Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 

 

Kalp Sağlığına Dikkat

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Kalbini Seven Bunları Yesin...

Karedeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Fındık Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Asım Örem, haftada 1 kez düzenli fındık, ceviz ve badem tüketenlerde kalp damar hastalığı gelişme riskinin % 8.3, haftada 4 kez tüketenlerde ise yüzde 35-40 azaldığını söyledi.

Prof. Dr. Örem, fındık, ceviz ve badem gibi ağaçta yetişen sert kabuklu meyvelerin insan sağlığına son derece olumlu etkilerinin olduğu belirtti.

Bu ürünlerin sağlık açısından yararlarının belirlenmesi noktasında çok sayıda araştırma yapıldığını vurgulayan Örem, şunları söyledi:

''Bu konuda yapılan çalışmaların sonucu olarak, söz konusu ürünleri haftada 1 kez düzenli tüketenlerde kalp damar hastalığı gelişme riski yüzde 8.3, haftada 4 kez tüketenlerde ise yüzde 35-40 azalıyor. Ayrıca, bu ürünleri daha sık tüketenlerin az tüketenlere göre şeker hastalığı gelişme riski de düşüyor. Fındık, ceviz ve badem gibi meyvelerin tüketiminin günlük diyetimizin vazgeçilmez bir parçası olması gerekir.''

Ürünleri tüketim şeklinin de önemli olduğunu bildiren Örem, ürünlerin aperitif olarak, öğle ve akşam yemeklerinden 1.5-2 saat önce alınmasının iştahı azalttığını, bunun sonucu olarak da ana öğünlerin daha hafif geçtiğini ifade etti.

-''HER ÜÇ ÜRÜNDEN BENZER ORANDA ALINMALI''-

Bu ürünlerin özellikle salata ve tatlı türleri ile karıştırılarak farklı lezzetler oluşturup hayat boyu tüketilmesinin önemli bir yol olduğunu ifade eden Prof. Dr. Örem, şunları vurguladı:

''Fındık, ceviz ve bademin farklı özelliklerinden dolayı fayda sağlıyor. Bu nedenle haftalık tüketimde her üçünden benzer oranlarda alınması gerekir. Günlük tüketilecek toplam miktar yaklaşık 40-50 gram olmalı, aşırı tüketim (yaklaşık 80 gramın üzeri) kilo aldırabilir. Bu tip aşırı tüketimlerin genellikle yemek sonrası yapılması ve beraberinde fazla alkol alınması olumsuz etkiyi artırıyor. Halkımızın bu ürünlerin tüketimi konusunda düzenli ve devamlı eğitime ihtiyacı var. Bunun ulusal sağlık politikası bünyesinde sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunma başlığı altında işlenmesi gerekir.''

Prof. Dr. Örem, bu tip bir diyet şeklinin, kan yağları yüksek kişilerde veya kalp hastalarında kullanılan ilaçların yerini alamayacağını ve hekimlerin verdiği ilaçların bundan dolayı kesilmemesi gerektiğini vurguladı. Örem, fındık ve benzeri ürünleri tüketmenin sağlıklı beslenmek için bir hayat tarzı olması gerektiğini kaydetti.

star, 19/03/2011

Soğukta Atkı Kullanmak Kalbe İyi Geliyor

Soğuk havalarda balıkçı yaka kazak giyilmesi ve kalın atkı kullanılmasının, boyundaki damarların dolaşımının yavaşlamasını önleyerek yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile uykusuzluğun hafifletilmesine yardımcı olduğu bildirildi.

Uzmanlar şu önerilerde bulundu:

Balıkçı yaka kazak giyin, kalın atkı kullanın.

Boynu sıcak tutun, boyun yorgunluğunu hafifletmesinin yanı sıra, boyundaki damarların soğuktan dolayı kısılmasının yol açtığı beyindeki kan dolaşımının yavaşlamasını önler, yüksek tansiyon ve kalbe iyi gelir.

bugün, 07/02/2008

Kalp Sağlığına, Portakal ve Ceviz Yiyin

AMERİKAN Natural Health dergisi, farklı üniversitelerin araştırmalarını derleyerek kalp sağlığını korumayayardımcı olan gıdaların bir listesini yayınladı. Çikolata ve yeşil çay gibi bilinen gıdaların yanı sıra portakal ve cevizin de çok faydalı olduğu ortaya çıktı. İşte derginin tavsiye ettiği yiyecekler:

1. ÇİKOLATA: Günde 3 parça bitter çikolata yemek, kolesterolü yüzde 36, kalp krizi riskini ise yüzde 50 düşürüyor.

2. YEŞİL ÇAY: Yüksek oranda antioksidan, A, C ve E vitaminleri içeriyor.

3. SOMON: Kalp sağlığı için gerekli olan Omega 3 asidi, somon balığında yüksek oranda bulunuyor. Doktorlar herkese haftada bir kez, bir avuç büyüklüğünde somon balığı yenmesini tavsiye ediyor.

4. CEVİZ: Günde birkaç avuç ceviz yemek kalbe giden kan dolaşmını düzenliyor, damar sertleşmesini önlüyor ve kalp hastalığı riskini yüzde 30 azaltıyor.

5. YULAF EZMESİ: İçerdiği lifler sayesinde kalp sağlığını koruyor. Ayrıca protein, kalsiyum, demir, çinko, bakır, magnezyum ve E vitamini içeriyor.

6.KUŞKONMAZ: Vücuttaki zararlı yağ hücrelerinin atılmasına ve kolesterolun düşmesine yardımcı olarak kalbe iyi geliyor.

7. PORTAKAL: Portakal, greyfurt ve limon gibi turunçgiller kötü kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı oluyor.

8. KURU ERİK: Antioksidan oranı en yüksek besinlerden biri... Lif içeriği sayesinde kalp hastalıkları riskini azaltıyor. 16 adet kuru erik günlük lif ihtiyacının yüzde 25'ini karşılıyor.

9. YER ELMASI: Birçok antioksidan içeren yer elması, serbest radikalleri vücuttan atarak kalp sağlığını koruyor.

10. PAPAYA: Egzotik bir meyve olan papayanın içindeki sindirim sistemini düzene sokan enzimler kalp kaslarını koruyor, potasyum ise kalbi besliyor.

vatan, 03/02/2008

Şekerleme, Kalbe İyi Geliyor

Gün içinde kısa bir uyku çekmek hem stresi azaltıyor, hem de kalbinize çok iyi geliyor.

İdeal olanı; haftada 3 kez 30'ar dakikalık şekerlemeler yapmaktır.

Çalışan orta yaşlı erkekler, gün içerisinde şekerleme yaparak kalp krizine yakalanma riskini yüzde 37 oranında azaltabilir.

Araştırmacılar, stres hormonlarının organları, vücuttaki bezeleri ve kan damarlarını hasara uğratabileceğini düşünüyor. Stres, kötü alışkanlıkları kolayca uygulamanıza da neden oluyor.

Sigara içmek, aşırı yemek yemek ve egzersizleri kesip, tembellik yapmak bu kötü alışkanlıkların başında geliyor.

Ufak uyku molalarıyla daha sakin ve mutlu bir gün geçirebilirsiniz. Hafta içi yapamadığınız şekerlemeyi hafta sonu yapın.

Kendiliğinizden uyanamıyorsanız, saati kurmayı unutmayın. Gün içinde çok uyumanın, uyku düzeninizi bozabileceğini unutmayın.

sabah, 14/02/2008

Kalbinizi Genç Tutmanın Yolları

Sebze-meyve ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme kalbin en iyi dostu. Kalp-damar hastalıklarını önleyen brokoli, kanın akışkanlığıyla omega-3 sağlayan balık ve kolesterolü düşüren cevizden bol bol yemek kalbinizi genç tutar..

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kalp Göğüs ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Bozkurt; kalp sağlığıyla ilgili okurların sorularını yanıtladı:

Kalbin Koruyucu Besinleri Hangileri?

Akdeniz tipi olarak adlandırılan, meyve ve sebzeden zengin düzenli bir diyetle beslenen kişilerin, özellikle kalbe yaralı diye bir besini almalarına gerek kalmaz. Balık etinin içerdiği omega-3 yağ asitleri, kanın akışkanlığını artırır. Kolesterol düşürücü etkisinden dolayı kalp-damar hastalıklarından korur. Brokoli, kalp-damar hastalıklarının ve kanserin önlenmesinde yardımcı olur. Baklagiller, kolestrolü düşürür ve kalp-damar hastalıklarından korur. Cevizin kolestrol düşürücü etkisi de içerdiği omega-3 yağ asitlerinin etkisi sonucundadır. Kanın akışkanlığını arttırarak, kolesterolü düşür. Çilek, enginar ve karnabahar hep koruyucu maddeler içerir. Görüldüğü gibi; dengeli beslenme ile vücut için gerekli maddeler rahatlıkla alınabiliyor.

Hap Yerine Meyve Sebze

Vücudumuz; besinlerden enerji üretirken, serbest radikalller denilen maddeleri de üretir. Bu serbest radikaller dokuların erken yaşlanmasına sebep oluyor. Serbest radikallerin negatif etkilerini gidermek için vücudumuz antioksidanları kullanır. Bunlar yiyeceklerde bulunan bazı vitaminler, mineraller ve enzimlerdir. Ancak kalp ve diyabet gibi hastalıkları önlediğine inananılan antioksidan hapların sağlığı düzelttiğine dair sağlam bilimsel kanıtlar yok. Vücuda antioksidan sağlamanın en iyi yolu sebze ve meyve yemek!

Kalp için check-up ne sıklıkla yapılmalı konusunda görüş birliği yok. Yılda bir kez uygun olabilir. Son zamanlarda geliştirilen çok kesitli bilgisayarlı tomografiler ile atardamar içine girilmeden kalp damarlarının anjiyografisi çekilebiliyor. Böylece erken dönemde kalp damarlarındaki sorunlar anlaşılabiliyor. Tarama amaçlı olarak bu testin değeri yüksek.

Her Gün Bir Bebe Aspirini

Öncelikle bebek aspirini kullanılmalı. Bu eski ve ucuz ilaç, kalp hastalıklarından korunmada son derece faydalı. Bebek aspirini ile kalp damar hastalıklarından ölüm oranı dörtte bir oranında azalıyor ve mutlaka kullanılmalı. Düzenli egzersiz mutlaka gerekli. Özellikle ailede kalp hastalığı olan kişiler bu önlemlere daha da dikkat etmeli. Kanda CRP değerinin yüksek olması; kişinin enfeksiyon benzeri başka bir sorunu yoksa kalp damar hastalığı için önemli bir risk. Bu hastalara günümüzde kolesterol düşürücü ilaçlar öneriliyor. En ufak bir şüphe varsa bilgisayarlı tomografi cihazları ile yapılan sanal anjiyografi yapılmalı. Ayrıca aşırı sıcağa dikkat!

Kontroller Hangi Yaşlarda Yaptırılmalı?
Kadınlarda özellikle menopoz dönemi sonrası ve erkeklerde 55 yaş sonrası dönemde kontrol çok önemli.Erkekler başta olmak üzere her bireyin 30 yaşından sonra bebek asprini kullanması hayli yaralı.

hürriyet, 19/06/2007

Kiraz Kalbe İyi Geliyor

Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma kirazın kolesterolü ve kan şekerini düşürdüğünü ve kalp için birebir olduğunu ortaya koydu.

ABD'deki Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma kirazın, zengin antioksidan içeriği seyisende kalp hastalıklarıyla savaştığını ortaya koydu.

Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı oluyor.

Kirazda kırmızı ve mor meyvelere antioksidan özelliğini veren "anthocyani" maddesinden bol miktarda bulunuyor.

hürriyet, 24/05/ 2007

Kalbinizin Dostu Kivi

Kivinin, yaşlanmayı durdurmaktan kalp krizini
önlemeye kadar birçok faydası bulunuyor. Ayrıca, kivi meyvesi, diğer 26 popüler meyve çeşidine göre her 10 gramında en fazla besin içeren meyve, özellikle C vitamini bakımından çok zengin.

Bilindiği gibi C vitaminin küçük yaraların iyileşmesinde, hastalıklara karşı vücudun doğal direncinin artırılmasında, demir emiliminde ve sinir sisteminin sağlıklı tutulmasında önemli etkisi var.

Danışman hekim Neslihan Lemi İbrahimoğlu, doğal vitamin deposu kivinin, yaşlanmayı durdurmaktan beynin daha iyi çalışmasını sağlamaya, stresten kalp krizini önlemeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye kadar birçok faydasının olduğunu belirtiyor. Kivi, beyin aktivitelerinde sakinleştirici etkiye sahip Serotonin gibi maddeleri içeriyor.

Kivi, her 10 gramında en fazla besin içeren meyve. Kivideki düşük sodyum ve yüksek potasyum içeriğinin kalp basıncı üzerinde olumlu etkiye sahip olmaktadır.

Kalp ve damar sağlığı açısından kolesterolün düşürülmesinde etkili bir madde olan pektin, kivide bol miktarda mevcuttur.

Antioksidan, C ve E vitaminlerinin damar tıkanmasını önleyici etkileri ile kivi tam bir kalp dostudur.

Lifli yapısı, yiyeceklerin bağırsaklardan düzgün geçişine yardımcı olur. Bu özelliği, zararlı maddelerin vücuttan atılımını sağlar. Vücudun vitamin ve mineral kaybının hızla dengelenmesini sağlamak için çok iyi bir gıdadır.


Kivi'nin Gıda Değeri

100 Gram Kivi'nin Gıda Değeri
Analizler Taze Konserve Donmuş

Kalori 66 * 66
Rutubet 81.2 g 73.0 g 80.7 g
Protein 0.79 g 0.89 g 0.95 g
Yağ 0.07 g 0.06 g 0.08 g
Karbonhidratlar 17.5 g 25.5 g 17.6 g
Kül 0.45 g 0.45 g 0.53 g
Kalsiyum 16 m 23 mg 18 mg
Demir 0.51 mg 0.40 mg 0.51 mg
Magnezyum 30 mg 30 mg 27 mg
Fosfor 64 mg 48 mg 67 mg
Thiamine 0.02 mg 0.02 mg 0.01 mg
Niacin 0.50 mg 0.40 mg 0.22 mg
Riboflavin 0.05 mg 0.02 mg 0.03 mg
Vitamin A 175 I.U. 155 I.U. 117 I.U.
Ascorbic Acid 105 mg 103 mg 218 mg

gorele, 24/05/2005

Antep Fıstığı Kalbi Koruyor

Her gün bir avuç fıstık yemek kalp hastalıkları riskini azaltarak kötü kolesterolü düşürüyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, günde 90 gram Antep fıstığı tüketen deneklerde toplam kolesterolün yüzde 8.4 oranında düştüğü saptandı. Kötü kolesterol LDL oranı ise yüzde 11.6 oranında azaldı.

Ayrıca LDL ile iyi kolesterol HDL arasındaki oran da değişti. 4 haftalık deney sonunda fıstık diyeti yapan deneklerin kötü kolesterol/iyi kolesterol oranının daha küçük olduğu gözlendi. İki tür kolesterol arasındaki düşük oran, sağlıklı olma işareti olarak değerlendiriliyor.

Araştırmaya katılan uzmanlardan Sarah Gebauer, "Günde 45-90 gram Şam fıstığı tüketilmesi kardovaskülar hastalıklara yakalanma riskini kötü kolestrol LDL oranını düşürerek azaltıyor. Gün içinde tüketilen fıstık miktarı arttıkça vücuttaki kolesterol oranı da düşüyor" dedi.

Antep fıstığında daha çok koyu renk yapraklı sebzelerde bulunan "lutein" adlı antioksidan maddeden yüksek oranda bulunduğu belirtildi.

milliyet, 02/05/2007

Kalp Kendi Kendini Yeniliyor Mu?

Tıp dünyasında son buluşlar herkesi şaşkına düşürdü. Kalp hücrelerinin kendi kendini yenilediğine ilişkin önemli bulgulara rastlandı.

Uzmanlar, elde ettikleri sonucun gelecekte farklı tedavi yöntemlerini gündeme getirebileceğini bildirdiler.

İtalyan araştırmacıların, kalp krizinden sonra kalp kas hücrelerinin çoğaldığını geçen yıl saptamalarının ardından yapılan yeni araştırma sırasında, bir hastaya nakledilen kalpte, hastanın kendi kalp hücrelerinin yeni kaslar ve kan damarları meydana getirdiği belirlendi.

New England Journal of Medicine adlı ünlü tıp dergisinde sonuçları yer alan araştırmayı yapan Amerikalı ve İtalyan uzmanlar, kalp nakli yapılan hastanın yeni kalbinin beşte birinin hastanın kendi hücreleriyle yenilendiğini açıkladı. Erkek bir hastaya nakledilen kadın kalbinde, erkek hastanın kendi hücrelerine rastlayan uzmanlar, bunu, kalbin kendi kendini yenileyebildiğinin işareti olarak değerlendirdi.

Daha önce hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda, kalp hücrelerinin yer değiştirebildiği gözlenirken, insanlarda bu duruma ilk kez rastlandığı belirtildi.

Uzmanlar, son bulguların açıklığa kavuşturulmasıyla, kalp kaslarının yenilenmesine ilişkin etkili bir tedavi yönteminin ortaya konulabileceğine dikkat çekti.
Erkek hastalara nakledilen 8 kadın kalbi, bu kişilerin ölümünden sonra incelendi. Nakledilen kadın kalplerinde erkek Y kromozomlarını araştıran bilim adamları, kadın kalplerinde kök hücre özelliği taşıyan erkek hücrelerine rastladı. Bu hücrelerin kendi kalplerinden kan dolaşım sistemiyle nakledilen kalbe ulaştığı sanılıyor.

Kök hücrelerin kas, deri ve kemikleri yenileyebildikleri biliniyor. Bilim adamları, yeni araştırmalarla, gerçekten kalpte kök hücrelerin olup olmadığını kesin olarak anlamaya çalışacaklarını ve bu çalışmanın önümüzdeki iki yıl içinde gerçekleştirileceğini bildirdi.


Kalp Sağlığınız İçin Zayıflayın

Fazla kilolar başa bela. Siz sadece görünümünüz değil sağlığınız için zayıflamaktan vazgeçmeyin. Çünkü tüm araştırmalar, kiloların kalp krizi riskini arttırdığını ortaya koyuyor.

Şişmanlığın kalp krizinin oluşumunu hızlandırdığı saptandı.
Araştırmacılar, şişman insanların normal kilolu insanlara göre, 8.2 yıl daha erken kalp krizi geçirebildiklerini belirledi.

Doktorlara göre, bir insan kalp krizi geçirmeye meyilli, şişman veya fazla kilolu ise kalp krizi erken yaşlarda meydana gelebiliyor.

Şimdiye kadar şişmanlığın, diğer risk faktörlerinin yanı sıra kalp krizine, yüksek tansiyona, şeker hastalığına ve kolesterole neden olduğunun bilindiğine değinen araştırmacılar, yeni araştırmada, fazla kiloların, kalp krizinin oluşmasında tek başına rol oynadığını saptadıklarını açıkladı.

Uzmanlar, fazla kilolu insanların paniğe kapılmamalarını, sadece kilo vererek, kalp krizi geçirme riskini azaltabileceklerine işaret ettiler.

Konuyla ilgili araştırma raporu, ''Clinical Cardiology'' adlı derginin Ağustos sayısında yer aldı.

Kalp Krizine Karşı Öksürün!

Yalnız başınasınız. Kalbiniz sıkıştırmaya başladı. Paniklemeyin. Profesyonel yardım gelene kadar sürekli ve şiddetli biçimde öksürün. Ritminizin düzelmesine katkıda bulunursunuz.

Yalnız başınayken kalp krizi geçirmekte olan bir hastanın öksürerek kendi kendine ilk yardım desteği verebileceği bildirildi.

"Diyelim ki saat 18:15 ve zorlu bir işgününden sonra arabanızla (yalnız başınıza) eve dönüyorsunuz. Gerçekten yorulduğunuz, sıkıldığınız ve çileden çıktığınız bir gününüzdesiniz. Birden göğsünüzden başlayıp, kolunuza ve çenenize doğru ilerleyen şiddetli bir ağrı hissediyorsunuz. Evinize en yakın hastaneden sadece 10 km uzaklıktasınız. Fakat o mesafeyi bile ulaşıp ulaşamayacağınızdan emin değilsiniz. Ne yapabilirsiniz?"

Acil Tıp Derneği Genel Başkanı Ülkümen Rodoplu, kalp krizi geçirmekte olan bir hastanın kendi kendine temel yaşam desteği verebileceğini ancak bunun belli şartlara bağlı olduğunu bildirdi.

Hastada belirgin bir kalp durması olması (kardiyak arrest) ve kalp durmasının bilinç kaybı olmadan önce saptanması gerekir. Bu durumda hasta kuvvetlice öksürebilirse göğüs kafesi içindeki basıncı artırır ve böylece kan akımı giderek artar. Bu sayede bilinç açık kalır. Bu hareket kardiyak arrestten sonra 10-15 saniye içinde uygulanabilirse faydası olabilir.

Her öksürükten önce derin bir nefes alınmalı ve öksürük sanki göğüs derinliğinden balgam çıkarmak istercesine derin ve uzun olmalıdır. Derin nefes alma ve öksürük, yardım gelene ya da kalp normal ritmine dönene kadar, durmaksızın her iki saniyede bir olacak şekilde devam etmelidir. Derin nefes alma akciğerlere oksijen ulaştırırken, öksürük hareketi kalbi sıkıştırarak kanın dolaşımını sürdürür. Kalp üzerindeki sıkıştırma hareketi aynı zamanda kalbin normal ritmine dönmesine de yardımcı olur. Bu şekilde kalp krizine maruz kalan kişi, kendisini bir hastaneye ulaştırabilir.

Kalp Krizi Riskine Karşı D Vitamini 

ABD'de California Üniversitesi'nden bir grup bilim adamı, her gün D vitamini alan 65 yaşın üzerindeki kadınlarda kalp rahatsızlıklarına bağlı ölümlerin üçte bir oranında azaldığını saptadı.

D vitaminin kalp rahatsızlığı riskini neden azalttığı konusunda henüz kesin bulgulara ulaşılamadı.

Nedeni araştırılıyor?

ANCAK bilimadamları, vücuttaki kalsiyum kullanımını düzenleyen D vitamininin atardamarlarda kolesterol ile birlikte tıkanıklıklara neden olan kalsiyum birikimini engellediğini, bunun da kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini düşürebileceğini söylüyorlar.


Hava Kirliliği, Kalp Rahatsızlıklarına Neden Oluyor

Amerikan ve Kanadalı bilim adamları, hava kirliğinin kalp rahatsızlıklarına neden olduğunu kanıtladı.

Hava kirliğinin, damarların daralmasına neden olduğunu tespit eden bilim adamları, bu daralma nedeniyle sağlıklı insanların bile kalp ve dolaşım rahatsızlıkları çekebileceğini ve kalp krizi geçirebileceğini söyledi.

 Michigan ve Toronto üniversitelerinde görevli araştırmacı Robert ve Jeffrey Brook kardeşlerin yaptığı araştırma, "Circulation" dergisinde yayımlandı.

Araştırmaya katılan deneklerin damarlarının, havası çok kirli bir odada 2 saat kaldıktan sonra, yüzde 2 ila 4 oranında daraldığını tespit edildi.

 Damar daralmasını, havadaki karbon, demir ve çinko parçacıklarıyla açıklandı.  Bu parçacıklar, her nefeste akciğere yerleşip buradan da kana karışmaktadır.

Bağışıklık sisteminin parçacıkları bakteri ya da virüs gibi algılayarak sitokin maddesi salgıladığını belirten Brook kardeşler, bu maddenin de kan damarlarını daralttığını söylediler.

Kadında Kalın Bel Kalp Hastalığı Nedeni

Kadınlarda bel bölgesinde biriken fazla kiloların kalbe etkisi üzerinde yapılan araştırmalar şaşırtıcı sonuçlar verdi. İnce bel sadece güzellik değil sağlık için de gerekli...

Damarların sertleşmesinin, kandaki iltihap artırıcı maddelerden oluştuğuna işaret eden uzmanlar, beldeki ve karındaki yağların bu etkenlerin yükselmesini körüklediğini kaydetti.

Dr. Ptrizia Ziccardi ve arkadaşlarının, 25-44 yaş grubundan, aşırı kilolu ve genellikle bel ve karın kısmı kalın 56 genç kadın üzerinde yaptığı araştırmada, kadınlara kan testi yapıldı.
Bel kısmı kalın olan deneklerin kanında, normal kilolu kadınlara göre, iltihaplanmayı körükleyen ve damar sertleşmesine neden olan maddeler daha fazla bulundu. Ayrıca karın kısmı da yağlı olan kadınların kanında, iltihaplanmayı körükleyen kimyasal maddelerin çok daha fazla olduğu belirlendi.

Araştımacılar, kilo vermenin kalp hastalıkları riskini azalttığını bildiklerini, bel ve karın kısmının inceltilmesiyle de kandaki zararlı maddelerin azaltılabileceğini açıkladı.

Kilolu deneklere bir yıl kilo verme programı uygulayan uzmanlar, bu kadınların kanında iltihaplanmayı körükleyen maddelerin azaldığını, ayrıca kan damarlarının daha iyi çalıştığını gözledi.

Konuyla ilgili araştırma raporu, Amerikan Kalp Kuruluşu'nun yayın organında yayımlandı.

Folik Asit, Kalp Krizini Önlüyor

B12 ve B9 (folik asit) vitaminleriyle zenginleştirilmiş beslenme biçiminin kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı ortaya çıktı.

İngiliz tıp dergisi Lancet'te yayımlanan araştırmaya göre, bu iki vitaminin, enfarktüs gibi kalp ve damar hastalıklarına yol açan ''homosistein' isimli bir proteinin kandaki seviyesini düşürdüğü belirlendi.

Ispanak, kuşkonmaz gibi yapraklı sebzelerin yanı sıra, karaciğer, böbrek gibi sakatatlarda bulunan folik asit veya B9 vitamini, bazı ülkelerde, cenin omurgasındaki önemli şekil bozukluklarının tedavisi için hamile kadınlara da veriliyor.

 ABD'de tahıllara folik asit eklenmesi, 1998'den beri zorunlu hale getirilmiş bulunuyor. Amerikalı yetkililer, bu sayede omurgalardaki şekil bozukluklarının yüzde 19 oranında azaltıldığını belirtiyorlar.

Fransa'da yapılan bir başka araştırmada ise koroner (enfarktüs) kökenli ölümlerin yüzde 10'unun, homosistein isimli proteinin yüksek oranlı seyretmesinden kaynaklandığı belirlendi.

Kalbin Korunmasına Yardımcı Maddeler

Antioksidanlar

Dünyanın en saygın tıp merkezlerinde uzun yıllar sürdürülen araştırmalar, kolesterolün okside olmuş türünün damarlara çok büyük zarar verdiği gerçeğini ortaya çıkardı. Bu oksitlenmeyi, antioksidan vitamin E, C, beta karoten ve selenyum ile önleyebilirsiniz.

Niacin

Kanınızdaki kolesterolün yüzde seksenini karaciğeriniz üretiyor. Kolesterole karşı uygulanan diyet ise kanınızdaki kolesterolün sadece yüzde yirmisi için etkili olabilir. B3 vitamini olarak da bilinen Niacin ve nikotinik asit vücudun fazla kolesterol üretmesine engel olur.

B vitaminleri

B6 ve B12 vitaminleri ve folik asit, kandaki kolesterol ve diğer tehlikeli maddelere karşı mükemmel bir savunma sistemi oluştururlar.

Mineraller

Kan basıncını düşürmek için sodyum kullanımını kısıtlamaktan söz edildiğini biliyoruz.

Fakat sodyum, kan basıncını etkileyen minnerallerden sadece bir tanesidir. Sodyumu azaltmak ya da hiç tüketmemek yerine kan basıncını düşürdüğü bilinen minerallere ağırlık verilmeli. Bunlar magnezyum, kalsiyum ve potasyumdur. Günde 300 miligram magnezyum ile en az 800 miligram kalsiyum almak kan basıncını düşürebilir.

Balık yağları

Herkes haftada en az iki kez balık yemeli. Balıkta bulunan omega-3 yağ asidi kanda pıhtıların oluşmasını önler ve trigliserid oranını azaltır. Balık yemekten hoşlanmıyorsanız, her gün 1 gram balık yağı için.

Aspirin

Aspirinin kalp ve damar hastalıklarına karşı önemli bir koruyucu olduğu artık biliniyor. Amerikan Kalp Derneği, günde bir adet bebek aspirini yutulmasını ve ayda iki kez de normal dozda aspirin alınmasını öneriyor. Eğer aspirin kullanmanız hiçbir sağlık sorunu oluşturmuyorsa, her gün normal dozda bir aspirin almanız doğru olur..

Bal Kalbi Koruyor

Balın, kalbi korumak açısından etkili olduğu bildirildi...

Kalp damarlarının açılmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olan balın kalbi korumada etkili olduğu bildirildi.

Balın içerdiği glikozun kalp kaslarını beslediğini ve kalp kaslarının metabolizma işlevini düzenlediğini, dolayısıyla kalp damarlarının açılmasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olduğunu belirten uzmanlar, her gün 50-75 gram tüketilen balın kalbi korumada etkili olduğunu kaydetti.

Balın kalın bağırsak enfeksiyonu, kronik kabızlık ve özellikle yaşlılarda ve hamile kadınlarda sık sık rastlanan kabızlığın giderilmesinde de etkili olduğunu vurgulayan uzmanlar, her gün sabah ve akşam olmak üzere aç karnına 25 gram bal yenmesinin, mide ve bağırsakların işlevlerini düzenlediğini ayrıca, mide ve 12 parmak bağırsağı ülserleri, mide ağrısı, sindirim sorunu, kronik mide enfeksiyonu gibi hastalıkların tedavisine de yardımcı olduğunu söyledi.

Enfeksiyonlara karşı etkili olan balın, yaraları iyileştirme ve sindirim sistemini güçlendirme gibi işlevlere de sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar, mideyi beslemek ve bağırsakları çalıştırmak isteyenlerin günde birkaç kez ballı muz yemelerini tavsiye etti.

Uzmanlar, balın akciğeri nemlendirme, öksürüğü giderme ve ağrıları dindirmenin yanı sıra vücutta sakinleştirici bir etki yaratarak, uykuya da yardımcı olduğunu kaydetti.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document