Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Kemik Erimesi ve Kireçlenme

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Kemik Erimesinin İlacı Lahana

Uzmanlar, yaşın ilerlemesiyle birlikte özellikle menopozdaki kadınlarda görülen kemik erimesi (osteoporoz) için lahana, avakado ve karabiber öneriyor.

Eski Güreş ve Basketbol Milli Takımları doktoru Op. Dr. Adnan Bağrıaçık, özellikle menopozdaki kadınlar için bir problem olan kemik erimesi tavsiyelerde bulundu. Kemik erimesi görülen hastalara kandaki östrojen seviyesini artırdığı için lahana tavsiye eden Bağrıaçık, lahananın kemikleri koruduğunu belirtti.

Yüksek D vitamini içerdiği için avakadonun kemiklerin dostu olduğunu söyleyen Bağrıaçık, 4 değişik anti osteoporoz içeren karabiber ve alıç meyvesi çayını da tavsiye etti.

Bağrıaçık, çocuklarda ve gençlerde kemiği güçlendirmek için de, günde 4-5 tatlı kaşığı polen, kuşburnu çayı, 2 çorba kaşığı keçi boynuzu pekmezini önerdi.

bugün, 15/03/2013

Obezite Kireçlenmenin de Nedeni

Uzmanlar, obezlerde kireçlenme riskinin erkeklerde 2, kadınlarda 3 kat arttığına dikkat çekiyor. Yürüme sırasında vücut ağırlığının, 3-6 kat diz eklemine yük olarak bindiği belirten uzmanlar, bir kilogram fazlalığın diz eklemine 6 kilogram olarak yansıdığını ifade ediyor. Aşırı kiloların eklemde oluşturduğu anormal yükler, kıkırdak dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtığına dikkati çeken uzmanlar, hastalık başladıktan sonra kilo verilmesinin de kireçlenmenin ilerlemesini ve ağrıyı azalttığını vurguluyor.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Reha Tandoğan, halk arasında kireçlenme olarak bilinen hastalığın “artroz” veya “osteoartrit” diye tanımlandığını ve eklemlerde meydana gelen aşınma ve yıpranma sonucu ortaya çıktığını söyledi.

Kemikleri birbirine bağlayan eklemlerde, karşılıklı kemik yüzeyleri üzerini kaplayan ve ağrısız ve kaygan hareketi sağlayan eklem kıkırdağının zamanla aşındığını ve yer yer dökülerek altındaki kemiğin ortaya çıktığını anlatan Tandoğan, kireçlenmenin en sık yük taşıyan eklemlerde görüldüğüne dikkati çekti. Tandoğan, “En fazla diz eklemi olmak üzere, kalça, el parmakları ve omurga sık olarak tutulur. Buna karşın, özel bir yaralanma olmadığı müddetçe bilek, omuz, dirsek gibi eklemlerin tutulumu nadirdir” diye konuştu.

Kireçlenmenin yarattığı hasarı geri döndürerek eklemi normal haline getirecek bir tedavi yöntemi olmadığına dikkati çeken Tandoğan, hastalığın yıllar içinde ilerlediğini, birden fazla eklemin tutulabildiğini söyledi. Tandoğan, belirtilerin şiddetinin dalgalanmalar gösterdiğini, aktivite ile arttığını, dinlenme ve ilaçlarla sessiz dönemler olabildiğini belirtti.

Ağrı soğuk ve nemli havalarda artıyor

Ağrının, kireçlenmenin en önemli habercisi olduğunu vurgulayan Tandoğan'ın verdiği bilgiye göre, önceleri eklem kullanıldığında artan dinlenildiğinde ise geçen ağrılar, hastalık ilerledikçe kalıcı hala geliyor.
Eklemlerde şişlik, kemik çıkıntılar ve şekil bozuklukları ortaya çıkıyor. Kemik yüzeylerin birbirine sürtünmesi sonucu kıtırtı şeklinde sesler duyulabiliyor. Eklemlerin hareket açıklığı azalıyor ve tutulan eklemde işlev kaybı ortaya çıkıyor.
Hareketin başlangıcında ağrı ve eklem sertliği daha fazla oluyor. Hareket tekrar tekrar yapıldığında sertlikte bir miktar düzelme oluyor. Hastaların yakınmaları, soğuk ve nemli havalarda daha çok artıyor.
Hareket kısıtlılığı, eklem sıvısının artmasına bağlı şişme, eklem çevresi kasların incelmesi ve diz eklemindeki aşınmaya bağlı olarak şekil bozukluğu görülebiliyor. Zaman içinde diz deforme olarak, bacaklar içe doğru eğriliyor. Eklem içinde serbest gezen kıkırdak veya kemik parçalarına bağlı olarak dizde takılma ve kilitlenme gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Kadınlarda kireçlenme riskini 3 kat artırıyor.

Kireçlenmede en önemli risk faktörü yaşlılık olarak belirtiliyor. 65 yaşın üzerindekilerin üçte birinde röntgen grafileri kireçlenme bulgularını gösteriyor. Obezite de en önemli faktörler arasında yer alıyor. Obezlerde kireçlenme riski erkeklerde 2 misli, kadınlarda 3 kat artıyor. Bilinmeyen nedenlerden dolayı kadınlarda kireçlenme, erkeklere oranla iki misli daha sık görülüyor.

Kalıtsal özelliklerin de etkili olduğu kireçlenme ileri düzeyde futbol ve tenis oynayanlar ve uzun mesafe koşucuları da diz eklemlerinden hiçbir yaralanma veya ameliyat geçirmemiş olsalar bile yüksek oranda kireçlenme açısından risk taşıyor. Bunun nedeni, aşırı kullanım olarak gösteriliyor.

Belirli meslekler ve sporlarda, tekrarlayıcı zorlayıcı hareketler ve uygun olmayan pozisyonlarda uzun süre kalmak, eklem sağlığını olumsuz etkiliyor. Uzun süreli çömelme pozisyonunda çalışan ve ağır kaldıran madencilerde diz ekleminde, haltercilerde bel ve köprücük kemiğinin uç ekleminde, kırıcı delici kullanan işçilerin omuz ekleminde aşınmalar görülebiliyor.

Bunların dışında eklem kıkırdağına zarar verebilecek bütün hastalık ve yaralanmalar zemin hazırlayabiliyor.
Eklemi ilgilendiren kırıklar, tedavi edilmemiş menüsküs ve bağ yaralanmaları, gut hastalığında eklemde ürik asit birikmesi, mikroplu ve mikropsuz iltihaplar, hemofili hastalığında tekrarlayan eklem içi kanamalar gibi birçok nedene bağlı olarak eklemde kireçlenmeye neden olabiliyor.

1 kilo fazlalık dize 6 kilo olarak yansıyor

Kireçlenme riskini azaltmak için obeziteden kaçınılması gerekiyor. Yürüme sırasında vücut ağırlığı, 3 ila 6 misli diz eklemine bindiğinden bir kilogram fazlalık diz eklemine 6 kilogram olarak yansıyor. Aşırı kiloların eklemde oluşturduğu anormal yükler, kıkırdak dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açıyor. Hastalık başladıktan sonra kilo verilmesi, hastalığın ilerlemesini ve ağrıyı azaltıyor.

Düzenli ve zorlayıcı olmayan egzersizler eklem sağlığı için önem taşıyor. Haftada 5 kez 20-30 dakikalık düşük yoğunluklu egzersiz, yüzme, yürüyüş, bisiklet, golf gibi sporlar yapılması, koşma ve sıçrama hareketlerinden uzak durulması öneriliyor. Çömelme, merdiven inip çıkma gibi aktivitelerin azaltılması ve 2 kilogramın üzerinde yük taşımaktan kaçınılması isteniyor.

Baston kullanımı, yük taşıyan eklemlerin artrozunda, hasarlı ekleme binen yükü azaltıyor. Yumuşak tabanlıklar ile uygun ayakkabı seçilmesi gerekiyor. Basit dizlik ve bileklik gibi yardımcı cihazlar hasta konforunu artırıyor.

hürriyet, 25/01/2011

Kemik Erimesine: Pekmez, Kansere: Brokoli

Osteoporoz Hasta Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, kalsiyum açısından çok zengin olan pekmezin, osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltmakta yararlı bir gıda olduğunu söyledi.

Akarırmak, “kemik erimesi” ya da “kemik zayıflaması” olarak da bilinen osteoporozun, kemik miktarındaki azalma ve kemik kalitesindeki bozulma nedeniyle kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalık olduğunu belirtti.

Kalsiyum bakımından zengin beslenme yanında dikkat edilmesi gereken başka faktörler de var. Yetersiz D vitamini alımı, proteinin ve sodyumun fazla miktarda alınması, yetersiz çinko, florid alınması, B, C ve K vitamini yetersizliği, aşırı alkol ve kahve tüketimi bu faktörlere örnek verilebilir.

Kalsiyum ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazla. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların ve yaşlı erkeklerin daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları var. Eğer yeterli kalsiyum alınmazsa vücudumuz bu ihtiyacını en büyük kalsiyum deposu olan kemiklerden karşılar. Bu da osteoporoza neden olur.

Prof. Dr Akarırmak, pekmezin yanı sıra süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi yağ oranı düşük süt ürünlerinin, brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin, baklagillerin, fındığın, deniz ürünleri ile badem, portakal suyu, tahıllar ve tam ekmeğin zengin kalsiyum kaynakları olduğunu kaydetti.

Pekmez nerede yaşarsa yaşasın ve hangi yaş grubundan olursa olsun herkesin tüketmesi gereken sağlıklı bir ürün.

Ayrıca geleneksel tahin pekmez olarak, şeker yerine konmak üzere pasta gibi ürünler için de pekmez düşünülebilir. Ancak kilo sorunu ve şeker hastası olanları kalori ve şeker alımı yönünden de uyarmak gereklidir. Şüphesiz pekmez tek kalsiyum kaynağı değil ama pekmezin çok önemli bir kalsiyum kaynağı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü, 100 gram pekmezde 400 miligram kalsiyum var, bu oldukça yüksek bir miktar. Kalsiyum bakımından zengin olduğu bilinen yağsız sütün bir bardağında 245, 100 gram yoğurtta 350 miligram kalsiyum var.”

Akarırmak, insanların günlük kalsiyum gereksiniminin yaş grubuna cinsiyete göre farklılık gösterdiğini belirtti.

Günlük alınması gereken kalsiyum miktarının 1-3 yaş grubundakiler için 500 miligram olduğunu kaydeden Akarırmak, bu miktarın 4-8 yaş grubundakiler için 800, 9-18 yaş grubundakiler için 1.300, 19-50 yaş grubundakiler için 1.000, 50 ve üstü yaş grubundakiler için ise 1.200 miligram olduğunu bildirdi. Akarırmak, gebe ya da emziren kadınların günlük alması gereken kalsiyum miktarının ise 1.200 - 1.500 miligram olduğunu bildirdi.

Akarırmak, osteoporozdan korunmak için, kalsiyum yanında yeterince magnezyum ve C vitamini alınmasına dikkat edilmeli. Tuz alımı azaltılmalı, lifli besinler tercih edilmeli. Tedavide önemli başarılar elde ediliyor olsa bile asıl hedef osteoporozdan korunmak olmalı.

Kadınlar osteoporoz konusunda erkeklere oranla daha dikkatli olmalılar. Çünkü, kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlı. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir. Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır, çünkü, kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir.

bugün 27/12/2008

Kansere ve Kemik Erimesine: Brokoli

Dr. Siyami Kotan, vitamin deposu brokolinin, kanserin ve kemik erimesinin düşmanı olduğunu söyledi.

İşte kanser ve kemik erimesinin en büyük düşmanı.

Brokolinin, kansere karşı koruyucu vitamin dolu bir sebze olduğunu belirten Dr. Kotan, "Brokoli, göğüs, kolon ve mide kanserini önler. Betakaroten ve C vitamini ihtiva eder" dedi.

Kansere karşı koruyan ve insan ömrünü uzatan brokolinin faydalarının saymakla bitmeyeceğini vurgulayan Kotan, "Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire birdir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli vitamin deposudur.

Brokoli sebzesini bol tüketen vatandaşlarımızda ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek rastlanmaz" diye konuştu.

Brokolinin kadınlarda göğüs kanserini önlediğini ifade eden Kotan, "Vatandaşlarımız hastalıklara yakalanmamak için bol bol sebze yesin, vitamin ihtiyaçlarını sebze ve meyve ile gidersin" şeklinde konuştu.

bugün, 03/03/2008 

Kemik Sağlığına Faydalı Yiyecekler

İzmir'de kemik sağlığının korunması konusunda bir konferans veren Prof. Dr. Simin Hepgüler "Her 7 kadından birisi hayatının bir evresinde kalça kırığı geçiriyor. Kalça kırığı sonrası ortaya çıkan sorunlar diğer kırıklardan daha fazladır, yaşamsal sonuçlar doğurabilir" dedi.

SÜTÜN YERİNİ MEŞRUBAT ALINCA

Prof.Dr. Hepgüler konferansta yüzlerce izleyiciye osteoporozdan korunma egzersizlerinden örnekler gösterdi. Konferansta, osteoporozun tedavi edilmesi gereken, önlenebilir özellikleri olan ve kırıkları nedeniyle tedavi bedeli yüksek, toplumsal bir hastalık olduğuna dikkat çekildi.

Meşrubatların, çocukların beslenmesinde süt ve süt ürünlerinin yerini almasının, kalsiyum kaybına neden olduğu vurgulandı.

Egzersizin kemik oluşumunu olumlu etkilediğini belirten Prof. Hepgüler, osteoporoza karşı korunmada kalsiyum açısından zengin süt ve süt ürünlerinin yanı sıra asma yaprağı, ıspanak, kara lahana, maydanoz, roka, tere, pazı, bezelye, bamya, börülce, kuru soğan, dut, hurma, bögürtlen, kuru incir, kuru erik, kuru kayısı, siyah kuş üzümü ve kivi gibi sebze ve meyvelerin tüketilmesi önerdi.

Osteoporozlu kişilerin egzersiz yaparken dikkatli olması gerektiği belirtilirken, her yıl düşenlerin üçte birinin 65 yaş üstünde olduğu, sıklıkla kalça ve önkol kırığı geçirdikleri kaydedildi.

haber7, 08/11/ 2007 

Kireçlenmeyi Önlemek İçin Zayıflayın

Özellikle vücutta yük taşıyan eklemlerde oluşan kireçlenme, kişilerin yaşam kaltesini olumsuz etkiliyor.

Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3'üncü Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Murat Bozkurt, kireçlenmelerin önlenebilmesi için kilo kontrolünün ve egzersizin şart olduğunu bildirdi.
 
Kireçlenmeler özellikle vücutta yük taşıyan eklemlerde önemli bir problemdir.Bu durumun, günlük hayat aktivitesini yavaşlatmaktadır.

Hastaların sıklıkla "lifteki kireçlenmeler nedeniyle doktora  başvururlar. Kireçlenmeler travmatik (menisküs yırtılması, bağ yırtılması gibi) ya da kiloya bağlı olarak ortaya çıkar.

"Karıncalanma kireçlenme belirtisi olabilir''
 
Bu nedenle, öncelikle fazla kilolarıdan kurtulmalıyız.
 
Bozkurt diz, bel ve boyun ağrısı çeken vatandaşların, şikayetin başlangıç aşamasında bir doktora başvurmaları gerektiğine işaret ederken, erken tanının şikayetlerin giderilebilmesi için önemli olduğunu bildirdi.
 
Kireçlenmenin azaltılması için son dönemlerde kıkırdak yapısını kuvvetlendiren ilaçlar, tabanlıklar kullanılabiliyor. 

Hastanın yumuşak dokularında sorun varsa ameliyat gerekiyor. En son aşama ise diz protezleri derken, kireçlenmenin kuvvet kaybı, karıncalanma ve hissizlik ile kendini belli ettiğini söyledi.

hürriyet, 12/06/2007

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document