Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 

 

Stres Hakkında

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Stres Beyne Zararlı

Bilim adamları akut stresin beyincikteki bilgi işleme sürecini etkilediğini belirlediler

New Orleans'ta bulunan LSU Sağlık Bilimleri Merkezi'nde görevli araştırmacılar, stresin hareket koordinasyonu, öğrenme ve hafıza şekillendirmeden sorumlu bölümü olan beyincikte olumsuz etkilere yol açtığını tespit ettiler.

"The Journal of Neuroscience" isimli dergide yayınlanan çalışmaya göre, merkezi sinir sisteminde bulunan AMPA-Rezeptör adı verilen moleküler alıcıların farklılık göstermesi, kişinin strese duyarlı veya duyarsız olmasını belirliyor. Bunların GluR1, GluR2, GluR3, GluR4 olmak üzere dört alt grubu bulunduğunu açıklayan araştırmacılar, sadece 5 dakika yırtıcı hayvan korkusuna maruz kalmanın bile beyinde sinir hücreleri arasındaki bağlantılarda (sinapsis) GluR2 içeren reseptörlerin artışına yol açtığını ifade ettiler.

GluR2'nin varlığı beyincikteki elektrik akımlarını değiştiriyor.Buna bağlı olarak beyincikte hareketle ve bilişsel fonksiyonlarla ilgili bölüm etkileniyor.

zaman, 14/01/2011

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre, hamilelikte stres,
doğacak bebeğin zekasını olumsuz etkiliyor.

Londra'daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, hamilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yapılan deneylerde, hamilelikte yoğun stres yaşayan kadınların çocuklarının IQ'sunun, ortalamanın yüzde 10 altında kaldığı gözlendi.

Anne karnında strese maruz kalan çocuklarda ayrıca davranış bozuklukları tespit edildi.

Bilim adamları, annenin yaşadığı stresin hangi mekanizma ile çocuğun zeka ve davranış gelişimini etkilediğini ise henüz tespit edemedi.

ntvmsnbc, 07/06/2007

Stres Diş Gıcırdattırıyor

Uzmanlar stresin diş gıcırdatmasının hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran önemli bir faktörü olduğunu belirtiyorlar.

Diş gıcırdatmasını (bruksizm) strese bağlayan uzmanlar, bruksizmin tedavi edilmemesi durumunda çene ekleminde kalıcı zararlara yol açacağını belirtiyorlar.

Vücudumuzda stres belirtileri ilk olarak ağız ve çevresinde oluşur.
Stres sonucu diş gıcırdatmasının, dişlerde aşırı basınç yaptığı için dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olduğu anlatılıyor.

Bruksizmde dişlerin çiğneyici yüzünde aşınmalara,  dişlerde aşırı hassasiyete neden olmaktadır. Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde, arka dişlerin tepelerinde mikro çatlaklar oluşur. Röntgenle saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmalarına neden olur.

Diş gıcırdatma aynı zamanda diş etinin geriye çekilmesine yol açar. Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Diş gıcırdatma, özellikle yanak ve şakak bölgesinde kasların aşırı çalışması sonucu kas ağrısına neden olur. Bu zaman zaman baş ağrısı olarak da hissedilir. Ayrıca çene ekleminde aşırı yüklenme sonucu yanma olabilmektedir.

Tedavi amacının, dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararların önlenerek ortadan kaldıran tedavi yöntemleri şöyle sıralanıyor:
Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbiri ile temas etmemesi amacıyla alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan 'gece koruyucuları' bruksizmin tedavisinde kullanılan en önemli araçtır.

Gece koruyucuları çoğunlukla tek başına yeterli değildir. Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya göre, stres terapisi, rahat uyumayı sağlayıcı önlemler, kas gevşetici ilaç uygulaması, hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi, eksik olan dişlerin yerine konulabilmesi için gerekli uygulama yapılmalıdır.

Stres Şişmanlatıyor!

İsveç'te yapılan bir araştırma, uzun dönemli stresin şişmanlattığını ortaya koydu.

Orta yaşlı şişman erkekler üzerinde yapılan araştırmaya göre, stres özellikle karın bölgesinde yağlanmaya yol açarak kalp ve şeker hastalıkları riskini artırıyor.

Stres altındaki vücudun, şişmanlatan enzimi harekete geçiren bir hormonu aşırı oranda salgıladığı, bu enzimin vücudun diğer bölgelerinden ziyade karın bölgesinde daha kolay toplandığı kaydedildi.

Adrenalini yükselten olumlu stresin vücut için iyi olduğu, ancak uzun dönemli olumsuz stresin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söylendi.

Strese Karşı Bol Vitamin

Süt, yoğurt, sebze ve meyve strese karşı bire bir ilaç.

Bol vitamin stresin düşmanı, her türlü tatlı yiyecek ise, en büyük dostu. Özellikle stres altındayken vitamin ihtiyacı, yüzde 35 oranında artıyor.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Türkan Merdol, stres altında, vücudun mineral ve vitamin ihtiyacının yüzde 35 artığını belirterek, bu durumla başa çıkabilmek için süt, yoğurt, sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmesi gerektiğini kaydetti.

Özellikle sabah kahvaltısı ihmal edilmemelidir. Sabahları süt, peynir ile domates, portakal ya da benzeri sebze ve meyveler tüketilmelidir.

Stres hormonlarının, metabolik olaylar zincirini olumsuz etkileyip, özellikle protein ve karbonhidrat metabolizmasında rolü olan vitamin ile minerallere ihtiyacı artırmaktadır.

"TATLI YEMEYİN..."

Stres altında bedenin, boşalan kaynakları doldurmak için iştah artırma yoluna gidebildiğinden, durumda özellikle tatlılara karşı istek duyulmaktadır.
Tatlı besinler, vücut ihtiyacını karşılamaktan öte kilo alımına yol açan bir kısırdöngüdür.

Artan iştah tatlı ile karşılandığında kan şekeri yükselir, yükselen kan şekerini düşürmek için insülin hormonu fazla salgılanır, fazla salgılanan insülin, kan şekerinin düşmesine neden olur, bu durumda yeniden tatlı isteğini artırır.

Stres altındaki kişileri, tatlı besinlerden uzakdurmalı ve düzenli beslenmeye özen göstermeleri gerekir.

Stres Ve Stres Atma Yöntemleri

Stresi atmanın en güzel yolunun, 'saatte 6 kilometre hızla yürümek' olduğu bildirildi.

Güney Carolina Psikoterapi ve Hipnoterapi Kliniği Başkanı Dr. Güngör Özbek, psikolojik hastalıkların tamamının, fizyolojik hastalıkların da yüzde 60'ının stres kaynaklı olduğunu söyledi.

Aşırı stresin, organların işlevini engellediğini, yetişkinlerde de dörtte bir oranında kalp hastalıklarına neden olduğu vurgulandı. 

Aşırı sabırsızlık, diş ve yumrukları sıkma, karşıdakine sürekli ters cevaplar verme, başkalarına çabuk kızma ve onları dinlememe, aniden kızıp küfretme, yerinde duramama, çok konuşma durumlarında, aşırı stres altındayız demektir.

STRES KAYNAKLARI

Çalışma hayatı, evlilikte ve kişisel ilişkilerde yaşanan sorunlar, zaman baskısı altında boğulma ve kendisini yetersiz bulmanın stres  oluşturup "iç çatışmalara" neden olmaktadır.

 Hayal kırıklığı, beklentiler, trafik ve gürültünün de stres kaynağı oluşturduğuna işaret edildi.

STRES ATMA YÖNTEMLERİ
Saatte 6 kilometre hızla yürünmelidir.  Beyin, yürüyüş sırasında endorfin salgısını üreterek, vücudu dinlendirir.

Bir diğer stres atma yönteminin de "pozitif düşünmeyi öğrenmek" tir. Negatif düşüncenin beyini olumsuz yönde etkileyerek stres oluşturmaktadır.

Amerika'da yapılan bir araştırmanın, doktora gidenlerde sorunlarının yüzde 90'ının strese bağlı olarak geliştiğini ortaya koydu.

Fazla Stres Boyna Zararlı

Doktorlar soğuk, stres, yorgunluk ve yanlış duruş ile zedelenen boyna da bin bir tedavi öneriyor...

Boyun ağrıları da her yaşta görülen önemli bir sorun. Dr. Bülent Kahyaoğlu, "Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak, yorgunluk gibi etkenler boyun bölgesinde ağrı nedenidir. Yine uzun süreli bilgisayar, daktilo kullanmak, sürekli tek noktaya odaklaşmak boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı oluşabilir" diyor.

Boyun fıtığı ve kireçlenme

Belde olduğu gibi boyunda da fıtık olabilir. Ani yapılan ters bir hareket sonrasında boyunda yırtılma ve fıtık olabilir. Böylece boyun - kol ağrısı ve o kolumuzda uyuşma, karıncalanma, bazen de güçsüzlük hissedilir.  Bu durumlarda ilaç, fizik tedavi ya da iğne veya kateterle ilaç verilmesi söz konusu olabilir.

Kireçlenme ise boyun ağrısı, kola yayılan ağrı, baş ağrısı, boyunda tutukluk, kolda güçsüzlük, hissizlik, ellerde zayıflık, uyuşma, baş dönmesi ve bulanık görme gibi yakınmalara neden oluyor.

Boyun kireçlenmesi olan hastalara istirahat veririlir, şiddetli ağrı varsa boyun korsesi, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve egzersiz önerilir.

Stresin İlacı Derin Nefes

Uzmanlar, stresle başa çıkmak için, doğru ve derin nefes almanın öğrenilmesini, yeterli ve dengeli beslenilmesini, stres oluşturan durumların başkalarıyla paylaşılmasını öneriyor

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan broşürde, stresle başa çıkmada kullanılacak bazı yöntemler şöyle sıralandı:

. Doğru nefes, ağır, derin ve sessiz olmalı. Nefes verirken gerginliğin kaybolup, vücudun gevşediğini ve rahatladığının hissedin. Nefesi, burundan alıp ağızdan verin.

. Günde 10 - 15 dakikalık fiziksel egzersizleri alışkanlık hale getirin.

. Yeterli ve dengeli beslenmeye çalışın. Çeşitli yiyeceklerle ideal kilonuzu koruyun, aşırı yağ, şeker ve tuzdan kaçının, alkollü içecekleri makul ölçüde alın. Yiyeceklerinizi küçük lokmalar halinde yavaş ve iyece çiğneyerek yiyin. Bol su için.

. Aynı saatlerde uyuyup uyanmayı alışkanlık haline getirin. Uyumak için yatağa yatın, sıkıntı, üzüntü, başarısızlık veya hataları yatakta düşünüp çözüm aramayın. Uyumamaktan korkmayın, yatakta sessizce geçirilen saatler de uyku kadar dinlendirir.

. Kendinizle olumlu diyaloglar kurun. Problemi saptayıp, küçük parçalara ayırın. Çözüm için seçenekleri belirleyin, bir tanesini seçip uygulayın. Sonuçları değerlendirip öğrendiklerinizi gözden geçirin. Sonuç olumluysa kendinizi ödüllendirin. Olumsuz bir sonuç çıkarsa başka seçenekleri deneyin, vazgeçmeyin, mutlaka uygun bir çözüm vardır.

. Stres oluşturan  durum veya durumları arkadaşlarınızla, yakınlarınızla paylaşın.

Stresin Aktifi Yararlıymış!

Çağımızın sorunu stres. Tüm hastalıkların anası stres. Ama ABD'de bir grup bilim adamı stresin aktifinin insan vücuduna yararlı olduğunu ortaya koydu.

Daha düne kadar "stresten kaçının" uyarısını yapan bilim adamları, stresin aslında zannedildiği kadar zararlı olmadığını, hatta stres sırasında salgılanan salgılar nedeniyle bağışıklık sisteminin güçlendiğini bildiriyor.

Her ne kadar trafik sıkışıklığı veya işte bir zorlukla karşılaşmak endişe ve sıkıntı verse de, bağışıklık sistemi açısından bunlar kötü olaylar değil.

Denekle "aktif" ve "pasif" strese maruz bırakıldı. "Aktif stres" deneyi için deneklere sınırlı bir süre içinde bir ezber verildi, başaranların ise para ile ödüllendirileceğinin ifade edildi. "Pasif stres" deneyi sırasında ise deneklere 12 dakikalık, korkunç görüntülerle dolu bir cerrahi operasyon görüntülerinin izletildi.  Araştırmasının bir sonraki adımı olarak, bağışıklık sistemi proteinlerini taşıyan salya konsantrasyonlarını ölçüldü. Organların üzerini örterek koruma sağlayan söz konusu salya konsantrasyonların miktarında artma olduğu gözlemlendi.

Genel kanının "stresin vücuda zararlı olduğu" yönünde oluştuğunu anımsatan Dr. Bosch, "Aktif ve pasif stres sırasında, vücut dışarıdaki tehlikeye yanıt vermeye çalışan bu salyaları üretiyor. Ancak pasif stres sırasında vücut talebi karşılayamazken, aktif stres sırasında bu proteinler daha fazla üretiliyor.

Bu araştırma gösterdi ki, aslında zor bir gün, doktoru uzak tutar" diye konuştu.


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document