Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
hemoroid
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
kusma
site haritası

 


Şekerin Zararları

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Bir Yıl Boyunca Şeker Yemenin Bedeli!

Eve O. Schaub'un kaleme aldığı ve Berfun Çağinli'nin Türkçeleştirdiği yazıda 1 yıl boyunca şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak duran aile bireylerinin hayatındaki değişiklikler anlatılıyor.

"Bir zamanlar sağlıklıydım ya da en azından öyle olduğumu düşünüyordum. Tabii, bütün bir günü geçirebileceğim yeterli enerjim yoktu, ama Amerika'nın yorgun kitleler için sürekli televizyonda çığırtkanlığını yaptığı reklamları düşününce enerji eksikliğinden muzdarip olan tek kişinin ben olmadığımın farkına vardım. Ailemden herkesin gelecek soğuk algınlığı ve grip sezonundan ölesiye korktuğunu ve Ocak ayında da misofobi, yani mikrop bulaşmasına karşı aşırı korku geliştireceklerini biliyordum.

'BU HASTALIKLARIN HEPSİ ŞEKERE DAYANIYOR'

En azından, şekerin etkileri hakkında bazı rahatsız edici yeni bilgiler duyana kadar ben de öyle düşünmüştüm. Çoğu uzmana göre, şeker pek çok Amerikalı'nın şişman ve hasta olmasının asıl sebebi. Bu konu hakkında daha çok düşündükçe söylenilenler daha mantıklı gelmeye başladı. Yedi Amerikalı'dan biri metabolik bir hastalığa sahip. Üç Amerikalı'dan biri obez. Diyabet oranı hızla artıyor ve kardiyovasküler hastalıklar da Amerika'nın bir numaralı katili olarak biliniyor. Bu teoriye göre, bu hastalıkların hepsi ve dahasının asıl kaynağı bizim beslenme alışkanlıklarımızdaki maddeye yani şekere dayanıyor.

Ortaya atılan bütün yeni bilgileri topladım ve bunları formüle ettim. İlave şeker içeren gıdaları yemeden bütün bir yılı geçirmenin ailemiz (ben, kocam ve yaşları 6 ve 11 olan iki çocuk) için ne kadar zor olacağını görmek istedim. Sofra şekeri, akçaağaç şurubu, agave veya meyve suyu gibi ilave tatlandırıcı içeren her şeyi kesecektik. Tatlı orijinal ve doğal kaynağına (örneğin, bir parça meyve) bağlı olmadığı takdirde de yenmeyecekti. Araştırmalarımıza başladığımızda, tortilla, sosis, tavuk suyu, salata sosu, söğüş et, kraker, mayonez, pastırma, ekmek ve hatta bebek maması gibi çok şaşırtıcı gıdalarda şeker bulduk. Neden bu gıdalara bu kadar şeker ekleniyordu? Bu yiyecekleri daha lezzetli hale getirmek, raf ömrünü uzatmak ve paketlenmiş gıda üretimini daha ucuz hale getirebilmek içindi bütün bunlar.

'DAHA İYİ HİSSETTİRDİ'

Bana deli diyebilirsiniz, ama bir yıl boyunca ilave şekerden kaçınarak büyük bir maceraya atıldım. Ne olacağını merak ediyordum. Nasıl olacağını, ne kadar ilginç şeylerle karşılabileceğimi ve ne kadar zor olacağını bilmek istiyordum. Araştırmama devam ettikten sonra, şekeri hayatımızdan çıkararak hepimizi sağlıklı kılacağıma ikna oldum. Şeker yememenin beni gerçek ve somut bir şekilde daha iyi hissettirebileceğini beklemiyordum.

Bu, güç algılanan bir şeydi ama fark ediliyordu; ilave şeker olmadan yemek yedikçe, daha iyi ve daha enerjik hissettim. Hiç şeker kullanmadan geçirdiğimiz bir yıl boyunca, bir aile olarak kurallarımızdan biri her ay gerçek şeker içeren bir tatlı yiyebilmekti. Zamanla, Eylül ayına kadar damak tadımızın yavaş yavaş değişmeye başladığını ve aylık tatlı kaçamağımızdan da daha az zevk almaya başladığımızı fark ettim.

'ŞEKER BENİ KÖTÜ HİSSETTİRİYOR'

Çok katlı muz kremalı pastayı yediğimde bir şeyler olduğunu anladım. Hem yediğim pasta diliminden zevk almadım hem de bir dilimi bile bitiremedim. Yeni damak tadıma bu muz kremalı pasta hastalıklı bir şekilde tatlı geldi ve dişlerimi ağrıttı. Başım ağrımaya ve kalbim küt küt atmaya başladı; kendimi berbat hissettim. Toparlanmaya başlamadan önce başımı yasladığım kanepede bir saat uzandım. Şeker beni kötü hissettiriyor, çünkü daha önce fark etmediğim hemen hemen her şeyin içinde şeker varmış.”

Şekersiz bir yıl sonunda bu bir yılın hesabını yaptım, çocuklarımın okula hasta oldukları için gidemedikleri gün sayısıyla şeker kullanmadığımız dönemdeki devamsızlıklarını karşılaştırdım. Fark dramatikti. Büyük kızım, geçen seneki 15 günlük devamsızlığı bu sene iki güne düşmüştü. Bedenim şekersiz geçirilen bir yıl için bana teşekkür ediyor gibiydi. Artık enerji konusunda hiçbir endişem yok. Grip sezonu geldiğinde büyük bir korkuyla çocuklarımla yatağın altına saklanmıyorum.

'DAHA AZ HASTA OLUYORUZ'

Böyle bir şeyin üstesinden geldiğimize göre vücutlarımızın da gelecek herhangi bir tehlike için donatılmış olduğunu düşünüyorum. Artık ailecek daha az hasta oluyoruz ve daha çabuk iyileşiyoruz. Bu bir yılın sonunda artık daha sağlıklı ve daha güçlüyüz."

timeturk, 15.11.2017

Fruktozda Ölümcül Tehdit

Tatlı, ucuz ve doğal. Meyve şekeri fruktoz belki de bu yüzden kulağa en doğal tatlandırıcı gibi geliyor.

Ancak işlenmiş her besin gibi fruktoz da bir dizi önemli tehlike taşıyor olabilir. Bilim adamları fruktozun kanser, kalp hastalığı, hipertansiyon, böbrek problemleri ve hatta bunamaya yol açtığını keşfetti.

Fruktoz ile ilgili son haberlere göre de çok fazla meyve suyu tüketen ve fruktoz alan insanlarda bağırsak kanseri riski önemli bir oranda artıyor. Amerikan Diyettetik Derneği yüksek miktarda fruktoz içeren meyve sularının tetikleyici olduğunu açıkladı.

Araştırma ile ilgili bir diğer çarpıcı buluş ise meyvelerde bulunan ve bağırsak kanserine karşı önleyici özelliği bulunan liflerin, c vitamininin ve diğer antioksidanların meyve suyu haline geldikten sonra kaybolduğunu gösteriyor.

İngiliz Diyetetik Derneği de günde yalnızca 150 ml meyve suyu tüketimini öneriyor. Bu da bir su bardağından daha az bir miktar demek oluyor.

hürriyet, 06/10/2011

Tuzu Biliyorduk, Ama Şeker de Tansiyonun Düşmanı

Amerikalı ve İngiliz araştırmacıların ortak çalışması Hipertansiyon adlı tıp dergisinde yayımlandı.

Meşrubat içmekle tansiyon arasındaki bağlantının tam mekanizması kesin olarak ortaya çıkarılmamış olsa da, bilimadamları aşırı şeker tüketmenin kan damarlarının yapısını ve vücuttaki tuz seviyesini etkilediğini düşünüyor.

Araştırma kapsamında yaşları 40 ila 59 arasında değişen İngiliz ya da Amerikalı denekler dört defaya mahsus son 24 saat içerisinde neler yiyip içtiklerini not ettikten sonra idrar numunesi verdi ve tansiyonları ölçüldü.

Biliminsanları, günde birden fazla şekerli meşrubat içenlerin, şeker oranı en yüksek grubu oluşturduğunu gördü.

Kalp krizi riski

Şekerlendirilmiş meşrubattan fazla içenlerin tükettiği kalori miktarının da şekerli içecekten uzak duranlara kıyasla günde ortalama 397 kalori daha fazla olduğu dikkat çekiyor.

Genelde bakıldığında, şekerli içeceklerden fazla tüketenlerin daha az sağlıklı beslendiği ve aşırı kilolu olduğu görülüyor.

Fakat bütün bunlar bir yana, deneklerin kilosu ve boyu gibi faktörler göz önüne alındığında bile, yüksek tansiyon ve şekerli içecek arasında açıkça bir bağ görüldüğü söyleniyor.

Araştırma ekibinin başkanları arasında yer alan, Londra'daki Imperial College'dan Profesör Paul Elliott, ''Fazla tuz tüketenlerin yüksek tansiyon riskinin arttığı artık yaygın biçimde biliniyor. Fakat bu son araştırma tuzun yanısıra ne kadar şeker tüketildiğinin de önemli olduğuna işaret ediyor.'' dedi.

Yüksek tansiyon, kalp krizi ya da inme geçirme riskini büyük oranda artırıyor.

bbc, 01/03/2011

Şeker: Bağımlılık Yapıyor

Şekerin eroin ve kokain gibi insanda bağımlılık yaptığı ortaya çıktı.

Princeton Üniversitesi tarafından modern bilimsel ekipmanlarla yapılan çalışma, şekerin/tatlının beyin fonksiyonlarını aynen eroin veya kokainin yaptığı gibi etkilediğini ve bağımlılığa sebep olduğunu ortaya çıkardı.

Princeton Psikoloji Profesörü Bart Hoebel tarafından yürütülen çalışma sırasında fareler üzerinde yapılan deneylerde, şekerin beyin fonksiyonlarını etkileyerek, daha fazla tatlı alma isteğini tetiklediği gözlemlendi.

Tatlı açlığının, beynin bağımlılıkla ilgili kısmında dopamin salgılanması veya mevcut dopamin miktarının artmasıyla ilişkili olduğu söylendi. Beyin fonksiyonların değişimin kokain veya eroin bağımlılığında meydana gelen durumla aynı olduğu ve tatlı yoksunluğunda görülen psikolojik ve fiziksel semptomların da benzer olduğu açıklandı.

MedHeadlines'da yer alan bilgilere göre, kimi insanlar için şeker/tatlı bağımlılığı ciddi bir problem tekil ediyor. Uzmanlar güne ilk işi tatlı bir şeyler yiyerek başlayanlar için tedavi sürecinin çok daha zor olduğunu söylüyor

Tatlı açlığını bastırmak için, sabahları protein ve sebze ağırlıklı beslenilmesi tavsiye ediliyor.

haber10, 16/12/2008

Şeker Kanserin Dostu

Besinler doğru kullanıldığında meme kanserine karşı etkili silahlara dönüşüyor.

Şeker ve şekerden yapılmış gıdalar kanseri tetikler ve kanserli hücreyi besler. Memede fibrokisti olan kişilerde kafein ve çikolata, fibrokistlerin çoğalmasına neden olabilmektedir.

Yapılan çalışmalarda ise meme kanserinde yeşil çayın riski azaltığı, limon içeriğindeki ellagic asit nedeniyle meme kanserinde koruyucu, hastalığın ilerlemesinde durdurucu etkiye sahip olduğu bazı hayvan çalışmalarında görülmüştür.

Beslenme ve meme kanseri ilişkisi hakkında bilgi veren Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kanser Hastanesi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çağatay, meme kanserine dost ve düşman besinlere dikkat çekti:
"Meme kanseri dahil tüm kanserlerde beslenme ana nedenlerden biridir. Beslenme alışkanlıklarımız yanlış ise zararlı besinleri tüketiyorsak vücudumuzda serbest oksijen radikalleri denilen bazı yan ürünler ortaya çıkar ve bu radikaller zamanla DNA yapısında bozulmaya yol açarlar. Ayrıca, özellikle meme kanserinde şişmanlık ciddi bir nedendir. Yağlı besinlerin çok fazla alımı kanserinde risk oranının artmasına neden olur."

Tüm bu zararlı bileşiklerle savaşan ve besinlerin içerisinde bulunan antioksidanlar yararlı bileşiklerdir.

ŞEKER KANSERİN ARKADAŞI GİBİDİR

Çağatay:
"-Çocuğunuzdan ve kendi yaşamınızdan şekeri uzak tutun. Şeker ve şekerden yapılmış tüm gıdalar kanseri tetikler ve kanserli hücreyi besler. Şişmanlık kanser oluşumunu tetiklediği için önerilmez.

- Beyaz un da şeker gibi sakıncalı görülen ve tüketilmesi asla önerilmeyen bir guruptur. Beyaz un yerine çok tahıllı, çavdarlı ya da tam buğday unundan olan ekmekleri ve makarnaları tercih edin.

- Kafeinli gıdalar kahve gibi meme kanserinde önerilmeyen, yasaklanan ürünlerdendir. Memede fibrokisti olan kişilerde kafein ve çikolata fibrokistlerin çoğalmasına neden olabilmektedir.

-Protein alımı iki türlü olmaktadır; hayvansal kaynaklı ve bitkisel kaynaklı. Hayvansal kaynaklı beslenen ülkelerde bitkisel kaynaklı protein tüketen ülkelere nazaran kanser oranı daha düşüktür. Meme kanserinde de tüm kanserlerde olduğu gibi kırmızı et tüketimi haftada 2 gün ile sınırlanır.

-Süt ve yoğurt özellikle meme kanserinde önem taşıyan iki besin türüdür. Fakat çok yararlı olan süt meme kanserinde önerilmez, meme kanseri olmuş bir kişide süt tüketimi yerine yoğurt tüketimini arttırması gerekir. Elbette yoğurtun kalitesi büyük önem taşır. Yararlı olan probiyotikler alabilmek için yoğurdu evinizde mayalayıp, bu işlemi yaptığınız sütün günlük süt olmasına özen gösterin. Yoğurt yüksek oranda kalsiyum ihtiva eder, kalsiyum meme kanserinde olumlu etkiye sahiptir. Günde en az 2 su bardağı tüketilmesi önerilir.

KANSERE KARŞI SAVAŞAN BESİNLER

- Ailenizde meme kanseri varsa özellikle tüketmeniz gereken iki besin vardır ki, bu besinler meme kanserinden sizi korur. Üzerinde yapılan insan çalışması bulunmamaktadır fakat hayvan deneylerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Soya yağı ve keten tohumu meme kanserinden korunmada özellikle fibro kistik memelerde kullanımı şiddetle önerilen iki besindir. Keten tohumu hem antiöstrojenik hemde hafif antioksidan etkisiyle meme kanserini önlemede önerilir. Önemli nokta, meme kanseri olmuş kişide keten tohumu ve soya yağı önerilmez.

- Limon içeriğindeki ellagic asit nedeniyle meme kanserinde koruyucu, hastalığın ilerlemesinde durdurucu etkiye sahip olduğu bazı hayvan çalışmalarında görülmüştür. Limonu sadece salatalarınıza katmayıp, kabuğuyla yemeye çalışın. Bahsettiğimiz bu etken madde sadece limonda değil özellikle yüksek oranda böğürtlen yapraklarında da bulunur. Limon kabukları ve böğürtlen yapraklarından yapacağınız bir bitki çayı hem keyifle içmenize hemde sizi meme kanserinden korumaya yardımcı olacaktır.

-Yeşil çay günümüzde yaygın olarak tüketilen mucize bir bitkidir. Etkisi polifenollerinden kaynaklanır. Yapılan çalışmalarda meme kanserinde yeşil çayın riski azaltığı görülmüştür. Güçlü antioksidan etkiye de sahip olan yeşil çayı günde 3-4 fincan tüketilmesi önerilir.

-Soğan ve sarımsak yemeklerimizden eksik olmayan mucizevi iki besindir. Yüksek oranda selenyum ihtiva ederler. Selenyum minerali serbest radikaller adı verilen zararlı karsinojen maddeleri nötürleştiren bir mineraldir. Bazı hayvan deneylerinde birçok kanser türünde olduğu gibi meme kanserinde de selenyumun ciddi olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Her yemeğinize bol sağan ve sarımsak eklemeniz büyük oranda riski azaltacaktır.

-Folik asit alımı meme kanserinden korunmada önemli rol oynar. Birçok sebzede, meyvede kuru baklagillerde, peynirde ve tahıllarda bol miktarda bulunan folik asit kan hücrelerinin gelişimde önemli rol oynar. Kanser riskini azaltan folik asit en çok yeşil yapraklı sebzelerde, turunçgillerde (portakal, mandalina) bulunur. Her gün mutlaka 2 adet portakal tüketin, semizotu, brokoli, marulu sofranızdan eksik etmeyin.

-Balık ve tavuk tüketimi de önerilmektedir.

- Bitkisel kaynaklı protein gurubunda özellikle kuru baklagiller çok büyük önem taşır. Haftada 2-3 kez bezelye, kuru fasulye,nohut ve mercimek tüketilmelidir.

DOĞRU PİŞİRME TEKNİĞİ KANSERE KARŞI KORUYOR

-Besinlerin tütsülenmesi, tuzlanması gibi işlemler ve nitrit- nitrat gibi maddelerin katılması ile besinlerde güçlü karsinojen etki göstermektedirler.

- Besinlerin aşırı saflaştırılması, kanserden koruyan lifli kısmın yok olmasına neden olmaktadır. Örneğin; buğdayın rafine edilişi ve unun değersiz kısmının kalışı, yarardan çok zararlı bir etki göstermektedir.

-Hatalı pişirme yöntemleri, özellikle kızartma, mangal, barbekü gibi yöntemler besinlerde karsinojen maddelerin oluşmasına neden olur. Sebzelerin aşırı sıcaklıkta uzun süre pişirilmesi yararlı mineral ve vitaminlerin kaybıyla sonuçlanmaktadır.

-Sebzeleri ve meyveleri doğradıktan sonra uzun süre bekletmek çok yararlı olan C, A ve B vitaminlerinin kaybına neden olmaktadır.

AİLEDE MEME KANSERİ ÖYKÜSÜ VARSA KIZINIZIN BESLENMESİNE DİKKAT EDİN

- Çocuğunuzun fast-food gibi yağda kızartılmış besinler tüketmesine izin vermeyin, onu yönlendirin. Çünkü bu tür gıdalar patates kızartmaları vb. yüksek sıcaklıkta ve en önemlisi defalarca aynı yağ içerisinde kızartılmaktadır. Böylece ortaya bazı zararlı kanserojen maddeler çıkmaktadır.

- Meme kanseri riski taşıyan yani ailede olan bir bireyin beslenme alışkanlıkları büyük önem taşır. Şekerli gıdalar, kola gibi asitli ürünler, katkı maddesi olan market gıdaları riski artıracaktır.

ntvmsnbc, 24/10/2008

Şekeri Kes Genç Kal

İngiliz dermatolog Fredric Brandt, son kitabında, şekerin cildi yaşlandırdığını öne sürdü.

Brandt'a göre şeker, derinin yenilenmesini sağlayan anahtar proteinlerin oluşumunu azaltıyor.

Bu da kırışıklıkların oluşumuna neden oluyor.

Brandt'a göre şeker, cildin elastikiyetini bozuyor ve on yıl yaşlandırıyor.

Madonna ve Cher gibi ünlülere danışmanlık yapan dermatolog, genç kalmanın önemli bir yoluda şekersiz diyetten geçtiğini belirtiyor.

akşam, 12/06/2007

Şeker Cildinizi Yaşlandırıyor

Yüzünüzü gerginleştirmek için ihtiyacınız olan her şey buzdolabınızda!

Harvard'lı Profesör ve Eczacı Nicholas Perricone'nin kendisi de yıllardır şekerden uzak duruyor. Çünkü şeker molekülleri, kollajen lifleriyle birleşip onları sertleştirerek esnekliklerinin kaybolmasına yol açıyor. Bu da kırışıklıkların oluşumunu destekliyor.

Kırışıklıkların engellenmesi için, taze meyve, yağlı et ve sebzenin yeşil ışığından faydalanmak gerekir.

Kollajen liflerinin sertleşmesi öncelikle serbest radikaller sayesinde engelleniyor. Her ne kadar vücut enzimler ve amino asitlerden kendi bağışıklık sistemini oluştursa da yine de bunu oluşturmak için doğru besinlere ve formlara ihtiyaç duyuyor.

Beslenme ve kırışıklık oluşumu arasında bağlantı vardır. İnsanlar tek yönlü besleniyor. Aşırı karbonhidrat yaşlandırıyor. Makarna, patates ve ekmekten alınan fazla karbonhidrat ciltte tahrişe neden oluyor. Özellikle çok çabuk kana karışan ve böylelikle ensülinin artmasına neden olan karbonhidratlar tehlikeli... Bu reaksiyon yağ yakımını bloke ediyor. Dolayısıyla karbonhidrat kana ne kadar yavaş alınırsa, ciltte de o kadar az hasar meydana geliyor. Genç kalmak için ensülinin yavaş ve kesintisiz alımı şart.

hürriyet, 04/ 05/2007

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document