Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Yoğurdun Faydaları

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Yoğurdun sağlığa faydaları

Diyarbakır Çocuk Hastalıkları HastanesiBaşhekimi Dr. Atilla Yaıcıoğlu, anne sütünden sonra en değerli besinin yoğurt olduğunu belirterek, toplum olarak bilincine daha varılamadığını söyledi.

Yazıcıoğlu, “Bebeklerde anne sütü tek başına 6 ay yeterli olmakta ise de bundan sonraki zamanda sadece anne sütü yeterli olmaz. Yoğurt anne sütünden sonra başlanan çok değerli bir ek besindir. Bebeklerin sindirim sistemi çok hassastır ve her besini sindirebilecek nitelikte değildir. 6’ncı aydan sonra sindirim enzimleri sadece bazı besinleri sindirebilecek duruma gelir. Yoğurt kolay sindirilebilen bir besin olup aynı zamanda bebekler için iyi bir protein ve kalsiyum kaynağıdır.” dedi.

Yazıcıoğlu, yoğurdun kalsiyum kaynağı olmasının yanında, sinir sistemi ve solunum sisteminin düzenli çalışması gibi pek çok fonksiyonda görev alan B2 vitamini (riboflavin), yine kemik ve diş oluşumu için kalsiyum kadar gerekli olan fosfor ve diş çürümelerini engelleyen flor mineralinin içerdiğini kaydetti.

HER YAŞ İÇİN MÜKEMMEL BİR BESİNDİR

Yazıcıoğlu, bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olan bir besin özelliğini taşıdığını kaydetti. Yazıcıoğlu, "Tüketildiğinde adeta bağırsaklara yerleştirilen koruyucu bir tabaka görevi görmektedir. Bunların dışında yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, sindirim kanalı rahatsızlıkları ve astım gibi hastalıkları önleyici etkileri de bulunmaktadır. Bunlar, çok önemli klinik araştırmalarla ispatlanmıştır. Tüm bu hastalıkların oluşumunu, bağışıklık sistemini arttırıcı etki göstererek engellemektedir. Bebeklik ve çocukluk döneminde yoğurt tüketimi, hastalıklara karşı savaşan bu savunma mekanizmasını oluşturma ve arttırma açısından çok önemli bir yere sahiptir. Yoğurt tüketimi az olan bebeklerde ileride bağışıklık sistemiyle ilgili sorunlar görülebilmektedir. İnsan vücudunun kemik ve mineral gelişimi anne karnında başlar ve bebeklikte de hızlı bir şekilde devam eder. Bu yüzden kemik gelişimi için faydalı olan besinleri küçük yaştan itibaren tüketmek gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

KATKI MADDESİ İÇEREN YOĞURT BEBEKLER İÇİN SAKINCALIDIR

Bebek ve çocuk beslenmesinde yoğurt tüketimi kadar yoğurdun nasıl hazırlandığının da çok önemli olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, şunları söyledi: “Herhangi bir katkı maddesi içeren yoğurt bebeğiniz için sakıncalıdır. Bu yüzden dışarıdan alınan hazır yoğurtları tercih etmek yerine, evinizde hijyenik olarak hazırlanmış ve ‘sağlıklı süt’ ten yapılmış yoğurtları tercih etmek çok daha doğru olacaktır. Unutmayın ki bebeğiniz için en sağlıklı, hijyenik ve tüm besin değeri korunmuş yoğurt, evde sağlıklı süt ile kendi hazırlayacağınız yoğurttur.”

bugün, 21/07/2012 

Ayran gibisi yok!

Geleneksel içecek ayranın, antistres besinler listesinin ilk sıralarında yer aldığı öğrenildi.

Hava sıcaklıklarının hissedilir derecede yükseldiği günlerde aşırı terlemeyle vücutta oluşacak su ve  mineral kaybının ayranla karşılanabileceği bildirildi. 

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, aylarında artan sıcaklığın, durgun hava ve aşırı nemin yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi.

Sıcaklığın vücutta yol açtığı olumsuz durumların "termal stres" olarak tanımlandığını ifade eden Tayar, "Termal stres denilen olay, sıcak ortamlarda kalanların vücutta biriken ve dışarı atılamayan ısıdan rahatsız olmaları sonucunda ortaya çıkar. Bu rahatsızlık nefes sıklaşması, baş ağrısı, baş dönmesi, zihinsel yorgunluk, çabuk sinirlenme veya geç algılama, bitkinlik, işe karşı ilgisizlik gibi semptomlarla kendini belli eder" dedi.

Tayar, çevre ısısı arttığı zaman damarların genişleyeceğini, terlemeyle tuz kaybedildiğinden tansiyonun (kan basıncı) düşebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu: "Tansiyonun düşmesini engellemek için kalp dakikada normalde pompaladığı kan miktarını artırmak zorunda kalır, kısacası kalbin işi artar. Kalp ve dolaşım sorunlarından uzakta, rahat bir yaz geçirmek için sıcak ve nemli havaya karşı herkesin alabileceği önlemler vardır. Vücut ter yoluyla su ve mineral kaybettiğinden bu kayıp en iyi şekilde, vücut direncini artıracak ayran içerek kapatılmalıdır."

Mustafa Tayar, yoğurt ve ayran üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyon, mide-bağırsak hastalıkları ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerine bakıldığı ve tüm bu hastalıkların oluşmasında en önemli nedenin bağışıklık sistemi olduğunun saptandığını belirterek, yoğurdun bağışıklık sistemini uyarıcı etkisinin olduğunu bildirdi.

Bunaltıcı sıcaklarla birlikte görülen aşırı terlemenin, sıvı kaybını daha da artırıp bıkkınlık ve bezginliğe yol açacağını vurgulayan Tayar, şöyle devam etti: "Yaz mevsiminde günlük ortalama en az 2.5 litre su tüketimi bu şikayetlerin su kaybı sebebiyle ortaya çıkmasını önler. Aldığımız sıvı elektrolit adı verilen sodyum ve klorür iyonlarından zengin olmalıdır. Bu sebeple yaz aylarında bolca ayran tüketilmelidir. Uygun ve lezzetli bir kalsiyum ve fosfor kaynağı olan ayran, özellikle kemik ve dişlerin oluşumunu destekler. Kalsiyum yanında, vitamin (Vitamin A, Vitamin B12, Vitamin D, Vitamin B2, Vitamin B6,) ve protein içeren ayran düzenli beslenmede önemli gıdaların başında gelmektedir."

Antistres gıda ayran

Özellikle triptofan adlı maddeyi içeren besinlerin sakinleştirici etkiye sahip olduğunu ifade eden Tayar, "Kalsiyum açısından zengin besinler de gevşetici bir etkiye sahiptir. Bolca triptofan ve kalsiyum içeren ayran, antistres besinler listesinin ilk sıralarında yer alır. Ayran ayrıca, vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli potasyumu sağlar, kasların kasılmasına yardımcı olur" dedi.

milliyet, 21/01/2011

Bol Bol Yoğurt Yiyin

Yoğurt, sabahtan akşama kadar günün her saatinde yenebilecek harika bir gıdadır. Yoğurdun bir çok sağlık sorununa iyi geldiği belirtiliyor.

Yoğurt daima suyuyla birlikte yenmelidir. Süzme yoğurtta "B" vitamini kalmaz. Çünkü, vitaminler hep yoğurdun suyundadır. Şeker hastaları için yararlı bir besindir. Şeker hastalarına verilecek yoğurt, ekşimiş olmamalı ve kaymağı alınmış olmalıdır.

Sabahleyin kahvaltıdan sonra yenen yoğurt, sindirimi kolaylaştırıp, bağırsakların çalışmasına yardım eder. Her yaşta hemen hemen herkes için uygundur. Ancak, midesi çok duyarlı olanlara, onikiparmak bağırsağı ülseri olanlara dokunur.

Yoğurt, hastalar ve zayıf bünyeler için sütten daha besleyici sindirimi kolay bir gıdadır. Aynı zamanda bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların(Amiplerin) çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olan bir besindir. Bu sebepten tifo ve ishal zamanlarında yoğurt âdeta bir ilaç gibi tavsiye edilmektedir. Tüberkülozlu hastalar üzerinde de antibiyotik etki gösterir.

Yoğurt aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de oldukça öneme sahiptir. Çocukların bulaşıcı karaciğer iltihâbı (hepatit) hastalıklarının dietik tedavilerinde kullanılır. Ayrıca, yüze ve boyna sürülürse cildi canlandırır. Yirmi dakika kalsın cildinizde, sonra da gülsuyuyla silin. Rahat bir uyku için de yoğurt yiyebilirsiniz.

MİNERALLER

Kalsiyum: Kemik,diş ve saç gelişmesini sağlar,sinir sistemini düzenler, kişiyi çabuk öfkelenmeye karşı korur. Şurası mutlaka bilinmelidir ki güzelliği bozan en korkunç şey; öfkeli ve sinirli olmaktır.

Fosfor: Vücut için en önemli mineral, fosfordur. Bumineral, dokuları, kemik, diş ve bütün hücreleri yeniler, B grubu vitaminler fosforla birlikte çalışır.

İyod: Tiroid bezlerinin çalışmasını sağlar, guatr hastalığını önler. Bu mineral vücut hücrelerinin çalışma ahengine de yardımcı olur, uyarıcı bir etkisi vardır.
Flori diş çürümelerini önler.

KUVVETLİ TIRNAKLAR

Her gün yoğurt yiyin. Yoğurtta tırnakların oluşumu için önemli olan protein vardır. Toz jelatin de bu etkiyi fazlalaştırır. Kırılan tırnaklara karşı ceviz ve yer fıstığı yiyin. Her ikisi de tırnakları sertleştiren biotin içerir.

hurhaber, 07/05/2008

Yoğurt: Kadınları Mantara Karşı Koruyor

Mantar özellikle kadınların sık sık karşılaşabildiği şikayetlerden. Oysa çok basit bir önlem alarak bu hastalıktan korunmak, ortaya çıktığında da yok etmek mümkün. Prof. Dr. Tarık Altınok'tan çok önemli bir tavsiye.

İlaçtan önce koruyucu ve destekleyici özelliği bilinen gıdalar ve yöntemlerle hastalığı iyileştirmeye çalışan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Altınok "Hasta yok, hastalık var" ilkesinden yola çıkıyor. "Asıl mantıklı olan hastalık oluşmadan önlemeye çalışmak ve bu yüzden vücudun ihtiyacı olan depoları doldurmaktır.

Örneğin yoğurt, lactobasillus içerir ve bunların vücudumuza sayısız yararı var. Ağızdan alındığında mide bağırsak sistemine ve tüm vücuda çok yararlı. Çünkü yoğurdun içindeki bakterilerin bazıları hidrojen peroksit üreten ve mikropları öldüren bir madde salgılıyor. Yoğurdun içindeki bakterilerin mide asidiyle yok olmaması için ise yemeğin üstüne yenmesi gerekiyor. Yoğurt bazen bakterileri öldürürken bazen de hücrelere yapışarak başka bakterilerin gelip oraya yerleşmesini engelliyor. Bazıları da ortamdaki bakterilerin faydalanacağı maddeleri kendisi tükettiği için onların üremesine engel oluyor."

Sadece yaşayan yoğurt kullanın

Altınok, yoğurdun kadınlardaki mantar oluşumuna karşı da çok faydalı olduğunu ve risk faktörü taşıyanlara yoğurdu vajinaya sürmelerini öneriyor. Ancak her yoğurt kullanılamıyor. Bunun için 'bio' özelliği olan ya da evde mayalanan yoğurt olması gerekiyor. Profesör, özellikle antibiyotik kullanımına bağlı olarak kadınların çoğunda oluşan mantara karşı haftada bir vajinalarına yoğurt sürmelerini öneriyor. Yine mantar oluşumu riski taşıyan diyabet hastaları, doğum kontrol hapı kullananlar ve gebelere haftada bir önlem olarak yoğurt sürmelerini tavsiye ediyor.

Ateş basmasına kuru baklagiller

Altınok'un doğal yolla tedavi yöntemlerinden bir tanesi de menopoza giren kadınlara ilaç kullanmaları yerine önerdiği gıdalar. Menopoz dönemindeki kadınların ateş basması şikayetiyle geldiğini söyleyen Altınok, bu tip durumlarda onlara civan perçemi diye bilinen bitkiyi çay gibi demleyip sabah-akşam birer kaşık içmelerini söylüyor. "Bunu yanı sıra kalsiyum takviyesi de şarttır" diyen Altınok, tablet yerine kalsiyumdan zengin süt, yoğurt, peynir benzeri gıdaların tüketiminin artırılması gerektiğini belirtiyor. Altınok, menopozda, kurubaklagillerin içerdikleri fito östorojen dolayısıyla bu dönemi daha kolay atlatmaya yardımcı olduğunu da ekliyor. Kurufasulye, mercimek, nohut, bakla gibi gıdaları önerdiği gibi sigaradan uzak durmalarını, spor yapmaları gerektiğini de hatırlatıyor.

iyibilgi, 13/03/2008

Yoğurtla Gelen Gençlik

Trakya Üniversitesi
(TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, birkase yoğurda iki kaşık bira mayası katılarak hazırlanan yoğurt maskesinin cilde parlaklık vermede ve kırışıklıkları önlemede çok faydalı olduğunu bildirdi.

Yoğurt sağlığı korumak ve daha sağlıklı olmak için çok önemli bir besin maddesidir.

Yoğurdun sindiriminin kolay ve karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfordan oldukça zengin bir besindir. Gerekli tüm besin maddelerini sağlar.

Ayrıca vücudun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve hastalık yapan mantarlar da dahil olmak üzere tüm mikroplardan, sindirim sistemini tutan kanserlere kadar pek çok hastalıktan korur.

'Yoğurt, büyüme gelişme çağında diş ve kemik gelişimini hızlandırır, raşitizmden korur. Menopoz sonrası kadınlarda ve yaşlı erkeklerde kemikleri güçlendirir, kırılmaları önler. Bu nedenle her yaştaki insanın beslenmesinde son derece önemlidir.

Yoğurt, bebeklere altıncı aydan sonra ek olarak verilen ilk besinlerden biridir. Böylece bebeklerin kemik ve diş gelişimine yardımcı olur. Bağışıklık istemlerini güçlendirir. Bağırsaklarda faydalı mikropların oluşumunu hızlandırır, ishalden korur.


KABIZLIK SORUNUNA YOĞURTLA SON

Yoğurd, sindirimi ve barsak hareketlerini düzene sokar. Kabızlığı önler, mide barsak ülserlerinden de korur.

Bağırsaktaki zararlı mikropların üremesini durdurur, faydalı olanları ise destekler. Bağırsakları mikrobik hastalıklardan ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerden korur.

Yoğurdun ağız kokusu ve diş taşları oluşumunu önleme etkisi vardır.

Akşam yenen bir kase yoğurt uykuya dalmayı kolaylaştırır ve daha dinlendirici bir uyku sağları


KOLESTEROL VE DİYABET HASTALARI İÇİN DE YOĞURT

Yüksek kolesterol ve diyabet hastaları için oldukça faydalıdır.

Yoğurdun kötü kolesterolü düşürdüğünü, iyi kolesterolü yükselttiğini ve yağların harcanmasını kolaylaştırarak şişmanlamayı önler.

İshali olanlarda yoğurt ve ayran iyileşmeyi hızlandırır. Özellikle menopoz sonrası kadınları etkileyen, ancak yaşlı erkeklerin de önemli bir sorunu olan kemik erimesi olanlarda kemikleri güçlendirir. Yoğurdun alerjik etkisi çok azdır. Besin elemanlarından zengin olması nedeniyle vücut direncini düşürmeden zayıflamayı sağlaması nedeniyle, zayıflama diyetlerinde yoğurt son derece faydalıdır.

Yapılan çalışmalar çok yoğurt yiyenlerin az yiyenlere göre daha uzun ömürlü ve daha sağlıklı yaşadıklarını göstermiştir.

Yoğurt, vitamin içerdiği için suyu süzülmeden yenmelidir. Süzme yoğurt B vitamininden fakirdir. Hangi yaşta olursanız olun, sağlıklı ya da hasta her gün mutlaka 1 kase yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Böylece sağlıklı, uzun ömürlü ve daha güzel yaşayabilirsiniz.''(AA)

sabah, 04/05/2007

Doğal İlaç: Sirke, Karanfil, Yoğurt

İngiliz bilimadamları, masanızda kesinlikle eksik etmemeniz gereken 3 yiyeceği belirledi: Sirke, yoğurt ve karanfil....

Sirkenin kemik erimesinden soğuk algınlığına kadar birçok hastalığın doğal tedavi yöntemi olduğunu belirten uzmanlar, "Hastalandığınızda 2 çay kaşığı sirke ile bir çay kaşığı balı karıştırıp içerseniz, öksürüğünüz de halsizliğiniz de gider" diyor.

 Yoğurt, enfeksiyon ve kansere karşı savaşta birebir. Günlük bir kase yoğurt, bağırsak kanserine karşı doğal bir savaşçı olduğu hatırlatalım.

Yemeklerden sonra içilen bir karanfil çayı da sindirim için vazgeçilmez bir ilaçtır.
Zihin yorgunluğu için; çay içerken bardağa 5-6 karanfil atılır.

İshal için ise; 5-6 karanfil,i bıçakla çatlatarak mercimek büyüklüğünde kesilir. Suyla yutulur.


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document