Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Su Hakkında Bilmek İstedikleriniz

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Su içmek için 46 neden

Metabolizmanın mükemmel işleyebilmesinin yanında sağlıklı ve güzel bir hayat sürmenin temel koşulu bol bol su içmekten geçiyor.

1- Hiç bir canlı su olmadan yaşayamaz.

2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.

3- Su temel enerji kaynağıdır.

4- Su vücudun her hücresinde eleiksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

5- Hücre yapısındaki Maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.

6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen Anormal DNA sayısı azalır.

7- Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi Kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.

8- Bütün besinlerin, vitaminlerin ve Minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar.

9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.

10-Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.

11-Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.

12-Akciğerlerde Oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.

13-Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.

14-Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.

15-Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, ait ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.

16-Omurgadaki diskleri "şok emici su yastıkları'na dönüştürür.

17-Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.

18-Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.

19-Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.

20-Vücudun soğutma ve ısıtma sistemleri için vazgeçilmezdir.

21-Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve eleiksel enerji verir.

22-Serotonin ve diğer noransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.

23-Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün Hormonların yapımı için gereklidir.

24-Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.

25-Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.

26-Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.

27-es, gerginlik ve Depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.

28-Uykuyu düzenler.

29-Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bizeçliğin enerjisini verir.

30-Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

31-Gözlere canlılık ve parlaklık verir.

32-Glokomdan korunmamıza yardım eder.

33-Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.

34-Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.

35-Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.

36-kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.

37-Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.

38-İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle Gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.

39-Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.

40-Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.

41-Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.

42-Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.

43-Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.

44-Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.

45-Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, Multipl Skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.

46-Kafein, Alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

iyibilgi, 25/04/2011

Yan Etkisi Bulunmayan Tek İçecek: Su

Hipertansiyon, fazla kilolar ve depresyongibi olumsuz gelişmelerin bir numaralı ilacı...

Su dünyada en kolay bulunabilinen ve hiçbir yan etkisi olmayan tek içecek. Hipertansiyon, fazla kilolar ve depresyon gibi birçok rahatsızlığın temelinde yatan neden, vücutta yeterli su olmamasıdır. Sağlıklı bir yaşam için su için...

Su, insanoğlu için vazgeçilmez bir içecek. Hayatta olmazsa olmazlardan biri olan suyu, yemek yaparken, bulaşık- çamaşır yıkarken, banyo yaparken, tuvalet kullanırken, temizlik yaparken ve daha saymadığımız pek çok şeyde kullanıyoruz. Medical School of London Üniversitesi’nden Dr. Fereydoon Batmanghelidj, ‘Vücudunuz Sizden Su İstiyor’ adlı kitabında suyun faydalarını ve suya neden ihtiyaç duyduğumuzu anlattı.

DNA HASARINI ÖNLÜYOR


Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.

Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.

DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur,

Bağışıklık sisteminin merkezi olan kemik iliğini güçlendirir.

Bütün besinlerin, vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.

Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır. Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.

Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.

Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.

Vücuttan zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.

Artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.

Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.

Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.

Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur.

Kanı sulandırır pıhtılaşmayı önler.

YAŞLANMA KARŞITI

Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir.

Bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur.

Yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

Gözlere canlılık ve parlaklık verir.

Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi oluşumu riskini azaltır.

Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.

bugün, 29/05/2009

Sabah Kahvaltısı ve Bol Su; Stresi Önlüyor

Bazı yiyeceklerin kişileri strese karşı daha duyarlı hale getirebildiğini belirten Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kutlu, “stresten uzak durmak isteyen öğrencilere, sabah kahvaltısını ihmal etmemelerini ve bol su içmelerini öneriyoruz” dedi. Ve Şunları ekledi:

"Aşırı stres, öğrencilerin doğru karar verme, zihinsel etkinlikler üst düzeyde ve verimli olarak sürdürmelerini engeller, stresli öğrenciler bildiklerini de unuturlar.

Stres, öğrenme ve beslenme arasında önemli bir ilişki vardır. Aslında belirli bir düzeyde stres, performans açısından olumludur. Ancak yüksek stres düzeyi, öğrenmeyi güçleştiren biyokimyasal maddelerin ortaya çıkmasına neden olduğu için belleğe zarar verir”.

Stres önlenemez ancak kontrol edilebilir. “Stres kontrolünde; uygun beslenme, stres oluşturan duygu ve düşünceleri yakınlarla paylaşma, zamanı iyi kullanma, ders çalışma ve öğrenme becerilerini geliştirme ile düzenli spor yapma teknikleri kullanılabilir.

Öğrenciler eğitim sürecinde yaşadığı stresin beslenme konusunda uygulanacak yöntemlerle dengelenebilir. Bu konuda ise annelere büyük görev düşmektdir.

Bazı yiyecekler kişileri strese karşı daha duyarlı hale getirebilir.

En önemli stres artırıcı madde kafeindir. Kafein metabolizmayı hızlandırır, yüksek düzeyde uyanıklık ve hareketliliğe yol açar.

Ihlamur, ada çayı, nane ve papatya gibi bazı bitki çaylarının normal çayın yol açtığı uyarılma durumunun tam aksine sakinleştirici etkisi var. Vitamin eksikliği de strese yol açar. Stresli zamanlarda sinir sisteminin ve iç salgı sistemlerinin düzgün çalışmasını sağlamak için özellikle bazı vitaminlere çok fazla gereksinim duyulur. Bu vitaminler C vitamini ve B-kompleks vitaminleridir. B-1, B-5 ve B-6 vitaminlerinin eksikliği, kaygı reaksiyonları, depresyon, uykusuzluk, kalp ve damar zayıflıklarına yol açar. Vitaminlerin eksikliği, stres yaratan faktörlere toleransı ve bunlarla mücadele etme becerisini düşürür.

“Bol Bol Su Tüketin”

Su, tüketimi stres kontrolünde en etkili yöntemlerdendir. Her öğrenci çalışma masasında en az 1,5 litrelik pet şişede sürekli su bulundurmalıdır. Az su alınması öğrencileri tembel, bezgin ve uyuşuk yapar.

Havuç, beyin metabolizmasını canlandırır. Seratonin maddesi içeren lahana, kırmızı çiğ biber, muz ve çilek, stresin kontrol altına alınmasında etkilidir” dedi.

Ayrıca stresin azalmasında en önemli faktör sabahları iyi bir kahvaltı yapılmasıdır. Stresten uzak durmak ve okul başarısını yakalamak isteyenlere altın öğün olan sabah kahvaltısını ihmal etmemelidirler. Anneler de bu konuda denetleyici ve yönlendirici olmalıdır”.

ntvmsnbc, 25/11/2008

Soğuk Suyu Hızlı İçmeyin!

Özellikle vücut ısısı yüksekken, hızlı içilen soğuk su vücutta terleme fonksiyonunu artırıp, tuz ve mineral kaybına neden oluyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Günhan Erdem, "Özellikle vücut ısısı yükseldiğinde soğuk suyun hızlı içilmesi, vücutta terleme fonksiyonunu artıracağından çok fazla tuz ve mineral kaybetmeye neden olur. Soğuk suyun olumsuz etkilerinden korunmak için yudum yudum içmeliyiz"  dedi.
        
Aşırı sıcaklar nedeniyle vücud sürekli su, mineral ve tuz kaybeder. Soğuk su içmenin 2 türlü olumsuz etkisi vardır. Bunlardan birincisi doğrudan doğruya üst solunum yollarında hassasiyeti olan kişilerde hastalıklara sebep olabilir. İkincisi ise hızlı içilen soğuk suyun buharlaşmaya yani vücutta terleme fonksiyonuna doğrudan etki ettiği için çok fazla tuz ve mineral kaybetmeye neden olur. Soğuk suyun olumsuz etkilerinden korunmak için yudum yudum yaklaşık 1 dakika içinde içilmelidir.
   
"Doğrudan su içmeye özen gösterin"
        
Özellikle aşırı sıcakların yaşandığı bu günlerde doğrudan su içmeye özen gösterilmeli. Çay, kahve, meşrubatın suyla birbirine denk değildir.
        
Suy vücut için doğal bir çözücüdür.
        
Suyun insan vücudunda 2 temel görevi var. Birincisi vücuttaki hücrelerin metabolizma faaliyetleri için ihtiyaç duydukları su moleküllerini temin etmek, diğeri ise vücuttaki atık maddelerin atılmasını sağlamak. Suyun insan vücudunda bu görevleri yerine getirmesi ve metabolizmanın faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için suyun çözücü şeklinde alınması gerekir.

Çay, kahve, meyve suyu gibi içecekler ise çözelti şeklindedir. Yani vücuttaki maddeleri çözme görevini yapacak su molekülleri tutulmuştur. O nedenle bir bardak su ile bir bardak meyve suyu arasında inanılmaz derecede serbest su farkı vardır.
       
Prof.Dr. Erdem, sabah kalkınca, akşam yatmadan önce ve yemeklerden sonra mutlaka bir bardak su içilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

milliyet, 03/08/2007 

Yemekte Su İçmeyin

Bu kurallarla 'Hangi saatte ne yesem' diye düşünmeyin

Dr. Alp Kürşad Mamak diyetlerinde dikkat edilmesi gereken kurallar olduğunu, bunlara uyulduğu takdirde kilo vermenin hiç de zor olmadığını vurguladı...

İşte o kurallar

1) Yemek sırasında su içmeyin; ancak yemeklerden 30 dakika önce veya sonra içilmelidir. Mide içeriğinin asit fazlası, oksijenlenmeyi azaltır; oksijenlenme azaldığında, metabolizma yavaşlar. Yemekler daha yavaş sindirilir, kilo alma ve enerji eksikliği başlar. Asitli gıdalar tüketilmemeli.

2) Proteinleri (kırmızı et, tavuk, hindi ve balık) hiçbir zaman karbonhidratlarla (ekmek, makarna, pilav) tüketilmeyin.

3) Günde 3 ana öğün ve 4 ara öğün olmak üzere, toplam 7 öğün yemek yiyin.

1. Ara 10:30
2. Ara 15:00
3. Ara 17:00
4. Ara 21:30

4) Gece yoğurt ve peynir gibi mayalı gıdaları tüketilmeyin.

5) Süt , yoğurt, meyve ve çiğ tüketilecek sebzeleri yemeden 1 saat önce dolaptan çıkarın, oda ısısına gelmesini sağlayın.

6) Sabah erken saatlerde (7:30- 8:30 gibi) kalkın ve akşam erken (23:00-24:00 gibi) saatlerde uyuyun.

7) Rafine (işlenmiş) gıdaları tüketmeyin.

Rafine gıdalar
hangileri

Beyaz undan yapılan börek, makarna, beyaz ekmek, kek, pide

Beyaz pirinç,

Konserve gıdalar,

Hazır gıdalar (çorba, puding, salça, sirke vb),

Her türlü alkollü içki,

Kola, meşrubat (diet olanlar dahil),

Siyah çay,

Kahve,

Meyve suları

Beyaz şeker,

Tereyağı, margarin.

8) Günde 2,5 litre sıcak su tüketin (yaklaşık 12-14 bardak).

9) Egzersiz yapın; sabah saat 6:00-10:00 arası veya akşam saat 18:00-22:00 arası Yürüyüş 1 saat , yüzme yarım saat, ağır egzersiz yarım saat.

10) Sindirimini hızlandırmak için, yemeklerde günde 1,5 tatlı kaşığı zerdeçal ve zencefil kullanın.

11) Ara öğünlerde bu gıdaları tükebilirsiniz:

Kuru kayısı (3-4 adet)

Yeşil elma (1 adet) l Salatalık (kabuklu)

Yağsız yoğurt (akşam öğünü hariç)

12) Yiyeceklerin genel özellikleri:

Acı (yeşil biber, zencefil - et yemeklerine, zerdeçal- sebze yemekleri, bulgur pilavı, makarna)

Sıcak (yemekler sıcak, yoğurt, süt ve peynir oda ısısında ılık olarak tüketilecek)

Kuru ( sebze yemekleri buharda veya haşlama; et yemekleri ızgara, fırında)

bugun, 23/05/2008

Hastalıklara Karşı Su Terapisi!

Suyun nimetleri saymakla bitmez. Yaşam kaynağımız olan su pekçok hastalığa da birebir geliyor. Yaptığınız birkaç basit uygulamayla pekçok hastalığı ve ağrıyı geçirebilirsiniz. Kendi kendinize yapabileceğiniz uygulamalar nelerdir?
 
Düşük Tansiyon için..

Düşük tansiyon sorununun hakkından gelmek için kan dolaşımını hızlandırmak gerekiyor. İşte bunun için bir öneri:

. İki kovaya ihtiyacınız olacak. Birini 36-38 derece arasında suyla, diğerini ise mümkün olduğu kadar soğuk suyla doldurun. İkinci kovadaki su ne kadar soğuk olursa o kadar iyi unutmayın.

. Önce 5 dakika boyunca kollarınızı tamamen sıcak kovaya sokun. Sonra 10-20 saniye soğuk suya daldırın. Bütün bu işlemi baştan sona bir kez daha tekrarlayın. Suyu kollarınızdan akıtın ama kurulamayın. Şimdi olduğunuz yerde hafif koşu yapın. Tekrar ısınana kadar hareket etmelisiniz.

Sırt Ağrıları İçin...

Gerginlikler, duruş bozuklukları sırt ağrılarına sebep olabiliyor. İşte bundan kurtulmak için iyi bir öneri:

. Tek başınıza da yapabilirsiniz belki ama eşinizden yardım istemek işinizi kolaylaştıracak. Küvetin içine koyacağınız bir tabureye dik biçimde oturun ve duşu açın. Suyu sırtınıza gelecek biçimde ayarlayın.

. Sıcaklık önceleri 33 derece olabilir. Sonra yavaş yavaş artırın. 42 dereceye kadar çıkabilirsiniz. Süre, 5-10 dakika olmalı. Cildinizdeki kan dolaşımı iyice hızlanmalı. Bunu derinizin pembeleşmiş görüntüsünden anlayabilirsiniz.

. Daha sonra kurulanın ve yarım saat yatakta dinlenin. Bacaklarınızın altına yastıktan bir yükselti koyarsanız daha da rahat edersiniz. Bunu her gün tekrarlayabilirsiniz.

Soğuk Algınlığı Başlangıcında...

Sesiniz gitmiş, boğazınız batıyor, gözleriniz yaşarmaya başladı. Soğukalgınlığının ilk belirtileri? Hemen ayaklarınıza sıcak su banyosu yapmalısınız.

. Çünkü büyük ihtimalle üşütmek üzeresiniz. Sıcak su hem ayaklarınıza iyi gelecek hem de virüslerin vücudunuza yerleşmesini önleyecek.

. Kovayı 33 derece sıcaklıkta suyla doldurun. Bacaklarınızı dizlerinize kadar içine daldırın. 15-20 dakika boyunca 39 derecede, daha sonra 42 derecede tutun.

. Daha sonra kurulayın ve 15-30 dakika kadar yatakta dinlenin. Bu süreci soğukalgınlığı belirtileri kaybolana dek her akşam aksatmadan uygulayın.

Regl Sancısı İçin...

Regl sancısı günlük yaşamı altüst edecek derecede olabilir ve çoğu zaman ağrı kesiciler bu ağrıyı geçirmeye yetmez.

. Regl sancılarında sıcak-nemli bir bezi direkt deriye temas ettirmek dokuya ve organlarınıza iyi gelecek. Sekiz kez katladığınız bir keten bezi kaynar suya koyun. Daha sonra üzerine bir havlu sarın ve sıkın.

. Bu işlemi dikkatlice yapın ve kontrol edin; deriniz yanmasın. Sonra bu havlu yumağını karnınıza koyun. Üzerine yün bir bezi iyice sarın. Böylece kalabildiğiniz sürece kalın. Bu işlem diğer karın kramplarına ve ağrılara da iyi gelecek.

Sinirliyseniz..

Stresli ve sinirli ruh halinizi aşağıdaki yöntemle ortadan kaldırabilirsiniz...

. Bütün gününüz inanılmaz stresli geçti. O halde hemen küveti sıcak suyla doldurup girin. Sinirlilik halini gidermenin en iyi yolu sıcak suyla dolu bir küvet! Böylece damarlarınız genişleyecek, kan akışınız yoluna girecek ve bedeniniz sakinleşecek.

. Suyun dinginleştirici etkisi beyninize de iyi gelecek. Küveti dörtte üç oranında sıcak suyla doldurun. En az 10, en çok 15 dakika küvette kalın. Suyun içine damlatacağınız birkaç damla lavanta esansı daha da iyi gevşemenizi sağlayacak. Şimdi yavaşça kalkın. Ilık suyla bir kez daha duş alın ve kurulanıp en az 20 dakika karanlık bir odada uzanın.

Baş Ağrısı İçin...

. Ağrınızı gidermek için yüzünüze soğuk bir duş yapmak hem yan etkisiz hem de oldukça etkili.

. Soğuk su başınızdaki gerginliği alacak. Duş başlığını öyle bir ayarlayın ki, bolca su gelsin. Eğer olmuyorsa duşun kafasını çıkarın. Hortum kısmından daha çok su gelir böylece. Şimdi omzunuza bir havlu alın ve küvete eğilin.

. Soğuk suyu önce alnınızdan sonra yüzünüzün sol tarafından akıtın. Aşağı yukarı hareketlerle sağa ve sola doğru işlemi devam ettirin. Son olarak soğuk suyla yüzünüzde 3 kez dairesel hareket yapın. Bu işlem migrene de iyi geliyor.

Uyku Bozukluğu İçin Islak Çorap Terapisi

. Bunun için dizin bir karış altında biten bir çift keten çoraba ihtiyacınız olacak. Bir çift de yünlü çoraba. Önce ketenli çoraplarınızı soğuk suya daldırın. İyice sıkın ve sıcak ayaklarınızın üzerine giyin! Bunun üzerine yünlü çorabınızı geçirin. Bu ıslak çoraplarla mümkün olabildiğince kalın.

. Sıcak suyun içine girmek ve kendinizi tamamen suya bırakmak rahatlamanın en muhteşem yolu. Bu işlem ayrıca, regl öncesi yaşanan PMS sendromuna karşı da etkili.

ailem, 14/04/2008

Su Yerine Meyve Suyu Tüketmek Yağ Yapıyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu Talak, kolalı içecekler ve meyve suyunun aşırı tüketilmesinin vücutta aşırı miktarda boş enerji alımına ve böylece yağlanmaya yol açtığını söyledi.

Sağlık açısından, günde 1,5-2 litre su içilmeli.

Sağlığın korunmasında ve sağlıklı beslenme programı uygulanmasında suyun vazgeçilmez bir yeri vardır. Beslenme hataları ve su içmeyerek metobolizma dengemizi bozup sadece daha fazla yağlanıyoruz. Günde 3 ana, 3 ara düzenli öğün tüketmek, 1,5-2 litre su içmek ve gün içinde bulduğumuz her fırsatta hareket edip düzenli egzersiz yapmak sağlıklı bir kiloda kalmanın formülüdür.

HAMİLELER YÜKSEK KALORİ ALIYOR

Beslenme hataları hamilelikte başlıyor. Kadınlar yıllar boyu gıda tüketimi konusunda kendilerine aşırı yasaklar koyarak yaşıyor. Hamilelikte de yiyemedikleri ne varsa tüketiyorlar. Hem aşırı kilo alıyorlar, hem de bebeklerinin de şişmanlığa elverişli bir vücut yapısıyla doğmasına yol açıyorlar. Şişman çocukların ilerde diyabet ve kalp, damar hastalıkları riski de artıyor. Bu nedenle kadınların uzun vadeli yatırımcı gibi hareket etmeleri gerekir. Kötü beslenme ve kısa sürede çok yüksek kaloriler alma ya da tam tersi düşük kalorili diyet yapıp kısa zamanda çok kilo vermek zararlı bir yatırım türüdür. Uzun vadede istikrarlı bir şekilde beslenmeye yatırım yapılmalıdır.

Hızlı kilo kaybetmek metabolizma hızını düşürüyor. Egzersiz yapılmaması da kas kaybına yol açıyor. Yağın artmasında en büyük etken, suyun yerine boş enerji aldıran şekerli içeceklerin konulması, sabah kahvaltısına yağlı poaçalarla başlanması veya kahvaltının hiç yapılmaması, hazır döner, köftelerin çok tüketilmesi, yağ içeriği çok yüksek besinlerin alınması.

400 GRAMLIK ELMA YEMEYİN
Beslenme programlarında önerilen meyve tüketiminde de hatalar var. Diyet yapıyorum diye gün boyunca bir tanesi 400 gram gelen elmaların tüketilmesi vücuda sadece yağ kazandıracaktır.

Öğünleri bölerek ve küçük meyveler tüketerek yemek metabolizmayı hızlandırır. Bir porsiyon meyve tüketin derken 400 gramlık dev elmaları değil, 100 gramlık küçük elmalar yenmelidir.

Taze sıkılmış meyve suları da kilo aldırıyor. Çünkü bir bardak meyve suyu, 4-5 portakalın sıkılmasıyla elde ediliyor. Onun yerine bir orta boy portakalı yemek, posa alınacağı için sindirime de yardımcı olacaktır.

ntvmsnbc, 01/05/2007

Sert Su Daha Fazla Mineral Taşıyor

Su, tüm canlılar için hayat kaynağıdır. Suda bulunan mineraller pek çok hastalığın tedavisini kolaylaştırırken, yaşlanmayı de geciktiriyor.

Suyun mineral taşıyıp taşımadığı sertliğinden anlaşılıryor. Uzmanlar, sert suyun aslında toplumdaki genel kanının aksine daha kaliteli olduğunu belirtiyor. Yumuşak içimli suların sert sulara göre daha az mineral taşıdığı ifade ediliyor.

Doğal yollarla tedavi, tamamlayıcı tıp ve ruh sağlığıyla ilgili kitaplarıyla tanınan Dr. Recai Yahyaoğlu ile kimya mühendisi Mennan Aysan Kuzanlı, "Suyun İyileştirici Gücü" isimini verdikleri çalışmada suyun insan sağlığına etkilerini tüm boyutlarıyla ele aldılar. Suyun tedavi edici özelliğinde alkali (ph değeri) oranı ve mineral değerinin önem taşıdığını belirtiyor.

Günümüzde sanayinin neden olduğu çevre kirliliğiyle su kaynaklarının ve yiyeceklerin çoğunun alkali özelliğini kaybederek asitli hale geliyor.  Kanser, karaciğer yağlanması, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlığa yakalananların vücudunda asit oranı da artıyor.

İnsan vücudunda yaradılış gereği iç organları alkali özellik taşıyorlar. Bünyeye asidik maddeler girince yapıyı bozuyor. Bu nedenle yediğimiz içtiğimiz gıdaların alkali özellik taşımasına dikkat etmeliyiz. Alkali su karaciğer ve bağırsakları temizler, hücrelerin yıpranmasını geciktirir ve kişilerin ruh halinin de olumlu etkiler. Elma, armut, portakal gibi meyveler ve tüm sebzeler de alkali özellik taşırlar. İşlenmiş tüm gıda ürünleri ise asitleşmektedir.

İçilen suyun alkali değerinin en az ph 7-7,5 olması gerekir. Musluk suları yeterli ph değerine sahip değildir. Ambalajlı su tüketenlerin etiketleindeki ph değerine bakmarı gerekmektedir. Musluk sularının asidini ayırıp alkali özellik kazandıran arıtma cihazları bulunuyor.

Sert ve yumuşak sularla ilgili toplumda yanlış fikir bulunmaktadır. İçimi çok yumuşak suların aslında mineral değeri düşüktür. Suya sertlik hissi veren içindeki minerallerdir. Bu nedenle sert sular daha sağlıklıdır.

Günde ne kadar su içilmeli?

İnsan vücudunun yüzde 75'inin sudan oluşuyor. Bu dengenin bozulmaması için bol bol su içilmesi gerekmektedir. Herkesin vücut ağırlığının her kilogramı için 40-50 mililitre su içmesi gerekiyor. Bu da 70 kilo ağırlığındaki bir kişinin günde 3-3,5 litre su içmesi anlamına geliyor. Yaz aylarında su tüketiminin daha da artırılması gerekiyor.

Alkali suyun faydaları

Gün içerisinde vücutta biriken asitleri temizliyor.
Vücuda enerji veriyor.
Alkali suda bakterilerin barınmaları daha zor.
Musluk suyuna göre yüzde 41 daha fazla oksijen içeriyor.
Kalsiyum, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri barındırıyor.
Antioksidan özellik taşıyor.

zaman, 05/03/2007

Müthiş Buluş! Su; İyiyi, Kötüyü ve Depremi Algılıyor

İnsanın en önemli ihtiyaçlarından biri olan su, bilimsel bir araştırmaya konu oldu ve ortaya çok şaşırtıcı sonuçlar çıktı. Su aslında canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmakta. Ayrıca bu su kristallerinden edinilen bilgilerden deprem önceden tespit edilebiliyor.

Japon bilim adamı Prof. Dr. Masaru Emoto, içinde 70'ten fazla kristal resmi bulunan Su Kristalleri adlı kitabında: "Su cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir." diyor. Prof. Emoto'nun suyun biyo-fizikî özelliklerini araştırarak ortaya koyduğu gerçekler, yeni bir döneme kapı açacak gibi.

Emoto, üç yıl kadar önce mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfetti. Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış çevre tesirlerinin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki veriyor.

Sanacell sağlık firmasının davetlisi olarak, Temmuz ayında Berlin Teknik Üniversitesi'nde 1.200 kişiye konferans veren Prof. Emoto, su kristallerinin nasıl farklı şekillerde davrandığını, büyüleyici bir yapı göstermesine karşılık, temiz dağ suyunun berrak ve düzgün kristal yapıları ihtiva ettiğini tespit etti. Ayrıca, çocukları, su ile konuşturarak su kristallerinin verdiği tepkileri gözler önüne serdi. Emoto, on iki yıl süren çalışmaları ve yaptığı on binlerce deney neticesinde, suyun sadece iyi ve kötü bilgileri, müzik ve sözleri değil, hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı.

Çekilen kristal fotograflarında suyun verdiği mesaj çok açık; sevgi ve minnettarlık gibi duygular fıtrat tarafından tasvip görmüştür. Yani sevgi ve minnettarlık, fıtratın özüdür. Su, ne kadar sevgi, duygu ve âhenk dolu söz ve musikî ile karşılaşırsa; altıgen kristal yapısı da o kadar güzel ve düzgün olmaktadır. Meselâ çekilen fotografların birinde suyun yanında "şeytan" dendiğinde, kristaller kaotik bir biçime girerken, diğerinde de güzel sözlerle dua edildiğinde, suda, berrak ve estetik yapısı ile mükemmel bir altıgen ortaya çıkıyor. Emoto, bu çalışmalarıyla görünmeyen bir ruh âleminin varlığına da işaret ediyor.

Emoto, su kristallerinden edinilen bilgilerden depremin önceden tespit edilebileceğini söylüyor. Bunun için evvelâ deprem olan bölgelerdeki su kristalleri hemen incelenerek, suyun buna verdiği tepki gözlenmelidir. Daha sonra bilgisayar bağlantılı mini mikroskoplarla sürekli bu bölgelerdeki su kristallerinin bir merkezde değerlendirilerek takip edilmesi gerekiyor. Zira deprem bölgelerinde yer altında meydana gelen değişikliklerin bir anda olmayıp, günler, hattâ haftalarca sürdüğünü ve bu değişikliklerin oradaki su kristallerinden takip edilebileceğini söylüyor. Su kristallerinin fotografının çekilmesi de şöyle oluyor: Önce su eksi yirmi derecede donduruluyor. Sıcaklığı eksi beş dereceyi bulduğunda kristal ortaya çıkıyor. 5 mm'lik buz parçasında ancak 25 mikron, yani 0,025 mm büyüklüğünde bir kristal oluyor. Bu yüzden bunun 200 defa büyütülmesi ve bu esnada en ufak bir titreşimin meydana gelmemesi gerekiyor. Su kristalleri de yaklaşık elli-altmış saniye, buzun sıcaklığı sıfır dereceye ulaşana kadar görülebiliyor.

İmedya, 24/03/2006

Aşırı Su İçmek Ölüme Neden Oluyor

Koşucuların vücut gereksinimlerini hesaplamadan içtikleri aşırı suyun, vücudun tuz dengesini bozduğu ve bu nedenle ölümlere yol açtığı belirtildi.

California Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Allen Arieff ve Houston'daki Baylor College araştırmacıları, maraton yarışından sonra yaşamını yitiren sporcuların kalp krizi nedeniyle öldüklerini düşündüklerini ancak yaptıkları araştırmalarda vücudun tuz-su dengesindeki bozulmanın ölüme yol açtığını tespit ettiklerini belirtti.

Yarıştan sonra fenalık geçiren ve hastaneye kaldırılan yarışçıların büyük çoğunluğunda vücudun aşırı zorlandığı sırada alınan aşırı suyun organizmanın dengesini bozduğunu gördüklerini ifade eden Dr. Arieff, maratoncuların vücudun susuz kalmasından çekindikleri için, yarış sırasında çok fazla su içme eğilimine girdiklerini kaydetti.

Koşuda vücudun kanı, çok çalışan adalelere yönlendirdiğinden sporcunun içtiği ve bağırsakta biriken suyun emilemediğini kaydeden Dr. Arieff, "Yarış bittiğinde, derhal emilmeye başlanan su kana karışıp su-tuz dengesi aniden bozuluyor. Beyin şişiyor ve koruma sistemi kandaki suyu akciğerlere yönlendiriyor. Bu ise ölüme yol açıyor. Bu durumu engellemek için kan dolaşımındaki tuz miktarının artırılması gerekiyor" dedi.

Dr. Arieff, acil servisteki doktorların, getirilen sporcunun kalp krizi geçirdiğini düşünerek bu yönde tedavi uygulamalarının durumu daha da vahimleştirdiğini, bunun için koşucuların şunları dikkat etmesi gerektiğini söyledi:

"Sporcuların tüketmesi gereken su miktarı kişiden kişiye değişiyor. Maratoncuların antrenman sırasında, örneğin koşmaya başlamadan önce ve yarım maraton koştuktan sonra tartılmaları ve ne kadar su kaybettiklerini tespit etmeleri gerekiyor.

Tespit edilen ölçüye göre su içmeleri lazım. Aksi taktirde kötü sonuçlarla karşılaşılabilir."

 

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document