Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


"Yaşamak İçin Birkaç Lokma Yeter"

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Fazla Yemek Hafıza Kaybına Yol Açıyor

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre fazla yemek yiyen kişilerde hafıza kaybı ve bunama riski daha fazla...

Fazla yemek yemenin, yaşlılıkta hafıza kaybı ve bunama riskini iki katına çıkardığı ortaya çıkarıldı.

ABD'nin Arizona eyaletindeki Mayo Clinic araştırmacıları, 70 ila 89 yaşlarındaki 1250 kişiyi yeme ve içme alışkanlıklarına göre çeşitli testlerden geçirdi.

Araştırmacılar, katılımcıları günlük kalori alımı 600-1500, 1500-2100 ve 2100-6000 arasında değişen üç gruba ayırdı.

Günlük 2100-6000 kalori alan grupta ileri yaşlarda bunamaya neden olan hafif bilişsel bozukluk görülen kişilerin sayısının ilk iki gruptakilere oranla iki katı olduğu ortaya çıktı.

Araştırmayı yöneten Yonas Geda, düşük kalorili beslenmenin hafıza kaybını azalttığını ve hatta Alzheimer başlangıcını engellediğini açıkladı.

Geda, düşük kalorili ve sağlıklı beslenmenin nörolojik hastalıkların önlenmesinde de önemli bir etken olduğunu belirtti.

Araştırma sonuçları, 21-28 Nisan'da New Orleans'ta yapılacak 64. Amerikan Nöroloji Akademisi Yıllık Toplantısı'nda sunulacak

dünyabülteni, 13/02/ 2012

Yemeği Yavaş Yiyin, Doymadan Kalkın

Türkiye obezite bakımından riskli durumda , özellikle annne babalar çocuklarını bu tehlikeden korumak için dikkatli olmak zorunda.

Türkçapar; mide kelepçesi ameliyatı ile obeziteye geçici çözüm olduğunu, ilaçların şişmanlığı gidermediğini belirtti.

HIZLI YEMEK YEME MİDEYİ BÜYÜTÜYOR

Türkiye'de kadınların yüzde 35'i, erkeklerin ise yüzde 25'inde şişmanlık vardır. İnsanları fastfood, yani hızlı yemek yemekten kaçınmaları konusunda uyaran Türkçapar, yeni kuşağın da karbonhidrat ve fastfood tüketimi nedeniyle şişman olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'de karbonhidratlı yiyecekler grubunda sıkıntımız var, yani un ve türevleri ile besleniyoruz. Biliyorsunuz bu çok önemli. Karbonhidratlar insanları şişmanlatıyor, 'Makarna şişmanlatmaz' deniyor, hayır aksine kilo aldırıyor. Örneğin sebzeyle et yerseniz şişmanlatmaz, ama unlu yiyeceklerle et yerseniz şişmanlatır.

Bir diğer konu, iş hayatı değişince insanlar fastfooda yöneldi. Bu kesinlikle birinci hata oluyor, adı üstünde hızlı yemek. Hızlı yediğiniz zaman mideniz büyümeye başlıyor. Daha çok yemek yeme ihtiyacı hissediyorsunuz.

Şişmanlıkta Türkiye olarak riskliyiz. Özellikle yeni kuşak çok şişmandır. Bir defa aileler çocuklarına çok dikkat etmek zorundalar. Evde yeme alışkanlığı, aile ile yemek yeme alışkanlığı bunlar çok önemli. Karbonhidratlardan uzak durmak çok önemlidir. Tabi yenecek ama sınırlı oranda. Spor, yapılması çok önemli, gençler spora yönlendirilmeli ve beyaz et tüketimi teşvik edilmeli."

habername, 11/10/2009

Çok Protein Azından daha çok Zararlı

Bu dengeyi ayarlamazsanız kemikleriniz tehlikede!

Düzenli spor yapanların beslenme alışkanlıklarını düzenlemesi gerekiyor. Çünkü hareketin artması ile vücudun ihtiyaçları da değişiyor.

Ancak bazı besin maddelerinin alımı kontrollü yapılmadığı takdirde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri de protein.

Kadıköy Şifa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Rabia Yurdagül; fazla proteinin osteoporoz gibi hastalıkları tetikleyebileceğini belirtti.

Yurdagül, konuyla ilgili şunları aktardı: "Et, tavuk, balık vb. et ürünleri, süt, yoğurt, peynir vb. süt ürünleri ile yumurta gibi besinlerle, kurubaklagiller proteinlerin en iyi kaynaklarıdır. Beslenmede yetersiz protein alımı aşırı protein alımından daha zararsızdır ve aşırı protein alımı çok riskli olabilir.

Yapılan çalışmalarda, fazla protein veya amino asit kullanımının, proteinlerin atım ürünü olan ürenin vücuttan uzaklaştırılması için idrar çıkışını arttırdığı, böylece vücuttan daha fazla sıvı kaybedildiği ve dehidrasyona neden olduğu gösterilmiştir. Ayrıca fazla protein alımı karaciğer ve böbreklerin daha fazla yorulmasına neden olur ve idrar yoluyla kalsiyum kaybına sebep olduğundan osteoporoz riskini de artırır.”

bugün, 07/01/2009

Az Yemek Faydalı

Maymunlar üzerinde doğrulanan “az ye, sağlıklı yaşa” sözünün geçerliliği insanlar üzerinde de test edildi.

Günde 2500 yerine 1900 kalori alan kişilerin sağlıklı yaşadığı belirlendi.

Az ye sağlıklı yaşa felsefesi üzerine yıllarca araştırmalar ve deneyler yürüten bilim adamları 2006 yılında yayınlanan bir araştırmayla ilk kez somut bir sonuca ulaştı. Canto ve Owen adlı iki maymun üzerinde yapılan 17 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandığında ortalık karıştı. Owen’dan yüzde 30 daha az kalori alarak beslenen Canto adlı maymunun hiçbir önemli hastalık belirtisi göstermeden çok sağlıklı ve dinç bir görünüme sahip olması, “az ye, sağlıklı yaşar” tartışmasını da alevlendirdi. Bu araştırmanın hemen ardından yine Amerika’da bu kez 48 Labrador köpek üzerinde 14 yıllık bir çalışmanın sonuçları açıklandı.

Kalori alımlarında yüzde 25’lik kesintiye gidilen köpek grubunun diğerine göre ortalama 1.8 yıl daha fazla yaşamış olması, “Acaba aynı sonuçlar insanlar üzerinde de geçerli olabilir mi?” sorusunu akıllara getirdi. Ve bu konudaki tartışmaya Saint Louis Üniversitesi son noktayı koydu. Profesör Edward Weiss tarafından yapılan araştırmada 2500-3000 kalori yerine günde 1500-1900 kalori arasında alan insanların kalp hastalığı, diyabet ve kanser riskini önemli oranda düşürdüğünü tespit etti. Uzmanlara göre bunun sebebi, daha az ya da düşük kalorili beslenildiğinde vücutta hücrelerin bozulmasına yol açan serbest radikallerin de daha az üretilmesi. Aynı zamanda tiroid hormonu salgısı da bu durumda azalıyor ve bu da dokuların yaşlanmasını yavaşlatıyor.

Hücreler bozulmuyor

ABD’deki Michigan Üniversitesi de insanların günlük kalori tüketimlerini yüzde 33 düşük tutmaları durumunda damar tıkanıklığı, kalp krizi ve kanser riskini düşürüp hücrenin yapıtaşı olan DNA’nın hasarını azalttığını belirledi. Düşük kalori düzeyi metabolizmayı da yavaşlatarak, hücre yıpranmasını önlüyor.

YAŞ FARKI 1 AMA...

Wisconsın Maymun Araştırma Merkezi’nde iki ayrı diyete tabi tutulan hayvanlar arasındaki fiziksel farklılıklar, düşük kaloriyle beslenenlerin, diğerlerinden dinç kaldığını gösterdi. En büyük fark 25 yaşındaki Canto ile 26 yaşındaki Owen adlı maymunlar arasında gözlendi. Canto, 17 yıl boyunca günde 445 kaloriyle, yani alması gerekenin yarısı kadar kaloriyle beslendi. Owen 885 kalori aldı. Aralarında 1 yaş olmasına rağmen Canto’nun tüyleri çok daha parlak, duruşu çok daha dik, cildi elastik, genel görünüşü sağlıklı ve çok daha enerjik. Normal kaloriyle beslenen Owen ise dökülmüş tüyleri, kırışmış cildi ve kambur duruşuyla yaşlılığın tüm belirtilerini sergiliyor. Owen ayrıca yüksek tansiyon ve eklem rahatsızlıklarına yakalandı.

vatan, 14/12/2008

Az Yiyenler Daha Sağlıklı Yaşıyor

Günlük aldığı kaloriyi yarı yarıya azaltanların yaşamları, daha sağlıklı devam ediyor.

Lousiana'daki Biyomedikal Araştırma Merkezi'ne bağlı uzmanların yürüttüğü çalışmaya göre, günlük aldıkları kaloriyi yarı yarıya azaltanlar sağlıklı ve uzun yaşıyorlar.

Bununla birlikte, uzmanlar, kanser, kalp ve felç gibi hastalıklara karşı da oldukça etkin bir koruma sağlayan 'minimum kalori' diyetlerinde, gıdalardaki besleyici unsurlardan kesinlikle mahrum kalınmaması gerektiğini de vurguluyorlar.

Araştırma raporuna göre, vücuttaki protein, yağ ve DNA'da hasar meydana getiren "serbest radikal" adlı kimyasallar, alınan gıdanın, "hücrenin bataryası" sayılan mitokondrilerde enerjiye dönüştürülmesi sırasında ortaya çıkıyor.

Yeni bulgulara göre, kalori, yani gıda tüketimi ne kadar azalırsa, serbest radikallerin sayısı o kadar azalıyor ve güçlü mitokondrilerin oluşması için uygun zemin hazırlanmış oluyor.

Aşırı şişman ama obez olmayan, 36 sağlıklı denek üzerinde araştırma yapıldı. Ve 6 ay boyunca yüzde 25 kalori azaltmak, vücudun kalori yakma kapasitesini genel olarak azalttığı ve mitokondri fonksiyonunu düzelttiği gözlendi.

vatan, 07/03/2007


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document