Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Kayısının Faydaları

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

GÜN KURUSU KAYISISI GÖZE YARARLI

İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selim Doğanay'ın danışmanlığında bilimsel çalışmasını yürüten göz hastalıkları uzmanı Cem Düz, kataraktın önlenmesinde antioksidanların ve kullanılan gıdaların önemli rolü bulunduğunu, bu nedenle de çalışmalarında kayısının katarakt üzerinde etkisinin olup olmadığını incelediklerini belirtti.

Kayısıda birçok vitamin ve antioksidan düzeyine sahip bileşen bulunduğuna işaret eden Düz, yaptıkları çalışmayla kayısının ilk kez göz üzerindeki etkisinin araştırıldığını vurguladı. Deney hayvanları sıçanlarla 20'şerli gruplar halinde çalıştıklarını ve bunları 3 gruba ayırdıklarını anlatan Düz, deney hayvanlarının ilk gruba normal yem verildiğini, diğer iki gruba doğumlarının onuncu gününden itibaren katarakt yapıcı bir ilaç uygulandığını belirtti.

İlaç verilen iki grup deney hayvanından bir grubun sürekli olarak içeriğinde organik gün kurusu kayısının bulunduğu yemle beslendiklerini kaydeden Düz, ''Çalışmanın ikinci ayında kayısı yemiyle beslenen grubun ilaç enjekte edilen ikinci gruba göre katarakt oluşumunun çok çok az olduğunu ve sıçan kanı ve lenslerindeki antioksidan düzeylerinin diğer gruplara nazaran daha yüksek olduğunu tespit ettik'' diye konuştu.

Araştırmanın danışmanı İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selim Doğanay da gözdeki lensin saydamlığını yitirmesiyle oluşan katarakt hastalığının dünyada göz konusunda en fazla yapılan cerrahi işlemlerin başında geldiğini dile getirdi. Doğanay, çalışmanın kayısının göze olan etkisini gösteren dünyadaki ve Türkiye'deki ilk çalışma olduğunu, bilimsel çalışmanın sonuçlarının Türk Oftolomoloji Derneği'nin Ulusal Kongresi'nde sunduklarını ve çok olumlu tepkiler aldıklarını, Nisan ayında da Amerikan Katarakt Cemiyeti'nin toplantısında da tebliğ olarak sunacaklarını kaydetti.

ihlas, 19/01/2012

Kayısı: Bağırsaklara, Kalbe iyi Geliyor

Kayısı; iştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır. Kayısı; cildi, korur ve güzelleştirir.

İçerdiği bol miktardaki B vitamini sayesinde birçok hastalığa karşı koruyucu özelliği bulunan kayısı, bağırsakları çalıştırıcı özelliğiyle kabızlığa da iyi geliyor.

Uyku sorunu çekenler için de birebir olan kayısının çabuk sinirlenen ve stresli olanlar için de faydası olduğu biliniyor.

İştah açıcı ve hazmı kolaylaştırıcı etkisi ile doktorlar tarafından çocuklara ve hastalık sonrasındaki nekahat devresindeki kişilere tavsiye edilen kayısıyı midesi zayıf olanların çok fazla tüketmemesi gerekiyor.

Birçok bitkinin olduğu gibi kayısının faydaları da saymakla bitmiyor. Şifalı bitki olarak kayısı maskesi ve kayısı kürü yaparak cildinizi dış etkenlerden koruyabileceğinizi ve daha pürüzsüz, yumuşak ve güzel bir cilde kavuşabileceğinizi biliyor musunuz?

Ayrıca kayısı, sivilce ve siyah noktalar için de vazgeçilmezlerin başında geliyor. Uzmanlar, taptaze, pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için kayısı tüketip kayısı ile yapılan cilt bakım kürlerini ve güzellik maskelerini tavsiye ediyor.

Kayısının faydaları

Kayısı; A, B, C ve P vitaminleri, demir, magnezyum, kalsiyum, fosfor, kükürt, bakır, krom ve manganez mineralleri açısından da zengindir.

- Kayısı; bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri yatıştırır, uyku düzenine yardım eder

- Kayısı; kemik erimesinin önlenmesinde faydalıdır.

- Kayısı, doğal lif açısından zengin olduğundan kabızlığa iyi gelir.

- Kayısı; içeriğinde bulunan antioksidanlardan karotenoidler (betakaroten) ve fenolik bileşikler (Prosiyanidinler, hidrosinamik, asit türevleri, flavonoller ve antisiyaninler) ile; kanser, kalp damar hastalıkları, diyabet, iltihaplı durumlar ve kataraktın önlenmesinde ve korunmada yararlıdır

Fenolik asitlerin pek çoğunun, “Betakaroten ve C vitamininden çok daha güçlü antioksidan etkiye sahiptir.- Karotenoidlerin; göz ve deri olmak üzere sağlıkta birçok etkileri vardır

- Fonksiyonel gıda; kendi içerdiği bileşikleri ile hastalıklardan koruyucu, önleyici ve/veya tedavi edici etkiye sahip gıda demektir.

- Kayısı yaş ve kuru olarak; fonksiyonel gıdadır. Yani önleyici, koruyucu ve destek gıdalardandır. Yani sağlıklı ve iyi yaşam için gerekli gıdalardandır.

Sodyum düzeyi düşük, potasyum düzeyi yüksek olan kayısı, vücutta kan basıncının düzenlenmesinde, yüksek tansiyonun denetiminde önemli etkisi olan bir meyvedir.

Potasyum; elektrolit dengesi, sinir sistemi, kalp atışları, vücut beyin hücreleri ve kas dokusu içinde gerekli bir mineraldir.- Kuru kayısı; kabızlıkta tüketilebilir.

.Kayısı suyu veya kayısı hoşafı tüketimi; özellikle ara öğünlerde ve akşam yemeklerinde daha yararlı olur.

Kayısı suyunun veya kayısı hoşafının; Ramazan ayında, iftarda yani oruç açarken içilmesi çok yararlı olur.

Kayısı, sindirim sorunlarına iyi gelir, stresi ve kansızlığı önler, cilt bozukluklarının tedavisinde etkilidir, büyümeye yardımcı olur, görmeyi güçlendirir, bağışıklık sistemini korur, kalp kasları ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar.

Kayısı çekirdeği yağı tüm ciltlere uygun doğal bir üründür.

- Kayısı çekirdeği yağı, özellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.

Kayısı tohum yağı; % 50 yağ içeriği ve istenen yağ asidi oranından dolayı fıstık yağı gibi bir yağdır.

Kayısı çekirdeği yağı zengin içeriğiyle; cildi nemlendirip doğal canlılık ve parlaklık verir, sivilce ve akneyi temizler.- Amigdalin, birkaç nitriloside’den biridir.

Nitriloside’ler, çeşitli gıdalarda bulunan ve doğal, siyanür içeren maddelerdir, yani B17, yani Laetril: “elma, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz ve üzüm” çekirdeklerinde, acı badem, akdarı, buğday çimi ve esmer buğdayda (kara buğday, sert buğday, durum buğdayı, Siyez buğdayı,karakılçık buğdayı) bulunur.

Kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin yani Vitamin B17 ((Nitriloside), yani (Laetril) kanser önleyici etkilere sahiptir. En fazla acı kayısı çekirdeğinde vardır % 6 civarında.

Acı kayısı çekirdeğinden vitamin B17 üretmek çok kolay iş, fakat bakanlık tanımını henüz yapmadığı için ülkemiz her yıl çok miktarda para kaybediyor.

Bu size uçuk gelmesin.- Çünkü Vitamin B17′nin satış fiyatı; kilosu 1 milyon dolardır.

Günde 7 tane kayısı çekirdeği ortalama tüketim önerisidir.- Kayısı çekirdeği de fonksiyonel gıdalardandır.

Kayısı çekirdeği ve yağı, bileşimindeki yüzde 95 doymamış yağ asidi, yüzde 5 doymuş yağ asidi içeriği, içeriğindeki yüksek E vitamini ve ideal oleik-linoleik asit oranı ile kolesterol düzeyini düşürebilmesi, kabızlık giderici oluşu ve öksürük söktürücü oluşu gibi özellikleri de kayda değerdir.

Kayısı çekirdeği ve yağı, kozmetikte de kullanılmaktadır.- Kayısı çekirdeği; % 16.76 protein, % 5.17 selüloz ve % 41.7 oranında yağ içerir.

Kayısı çekirdeği içeriğindeki yağ oranları; % 62 oleik asit ve % 28 linoleik asit , % 7 palmitik asit, % 2 palmitoleik asit, % 2 stearik asit.

Kayısı çekirdeğinin 100 gramında 113 mg magnezyum, 37 mg kalsiyum, 5 mg potasyum, 3 mg çinko, 2 mg demir, 2 mg sodyum, 4 mg B3 (niasin), 2 mg C vitamini, 0.3 mg B1 (tiyamin) vitamini ve 0.2 mg B2 (riboflavin) vitamini saptanmıştır.

Kayısı yağı da yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.- Karaciğer rahatsızlığı olanlar kayısıyı çok fazla yememelidirler.

Ayrıca mide rahatsızlığı olanlar olgun kayısı yemelidir.- Günde 3 adet kuru kayısı ortalama tüketim önerisidir.

Kayısı beyin ve sinir düzeninin iyi çalışmasını sağlar- Kayısı; karaciğerin kendini iyileştirmesini sağlar.

Kayısı; kemiklerin sağlığında rol oynar.- Kayısı; üreme düzeni üzerinde etkisi vardır ve cinsel gücü artırmaktadır.- Kayısı; sperm kalitesini artırır.

- Kayısı; iştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.Kayısı; cildi, korur ve güzelleştirir.

iyilikguzellik, 08/06/2011

Kayısı Kalp Krizi Riskini Azaltıyor!

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Dekanı Prof Dr. Ramazan Özdemir, yaptığı açıklamada, Turgut Özal Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı ile Histoloji Anabilim Dalı’nın fareler üzerinde yapmış olduğu deneyler sonucunda kayısının kalbi koruyucu özelliği olduğunu ve kalp krizi riskini en aza indirdiğinin saptandığını belirtti. Kayısının aynı zamanda ritm bozukluklarına da iyi geldiğinin ortaya çıktığını aktaran Özdemir, şu bilgileri verdi: "Kayısıyla ilgili farele üzerinde bir deney yaptık. 9 ile 12’şerli 3 grup halinde yaptığımız deneyde, düzenli olarak her gün bir grup fareye az miktarda, bir grup fareye daha yoğun miktarda kayısı yedirilirken, diğer gruba da hiç kayısı verilmedi. Bir süre sonra kesilen farenin ve bağlanan damarına kriz uygulandı. Laboratuvar ortamında kayısı yiyen ve yemeyen fareler arasındaki kriz riski kıyaslandı. Kayısı yemeyenlerde kriz riski fazlayken, yiyenlerin bu riski çok daha az taşıdığı görüldü. Çalışmamız A grubu dediğimiz en üst düzeydeki bir bilimsel dergide, incelendikten sonra yayınlandı. Aslında bu hayvan deneyi olmasına rağmen büyük bir gözlemsel çalışmaydı. Aynı zamanda bu grupta ritm bozukluğu da takip edildi. Kayısı yiyen grupta yemeyen gruba göre ritm bozukluğunun daha az olduğu belirlendi."

Kayısının içermiş olduğu bazı elementlerin hücre koruyucu özelliği olduğuna işaret eden Özdemir, şunları anlattı: "Kayısı, tıpkı bir ilaç gibi mi etkili oluyor, tabi ki hayır. Ancak kayısının içerdiği bazı önemli elementler var. Özellikle meyvede bulunan potasyum içeriği çok fazla. Kayısının şeker miktarı gerçekten çok güzel bir düzeyde. Antioksidan içeren kayısı, damar tıkandığı zaman oluşan hipopsiyi (beslenme bozukluğu) en aza indirecek özelliğe sahip. Bu özelliklerine baktığımız zaman kalp krizinden daha az etkilenme olayını da doğrulamış oluyoruz zaten."

"Günde 3-5 kayısı yenmeli"

İnsanlara günde en az 3 ile 5 kayısı yemelerini önerdiklerini belirten Özdemir, kayısının aynı zamanda iyi bir enerji kaynağı olduğunu kaydetti.
Özdemir, "Kayısı, betokaroten denilen madde içerdiği için göz sağlığı açısından da önemli. Kayısı bağırsakları yumuşatıp, cildi de güzelleştiriyor. Her gün abartmamak şartıyla kayısı yemek insanların sağlığını önemli ölçüde etkileyecektir" dedi.

milliyet, 26/11/ 2010

Kayısı Bağırsak Hastalıklarına İyi Geliyor

İÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Otlu, Malatya Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, kayısının kanser ve bir takım hastalıklara iyi geldiğinin ilk kez bilimsel olarak kanıtlandığını söyledi.

Kayısının, birçok hastalığa iyi geldiğinin halk arasında bilindiği ancak, bilimsel olarak kanıtlanmamış olduğu açıklandı. 5 aylık bir süreyle sıçanlar üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucu bağırsak hastalıkları, kanser ve kalp krizi riskine karşı kayısının oldukça faydalı olduğu saptandı.

Toplam 30 sıçan kullanarak 5 ay boyunca inceleme yapıldı. 300 kilogram kuru kayısının yeme karıştırılarak sıçanlara farklı dozlarda verildi. 5 ayın sonunda kayısının, özellikle kanser, bağırsak hastalıkları ve kalp krizi riski olmak üzere birçok rahatsızlığa iyi geldiği tespit edildi.

Otlu:
"Kayısının faydaları ve nelere iyi geldiği noktasında çok fazla şey söylenirdi. Bunların birçoğu doğruydu. Ancak bilimsel olarak kanıtlanmamıştı. Sıçanlar üzerinde yaptığımız çalışmadan elde ettiğimiz sonuç bizi oldukça heyecanlandırdı. Elde ettiğimiz verilere göre kayısı, karaciğer, bağırsak, kanser ve kalp krizi riski gibi hastalıkların önüne geçebiliyor."

ntvmsnbc, 22/09/2007

Kayısı Kalbi ve Gözleri Koruyor

Beta-karoten ve lif açısından en zengin meyvelerden biri olan kayısı hem gözleri hem de kalbi koruyor.

Virginia Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre kayısının zengin A vitamini içeriği katarakt riskini yüzde 40 azaltıyor.

Kayısı beta-karoten ve likopen içeriğiyle iyi kolesterolü yükseltiyor.

Bir kayısı günlük A vitamini ihtiyacının yüzde 20'sini karşılıyor.

Tek bir kayısıda 16 kalori bulunuyor.

hürriyet, 12/06/2007

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document