bu oran beş yıl ilaç kullananlarda binde 4'e, 10 yıl kullananlarda binde 10'a yükseliyor.

İlaç 10 yıl boyunca kullanılmadığında ise risk hiç ilaç kullanılmamış gibi bir düzeye geriliyor.

Daha önce de ilaç ile rahim ağzı kanserinin bağlantılı olduğu sonucuna varan başka çalışmalar yapılmıştı. Ancak ilacın etkisinin ne kadar süreyle geçerli olduğu belirlenememişti.

Bu tür ilaçlar, dünya genelinde yüzmilyonlarca kadın tarafından kullanılıyor.

Oxford Üniversitesi bünyesindeki İngiltere Kanser Araştırmaları Merkezi uzmanlarından Dr Jane Green, ilacın hala doğum kontrol için en etkin yöntem olduğunu, uzun vadede yumurtalık ve rahim kanseri riskinde sağladığı azalma, meme ve rahim ağzı kanseri riskinde ise artışa neden olmaktadır.

Alanın bir diğer uzmanı Profesör Peter Sasieni ise riskin 10 binde iki gibi bir düzeyde olduğunu söyledi.

Sasieni, "üç kadından biri yaşamları sırasında bir tür kansere yakalanmaktadır" dedi.

haber7, 09/11/2007 

Kadınlar En Fazla Kaç Kilo Kaldırmalı?

Evde günlük işlerinizi yaparken birçok ağrıya davetiye çıkartıyorsunuz. Prof. Dr. Işık Akgün dayanılmaz ağrılar çekmenize, menüsküs yırtılmalarına ya da fıtığa yol açan alışkanlıklarınızdan kurtulmanızın yollarını açıkladı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işık Akgün, ev hayatının yarattığı ağrılardan kurtulmanın yollarını anlattı: Ev kadınlarının yüzde 100'e yakını ağrı çeker. Çünkü evde o kadar yanlış çalışıyorlar ki... Hala Türk toplumunun büyük kısmı ev hanımlığı yapıyor. Vücudun en fazla kullanıldığı iş kolu, ev hanımlığı. Üstelik de vücutlarını o kadar yanlış kullanıyorlar ki...

EV İŞİNE DİKKAT!
Bana müracaat ettiklerinde koyduğum teşhis karşısında, "Ben ev hanımıyım. Ne futbolcuyum, ne de koşuyorum. Nasıl bu hale geldim?" diye soruyorlar. Tecrübelerim bana şunu gösterdi ki; vücudu eğitmeden yapılan ev işleri günlük yaşantıyı bozuyor ve şiddetli ağrılara neden oluyor. Sabah kalktığınızda yerdeki bir objeyi alma pozisyonunuzdan dişinizi fırçalarken aldığınız pozisyona, hatta tuvalet alışkanlıklarınızda bile bu yanlışlık devam ediyor.

ÇÖMELİP DÖNMEYİN!
Bunun dışında dolap çekmecelerini açma ya da alt çekmeceden herhangi bir şey alma esnasında eğilirken belinize ters pozisyon vererek yapılan hareketler de hem dizinizde, hem de belinizde istenmeyen yüklenmelere neden olabiliyor. Ani ağrılar oluşmasına yol açıyor. Eğilirken; dizleri bükerek mümkün olduğu kadar beliniz daha dik pozisyonda çekmece açmak doğru pozisyondur. Yere çömelmiş halde sağa ya da sola dönerek herhangi bir şeyi almaya ya da çekmeceyi çekmeye çalışırsanız, dizinize büyük bir hasar verebilirsiniz. Ev kadınlarında oluşan menüsküs yırtılmalarının çoğunun nedeni budur.

ALÇAK KOLTUK ALMAYIN
Dinlenme esnasında alınan pozisyonlar bile çoğu zaman yanlış seçilmekte ve vücudu zorlamaktadır. Hepimizin çok sevdiği kaykılarak oturmak aslında bel bölgesine çok ciddi bir yük bindirir ve zarar verir. Dinlenme esnasında size dik oturmanızı, belinizi desteklemenizi, bacaklarınızı belli bir pozisyonda uzatmanızı veya tamamen sırtüstü yatarak dinlenmenizi öneririm. Koltukta istirahat sırasında ise çok alçak koltukları tercih ekmeyin. Çünkü koltuktan kalkarken eklemlere çok ciddi yük bineceğinden zorlanabilirsiniz. Koltukların belli bir yükseklikte seçilmesine özen gösterin. Zaten ev yaşantınızda bazı yakınlarınızın iskemleyi seçtiğini görürsünüz. Dik oturulan koltuklar daha uygundur.

TV TAM KARŞINIZDA OLSUN
Televizyonu yatar durumda seyredebilirsiniz. Bu durumda televizyonun sizin göz hizanızda olması gerekmektedir. Başınızı döndürme hareketleri yaptıracak şekildeki televizyon seyretmeler yanlış pozisyonlardır. Televizyon, koltuğunuzun tam karşısında olsun. Yatakta seyrediyorsanız televizyon yine tam karşıda olmalı.

EĞİLİP YER SİLMEYİN!
Evdeki yer temizlikleri de ev hanımlarının en dikkatsiz oldukları pozisyonlardır. Özellikle yerleri süpürürken babaannelerimizin süpürgeleri olan çalı süpürgelerinin kullanılması çok tehlikelidir. Daha çok uzun saplı ve pozisyonunuzu dik tutacak süpürgeleri seçin. Yere eğilip, dizleri yere koyarak yer silmenin de dizler açısından son derece sakıncalı olduğunu sakın unutmayın

4 KİLODAN FAZLA KALDIRMAYIN
Ev hanımlarını en çok etkileyen olaylardan biri de ağır kaldırmaktır. Özellikle eğilerek, dizleri bükmeden, belden eğilerek birtakım ağırlıkları yukarı doğru kaldırmak bele çok fazla güç bindirerek ağrı oluşmasına yol açar. 3 kilodan fazla ağırlığı zaten fizyolojik olarak da taşımamak gerekir. Mutlaka ağır bir şey kaldırmak gerekiyorsa, bu objeyi vücudunuza yaklaştırarak kaldırın. Sadece bele ve kollara ağırlık binmesin. Her insana 4 kilodan fazla ağır kaldırmak mutlaka zarar verir. Pazara gidiyorsanız çekçek kullanın, tekerlekli çantalar edinin.

MUTFAKTA TABURENİZ OLSUN
Ev hanımlarının yemek pişirme esnasında, uzun süreli sabit halde ayakta durmaları vücuda özellikle de bele binen yükü artırdığı için, belli bir süre sonra ağrılar oluşur. Bu nedenle ya hareket edip dolaşarak o pozisyonu bozmaları ya da zaman zaman oturarak yemek pişirmeleri çok doğru bir hareket olur. Mutfakta bir sandalyeniz olsun ancak bu sandalye alçak olmamalı. Mutfakta yüksek bir tabure bile sizin işinizi görebilir. Bir şeyleri karıştırırken oturmayı alışkanlık haline getirin. Sabit şekilde ayakta kalma alışkanlığından kurtulun. Tezgahın alçak olmamasına dikkat edin.

haber7, 23/10/2007


İleri Yaştada Çocuk Sahibi Olunabiliyor

İngiliz kadın doğum uzmanları, menopozu geciktiren bir ilaç geliştirdiklerini açıkladı.

Buluş, kadınların daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olabilmelerine olanak tanıyacak.

Araştırma ekibinden Prof. Robert Winston, kadın yumurtasının yaşam süresini uzatan ve hap ya da enjeksiyon şeklinde uygulanabilecek bir protein bulduklarını söyledi.

Buluşun ileri yaştaki çocuksuz kadınlar için yeni bir umut olduğunu belirten Prof. Winston, "Yumurtaların yaşam sürelerini uzatan bu protein sayesinde kadınlar daha sağlıklı olacak.

Menopoz da risk almaksızın gecikecek" dedi.

İlacın, piyasaya çıkmadan önceki test aşamasının uzun bir süre devam etmesi bekleniyor.

HER YIL AZALIYOR

Modern toplumlarda kadınların çocuk sahibi olmayı ertelediklerini belirten uzmanlar, 16 yaşında 400 bin yumurtası bulunan bir kadının, 46 yaşında bir tanesine bile sahip olamadığını belirtiyor.

akşam, 12/06/2007

Kadınların Derdi "Varis"

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neyyir Tuncay Eren, kadınlarda varis hastalığına yakalanma olasılığının, erkeklere oranla 3-4 kat fazla olduğunu belirtti.

Ailesel yatkınlığı olanların yanı sıra i ayakta fazla durmayı veya sürekli oturmayı gerektiren hostesler, sekreterler, öğretmenler, doktorlar, mankenler, gazeteciler ve ev hanımlarının risk altında bulunmaktadır.

Varis, toplar damarlarda ortaya çıkan bölgesel genişlemelerdir.

Özellikle gebelik döneminde varisler ilerleyip,  doğum sonrasında pıhtılaşma ve yetmezlik olayları daha sık görülmektedir.

Bu nedenle gebelerin, gebelik döneminde gereğinden fazla kilo almamaları, hareketsiz kalmamaları ve eğer varisleri varsa varis çorabı kullanmaları gerektiğini vurgulandı.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document