Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Yeşil Çayın Faydaları

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Son Klinik Çalışmalar: Yeşil Çay Türevleri Gribi Aşıdan Daha İyi Önlüyor

Grip sezonu şu an tüm hızıyla devam ediyor ve eş zamanlı olarak mevsimsel aşılar yoğun bir şekilde yapılıyor. Griple ilgili son yapılan bir klinik araştırmaya göre; “yeşil çay” bazlı ilaveler grip riskini %75 düşürüyor. Yakın zamanda Lancet’te (tıbba yönelik bir dergi) yayınlanan bir çalışmada aşıların grip olma riskini  %60 düşürdüğü gösterildi. Bunun anlamı şu: Yeşil çay ve türevlerinin grip riskini düşürme oranı aşılardan çok daha yüksek! Yeşil çayın sağlık açısından birçok faydasının yanında, enjeksiyondan kaynaklı herhangi bir risk taşımaması da göz önüne alındığında aşıdan çok daha iyi bir alternatif olduğu görülecektir.

Doğal bir virüs düşmanı ve bağışıklık kuvvetlendirici: Yeşil Çay

Yeşil çayın içeriğindeki polifenollerinin etkin bir şekilde pek çok bakteri, mantar ve virüsleri yok ettiği yıllardır biliniyordu.

Virüsler göz önüne alındığı zaman; yeşil çay, adenovirüsi,  Epstein-Barr, Herpes simpleks, HIV-1 ve grip virüslerini baskılar. Bu baskıyı, yeşil çaydaki ana polifenollerden biri olan ECGC (Epigallocatechin gallate) isimli madde sağlıyor. ECGC özellikle grip virüsünün hemaglutinine bağlanıyor ve virüsün hedef reseptöre tutunmasını ve bulaşmasını engelliyor. EGCG ayrıca virüs hücre zarını başkalaştırarak virüsün diğer hücreleri  enfekte etmesini engelliyor.

Yeşil çayın bir başka önemli bileşeni ise, kuvvetli bir antimikrobiyel sitokin olan amino asit  L-tein’dir. İnterferon-gama elde etmek ve çoğaltmak için gama-delta-T lenfositlerini aktive ettiği gösterilen bu lenfositler enfeksiyonlara karşı vücudun ilk savunması olarak düşünülebilir.

Bu nedenle yeşil çay gribe karşı çift taraflı koruma sunarken aşılama bu çift taraflı faydayı sağlayamaz. Yine de nihai sonuç için klinik testlere ihtiyacımız olabilir.

Eski Bir  Klinik Kanıt: Yeşil Çay Grip Riskini Düşürüyor

Yeşil çayın gribe karşı etkisini belirlemek üzere eski bir deney yapılmıştı. Zayıf bir yeşil çay çözeltisiyle (her fincanda %60’ı EGCG olan 50 mg kateşin) günde üç kere gargara yapmayı kapsayan deney sonucunda; kontrol grubunun %10‘unun aksine gargara yapanların sadece %1.3’ünün gribe yakalandığı gözlemlenmişti. Böylece; “boğazın, gribin başlıca enfeksiyon alanı olduğu ve gargaranın boğazdaki grip virüslerini durduracağı” teorisi doğrulanmış oldu.

Yetişkinler üzerindeki bir başka sofistike deneyde ise; grip sezonu esnasında üç ay boyunca özel bir tein karışımı (günlük yaklaşık 10 fincan yeşil çay değerinde, fakat tam miktar belirlenemedi) kullanıldı. Bu deney rastgele seçimli, “çift-kör”* ve plasebo kontrollü bir deneydi. Deneklerde %32 daha az hastalık ve %35 daha az “belirti günü” görüldü. %70 oranında yeşil çay haplarını alan kişiler (düşük bir oran olsa da) istatistiksel analize dahil edildiler.

Çift kör: Genellikle tıbbi deneylerde kullanılan bir yöntemdir. Hem denek grubu hem de uygulama grubu gerçek ilaç ile plasebo (etkisiz) ilacın hangisi olduğunu bilmez.

Çarpıcı Sonuç: %75 Daha Az Hastalık

Yakın geçmişte, 198 sağlık çalışanına çok daha kontrolü sağlanmış, kapsamlı bir deney uygulandı. Bu deneyde, klinik deneylerin en üst standardı olan “rastgele seçimli”, “çift-kör” ve “plesebo” kontrollü yapıldı. Her deney grubuna Kasım 2009 tarihinden Nisan 2010 tarihine kadar 378 mg yeşil çay kateşinleri (270mg EGCG içeren) ve 210 mg tein günlük doz şeklinde verildi. Deneklerin %93′ü, plana uygun bir şekilde, verilen dozları aldılar.

Yeşil çay alanlarda klinik olarak %75 daha az grip enfeksiyonu gözlendi ve bu değer istatistiksel olarak dikkat çekici bir orandı (p=0.022) ancak, gözlenen hastalıkların hepsi iyi huylu grip değildi. Gerçek grip enfeksiyonunu teyit etmek için laboratuar sonuçlarına bakıldığında yeşil çayın grip olma riskini %83‘lük müthiş bir oranla düşürdüğü görüldü. Yine de bu gerçek, grip vakalarının sayısal azlığından dolayı  istatistiksel açıdan pek bir anlam ifade etmiyordu.(P=0.112)

Sonuç olarak; son klinik deneyler yeşil çay türevlerinin gribal hastalıkları önleme konusunda grip aşısından çok daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. Bu gerçek, grip aşısının faydalı olduğuna inanan birçok insan için gerçekçi gelmeyebilir ama doğal yaşamanın gereklerine uymaya çalışan, anlayan ve uygulayan kimseler için hiç de sürpriz değildir.

uyumluyasam, 13/01/2012

Yeşil Çay, Dertlere Deva

Uzman diyetisyen Banu Topalakçı, güçlü antioksidan özelliğiyle bilinen yeşil çayla ilgili son araştırmaları ele aldı.

Çay güçlü antioksidan özelliği ile kansere karşı koruma sağlar, kan şekerini düşürür, iltihabı önler, kolesterolü düşürür, kalp rahatsızlığı ve kansere karşı korur, metabolizmayı harekete geçirme becerisi mevcuttur

İçildiğinde keyif ve sağlık açısından  pek çok fayda sağlayan çok az sayıdaki içecekten biridir çay. Büyük olasılıkla sudan sonra dünyada ve ülkemizde, en yaygın tüketilen içecektir.  Çayın sağlık açısından faydalarının nedeni içeriğindeki fenolik bileşkeler ya da polifenoller olarak bilinen bitki bazlı büyük bir koruyucu kimyasal  grubundan dolayıdır.

Polifenoller, çoğu kanser karşıtı faaliyet gösteren güçlü bir antioksidandır. Bu bileşkelerin 4.000'den fazla çeşidi vardır ve flavonoidler, antosiyaninler, izoflavonlar dahil olmak üzere çok sayıda sınıf ve altsınıfa ayrılmaktadır. Polifenoller, diğer antioksidanlar gibi hücrelerin "oksidatif stres" olarak bilinen normal ancak zarar verici fizyolojik süreçlerden korunmasına yardımcı olur. Oksijen her ne kadar yaşam için hayati derecede önemli olsa da  aynı zamanda serbest radikaller olarak isimlendirilen reaktif maddeler de birleşir. Bu, vücudumuzdaki hücrelere zarar verebilir, bu zarar ise kalp rahatsızlığı ve kansere sebep olur. 

Pek çok  araştırmada, polifenollerin kanser karşıtı özellikleri ortaya konmuştur. Bunlar serbest radikallerin hücrelere verdiği zararı durdurabilir, tümör gelişimi için çalışan enzimleri etkisiz kılabilir ve kanseri tetikleyen unsurları işlevsiz bir duruma getirebilir.

Siyah mı, yeşil mi?

Çayın rengi  nasıl bir işlemden geçtiği ile ilgilidir. Çayın yeşil mi, siyah mı, beyaz mı ya da kırmızı mı olacağını belirleyen şey yapraklarının hasat sonrası maruz bırakıldığı işlem derecesidir. Siyah çay tam fermente edilmiştir, kırmızı çay kısmen fermente edilmiştir, yeşil çay ise hiç fermente edilmemiş ancak belli bir sıcaklıkta çevrilerek kurutulmuştur, beyaz çay ise neredeyse hiç işlem görmemiştir.

Bu dört çeşit çay arasında olgunlaşmamış, filizleri henüz tam açmadan hemen önce toplanan çay yapraklarıyla yapılan tek çay beyaz çaydır. Filizlerinin üzeri hala gümüş rengi tüylerle kaplıdır, çay kurutulduğunda bu gümüş tüyler beyaza döner ki çayın adı da buradan gelir. Beyaz çay en az işlenen çay türüdür ve aslında polifenoller bakımından da en zengin olan çay türüdür.

Nasıl hazırlanır?

Hepsi de olgun yapraklardan yapılan yeşil, kırmızı ve siyah çay kurutulur. Bundan sonra uygulanan işlem hepsi için birbirinden biraz farklıdır. Yeşil çay yapmak için kurutulan yapraklar buhara tutulur ya da belli bir ısıda karıştırılarak pişirilir, sonra tekrar kurutulur. Kırmızı çay yapmak için kurutulmuş yapraklar önce ufalanır sonra kısmen fermente edilir, sonra belli bir ısıda karıştırılıp kavrularak kurutulur. Siyah çay yapmak için kurutulmuş yapraklar ilk olarak sarılır, sonra tam olarak  fermente edilir, ardından belli bir ısıda karıştırılarak pişirilip kurutulur. Dünyada tüketilen çayın yüzde yetmiş sekizini siyah çay oluşturur, yeşil çayın kapladığı alansa yüzde yirmidir.

Hem siyah hem yeşil çay kanserle savaşır

Çay yaprağına uygulanan işlemler kimyasal niteliğini değiştirir. Koyu renk çayların daha fazla işlemden geçirildiğini artık biliyoruz, ancak bu durum bu besinin sağlık açısından sağladığı faydaları kaybettiği anlamına gelmiyor. Yeşil çay ve tahminen ondan daha az işleme tabi tutulan beyaz çay kateşin olarak adlandırılan çok güçlü bir polifenol grubu içerir. Kateşinler  yeşil çaya kanser karşıtı özelliğini kazandıran bir polifenoldür. 

İnme riskini azaltıyor

Siyah çay  ise yeşil çaydan daha fazla kompleks polifenol içerir. Siyah çayın fermentasyonu sırasındapek çok özel antioksidan oluşur. Journal of Nutrition'da 2001 senesinde yayımlanan bir araştırma raporunda ve Hollanda NationalInstitute of Public Healtand the Environment tarafından yapılan bir araştırmada düzenli siyah çay  tüketimi ile inme riskindeki düşüş arasında bağlantı bulunmuştur. Yapılan bir başka çalışmada ise, 552 erkek 15 yıl boyunca gözlem altına alınmış ve siyah çaydaki flavonoidlerin  inme ve kalp krizine sebep olabilecek "kötü" kolesterol yani LDL üretiminin düşmesine yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.

Siyah çay damarların görevini yerine getirmesine yardımcı olur, inme ve kalp rahatsızlığını önler. 

Cancer'da yayımlanan yakın tarihli bir araştırma, 109 Polonyalı kadın arasında yüksek miktarda siyah çay tüketiminin, salyada en güçlü östrojen hormonu olan ve hormonla ilintili kanserlerde kansorejenlerin seviyesinin azalmasına sebep olduğunu ortaya çıkartmıştır.

Yeşil çayın faydaları saymakla bitmiyor

Yeşil çay; gerçekten de dünyadaki en muhteşem besinlerden biridir, kanser karşıtı özelliği vardır. Kilo vermeye yardımcıdır. Kolesterolü düşürür. Kalp rahatsızlığı oranını önemli derecede düşürmesiyle bilinir. Ayrıca içinde depresyon ve bunalımın üstesinden gelmeye yardımcı olan bileşkeler içerir.

Kanser önlenmesinde yeşil çayın etkisi o kadar güçlüdür ki; Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Kanser Önleme Dalı, çay  bileşkelerini insan deneklerde kanser önleme amaçlı kullanmak için bir plan başlatmıştır. Örneğin 1994 senesinde Journal of theNational Cancer Institute, yeşil çay tüketmenin Çin 'deki erkek ve kadınlarda yemek borusu  kanser riskini yaklaşık %60 oranında azalttığını gösteren epidemiyolojik  bir incelemenin sonuçlarını yayımlamıştır. 2004 senesinde Harvard Tıp Fakültesi'nden bir ekip, yeşil çayın yemek borusu ile ilişkili kanser hücrelerinin büyüme ve çoğalmasını engellediğini ifade etmiştir. 

Gerçekleştirilen yüzlerce yeşil çay araştırması, yeşil çayın insanlarda görülen ve aşağıda listelenen kanser türlerini önlemekte etkili olduğu artık günümüzde oldukça kesinleşmiş bir gerçektir: kolon, yemek borusu, pankreas, rektum ve mide kanserleri.

Yeşil çaydaki kateşinlerin kanser karşıtı ve antioksidan etkilerini gösteren araştırmaların sayısı oldukça çoktur. Tek bir örnek vermek gerekirse Tokyo Japonya'da Kanser Kemoterapi Merkezi' nde gerçekleştirilen, lösemi ile kolon kanseri hücre kültürlerinin kullanıldığı heyecan verici bir araştırmada yeşil çayın telomerazı doğrudan ve güçlü bir şekilde engellediği kanıtlanmıştır. Telomeraz, tümör hücre kromozomlarının uç noktalarını besleyerek kanser hücrelerini "dayanıklı hale getiren" bir enzimdir.

Yeşil çay kolesterolü düşürür

Yeşil çayın kolesterol düşürücü etkisi hem hayvan hem de insan üzerinde  yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Yeşil çay aynı zamanda  vücutta yer alan pıhtı ve inmeye sebep olabilen fibrinojen maddesinin de miktarını azaltır. Circulation Journal 'da Temmuz 2004'te yayımlanan "Yeşil Çay Tüketiminin Koroner Arter Rahatsızlığının Gelişimi Üzerindeki Etkileri" başlığını taşıyan bir makalede araştırmacılar, hastaların yeşil çay tüketimlerinin koroner arter rahatsızlığına yakalanma olasılıklarını düşürdüğü sonucuna varmışlardır. 

Yeşil çay kilo vermeye yardımcıdır

Yeşil çay kilo vermek isteyen kişilere de yardımcı olabilir. American Journal of Clinical Nutrition 'da yayımlanan bir araştırmada yeşil çay içirilen erkekler yeşil çaydan farklı ancak ona çok benzer bir içecek tüketenlere kıyasla daha çok kalori harcamıştır. Araştırmalar yeşil çayın metabolizmayı daha fazla çalıştırdığını dile getirmektedir.

Yeşil Çay dopaminin salgılanmasını sağlar

Yeşil çaydaki tenin adlı madde iyi bir ruh haline ve artan bir rahatlama hissine neden olur. Hatta Japonya'da sadece bu maksatla kullanılmaktadır. Tenin, beyni sakinleştirme eğilimi olan bir hormonun salgılanmasını sağlar. Aynı zaman da mutluluk ile yakından ilintili olan temel beyin kimyasallarından dopaminin salgılanmasını da tetikler. Dopamin beynin temel zevk ve ödül sağlayıcısıdır ve çay içildiğinde salgılanan dopamin büyük oranda mutluluk hissine katkıda bulunur.

Alzheimer'a karşı yeşil çay !

Antioksidanların nörodejeneratif rahatsızlıkların önlenmesinde önemli  bir rölü vardır. Annals of Clinical Psychiatry'de 2005 senesinde yayımlanan "Antioksidanlar ve Alzheimer Hastalığının İncelenmesi" başlıklı bir araştırmada, alzheimer'ın önlenmesine yardımcı olacak etkenler bildirilmiştir ki bunlar: Yeşil çay, sarımsak, resveratrol (üzüm çekirdeği), C ve E vitaminidir.

bugün, 08/03/2012

Limon, Yeşil Çayın Faydasını 7 Kat Arttırıyor!

Limon eklendiğinde antioksidan seviyesi defalarca katlanıyor. Kanserli tümörler ve kalp-damar rahazsızlıklarının bir numaralı düşmanı olan antioksidan miktarı, çaya limon katıldığında 7 kat daha fazla olarak ölçülmüştür.


Yeşil çayın siyah çaydan çok daha etkili ve faydalı olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. İçerisinde potasyum, florin, bakır, C, B1, B2 vitaminleri, organik asitler içeren yeşil çay sindirimi hızlandırır. Ayrıca tanin ve catechin etkili birer antioksidandır. Limon etklendiğinde yeşil çaydaki catchein miktarı 13 kat artmaktadır.

Limonun yağ yakıcı özelliğini biliyor musunuz?

Sabahları 1 kaşık limona sıkılan tuz içildiğinde metabolizmayı hızlandırır ve zayıflamaya yardımcı olur. Dişlerin beyazlamasından astıma, kardiyovasküler rahatsızlıklardan kepeğe kadar pek çok konuda faydası bulunan limon zayıflarken de en büyük yardımcınızdır. Asidik içeriği sebebiyle zararlı bakterilerin ölümüne neden olurken, sindirim sistemini de olumlu yönde etkiler.

milliyet, 18/09/2011


Yeşil Çayın Bu Faydalarını Biliyor muydunuz?

Aslında yeşil çay ve siyah çay aynı bitkinin ürünleridir. Siyah çay oksidasyona maruz kalır. Bu yüzden antioksidan özelliğini kaybeder. Yeşil çayı içtikten sonra, poşetlerini gözleriniz için rahatlatıcı kompres olarak kullanabilirsiniz. Bu sayede hem vücudunuzu içten, hem de dıştan yeşil çayın etkisiyle karşılaştırmış olacaksınız.

Yeşil çay, uykusuzluk ve strese bağlı olarak gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etki oluşturmaktadır. Yeşil çayı, göğüs sıkılaştırıcısı olarak kullanabileceğinizi biliyor musunuz?

Bunun için, 4 kaşık süzme yoğurt ve iki yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün. 10 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. Ardından cildinizi yine bitkisel kökenli adaçayı veya kekikyağı ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek, hem göğüslerinizin sıkılığını arttıracaksınız.

Yeşil çayı peeling malzemesi olarak kullanabilirsiniz. Banyodan önce yeşil çay ile tuz peelingi yapabilirsiniz. Ayrıca banyo küvetine doldurduğunuz suyun içine yeşil çay esansı katıp, canlandırıcı etkisinden yararlanabilirsiniz.

Bazı firmaların ürettiği banyo tuzları ve vücut jelleri, yeşil çay içermektedir. İçerinden yeşil çay olan kremler de, tüm faydalarından yararlanmanızı sağlamaktadır.

Yeşil çayı cildinizi sıkılaştırıcı tonik olarak kullanabilirsiniz. Bunun için 1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine, 10 ml kaynamış su ekleyin. 5 dakika demleyin.Sonra pamuğu bu çayın içine batırarak cildinizi silin.

Tonik etkisi gösteren yeşil çay, cildinizin koruyucu tabakasını düzenleyerek cildinizin parlamasına yardımcı olacaktır. Yeşil çayı cildinizde canlandırıcı maske olarak da kullanabilirsiniz. Bunun için 2 çay kaşığı kil ve bir bardak demlenmiş yeşil çayı, ılık bir halde kıvamlı bir karışım haline gelene kadar karıştırın. Sonra ince bir tabaka olarak yüzünüze sürün. 30 dakika bekleyin. Sonra ılık suyla durulayın. Ardından yine yeşil çayla hazırladığını tonikle cildinizi silerek temizleme işlemini bitirin. Ardından nemlendirici sürerek cildinizi yumuşatın.

iyibilgi, 09/05/2011

Kemoterapinin Yan Etkisine Karşı bire bir

Uzmanlar, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini azalttığını ortaya koydu...

Yeşil çayın, kanser hastalığının tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının etkilerini azalttığı ve ilacın etkisini ise artırdığı belirlendi.

ABD'den Emory Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Küçük ile Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Doğukan ve Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Şahin tarafından yürütülen bir araştırma kapsamında, yeşil çay, kemoterapi ilacı verilen ve böbrek hastalığı oluşturulan ratlarda (büyük sıçan) denendi.

Prof. Dr. Kazım Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının oksidatif stres gibi bilinen birçok yan etkisi olduğunu belirterek, ratlarda denenen yeşil çayın, bu yan etkileri azalttığını saptadıklarını bildirdi.

Deneyde kullanılan ve böbrek rahatsızlığı oluşturulan ratlara, 2 hafta süreyle kemoterapi ilacı ile birlikte yeşil çaydan elde edilen "epigallocatechin-3-gallate" maddesini verdiklerini anlatan Prof. Dr. Şahin, bu ratların, yeşil çay verilmeyen kontrol gurubundaki ratlarla karşılaştırmasını yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:

 "Kemoterapi ilaçları kontrolsüz çoğalan kanser hücrelerine etki ederken aynı şekilde vücudumuzdaki fonksiyonların devamı için aşırı çoğalan normal canlı vücut hücreleri üzerine de etki ederler. Bu da normal hücrelerin zarar görmesine ve yan etkilerinin ortaya çıkmasına neden olur. İşte bizim ratlar üzerinde yaptığımız çalışmada bu yan etkinin yeşil çay ile azaltılabileceğini tespit ettik.

Yeşil çay verilmeyen ratlarda kemoterapi ilaçlarının bilinen birçok yan etkisi ortaya çıkarken, yeşil çayda bulunan 'epigallocatechin-3-gallate" maddesini verdiğimiz ratlarda kemoterapi ilacının olumsuz etkisinin azaldığı, kemoterapi ilacının etkisini ise olumlu yönde artırdığını saptadık."

Prof. Dr. Şahin, araştırma sonucunda elde edilen bulguların kanser hastaları için büyük önem taşıdığını ifade ederek, "Yeşil çayın antikanserojen bir özelliğe sahip olduğu biliniyordu. Bizim araştırmamızda hangi mekanizma ile etkili olduğunu ortaya koyduk. Bundan sonra kemoterapi ilacı alan kanser hastalarına yeşil çaydaki 'epigallocatechin-3-gallate' maddesi de verilerek hastalığın yan etkileri azaltmak mümkün olacak" diye konuştu. (AA

bugün, 18/01/2011

Bunamaya Karşı Çayınızı Yeşillendirin

Bilim insanları, yeşil çayda bulunan bir maddenin sindirildikten sonra parçalanarak vücudu demanstan koruduğunu, kanser hücrelerinin büyümesini önlendiğini belirledi. Araştırmanın şefi Dr. Okello uyardı: Diyet ve egzersizle iyi yaşam kalitesini korumaktan vazgeçmeyin ama günde bir bardak yeşil çay içmeyi de unutmayın

İngiliz bilim insanları, yeşil çayda bulunan bir maddenin sindirildikten sonra kişinin beyin hücrelerini koruyarak demansa karşı bir barikat oluşturduğunu tespit etti. Phytomedicine adlı dergide yayınlanan araştırmanın sonuçlarına göre, polifenoller sindirildikleri zaman parçalara ayrılıyor. Bu da vücutta daha güçlü bir koruyucu etki yapıyor. Newcastle Üniversitesi'nde yürütülen araştırmanın şefi Prof. Dr. Ed Okello, yeşil çay sindirildiği zaman ortaya çıkan kimyasal maddelerin, Alzheimer'ın ana tetikleyicilerine karşı daha etkili olduğunu gözlemlediklerini ifade etti. Okello, bunun ayrıca kanser hücrelerini büyük ölçüde durduğunu kaydetti.

GÜNDE EN AZ BİR FİNCAN
Dr. Okello, sadece yeşil çay içerek ciddi hastalıkların önlenemeyeceğine dikkat çekerek, 'Bu hastalıkların önlenmesi için iyi bir diyet, egzersiz, sağlıklı yaşam gibi birçok faktörün bir arada yürütülmesi gerekiyor. Ancak günde en az bir fincan yeşil çay içmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü siyah ve yeşil çayda bulunan polifenol adlı madde zararlı bileşimleri engelliyor ve beyin hücrelerini koruyor' dedi.

Enerji veren güçlü antioksidan
Siyah çayla aralarındaki fark yeşil çayın daha az işlem görmesi.

EN KUVVETLİSİ 'SİLAH TOZU'
Uzakdoğu'dan gelirken uygun saklama koşullarında taşınmamış olması olumsuz bir etkendir. Dikkat edilmesi gereken, bitkisel ürünlerin içinde kanserojen maddelerin olmaması. Dünyada en yaygın olan türü, 'gun powder' yani silah tozu denilen Çin yeşil çayı. Aslında bu isimle yeşil çayın enerji veren, güçlü antioksidan özelliğine gönderme yapılıyor.

BUNLARA İYİ GELİYOR
- Kanser
- Romatizma
- Yüksek kolesterol 
- Kalp ve damar rahatsızlıkları 
- Enfeksiyon
- Yaşlanma 
- Alzheimer, demans  
- Kemik erimesi  
- Diş çürümesi, ağız kokusu 
- Yavaş metabolizma 
- Şeker (özellikle tarçınla birlikte) 
- Stres, depresyon, yorgunluk 
- İshal ve mide rahatsızlığı

akşam, 07/01/2011

Yeşil Çay Akciğer Kanserine Faydalı

Akciğer kanserine karşı önlem için onu daha fazla tüketmeniz lazım!

Tayvanlı bilim adamlarının 500 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmada, günde en az bir fincan yeşil çayın hem sigara tiryakisi olan, hem de sigara kullanmayan kişilerin akciğer kanserine yakalanma olasılığını önemli ölçüde azalttığı gözlendi.

Shan Tıp Fakültesinde görevli doktor I-Hsin Lin'in öncülüğünde yapılan araştırmada, sigara içen ya da içmeyen ve günde bir fincan yeşil çay tüketenlerin, tüketmeyenlere oranla akciğer kanserine yakalanma olasılıklarının 5 kat az olduğu saptandı.

Araştırma, yeşil çay içmeyen sigara tiryakilerinin günde en az bir fincan yeşil çay içen tiryakilere oranla akciğer kanserine yakalanma ihtimallerinin 12 kat fazla olduğunu ortaya koydu. Bilim adamlarının ayrıca, araştırmaya katılan kişilerin DNA'larını inceledikleri ve bazı genlerin akciğer kanserine yakalanma olasılığının düşük olmasında rol oynadıklarının gözlendiği kaydedildi.

Sigara tiryakisi olan ya da olmayan yeşil çay içicilerinden, IGF1 adlı genin belli türlerine sahip olanların akciğer kanserine yakalanma ihtimallerinin, bu genin farklı türlerine sahip diğer yeşil çay içicilerinden çok daha az olduğu görüldü.

Uzmanlar, bu bulguların sigarının sağlığa zararlı olduğu gerçeğini değiştirmediğine işaret ettiler. İngiltere'deki Kanser Araştırma Merkezinden Yinka Ebo, sigaranın, akciğerleri kansere yol açan 80 civarında kimyasalla doldurduğunu belirterek, yeşil çay içmenin bunu telafi etmeyeceğini kaydetti.

vatan, 20/01/2010

Yeşil Çay Kalbi Sağlıklı Yapıyor

Günde bir bardak yeşil çayın damarları hızla açarak kalp sağlığına önemli katkıda bulunduğu bildirildi. Daily Mail'in internet sitesinde yayımladığı yeni bir araştırmaya göre, bir bardak yeşil çay 30 dakika içinde omuzlardan bileklere giden damarları %4 oranında genişleterek, kanın pıhtılaşma riskini azaltıyor.
Akina Tıp Okulu kardiyoloji bölümünden Dr. Nicholas Aleksopulos'la ekibi, omuzdan bileğe uzanan ve vücuttaki kan akışının iyi bir göstergesi olan brakiyal (koldaki) damarların, bazı sıvılar alındığındaki durumunu ultrasonla inceledi.

Bir grup sağlıklı deneğe yeşil çay, kafein ve sıcak su verildi. Her bir sıvıyı aldıktan sonra deneklerin brakiyal damarlarının durumuna bakıldı.
Araştırmacılar, deneklerin yeşil çay içmelerinden 30 dakika sonra damarların yüzde 4 oranında genişlediğini, kafein ve sıcak suyun bu etkiyi göstemediğini saptadı.

Araştırma, European Journal of Cardiovascular Prevention and Rehabilitation'da yayınlandı.

Damarların genişlemesi, kan damarlarını saran hücrelerden oluşan ve pıhtılaşmayı önleyen endotelyumun daha iyi işlemesini sağlıyor.
Daha önceki araştırmalar, siyah çayın endotelyumun kısa ve uzun dönemli performansını artırdığını göstermişti. Ancak ilk kez yeşil çayın geniş damarlar üzerinde kısa dönemde yararlı etkisi olduğu belirlendi.

Bir başka araştırma da yeşil çayın sigara tiryakilerinde endotelyal fonksiyon bozukluğunu ortadan kaldırdığı saptanmıştı. Bunun yanı sıra yeşil çayın kötü kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmede etkisi olduğu da belirlenmişti.

Siyah çay tüketime sunulmadan önce işlemden geçirildiği için, yararlı antioksidanlar olan flavonoidlerin etkisi %90'a varan oranda azalıyor.

aktifhaber, 04/07/2008


Yeşil Çayın Faydaları

Yüksek tansiyondan uykusuzluğa birçok sağlık sorununa karşı etkilidir. Günde 1-2 fincan yeşil çay vücudu zırh gibi korur.

-İdrar söktürücü özelliğinden dolayı kilo vermeye yardımcı olur.
-Diş çürümesini ve kemik erimesini engelliyor.
-Kolesterol ve yağ değerlerini iyileştirerek tansiyonu ve kan şekerini düzenler.
-Bakteriler ve grip virüsü ile savaşır.
-Stres, aşırı çalışma, huzursuzluk gibi nedenlerden kaynaklanan yorgunluğu ortadan kaldırır.

DERMATOLOJİ Uzmanı Doç. Dr. Emel Erdal yaşlanmayı durdurmanın imkansız olduğunu, ancak cildin erken yaşlanmasına neden olan etkenlerin bilinmesi halinde süreci geciktirmenin mümkün olduğunu söyledi. Erdal, cildi erken yaşlandıran etkenleri, "Sigara, alkol, genetik yatkınlık, güneş, yetersiz beslenme, stres, uykusuzluk ve soğuk" olarak sıraladı.

Doç. Dr. Erdal şunları söyledi: "Yaz aylarında açık tene sahip kişiler güneşten daha fazla etkilendikleri için mutlaka korunmalıdır. Unutulmamalıdır uzun süre güneşe maruz kalmak, deri kanseri riskini de artırır.  

Bir diğer önemli deri yaşlanması nedeni ise sigara ve alkol kullanımıdır. Günde beşten fazla ve 10 yıldan daha uzun süreli sigara içenlerde deri kırışıklıklarının daha erken ve derin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca kış aylarında deri kuruluğu artar. Kuru deri kolay yaşlanır. Dermatolog tavsiyesi ile yaşa uygun kozmetiklerin kullanımı ile deri yaşlılığı geciktirebilir.

Çin’de yoğun olarak tüketilen yeşil çay ve soyanın, içerdikleri fenol ve genistein maddeleri nedeniyle yaşlanmayı geciktirdiği de kanıtlanmıştır. Yeşil çay ve soyanın cildi genç tuttuğu, deri kanseri oluşumunu engellediği de bilinmektedir."

Yeşil Çay, "Prostat Kanseri" Riskini Azaltıyor

14 yıl boyunca sürdürülen incelemeye göre yeşil çay, prostat kanserine yakalanma riskini yüzde 48 oranında düşürüyor

JAPON Kamu Sağlık Merkezi uzmanları tarafından hazırlanan bir rapora göre, günde beş fincan yeşil çay içmek, prostat kanserine yakalanma riskini yüzde 48 oranında düşürüyor.

14 yıl boyunca sürdürülen incelemede 40 ve 69 yaş aralığında 49 bin 920 gönüllünün beslenme alışkanlıkları takip edildi.

Günde beş fincan yeşil çay tüketenlerde ileri seviyede prostat kanseri görme riski yüzde 50 azaldı.

vatan, 19/10/2007


Düzenli olarak yeşil çay içmenin prostat kanserine yakalanma riskini azaltabileceği belirlendi.


Japonya Sağlık Bakanlığından araştırmacılar, yeşil çayda bulunan kateçin maddesinin organizmada prostat kanserine neden olan etkenleri etkisiz hale getirebileceği varsayımından yola çıkarak ülke genelinde 12 yıl boyunca 40-69 yaşındaki 50 bin erkeği inceledi.

Günde 5 fincandan fazla yeşil çay içenlerin prostat kanserine yakalanma riskinin günde 1 fincanın altında yeşil çay içenlere göre daha az olduğu ortaya çıktı. Ancak, düzenli olarak yeşil çay tüketiminin prostat bezindeki kansere etkisi olmadığı belirtildi.

ntvmsnbc, 19/12/2007

Doğal İlaç 'Yeşil Çay'

Yeşil Çay, değişik kanser risklerini azaltıyor, kan kolesterol seviyesini düşürüyor, yaşlanmayı geciktiriyor ve değişik bakterilerin gelişmesini engelliyor.

Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Hayri Coşkun, yeşil çayın yemek borusu kanserini erkeklerde yüzde 57, kadınlarda yüzde 60 oranında önlediğini söylüyor.

Yeşil Çay'ın, oksidasyon olmaması için toplandıktan sonra ezilme gibi işlemlerden korunduğunu, böylece doğal bileşenlerinin ve aromasının muhafaza edildiğini söyledi. Yeşil Çay polifenoller, polisakkaritler ve değişik vitaminler gibi birçok farklı kimyasal bileşen içerir.

Ultra viole ışınlarının deride kanser ve buruşukluklara neden olduğu bilinmektedir. Yeşil çayın ise bu tür deri hastalıklarını koruyucu özelliği vardır.

Sigara dumanında potansiyel kanser yapıcı madde olan NNK, akciğer kanserine neden olmakta, Yeşil çayın bu hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.

Ayrıca, siyah demli çay, günde 2-3 kez ve mutlaka sıcak içilmeli. Öğünler arasında içilmeli çünkü yemekle içilen çay sindirimi zorlaştırıyor. Yemeğin ardından çay içmemek gerekiyor çünkü bu mide kaslarının gerilmesine yol açarak hazımsızlığa neden olabiliyor.

Amerikalı araştırmacılar, çay tiryakilerinin öldürücü deri kanseri 'melanoma'ya karşı, çay içmeyenlerden daha dirençli olduğunu ortaya çıkardı. Çayın, sıcak içilmesi durumunda, ağızdaki bakterilere karşı etkili olduğu gibi, içine turunçgillerden bir meyvenin kabuğunu atmakla, cilt kanseri riskinin daha da azaltılabileceği belirtiliyor.

Amerika'da en fazla melanoma olayının görüldüğü Arizona'da yüzden fazla hasta üzerinde yapılan araştırmalarda, çayın içine limon ya da portakal kabuğu atarak içme alışkanlığı olanlarda, deri kanseri riskinin daha da azaldığı saptandı.

Rus bilim adamları yaptığı başka bir araştırmada ise:, kahve ve çay içiminin, korkma duygusunu güçlendirdiğini ileri sürdüler. Fareler ile yapılan deneylerde; hayvanlara kafein ve tein'li içecekler verildi ve onların, kafeslerin karanlık köşelerinden korktukları saptandı.

Moskova Acı Araştırma Enstitüsü bilim adamları, kafeinin etkisinin, özellikle önceden cesur davranışlar gösteren farelerde görüldüğüne dikkat çekti.


Çay aslında aşırı olmamak şartıyla, beden ve zihin yorgunluğu ve mide tembelliğini gideriyor, idrar söktürüyor. Kahve ise düşünmeyi kolaylaştırıyor, baş ağrılarını dindirip, öksürüğü anında kesiyor.

 

Yeşil Çay Güneş Yanığından Koruyor

Bilim adamları, yeşil çayın güneşe maruz kalan cildin zarar görmesini önlediğini açıkladılar.

Alman Rheinische Post gazetesinin internet sayfasında yer alan habere göre, yeşil çayda bulunan polyphenol maddesinin, hem haricen hem de dahilen kullanıldığında cilt kanserinin oluşmasını engellemekte önemli rol oynadığı belirtildi.

Güneş ışınlarının cilt hücrelerine zarar verdiğini, bunun da güneş yanığına ve cilt kanserine neden olabildiğini belirtildi. Yeşil çayda bulunan polyphenol maddesinin hücreleri güneşten koruduğu kaydedildi. 

Güneşin zararlarından korunmak isteyenlere yeşil çayın yanı sıra bol bol taze sebze ve meyve yemeleri önerildi. 

Meyve ve sebzenin cildi kanserden koruyan ve cildin erken yaşlanmasını engelleyen vitamin ve mineral içerdiğini belirtildi.

MESANE KANSERİNE DE İYİ GELİYOR

Öte yandan, Amerikalı bilim adamı Dr. Allan J. Pantuck'un laboratuvarda yaptığı deneylerde, mesane kanseri hücrelerinin çoğalma hızının, yeşil çay sayesinde yavaşladığı tespit edildi.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document