Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Dünya Sağlık Örgütü'nün Tavsiyesi:"Sünnet Olun!"

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Afrika'da sayıları milyonlara ulaşan HIV ve AIDS vakalarının önüne geçmek için, sünnet olunmasını tavsiye etti. Dün örgütün yayınladığı ayrıntılı raporda, Müslümanlık dininin temel gereklerinden biri olan sünnetin, gelecek on yıl içinde 300 bin kişiyi ölümden kurtaracağı belirtildi.
Sünnet olmanın, AIDS virüsü kapma riskini azalttığını söyleyen uzmanlar, yaklaşık 2 milyon yeni enfeksiyon vakasının da bu sayede önlenebileceğini söylüyor. Uzmanlar, sünnetin bu etkisinin, virüsün kolayca etkili olabileceği ve bulaşabileceği deri tabakasının, penisten ayrılması sayesinde oluştuğunu belirtiyor. Sünnet sonrası ise AIDS virüsleri, deri üzerinde kendilerine tutunacak daha az yer buluyor.
HIV virüsü, şimdiye kadar 25 milyon ölüme neden oldu. 40 milyon kişide halen virüsü taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, sünnetin koruma etkisinin, en çok Afrika'da, farklı kabileler arasında yapılan karşılaştırmalarda ortaya çıktığını söylüyor.

Sabah Gazetesi, 12/07/2006

Tıp Dergisi Lancet'e Göre: "Sünnet  Koruyucudur"

Dünya çapında etkili tıp otoriteleri, her yıl milyonlarca kişinin ölmesine sebep olan AIDS'in yayılmasını engelleyecek bir yöntemi konuşuyor: Sünnet.

Dünyanın en saygın tıp dergilerinden Lancet'te yayımlanan bir makaleye göre, "üst deri"nin, sünnet esnasında alınması, AIDS'in, vücuda bulaşmasını engelliyor. Sünnet olan erkeklerin, olmayanlara oranla AIDS'e yakalanma riski 6 kat azalıyor.

Sünnetin, AIDS'in erkeklere bulaşmasını engelleyebileceğine dair ilk gözlem, Afrika kıtasında yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Afrika'nın doğu ve güney bölgelerinde, batı bölgelerine oranla, hastalığın daha yaygın olduğu görülmüştür.Bilimadamları, bunun sebebinin ise, o bölgelerde, yoğunlukla Müslümanların yaşamasına bağlamışlardır. Müslüman erkeklerin, inançları gereği sünnet olduğu üzerinde duran bilimadamları, sünnet ile AIDS arasında bir bağ kurulabileceğini, o dönemde anlamışlardı.

Sünnet olan erkeklerin, AIDS'e yakalanma riskinin azaldığı gerçeğini teyid eden araştırma ise Hindistan'da yapıldı. 2 bin Hintli erkek üzerinde yapılan araştırmanın sonucuna göre, sünnet esnasında alınan deride bulunan hücreler, HIV virüsünün en çabuk yayılma olanağı bulduğu zayıf hücreler arasında bulunuyor. Virüs, bu bölgedeki hücrelere rahatlıkla saldırıp, bütün vücuda yayılabiliyor. Bu zayıf hücrelerin, sünnet sırasında, deri ile birlikte ortadan kalkmasıyla, erkek vücudunun AIDS'e karşı korunması, sağlanmaktadır.

The Lancet, 27/03/2004

"Herkes Sünnete Hazır Olsun!"

Kanada'nın Toronto kentindeki AIDS Konferansı'nda konuşan eski ABD Başkanı Clinton, "Sünnetin AIDS'e karşı etkili olduğu kanıtlanırsa, herkesin tabuları yıkıp sünnet olması gerekir" dedi.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton, kültürel tabuları bir kenara bırakıp AIDS'ten korunmak için sünnet olmaya hazır olunmasını önerdi. Clinton, araştırmalarda sünnetin AIDS'i kontrol etmede bir araç olduğunun kanıtlanması halinde, erkeklerin ve onlarla birlikte olan kadınların hastalıktan korunması için bir çare olabileceğini söyledi.

Toronto'daki Uluslararası AIDS Konferansı'nda konuşan Bill Clinton, "Sünnetin etkili olduğu kanıtlanırsa, AIDS'in yayılmasını önlemek ve hayat kurtarmak için yeni bir yol bulmuş olacağız. O zaman hepimize zor bir görev düşüyor" dedi.

Clinton, "Buradan ayrıldığımızda hepimiz, erkekler üzerinde sersemletici bir etki bırakacak bu işleme yeşil ışık yakmaya hazır olmalıyız, pek kolay olmasa bile" diye konuştu.

Hürriyet Gazetesi, 17/08/2006

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document