Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 



Nasıl Zayıflamalı

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Tam Yağlı Yoğurt Zayıflatıyor

İspanya'da 8 bin 500 kişi üzerinde 7 yılda yapılan bir araştırma, tam yağlı yoğurdun az yağlı yoğurda oranla daha iyi zayıflattığını ortaya koydu.

İnsanların son yıllarda artan zayıflama tutkusu, bu alanda bilimsel araştırmaların da artmasına neden oldu. Bu araştırmalardan birisi de Avrupa'nın önemli ülkelerinden biri olan İspanya'da gerçekleştirildi. 7 yılda toplam 8 bin 500 kişi üzerinde yapılan ve ilginç sonuçların alındığı araştırma, tam yağlı yoğurdun az yağlı yoğurda oranla daha iyi zayıflattığını ortaya çıkardı.

Araştırmayı değerlendiren Dr. Ayça Kaya, tam yağlı yoğurdun metabolizmayı hızlı çalıştığını, uzun süre tok tuttuğunu söyledi. Dr. Kaya, her yemek sonrası bir kase yoğurt yenmesi gerektiğini ifade etti.

kadinvekadin, 11/09/2014

Rejim Yapanların Beyin Hücreleri Birbirini Yiyormuş!

Rejimle kilo vermeye çalışanlarda, besin eksikliğinin beyin hücrelerinin birbirini yemesine yol açtığı, bunun da açlık hissini daha da artırdığı bildirildi.

İngiliz basınında çıkan haberlere göre, New York’taki Yeşiva Üniversitesi Albert Einstein Tıp Fakültesi araştırmacıları, vücudun diğer bölgelerinde olduğu gibi beyin hücrelerinin de kıtlığa karşı son enerji kaynağı olarak kendisine başvurduğunu saptadı.

Araştırmacılar, vücudun bu duruma yağ asitleri üreterek cevap verdiğini ve bunun da beyindeki açlık sinyallerini ve dolayısıyla yeme isteğini daha da artırdığını belirtti.

Bulgu, rejim yapan birçok kişinin kilo verememe nedenine de açıklık getiriyor.

Bilim adamları, bu bulgunun, yeni bilimsel olarak kanıtlanmış kilo verme yöntemlerinin bulunmasını sağlayabileceğini belirtti.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde, "otofaji" olarak bilinen beyin hücrelerinin kendi kendini yemesini önlemenin, besin kıtlığına karşı açlık seviyesinin yükselmesine de engel olduğu belirlendi.

milliyet, 03/09/2011

Kilomuz Bağırsağımızdaki Bakterilere Bağlı

İnsanın bağırsaklarında bulunan bakteri türleri zayıf ya da aşırı kilolu olmasını belirliyor.

Bir insanın aşırı kilolu ya da zayıf olmasını bağırsaklarında yaşayan bakterilerin türleri belirliyor. Uluslararası bir araştırma grubu ‘Avrupa Moleküler Biyoloji Labaratuvarı’ (EMBL) yönetiminde, Almanya’nın Heidelberg şehrinde yaptığı araştırmalarda insan bağırsağında üç tür bakterinin bulunduğunu tesbit etti.

Bakteriler yediğimiz besinlerin sindirilerek enerjiye dönüşümünü sağlıyor. Bağırsaklarımızda yaşayan bakteriler ne kadar etkili ise o kadar çok enerjik ve dinamik oluyoruz. EMBL uzmanlarından Manimozhiyan Arumugam, bağırsaklardaki bakterilerin çalışkanlığı oranında insanın fazla kilolarla mücadele ettiğini belirtti.

İnsanın bağırsaklarında bir milyardan fazla bakterinin yaşadığı tahmin ediliyor. Yine EMBL araştırmacılarından Peer Bork, insan bağırsağında yaşayan mikrobik canlıların tesadüfen biraraya gelerek gruplar oluşturmadığını tesbit ettiklerini söyledi. Bork, bağırsak yapısına göre bakterilerin üç tip olduğunu, bu türlerin farklı ökolojik sistemler oluşturduğunu kaydetti. Farklı türlerin insanların yaşadığı coğrafya, yaptıkları diyetler, cinsiyet ya da yaşlarına bağlı olmadığını bildirdi.

EMBL çalışmasına destek veren Brüksel Üniversitesi profesörü Jeroen Raes her insanın kan grubu belirlemesi gibi üç bakteri tipinden birine ait olduğunu belirtti.

Uzmanlar sözkonusu araştırmada Avrupa, Asya ve Amerika’da yaşayan 39 kişiden aldıkları dışkıları inceledi. Daha sonra 300 örnek daha analiz edildi. Araştırma raporu ‘Nature’ isimli tıp dergisinde yayınlandı.

Araştırmacılar bu tesbitleri hastaların ferdi tedavilerinde kullanmayı umuyor. Bu şekilde her insanın bakteri tipine göre ilaçların dozajları ayarlanabilecek

dünyabülteni, 22/04/2011

Kilo Vermek İçin Uygun Yaş Nedir?

3,000 kadın arasında yapılan incelemeye göre 28 yaşını geçen kişilerde kilo vermek öncesinde olduğundan çok daha zor bir hal alıyor.

Araştırmaya göre kadınlardan %64’ü kilo vermek için uygun bir yaş olduğunu düşünüyor. %40’ı ise bunun iradenin gücüyle ilgisi olduğunu savunuyor.

Peki 28 yaşın sihri nereden geliyor? Neden 29 ya da 30 değil de 28?

Araştırmada 30 yaş üzeri kadınlar incelendiği için, uzmanlar en uygun yaşın 28 olduğunu tahmin ediyor.

Vücudun hala kendini yenileyebildiği ve  metabolizma hızının tam olarak yavaşlamaya başlamadığı bir yaş olduğu için 28 yaş kilo vermek için daha uygun bir yaş olarak karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle zaman kaybetmeden yaşınızın kıymetini bilmeli ve beslenmenize dikkat etmelisiniz. Unutmayın, yağlar ve kilolar vücudunuzda yerleştiğinde ileriki bir zamanda onlardan kurtulmak sandığınızdan çok daha zor olacaktır.

milliyet, 18/02/2011

Yağ Yakmanın En İyi Yolları

ABD Indiana eyaletindeki Purdue Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırma, gün içinde yağ yakımını hızlandırmak için uyulması gereken 9 belli başlı yolu ortaya koydu:

- Su: Bol su içmenin vücuttaki nemi koruduğu ve kuruluğu önlediği gibi metabolizmayı da düzene soktuğu biliniyor. Çünkü bol su içmek, gereksiz kalori alımına ihtiyacını azalttığından yağların daha çabuk yakılmasına yardım ediyor.

- Ara öğün: Ara öğünlerde küçük atıştırmalar, ana öğünde aşırı yemenin önüne geçerek metabolizmaya aşırı yüklenmekten koruyor.

- Egzersiz: Vatan'daki habere göre, stres yüzünden yavaşlayan vücut, yağ yakmak için yeterli gücü bulamadığından kasları gereğince çalıştıramıyor.

- D Vitamini: D vitamininin hastalıklara karşı etkisi olduğu gibi kilo vermedeki etkisi de güçlü. Güneş ışığından faydalanarak alınan D vitamini, ekstra kaloriye karşı doyurucu özellik taşıyor.

- C Vitamini: Yağ yakmada doğrudan etkili olduğu kanıtlanan C vitamininin her gün en az 75 mg alınması tavsiye ediliyor. Bir greyfurt, 44 mg C vitamini ihtiva ediyor. Lif bakımından zengin C vitamini çoğu meyvede bulunuyor.

- Merdiven kullanma, diğer yağ yakma egzersizlerine göre 2 kat daha etkili.

- Ağırlık kaldırmak: Kol ve bacaklara ağırlık kaldırtma egzersizi, vücuttaki fazla yağı yakmaya yardım ettiği gibi vücut ısısını da koruyor.

- Gülmek: Gülmek ve kahkaha atmanın sinir sistemini rahatlatan niteliği yanında en az 10 kalori yakmayı sağladığı da belirtiliyor.

- Yeşil çayın, yağ çözülmesini sağlayan karakteristiği yapılan tüm çalışmalarla onaylanıyor. İnsülin ve glikoz oranlarını dengeleyici etkisi sayesinde hem yağ emilimine katkı veriyor hem de vücut sağlığını koruyor.

habertürk, 13/02/2011

Zayıflatan Bitkiler

Diyet yaparken kilo vermenize yardımcı olabilecek, yemeklerinizin içine ekleyebileceğiniz ya da demleyerek içebileceğiniz bitkiler...

Arnavut biberi

Dolaşım ve sindirim sistemini düzenler. Yağ yakıcı özelliği vardır.

Tarçın

Yağ yakmaya yardımcı ve enerji veren bitkidir.

Yeşil çay

Diyet listelerinin vazgeçilmez içeceği yeşil çay, yağ yakma hızını artırır. Zindelik verir.

Guar Sakızı

Açlık hissini bastıran bu bitki ile daha az ama daha sık yemek yiyebilirsiniz.

Rezene

Demlenerek içilen rezene çayı kandaki çay oranı düzenler, sakinleştirici etkisi vardır.

Karahindiba

Kökü vücudu toksinlerden arındıran ve yağ yakmayı sağlayan karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.

Keten tohumu

Dolaşım ve sindirim sistemini güçlendiren keten tohumu aynı zamanda tokluk hissi de verir. Yoğurt ve ya salataların üzerine dökerek tüketebilirsiniz.

Maydanoz

İdrar yollarının sağlıklı çalışması için faydalıdır. Mideyi ferahlatır ve kilo vermenize yardımcı olur. Taze ya da demleyerek içebilirsiniz.

Sinameki

Dolaşım ve boşaltım sistemini tamamen doğal destekleyen bitkidir.

bugün, 14/03/2009

Sağlıklı Zayıflamanın Yeni Adı: TERE

Balla beraber yiyin, hem zayıflayın hem sağlıklı görünün.

Tere tohumu ülkemizde yetişen, pahalı olmayan, doğal bir bitki. Az bilinen ve az tüketilen terenin sağlık üzerinde son derece faydalı etkileri var. Sabahları aç karnına bir çay kaşığı tere tohumu ve bir tatlı kaşığı bal karışımını yer ve üzerine bir bardak sıcak su içerseniz hızla kilo verdiğinizi görürsünüz. Tere tohumunun metabolizma hızlandırıcı etkisi, bunu sağlıyor.

Tere aynı zamanda kuvvet verici, vitamin noksanlıklarına karşı ve iştah açıcı olarak da kullanılıyor. Hastalıklara karşı direnci arttırıp, sigaranın zararlarını da azaltıyor. Tere tohumu suyu, saç dökülmesi ve kepeklenmeyi de önlüyor.

Tere otunun yenmesi, balgam söktürüyor. Bir çay kaşığı tere tohumunun, bir bardak soğuk suyla tüketilmesi halinde vitiligo'ya da iyi geldiğini belirtiyor uzmanlar. Aktif mide ülseri, kanaması ve mide rahatsızlığı olanlara tere tohumunun buruk acı tadı daha da rahatsız edici gelebilir. Eğer böyle bir rahatsızlığınız varsa tere tohumunun dikkatli kullanılması öneriliyor

star, 25/08/2008

Bulgur, Sağlıklı Kilo Verdiriyor

Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, yapılan araştırmaların bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.

Bayram, yaptığı açıklamada, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini belirtti.
Bulgurun fonksiyonel bir gıda olduğunu, fonksiyonel gıdaların en önemli özelliklerinden birinin insanın fiziksel aktivitesini yükseltmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılaması olduğunu ifade eden Bayram, şu bilgileri verdi:

"Bulgurdaki yüksek amiloz miktarı, dayanıklı nişasta ve posa miktarı ile düşük glisemik indeksi, insanda uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyuyor. 2004'te Türkiye'ye bulguru araştırmak için gelen Avustralya Curtin Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicky Solah ve ekibinin geçen yıl Avustralya'da yaptığı araştırmaya göre, bulgur çok önemli bir diyet maddesi. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, bulgur pirinçle kıyaslandığı zaman daha yüksek seviyede tokluk hissi veriyor."

Bayram, yapılan araştırmada yaşları 18 ile 50 arasında değişen bir denek grubu kullanıldığını ve deneklere öğünlerinde pirinç ve bulgurdan oluşan yemekler verildiğini belirtti.
Çalışmada bulgurun açlığı 1,1.5 saat civarında geciktirdiğinin tespit edildiğini, ayrıca deneylerde içinde pirinç olan yemeklerden yiyen bir erkek deneğin 1022 kcal(insan vücudunun kullandığı enerji), bulgurla ise 909 kcal aldığının tespit edildiğini bildiren Bayram, şunları kaydetti:

"Çalışma kapsamında kadın denekler pirinçle 755, bulgurla ise ortalama 550 kcal'lik bir enerji alındığı bulundu. Bu bulgular, bulgurun halkın zannettiği gibi kilo yapan bir madde olmadığını aksine diyetlerde sağlıklı bir şekilde vücudun ihtiyacını karşılayarak düzenli kilo verilmesini sağladığını ortaya koyuyor. Bu araştırma 'Measurement of Satiety of Wheat-Based Bulgur by İntervention and Sensory Evaluation" başlığı ile 'Cereal Foods World' isimli bilimsel dergide yayımlandı."
Bayram, bulgurun son yüzyılın en önemli gıda maddesi durumuna gelmeye başladığını, bu nedenle bulgur üzerindeki çalışma ve araştırmaların arttığını söyledi.
Yaptığı çalışmalar sonucunda yeni bir terminoloji geliştirerek sadece bulgurda kullanılan pişirme ve kurutma tekniğinin beraberce kullanılmasını "bulguration" olarak adlandırdığını ve bu çalışmanın "Focus on Food Engineering Research and Developments" adlı bilimsel kitapta, "Bulguration: Combined Cooking and Drying Operation" başlığı adı altında yayımlandığını bildiren Bayram, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bu çalışmayla mühendislikte birim operasyonlarının tanımlanmasında yeni bir terminoloji bilim literatürüne kazandırılmış oldu. Buna göre, bulgur bir gıda ürünü olarak adlandırıldı, pişirme ve kurutma işleminin birlikte kullanıldığı operasyonlarda, bulguration (bulgurasyon) kelimesi kullanılabilecek."

netgazete, 15/05/2008

Kilo Vermek Neden Zor?

Diyet uygulamanın vücutta yağ hücrelerinin sayısını değiştirmediği belirlendi.


İsveç'teki Karolinska Enstitüsünden bilim adamlarının yaptığı araştırma, yağ hücreleri sayısının ergenlik çağında belirlendiğini, bu dönemden sonra kişi obez olsa dahi değişmediğini ortaya koydu.

Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırma sırasında, diyetle çok sayıda kilo veren kişilerde yağ hücreleri sayısında değişiklik saptanmadı.

Araştırma çerçevesinde, farklı yaşlarda yüzlerce çocuk, ergen ve yetişkin üzerinde inceleme yapıldığı, yağ hücreleri sayısının çocuklukta artarken yetişkinlikte değişmediği görüldü.

Doktor Kirsty Spalding, bu araştırmanın kilo vermek için diyet uygulayanlara kötü bir haber olduğunu belirterek, 'Bu, kilo vermenin ve verilen kiloyu korumanın neden bu kadar zor olduğunu açıklıyor.

Söz konusu yağ hücreleri hiçbir yere gitmiyor ve daha fazlasını istiyor' diye konuştu.

star, 05/05/2008

3 Ayda 20 Kilo Verdiren Formül

Kışın aldığınız kilolardan kurtulmanız için her aktarda bulabileceğiniz beş bitki ile üç ayda 20 kilo verebilirsiniz. İşte formül:

Mate yaprağı, kekik, funda yaprağı, biberiye ve yeşil çaydan oluşan karışımı, günde üç fincan içmeniz yeterli.

Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç, doğal yollardan kilo vermenin insan sağlığı için büyük önem taşıdığını söylüyor. 'Bitki yaprakları, dengeli bir şekilde kullanıldığında vücuttaki yağları yakmaya ve kolesterolü dengelemeye yardımcı oluyor' diyor. Bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermek mümkün olabilir. Bitki karışımlarından elde edilen zayıflama çayının günlük iki veya üç bardaktan fazla içilmemesi gerekir. Diyet çayları hazırlanırken bitkilerin kaynatılması yanlış bir uygulamadır. Doğru ve etkili bir bitki çayı hazırlamak için, suyu kaynattıktan sonra yaprakların demlenmesinin beklenmesi gerekir.

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Taylan Kümeli ise yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sağlıklı bir bedene sahip olmak isteyenlerin bitki çaylarına yöneldiğini belirtiyor. Toksinler doğal yöntemler sayesinde kolayca atılabilinir. Bitki çaylarının içerisine tatlanması için şeker karıştırılması yanlıştır. Bu karışımlar bazı hastalarda alerjiye yol açabilir. Çabuk zayıflamak için aşırıya kaçılmamalı.

Şifalı bitkiler satan Sait Develi, yağ sökücü, tok tutucu ve sindirimi kolaylaştırıcı bitki yapraklarından hazırlanan 'beşi bir yerde' karışımının son derece etkili olduğu, müşterilerden olumlu tepkiler aldıkları bilgisini veriyor. Mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yapraklarının sıcak suda demlenmesiyle oluşan karışım, vüvutta biriken toksin ve ödemi atarak ayda yaklaşık beş kilo vermenizi sağlıyor.

Her şifalı ot zayıflatır mı?

Ünlülerin diyetisyeni Selahattin Dönmez: 2006 yılı American Journal of Clinical Nutrition dergisi mart sayısında yayınlanan bir makalede bitki çaylarının zayıflama üzerindeki olumlu sonuçlarına yer verilmişti. Doğal ortamda yetişen kekik, yeşil çay, biberiye, mate ve funda yaprağının ortak bir özelliği var. O da şu: Bu bitki yaprakları kış aylarında insan vücudunda biriken toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. Ama bu diyetin yanında gün içerisinde alınan besinlere çok dikkat etmek gerekir. Eğer sıkı bir gıda diyetinin yanında günlük iki ya da üç bardak taze demlenmiş bitki çayları da kullanılırsa kilo vermeye yardımcı olur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise bu bitkilerin bir uzman kontrolünde alınmasıdır.

Diyetisyen Oya Yüksek: Bu bitkiler, insan metabolizmasını hızlandırarak vücutta oluşan ödemi atmaya yardımcı oluyor. Özellikle yeşil çay, bunlar arasında en etkili olanı. Bitki yapraklarından oluşan bu karışımın doğal olması ve kimyasal madde içermemesi sebebiyle pek çok kişi tarafından kullanılıyor. Burada önemli olan ise 'doğal' diyerek aşırıya kaçmamaktır.

Beşi bir yerde nasıl hazırlanıyor?

Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi bekelenir ve süzülerek içilir.

Hangi bitki, ne işe yarıyor?

Mate yaprağı: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılan mate çayı, yağ emilimini engelleyerek vücuttan su atımını kolaylaştırıyor. Her yaşta insanın rahatça kullanabileceği bitki, iştahı kapatarak zayıflamaya yardımcı oluyor.

Yeşil çay: Son yıllarda kullanımı bir hayli artan yeşil çay, vücutta biriken toksinleri atarak sindirimi kolaylaştırıyor.

Funda yaprağı: İyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar sökücü olan yaprak, bu özelliğiyle zayıflamaya yardımcı oluyor.

Biberiye: Yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bu bitki, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı sağlıyor.

Kekik: Halk arasında yaygın olarak kullanılan kekik, sindirimi kolaylaştırarak vücuttaki fazla suyu atarak kilo vermenizi sağlıyor.

İştah azaltan 10 bitki

Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar...

At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.

Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

haber7, 01/03/2008 

Acıktıran ve Tok Tutan Yiyecekler

Bir türlü doymak bilmiyorsanız masanızı donattığınız yiyeceklere bir göz atın... Belki de seçiminizi yanlış yapıyorsunuzdur.

Çünkü bazı yiyecekler sizi kurt gibi acıktırırken bazıları uzun süre tok tutar. Peki hangi yiyecekler acıktırır, hangileri iştah kapatır?..

İştah kapatan dost yiyecekler

Avokado: B6 vitamini deposudur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Tok tutan avokadoyu kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yiyebilirsiniz.

Çavdar Ekmeği: Yapılan diyetlerin hepsinde kepek ekmeğinden bahsedilse de aslında çavdar ekmeğinin tok tutan etkisi yadsınamaz. Hatta beyaz buğday ekmeğine göre yüzde 50 oranında daha fazla doyma hissi verir.

Dil Peyniri: Gün içerisinde açlık hissettiğinizde atıştırabileceğiniz faydalı bir gıda olmasının yanında proteinli yapısından dolayı tok tutma özelliğine de sahiptir.

Böğürtlen: Kendinizi aç hissettiğinizde bir kase yoğurdun içine karıştıracağınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir, bu nedenle de yararlıdırlar.

Sardalya: Protein deposudur. Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu sayede tokluk hissi verir. Ayrıca metabolizmanın harekete geçmesini sağlar.

Elma: Yapılan diyetlerde ara öğün olarak elma tavsiye edilir bunun nedeni ise tok tutucu özelliğinin olmasıdır. Kalorisi az olan elmayı acıktığınızda yerseniz bir süre daha tok hissedersiniz.

Kepekli Makarna: Günlük gıda tüketiminde önemli bir yere sahip olan lifli besinlerdendir. Bu besinler yendikten sonra hacimlerinin yüzde 20'si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.

Esmer Pirinç: Kan şekerini dengede tutarak açlık hissinin önüne geçen karbonhidratların başında gelen esmer pirinç, uzun süre acıkmamanızı sağlar. Bu nedenle yemeklerinizde esmer pirince yer verin.

Yulaf Ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelir. Fakat yulaf ezmesini süt ile değil su ile yapmakta fayda vardır. Sütle yapıldığında ise sütü tercih edin.

Badem: Günde iki avuç düzenli olarak yenecek bademin, tokluk hissi vererek obeziteye karşı mücadelede yararlı olduğu yapılan araştırmalar ile kanıtlanmış bir gerçek.

Brokoli: Brokolide vücuttaki insulin dengesini koruyan krom bulunur. Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.

Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır. Hazırlanması kolay olan yumurta protein açısından da zengindir. Protein sizi tok tuttuğu için kolay kolay acıkmazsınız.

Balık: Balıkta bulunan iyot, tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir ve açlık duygusunun gelişmesini engeller.

Ihlamur: Yemek saatine yakın içilen ıhlamurun, hastalıklara faydasının yanı sıra iştahı kapatan etkisi de var.

Tok kalmak için yapmanız gerekenler

Glisemik endeksi düşük besinler: Sürekli acıkıyor ve bunun önüne geçmek istiyorsanız, glisemik endeksi düşük besinleri tüketmelisiniz. Glisemik endeks, yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir. Tükettiğiniz besin, kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik endeksinin düşük olduğunu belirtir. Bu besinler, bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlar.

Karbonhidratlar: Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca bu besinler insanı tok tutarak açlık hissini engeller.

Triptofan: Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah etkisini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.

Krom: Krom vücuda insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesini veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yemek gerekir.

Albümin: Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapar. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini arttırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.

Fruktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Fruktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun kaynağıdır.

İyot: Tiroid hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunu engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.

Acıktıran yiyecekler

Greyfurt: Diyet yapıyorsunuz uzak durmanız gerekenlerden biri de greyfurttur. Kansere karşı koruyucu olan greyfurdun kötü yanı iştah açıcı özelliğinin de bulunmasıdır.

Karalahana: Karaciğer ve bazı kan kanseri türlerine de iyi gelen kara lahana, ayrıca iyi bir iştah açıcıdır.

Patates: Patatesin yapısında bulunan bileşikler kan basıncını düşürücü etki gösterir; bu endenle glisemik endeksi yüksek olan yiyecekler arasında bulunan patates, özellikle kızartma şeklinde pişirilirse çok çabuk acıkmanıza neden olur.

Kırmızı Biber: Kolesterolü önleyici özelliği bulunan kırmızı biber iştah açar. Bu nedenle acı bir yemek yediğinizde doyduğunuzu çok kolay anlayamazsınız.

Nohut: Mideyi temizleyerek iştah açan nohut, sağlık açısından yararlı olsa da kilo verirken çok fazla tüketilmemesi gereken bir kurubaklagildir.

İncir: Kilo aldırıcı özelliği bulunan incir iştah açar, bu nedenle diyet döneminde yemeniz tavsiye edilmez.

Havuç: Havucun kalorisi ve glisemik endeksi diğer sebzelere göre daha yüksektir. Bu nedenle acıktırıcı özelliği olan havucun diyetlerde bulunmaması gerekir.

Tuz: Tuz iştah açıcı özelliğe sahiptir. Çok tuzlu bir besinin ardından tatlı yeme isteğinin doğması, kan şekerinizdeki dalgalanmalar yüzündendir. Özellikle diyette tüketimden kaçınılmalıdır.

Tarçın: Kokusuyla özellikle tatlıların vazgeçilmezi olan tarçın da çok çabuk acıktıran baharatlardandır.

Mısır: Glisemik endeks değerinin yüksek olması nedeniyle kan şekeri seviyesini yükselten mısır, yendikten sonra açlık hissi uyandırır. Bu nedenle diyet yapanların uzak durması gereken bir besindir

İştahınızı kesecek yöntemler

. Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmenize yol açan kimyasal maddeler salgılarlar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısım, aynı zamanda duyguları kontrol eder ve sıkıldığımız ve kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi budur.

. Yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor.

. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarla yetinmeyi sağlıyor.

. Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzer sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.

. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine izin vermek anlamına giriyor. Bu sayede tat alma duygusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

. Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artar ve daha fazla kalori yakmaya başlarsınız. Böylece egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınız bastırılmış olur.

. Öğün aralarında dayanılmaz atıştırma duygusunu dişlerinizi fırçalayarak erteleyebilirsiniz.

milliyet, 09/02/2008 

Doymak Bilmiyor musunuz?

Bir türlü doymak bilmiyorsanız masanızı donattığınız yiyeceklere bir göz atın... Belki de seçiminizi yanlış yapıyorsunuzdur.

Çünkü bazı yiyecekler sizi kurt gibi acıktırırken bazıları uzun süre tok tutar. Peki hangi yiyecekler acıktırır, hangileri iştah kapatır?...

İştah kapatan yiyecekler

Avokado: B6 vitamini deposudur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Tok tutan avokadoyu kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yiyebilirsiniz.

Çavdar Ekmeği: Yapılan diyetlerin hepsinde kepek ekmeğinden bahsedilse de aslında çavdar ekmeğinin tok tutan etkisi yadsınamaz. Hatta beyaz buğday ekmeğine göre yüzde 50 oranında daha fazla doyma hissi verir.

Dil Peyniri: Gün içerisinde açlık hissettiğinizde atıştırabileceğiniz faydalı bir gıda olmasının yanında proteinli yapısından dolayı tok tutma özelliğine de sahiptir.

Böğürtlen: Kendinizi aç hissettiğinizde bir kase yoğurdun içine karıştıracağınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir, bu nedenle de yararlıdırlar.

Sardalya: Protein deposudur. Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu sayede tokluk hissi verir. Ayrıca metabolizmanın harekete geçmesini sağlar.

Elma: Yapılan diyetlerde ara öğün olarak elma tavsiye edilir bunun nedeni ise tok tutucu özelliğinin olmasıdır. Kalorisi az olan elmayı acıktığınızda yerseniz bir süre daha tok hissedersiniz.

Kepekli Makarna: Günlük gıda tüketiminde önemli bir yere sahip olan lifli besinlerdendir. Bu besinler yendikten sonra hacimlerinin yüzde 20'si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.

Esmer Pirinç: Kan şekerini dengede tutarak açlık hissinin önüne geçen karbonhidratların başında gelen esmer pirinç, uzun süre acıkmamanızı sağlar. Bu nedenle yemeklerinizde esmer pirince yer verin.

Yulaf Ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelir. Fakat yulaf ezmesini süt ile değil su ile yapmakta fayda vardır. Sütle yapıldığında ise sütü tercih edin.

Badem: Günde iki avuç düzenli olarak yenecek bademin, tokluk hissi vererek obeziteye karşı müzadelede yararlı olduğu yapılan araştırmalar ile kanıtlanmış bir gerçek.

Brokoli: Brokolide vücuttaki insulin dengesini koruyan krom bulunur. Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.

Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır. Hazırlanması kolay olan yumurta protein açısından da zengindir. Protein sizi tok tuttuğu için kolay kolay acıkmazsınız.

Donmuş Yoğurt: Dondurma isteğinizi donmuş yoğurt yiyerek karşılayabilirsiniz. Meyveli donmuş yoğurt yediğinizde hem karnınızı tok tuttuğunu hissedecek, hem de fazla kalori almamış olacaksınız.

Sebze Çorbası: Çorba, atıştırmak için ideal olmasa da az kalorisi ve tok tutan etkisi ile idealdir. Acıktığınızda bir kase çorba açlığınızı bastırır.

Çilek: Canınız çok fazla tatlı istediğinde bir kap dolusu çilek yiyebilirsiniz. Çileklerin üzerine bir tatlı kaşığı pudra şekeri de dökerseniz tatlı yemiş kadar olursunuz. Ayrıca çilek tok hissetmenizi sağlar.

Balık: Balıkta bulunan iyot, tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir ve açlık duygusunun gelişmesini engeller.

Ihlamur: Yemek saatine yakın içilen ıhlamurun, hastalıklara faydasının yanı sıra iştahı kapatan etkisi de var.

Tok kalmak için yapmanız gerekenler

Glisemik endeksi düşük besinler: Sürekli acıkıyor ve bunun önüne geçmek istiyorsanız, glisemik endeksi düşük besinleri tüketmelisiniz. Glisemik endeks, yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir. Tükettiğiniz besin, kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik endeksinin düşük olduğunu belirtir. Bu besinler, bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlar.

Karbonhidratlar: Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca bu besinler insanı tok tutarak açlık hissini engeller.

Triptofan: Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah etkisini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.

Krom: Krom vücuda insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesini veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yemek gerekir.

Albümin: Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapar. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini arttırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.

Fruktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Fruktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun kaynağıdır.

İyot: Tiroid hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunu engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.

Acıktıran yiyecekler

Greyfurt: Diyet yapıyorsunuz uzak durmanız gerekenlerden biri de greyfurttur. Kansere karşı koruyucu olan greyfurdun kötü yanı iştah açıcı özelliğinin de bulunmasıdır.

Karalahana: Karaciğer ve bazı kan kanseri türlerine de iyi gelen kara lahana, ayrıca iyi bir iştah açıcıdır.

Patates: Patatesin yapısında bulunan bileşikler kan basıncını düşürücü etki gösterir; bu endenle glisemik endeksi yüksek olan yiyecekler arasında bulunan patates, özellikle kızartma şeklinde pişirilirse çok çabuk acıkmanıza neden olur.

Kırmızı Biber: Kolesterolü önleyici özelliği bulunan kırmızı biber iştah açar. Bu nedenle acı bir yemek yediğinizde doyduğunuzu çok kolay anlayamazsınız.

Nohut: Mideyi temizleyerek iştah açan nohut, sağlık açısından yararlı olsa da kilo verirken çok fazla tüketilmemesi gereken bir kurubaklagildir.

İncir: Kilo aldırıcı özelliği bulunan incir iştah açar, bu nedenle diyet döneminde yemeniz tavsiye edilmez.

Havuç: Havucun kalorisi ve glisemik endeksi diğer sebzelere göre daha yüksektir. Bu nedenle acıktırıcı özelliği olan havucun diyetlerde bulunmaması gerekir.

Tuz: Tuz iştah açıcı özelliğe sahiptir. Çok tuzlu bir besinin ardından tatlı yeme isteğinin doğması, kan şekerinizdeki dalgalanmalar yüzündendir. Özellikle diyette tüketimden kaçınılmalıdır.

Tarçın: Kokusuyla özellikle tatlıların vazgeçilmezi olan tarçın da çok çabuk acıktıran baharatlardandır.

Mısır: Glisemik endeks değerinin yüksek olması nedeniyle kan şekeri seviyesini yükselten mısır, yendikten sonra açlı8k hissi uyandırır. Bu nedenle diyet yapanların uzak durması gereken bir besindir.

İştahınızı kesecek yöntemler

. Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmenize yol açan kimyasal maddeler salgılarlar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısım, aynı zamanda duyguları kontrol eder ve sıkıldığımız ve kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi budur.

. Yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor.

. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarla yetinmeyi sağlıyor.

. Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzer sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.

. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine izin vermek anlamına giriyor. Bu sayede tat alma duygusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

. Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artar ve daha fazla kalori yakmaya başlarsınız. Böylece egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınız bastırılmış olur.

. Öğün aralarında dayanılmaz atıştırma duygusunu dişlerinizi fırçalayarak erteleyebilirsiniz.

samanyoluhaber, 09/01/2008

Çok mu İştahlısınız?

Diyet yapmak istemesine rağmen abur cuburdan vazgeçemeyen biriyseniz, fazlalıklarınıza özel bir mönü uygulayarak veda edebilirsiniz. İşte iştahınızı keserek yeni yıla formda girmenizi sağlayacak mönüdeki özel karışımlar.....

* Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan, sizi uzun süre tok tutar.

* Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Kalorisi yok denilecek kadar az olan bu sebze oldukça tok tutucudur.

* 250 gram mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve fruktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte, tatlı ihtiyacınızı da karşılar.

ŞEKER YERİNE KURU ERİK

* 200 gram ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gram kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur.
* Eğer öğünler arasında acıkırsanız, kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engelleyen bir besindir. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
* Bir demet maydanozu blendırdan geçirip sebze suyuyla karıştırın. Bu karışımın içine birkaç damla acı biber sosu ekleyin ve karışımı için. Bu içecek yağ yakımını kolaylaştırır ve zayıflamanıza yardımcı olur.

YULAF EZMESİ YİYİN

* Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip bir çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışım hem doyurucudur hem de bağırsakları çalıştırır.
* Kahvaltıda armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt eklemeyi unutmayın. Armudun içeriğindeki fruktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
* Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu karışım, günlük karbonhidrat ihtiyacınızı karşılar.
* Kendinize bir portakal ve 50 gram ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Bu salatayı 50 gram yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Son derece lezzetli olan bu salata hem kendinizi tok hissetmenizi sağlar, hem de hazmı kolaydır.

haberturk, 25/12/2007

Bu Besinler Tok Tutuyor!

Yemesine özen gösterenlere ve diyettekilere müjde! Bu besinler sizi hem doyuracak hem tok tutacak.

Karbonhidratların sağlıklı beslenme planında nasıl kullanılacağı yıllar boyu tartışma konusu olmuştur.  20 yıldır yapılan beslenme araştırmalarına bakıldığında; yağdan fakir, kompleks karbonhidrattan zengin beslenmenin kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve şişmanlığın oluşumunu önlemede önemli bir yol olduğun yaygın bir şekilde vurgulandığını gördüm. Ancak toplumlar diyetlerinde yağı azaltmalarına rağmen kalp hastalıklarının artmasında sadece beslenme değil farklı nedenlerin olabileceği düşüncesindeyim. Cinsiyet, yaş, fiziksel aktivite durumu, genetik faktörlerin dışında toplumların basit karbonhidrat alımlarında aşırı tüketimlerinin kalp hastalıkları, diyabet ve şişmanlık için risk oluşturduğu da bir gerçek. Bu nedenle karbonhidratların sağlıklı beslenmede yeri  tartışılmaz önemli. Bu araştırmalar ve bilim merakı farklı karbonhidrat kaynakları tüketiminin farklı kan şekeri düzeylerinin kavranılması ile Glisemik İndeks kavramı ön plana çıktı. İlk önce sadece şeker hastaları için düşünülen bu indeks, daha sonraları kardiyovasküler hastalıklar ve şişmanlığın önlenmesinde ve tedavisinde de etkin olduğu görülünce sağlıklı beslenme stratejileri ile beraber anlatılmaya başlandı.

2002 yılında ilk defa Avusturalya besin etiketlerinde besinin Glisemik İndeks değerlerini etiketleyerek bir ilke imza atmıştır. Amacı insanları daha bilinçli besin seçimine yönlendirmektir.

Glisemik İndeks (Gİ) yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğine denir. Tükettiğiniz besin kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa besinin Gİ düşük denir. Gİ düşük besinler bireylerin daha uzun süre tok kalmalarını sağlarlar. Ancak besinin Gİ değerini etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Besinin içerisindeki nişasta miktarı, posa türü, pişirme ve hazırlama şekli, protein ve yağ miktarı gibi. Besinlerin pişirilme şekli, nişasta içeriği, protein ve yağ içeriği, lif içeriği, hazırlama şekli glisemik indeksi etkilemektedir.

Pişirme şekli: Örneğin karbonhidrat içeriği yüksek olan patatesi haşlarken oluşan glisemik yanıt fırınlanmış patatese göre daha yüksektir. Bu nedenle besinleri fırınlayarak tüketiniz!

Nişasta içeriği: Kurubaklagiller, tam taneli tahıllar (pirinç, buğday, mısır vb.) makarna, kuskus, muz, ekmek yüksek oranda nişasta içerirler ve glisemik indeksleri düşüktür. Saflaştırılmış ve basit şeker içeren besinlerden kaçının.

Protein-yağ içeriği: Besindeki protein ve yağ miktarı besinin mideden boşalımını geciktirir ve glisemik yanıta cevabı da düşük olur. Örneğin yağlı sütler light süte oranla daha düşük glisemik yanıt verirler.

Lif içeriği: Besinin posa içeriği arttıkça sindirimi geçikir ve glisemik yanıtı da düşük olur. Kepekli besinlerin saflaştırılmış besinlere oranla glisemik indeksleri düşüktür. Örneğin, kepekli ekmek, çavdar ekmeği, kepekli pirinç, kepekli spagetti, kuru fasülye, mercimek, nohut, soya fasülyesi, iç bakla, elma, greyfurt, portakal, şeftali. Besinin lifinden yararlanmak istiyorsanız kabuklarını soymadan tüketiniz.

Hazırlama şekli: Yine besinleri parçacıklar, püre, suları çıkartılarak tüketmek glisemik yanıtı arttırır. Meyveleri suyu yerine bütün olarak tüketmek, patatesi püre yerine fırınlayarak bütün tüketmek, makarnaları küçük parça yerine (boru, kelebek, spiral) spagetti olarak tüketmek glisemik indeksi düşürür ve daha kolay kilo vermenize yardımcı olur.

Not: Besinleri tüketirken bütün halde tüketin, parçalara ayırmayın. Besinleri pişirirken mümkün olduğunca besinin kendi suyu veya çok az su ile düdüklü tencere veya buharda pişirin.

hürriyet, 28/07/2007

Ne Kadar Lezzetli O Kadar Kalorili

Yediğimiz her besin kalori içerir. Karbonhidratın 1 gramı 4, yağların 1 gramı 9, proteinin 1 gramı 4 kalori verir.

Su kalori içermiyor. Bu sebeple salatalık, marul gibi su içeriği yüksek besinlerin kalorisi daha düşük oluyor. Aldığımız kalorilerin yakılması yani harcanması gerekir ki bunlar vücudumuzda yağ olarak birikmesin. Çünkü sadece yağlar yağa dönüşmez! Vücudumuza aldığımız her bir fazla kalori yağa dönüşüyor. Bu mekanizma ekmek, elma, yoğurt, sebze, süt tüm besinler için geçerli. Depolama esnasında kalorinin kaynağı önemli olmuyor.

Besin seçimimizi etkileyen pek çok faktör var. Kültürünüz, duygusal durum, çevre, beslenme alışkanlıkları, yaşınız, sağlık durumunuz. Peki neden biri yerine diğer besiniseçeriz? Neden bazılarını daha fazlayemek isteriz? Çünkü besinler besin değerinin yanı sıra keyif ve iyi tat kaynağıdır. İnsanların besinlerle kutlama yapmaları ve özel yiyecekler aramaları bu sebepledir. Özel günler bile ülkemizde yiyecek ismiyle anılır, şeker, kurban bayramı, aşure günü gibi Kalori ile lezzet arasında maalesef pozitif ilişki va. Yani besinin lezzeti arttıkça kalorisi artıyor.

Yapılan çalışmalara göre özellikle besinin yağ içeriği arttıkça beğenilme oranı da artıyor. Ancak keyif, bedel ve sağlık dengesini öğrenirseniz bu durum sizin için problem olmaktan çıkar. Yediğiniz tabağa biraz daha dikkatli bakın ve aşağıdaki örnekleri tüm yiyeceklere uygulamaya çalışın. Önemli olan keyif alırken neyi ne kadar yediğiniz konusunda da farkındalığınızı devam ettirmeniz.

Önemli olan ne yediğinizi bilmeniz

- 2 Lahmacun = 3 dilim ekmek + 2 köfte kadar et + 1 tatlı kaşığı yağ
-1 kase sütlaç = 1 bardak süt + 1 dilim ekmek + 1 meyve
- 1 dilim yaş pasta = 2 dilim ekmek + 2 tatlı kaşığı yağ + 1 meyve
- 2 yemek kaşığı kısır = 1 dilim ekmek + 1 tatlı kaşığı yağ
- 1 adet gözleme = 4 dilim ekmek + 2 dilim peynir + 2 tatlı kaşığı yağ

milliyet, 22/10/2007 

Titreşimli Aletler Yağ Yakmıyor!

Formunu korumak veya incelmek isteyenlerin önüne sunulan seçeneklerin bir çoğu metabolizma uzmanlarına göre sadece "sahte görüntü" sağlıyor

Gazi Üniversitesi Endokrin, Diyabet veMetabolizma Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. İlhan Yetkin, egzersize dönük olan yöntemlerin dışındakilerin metabolizmaya bir etkisinin olmadığı inancında.

Yağ hücrelerini idrarla dışarıya attığı iddia edilen yöntemlerin de yanıltıcıdır. Ancak egzersiz ve egzersize dönük olan yöntemler metabolizma üzerinde etkili olabilir. Onun dışında durduğu yerde kalın eşofmanlar giydirilerek terleyen kişide çok önemli bir değişiklik olmaz.

Yağ hücresi idrarla atılmaz. Bel korseleri, bantları gibi titreşimli aletlerin yağları eritme yönünde bir yararı olmaz. Çünkü vücudun yağı, yağ hücreleri içindedir. Çeşitli yöntemleri tanıtırken yağların idrarla atıldığı yönünde insanları yanıltıyorlar. Bunların hiçbiri doğru değil. Yağ hücresinin içindeki yağ, hiçbir şekilde idrarla atılmaz. Vücutta kalır. Eğer vücutta kısa süre sonra görülen bir değişiklik varsa bu tamamen sahte bir görüntüdür. Vücudun biçimlenmesi ve su kaybına bağlıdır bu. En geç bir hafta içinde vücut tekrar eski şeklini alır.

Tüm ağızdan alınan hapları, çayları, içecekleri değerlendirirsek bunlar metabolizmayı hızlandırmaz. Olumlu etkileri ise son derece sınırlı. Dolayısıyla bunları zayıflama amacıyla kullanmak doğru değil. Zararı ise; bu maddelerin bir kısmı vücuttan su atıcı maddelerdir.

"TV karşısında koşun!"  Lida yasaklandı ama her gün yeni lidalar ortaya çıkıyor. Bu maddenin karaciğerine zarar verdiği çok hasta oldu.

Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nden Doç. Dr. Ahmet Temizhan da tüm yöntemler için, en kolay şey yürüyüş yapmaktır. Bazı uygunsuz egzersiz aletleri sakat bırakabilir. İnsanlar oturdukları yerde elektrikle, titreşimle incelmeyi bekliyor. Bu mümkün değil. Egzersiz ve diyetin bir arada yapılması gerekir. Bölgesel kilo vermeye yönelik uygulamalar değil, koşu bandı veya bisiklet tercih edilmeli. Kilo vermek isteyenler genelde ani bir kararla hızla zayıflamaya yöneliyor ancak hızlı verilen kilo çok çabuk alınıyor. İdeali ayda 3 - 4 kilo vermek. Eğer evde koşu bandı tercih ediyorsanız, koşu bandınızı televizyonun karşısına koyun"

milliyet, 21/10/2007 

Kalıcı Kilo İçin Kaslarınıza Yüklenin

Binbir zahmetle verdiğiniz kiloları ömür boyu korumanız hayal değil! Obezite danışmanı, Dr. Haluk Saçaklı'nın (1+1)x2 formülüyle aç kalmadan, kaslarınızı sürekli çalıştırarak yağların geri gelmesini önleyebilirsiniz. Yarım kilo kas günde 150 kalori yakıyor ve böylece verilen kilolar geri alınmıyor ..

Formülün açıklaması:

Birinci 1: Vücudunuzun maksimum ihtiyacı ne kadar ise o kadar kaloriyi dengeli bir şekilde tüketin. Bu şekilde kas yakımıyla metabolizmanın yavaşlaması engellenecektir.

İkinci 1: Aaerobik çalışmaları yapın. Yürüyüşlerle birlikte günde 500 kalorilik bir enerji tüketimiyle haftada yarım kilo yüzde 100 yağ kaybı sağlanacak.

(x2): Geleceğe yatırım; verilen kiloların bir daha dönmemesini istiyorsak 'direnç egzersizleri' ile kaslarımızı artıracağız. Direnç egzersizleri yani 'kassal çalışmalar'; spor salonlarında yapılan dambıl çalışmaları, plates ve terabant (lastik) çalışmalarını kapsar. Bu egzersizlerle kaslar güçlendirilip, verilen kilolar kalıcı hale getirilir.

Kaslarımız 5 kilo artarsa, o zaman fazladan günde 400 kalori yakmış olacağız. Bu da yaklaşık olarak ayda 2 kilo hakiki yağ kaybına eşdeğerdir. Bunu elde edebilmek için 6 haftalık bir kuvvet çalışması yeterli.

YAŞ 30'U GEÇİNCE DİKKAT!

* Kilo ömür boyu korunabilir mi?
Kilonun ömür boyu kalıcı olabilmesi için özellikle 30 yaşından sonra daha dikkatli olunmalı. Yaş ilerledikçe, yürüyüşler yapsanız da bazal metabolizmanızda yılda 250 gram kas kaybı olur. Buna karşılık yıllık yağ birikimi 750 gram olur. Bunu engellemenin tek yolu 'kassal dayanıklılık' çalışmalarını haftada 2 ya da 3 gün yaşantınıza dahil etmenizdir. Kaslarınız kendilerini yenilemek için istirahat durumunda kilo başına günde 80 kalori yakar. Direnç çalışması yapan obezler, yapmayanlara göre yüzde 14 daha fazla kalori yakar.

* Programın diğerlerinden farkı ne?
Diyet sendromundan kurtuluyorsunuz. Yani dengeli beslenmeyle günde vücudun ihtiyacı ne kadar ise o kadar kalori tüketiliyor. Örneğin, bir kadının günde 2 bin 200 kaloriye ihtiyacı varsa beslenme planında o kadar kalori tüketiyor. İhtiyacın altında kalori alındığında ise metabolik ritm yüzde 15- 30 düşeceğinden kilo kaybı zorlaşır.

Kalorisi düşük diyetlerde, az yense de enerji dengesi bozulduğu için kilo alınır.

SPOR DEĞİL EGZERSİZ YAPIN

* Hangi özelliklerle kilolarda kalıcılık sağlanıyor?
Yağsız vücut kitlesi arttığında otururken ve uyurken bile daha fazla kalori harcarız. Yağları azaltıp, kası çoğalttığımızda yarım kilo kas günde 150 kalori yakarken, aynı oranda yağ günde sadece 3 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu şekilde verilen kilolarda kalıcılık sağlanır.

* Sporla egzersiz farklı mı?
Nefes nefese kalmayacağınız her türlü aerobik dayanıklılık çalışmaları egzersiz sınıfına girer. Örneğin yürüyüşler, yürüme bantları, yüzme vs.

Unutmayın;
sporu sporcular yapar! Bizler için tüm aktiviteler egzersiz niteliği taşımalı. Yani yoğun ve şiddeti yüksek yüklemelerden her zaman kaçınmalıyız.

* Egzersizlerin akşam mı, sabah mı yapılması daha avantajlıdır?
Egzersizlerin öğleden önce yapılması verimi artırır. Özellikle direnç egzersizlerini gece yapmak en düşük verimi almanız anlamına gelir.

* Sağlıklı beslenme denilince neler hangi düzende uygulanmalı?
Beslenmede yapılan en büyük hata aç kalarak zayıflamaktır. Bu yöntem verilen kilonun 2/3'ünün vücut kas kitlesinin kaybına neden oluyor. Yağlar ise yerinde kalıyor.

Sağlıklı olan yöntem;
vücudun ihtiyacı olan tüm besin ögelerini yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmektir. Bunların başında anti-aging özellikleri bulunan sebze ve meyve ağırlıklı beslenme geliyor. Sebze ağırlıklı beslenme kalıcı kilonun da anahtarıdır. Tabii protein alımı da ihmal edilmemeli.

sabah, 18/05/2007

Kilo Vermenin 50 Farklı Yolu

Sürekli bir diyeti bırakıp başkasına mı başlıyorsunuz? Peki buna rağmen değil bir kilo 100 gram bile veremiyor musunuz? O halde size önerimiz diyet kelimesini kesinlikle unutup, bazı ayrıntılara özen göstererek fazlalıklarınızdan kurtulmanız.

"Bir dirhem et bin ayıp örter" anlayışının tarihte kaldığını hepimiz biliyoruz. Ama dirhem dirhem vererek mutluluk veren bir bedene sahip olmak çok zor değil. Kilo vermek için 50 farklı değişiklikle formda vücuda bir adım daha yaklaşabilir, sağlıklı ve zayıf olmanın tadına varabilirsiniz.

İşte uygulaması kolay, zevkle deneyeceğiniz minik ipuçları:

1-Tamamen unutun
Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.

2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin
Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.

3-Su için
Daha fazla su içmeye başlamalısınız. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer böyle bir alışkanlığınız yoksa yanınızdan küçük bir su şişesini ayırmayın, bu şişeyi her gördüğünüzde içmek aklınıza gelecektir.

4-Sosları unutun
Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.

5-Yemeğin ardından yatağa girmeyin
Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.

6-Sık yiyin
Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.

7-Süt için
Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.

8-İyi bir uyku
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için hergün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

9-Stresi yenin
Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.

10-Hazır yemekleri unutun
Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nediyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.

11-Lifli yiyecekleri tüketin
Çok lifli besinler doyduğunuz hissini verir ve çabuk acıkmanıza engel olur. Beyaz ekmek yerine kepeklisini, beyaz pirinç yerine esmerini tüketin. Lif oranı yüksek mercimek, kuru fasulye, nohut gibi gıdalara önelik verin. Elbette sebzeleri unutmayın.

12- Atıştırmayı bırakın
Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...

13- Buzdolabınıza baskın yapın
Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyyen yasaklayın.

14-  Daha çok su ve soda
Alkolün yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.
.
15- Çikolata yeme isteğinizi bastırın
Eğer adet öncesi dönemdeyseniz, çikolata yeme isteğinizi kesinlikle engelleyemiyorsanız, küçük mini barlardan alın veya şekersiz, sıcak kakao, yağsız puding kullanın.

16- İşkolik olun
Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında... Şirketteki doğumgünü ve partilerde şerefe kaldırdığınız kadehin içinde soda olsun.

17- Kremayı kesin
Bir sinema yıldızı, içinde krema kelimesi olan hiç birşeyi yemediğini söylüyor. Kremalı pasta, kremalı çorba gibi. Çünkü o, krema demenin yağ demek olduğunu biliyor. Bunun tek istisnası, yağsız krem peynir demektir.

18- Kalorileri azaltın
Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.

19- Kahvaltı edin
Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.

20- Dans edin
Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.

21- Asansöre binmeyin
Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.

22- Diyet içecekler
Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.

23- Yavaş yemek yiyin
Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.

24- Sıkı gelen giysilerinizi deneyin
Her sabah kalktığınızda ilk işiniz üzerinize dar gelen pantolon veya şortları denemek olsun. Bu yiyeceğinize dikkat etmekte, sizi gün boyu motive edecektir.

25- Hayallerinizi kutulayın
İstediğiniz kiloya indiğinizde yapmayı planladığınız herşeyi hatırlatacak bütün fotoğrafları, reklamları, yazıları kesip bir kutunun içine koyun. Birşeyler atıştırmak istediğinizde ya da jimnastik yapmaya hevesli olmadığınızda kutuyu açıp bakın.

26- Yatak odasını yiyeceğe kapatın
Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.

27- Kendinizi ödüllendirin
En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.

28- Tasarruf yapın
Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.

29- Aşka dair duygularınızı canlı tutun
Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?

30- Abur cubur yemeyin
Verilecek 2-3 kilo bir yanda, kilolarınıza kilo katacak abur cuburlar diğer yanda ve siz bugüne kadar hiç aç kalmasanız da bunlardan bir türlü uzak kalamadınız. Bütün gün yapacaklarınızı planlayın. Sinemaya gidin, yürüyün, kendinizi bir romanın içine gömün ve şekerleme yapın. Ne yaparsanız yapın, yeter ki buzdolabından uzak durun.

31- Mayonuzu giyin
Yılın hangi mevsimi olursa olsun, özellikle yaza yaklaştığımız şu günlerde her gün birkaç kez mayonuzu giyerek boy aynasının karşısına geçin.  Bu daha fazla egzersiz yapmanız ve hedefe kilitlenmeniz için size ivme kazandırır.

32- Egzersiz yapın
Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutkaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD'den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.

33 -Ev işleri
Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.

34- Porsiyonlarınızı küçültün
Tabağınıza konulan yemeğin hepsini bitirmek kötü bir alışkanlığınızsa bundan kurtulmak için küçük tabaklarda yemek yiyerek işe başlamalısınız. Bu göz kandırmacasıyla büyük tabaklarda yediğinizden daha az yemek yer ve tabağınızdakilerin arkanızdan ağlamamasına da olanak tanırsınız. Ayrıca tabağınıza ne kadar az yemek koyarsanız o kadar az yersiniz.

35- Kahvaltıyı atlamayın
Kahvaltı günün en önemli öğünüdür çünkü uyuduğunuz zaman yavaşlayan metabolizmanız tekrar bir şeyler yiyene kadar eski haline dönemez. Güne kahvaltı ile başlayanlar kahvaltı yapmayanlara oranla çok daha fazla kalori yakarlar. Çünkü kahvaltı kasları çalıştırır ve çalışan kaslar kalori yakılmasını sağlar.

36- Meyve yiyin
Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak için meyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.

37- Etiketleri okuyun
Etiketleri okuma alışkanlığı kazanmalısınız. Hangi ürünün içinde hangi yararlı ve hangi kilo aldırıcı madde var, bunların bilgilerini okursanız daha sağlıklı beslenirsiniz.

38- Kola ve soda gibi asitli içecekleri tüketmekten vazgeçin.
Bunun yerine taze sıkılmış meyve sularını içmeye gayret edin. Kırmızı etten uzak durun.

39-Çok fazla kırmızı et tüketmek kilo vermenizi engeller bu nedenle tavuk, balık, hindi gibi beyaz et tüketmeye dikkat edin.

40-Kızartma yerine haşlama
Kızartarak yapılan yemekler yerine haşlanmış, ızgara yapılmış ya da fırında pişmiş yemekleri yemelisiniz.

41- Fast food
Modern çağın yiyeceği olarak kabul edilen hamburger, patates kızartması gibi fast food tarzı yiyecekleri yememelisiniz. Bunlardan uzak kalırsanız daha kolay kilo verirsiniz.

42- Vücudunuzu tanıyın
Hangi yiyeceklerin metabolizmanıza zarar verdiğini hangilerinin hızlandırdığını bilirseniz daha kolay kilo verebilirsiniz.

43-Yemek başlangıcı
Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.

44-Yemekten sonra
Yemekten sonra tatlı yeme alışkanlığınızın önüne meyve yiyerek geçebilirsiniz böylece tatlı yeme isteğinizi de azaltmış olursunuz.

45-Göz zevkine önem verin
Salata yemeyi sevmiyorsanız kendinize şık bir salata tabağı alın ve salatalarınızı bu tabakta yiyin. Hem göz zevkiniz hem de kilolarınız için daha yararlı olacaktır.

46-Şekeri unutun
Şekerli besinler kan sekerinin kısa sürede artmasına ya da düşmesine neden olur. Bu nedenle tatlı yedikten sonra tekrar tatlı yeme ihtiyacı duyarız. Şekerin fazlası vücutta yağ olarak depolandığı için mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

47-Tuzu kesin
Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.

48-Dışarıda yemeyin
Restoranlarda ya da ev dışında yenilen yemekler kilo aldırıcı olabilir. Bu nedenle dışarıda yemek zorunda kaldığınız zamanlarda salata ya da ızgara yemekleri yiyin.

49-Alışverişte kendinizi kaybetmeyin
Market alışverişine çıktığınızda aç olmamaya dikkat edin çünkü aç olduğunuzda canınız her şeyi almak ister ve eve geldiğinizde dolabınızın zararlı yiyeceklerle dolduğunu görürsünüz. Böyle bir dolaba karşı koymak ise zordur. Bu nedenle tok bir şekilde sağlıklı yiyecekler almaya ve bir liste yapıp o listeden dışarı çıkmamaya dikkat edin.

50-Sofraya oturun
Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.

DİĞER ÖNERİLER

Hırs yapın
Bir türlü kilo veremiyorsanız çok beğendiğiniz bir elbisenin bir beden küçüğünü alın ve görebileceğiniz bir yere asın. Kendinize aldığınız elbisenin içine gireceğinize dair söz verin.

Mutfağınızı düzenleyin
Kilo almamaka için mutfak tezgâhı üzerinde durmasına alıştığınız abur cubur yiyecekleri ortadan kaldırın. Bu yiyecekleri görmediğiniz sürece aklınıza çok fazla gelmeyecektir.

Dişlerinizi fırçalayın
Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalamayı alışkanlık haline getirirseniz ağzınızda kalan ferahlık duygusuyla bir süre yemek yemek istemezsiniz.

Yavaş yiyin
Hızlı yemek yemek kilo aldırır bu nedenle lokmaları iyice çiğnemeye özen gösterin. Hızlı yediğinizde doyduğunuzu anlamayabilirsiniz.

Oyalanmanın yollarını bulun
Açlık hissettiğinizde meşgul olmanızı sağlayacak bir şeylerle ilgilenin. Hobiler edinin ya da kendinizi işe verin. Böylece yemek yemek aklınıza gelmez.

Evinizi çocuklara açın
Komşunuzun ya da bir yakınınızın çocuğunu arada sırada evinize konuk edip onunla ilgilenin, oyunlar oynayın. Bu hem daha fazla kalori yakmanıza, hem de duygusal olarak formda kalmanıza yardımcı olacaktır.

hürriyet, 04/05/2007

İştah Kapatma Yolları

Diyet yapmanın en zor yanı, iştahı kontrol etmek. Oysa pek inandırıcı gelmese de, sık beslenip az yemek işin temel sırrı. İşte iştahınızı kapatmanıza yardımcı olacak diğer yollar...

Diyet yapmak isteyip de iştahınıza engel olamıyorsanız, gün içinde sık sık ve az öğünler yiyerek, iştahın kontrolden çıkmasını önleyebilirsiniz.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, yeme isteğini kontrol altında tutmak ve atıştırma krizinden kurtulmak için; sağlıklı karbonhidratlara yönelmek, bol bol su içmek, yiyecekleri iyice çiğnemek ve güç gerektiren egzersizler yapmak gerektiğini söylüyor.

Vücutta enerji azalır azalmaz, beyin, açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgılar. Ancak beynin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi budur.

Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabilir. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir.

KONTROLLÜ YEMEK İÇİN SIK VE AZ ÖĞÜN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yoludur. Belki arada yine bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalır ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlar.

Yapılan araştırmalar, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını ortaya koyuyor.

Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

YEME İSTEĞİ ARTTIĞINDA SU İÇİN
Su içmek de, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemlidir. Ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderir. Bu nedenle bol su içmek, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engeller.

Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin olur. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj.

ÖĞÜN SAATLERİNDE SPOR YAPIN
İştahı kapatmanın yollarından biri de egzersiz. Egzersizler zorlaştıkça vücut ısısı artar ve daha fazla kalori yakmaya başlanır. Bu da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasını sağlar. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısıdır; çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır, fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

ntvmscb, 30/05/2007

Beyninizi Kandırarak Kilo Verin

Açlık duygunuzu kontrol altına almak elinizde! Nasıl mı?

Aç veya tok olduğumuzu hissettiren iki çeşit hormon bulunur. Bunlar grelin ve leptin hormonlarıdır. Grelin hormonu iştahı devamlı açık tutarak beyne çok açık ve net bir mesaj gönderir; "yemek yemelisin!". Diğer hormon leptin ise beyne midenin dolu olduğunu mesajlar ve tokluk hissi verir.

Gerçekten çok acıkmış olduğunuzda grelin hormonu her 20 ila 30 dakikada bir beyine mesaj yollar. Bu mesajların her birinin 30 dakika etki süresi vardır bu 30 dakikalık sürede ihtiyacınız olandan fazlasını yemenize neden olurlar.

Eğer biraz yemek yiyip 20 dakika kadar beklerseniz leptin hormonu beyne tokluk mesajı yollar ve sizi çok yemek yemekten kurtarır. O yüzden karnınızın tam dolmasını beklemeden yemeyi yarıda kesip 20 dakika bekleyin, gerçekten ihtiyacınız olan kadarını yemiş olduğunuzu anlayacaksınız.

Karnınızın Guruldamasını Nasıl Durduracaksınız?

Kahvaltı: Kahvaltıda gıda lifi açısından yüksek oranlı yiyecekler ve şekersiz (az şekerli de olabilir) besinler tüketmeniz gerekiyor. Sebzeli ve yağsız bir omlet bu konuda size yardımcı olabilir.

Ara öğün: Öğle yemeğinden önce acıkırsanız bir elma veya bir adet havuç yiyin. Hatta öğle yemeğinden yarım saat önce yemek çok faydalı olacaktır.

Öğle yemeği: İşleri akışına bırakın, eğer ki çok fazla yiyecek hakkında düşünürseniz grelin beyne anında mesajları yollamaya başlar. İyi veya kötü kararları kendiniz vereceksiniz. Doymaya başlamadan yemeği bırakıp biraz bekleyebilirsiniz. Eğer sağlıklı olduğunu düşünüyorsanız, öğle yemeğinde 3-4 çeşit besini tüketebilirsiniz.

Örnek olarak iyi bir öğle yemeği biraz tavukla beraber bir tabak salata olabilir. Yanında ise bir kase sebze çorbası içebilirsiniz.

Ara öğün: Akşam üzeri 16:00 civarlarında hafif bir ara öğün uygun olabilir. Size kalori verecek fakat leptin hormonunu tetiklemeyecek yiyecekler bulunmaktadır. Biraz fındık veya ceviz yiyin. İçinde 'iyi' yağlardan bulunur. Sadece beyine gidecek mesajda biraz yağ aldığınız bulunur, açlık hormonunu tetiklemez.

Akşam yemeği: Gün içindeki öğünleri kaçırmayın, eğer kaçırırsanız çok fazla açlık hissi duyarsınız ve leptin hormonu bu fırsatı kaçırmadan yollayacağı mesajlarla ihtiyacınızdan fazla yemenize sebebiyet verir.

Dr. Michael Roizen ve Dr. Mehmet Öz'ün önerisi: Pirinç açısından zengin (iyi bir karbonhidrattır) bir yemek ve somon balığı menüyü oluşturabilir. Tatlı olarak ise siyah çikolata veya meyve yiyebilirsiniz. Eğer alkol almak istiyorsanız bunu makul miktarda ve tatlı niyetine almalısınız. İkisini aynı öğünde tüketmeyin.

Nerede yediğiniz önemli

Genellikle soğuk ve loş ortamlarda yemek yiyorsunuz. Bu yüzden restoranlarda ışıklar loş olur ve klimalar da tam güç çalışır. Bunu yapmayın. Az yemek yiyebilmek için yemek yiyeceğiniz mekanın aydınlık ve sıcaklığın da yüksek olmasına özen gösterin.

ekolay

Yiyerek Zayıflama Teknikleri

Sebze ve meyverli kabuklarıyla tüketin. Elma, armut, salatalık gibi meyve ve sebzelerin kabukları lif açısından zengindir. Hatta portakalı bile kabuğunun tamamını soymadan beyaz yerini bırakarak yiyebilirsiniz.

Salata yiyerek başlayın. Öğle yemeğine salata yiyerek başlayanların yüzde 12 daha az kalori aldıkları belirlenmiş. Bu neden le öğleyin krem şantili yiyeceklerden uzak durun ve yemeğe salata yiyerek başlayın.

Kemer takın. Yüksek kalorili ama düşük besin değerli yiyecekler yemek istediğiniz zaman açlık hissetmeyecek kadar kemerinizi sıkın. Ulaşmak istediğiniz ölüçüye kadar bu yönteme devam edin.

Baharatlı gıdalar tüketin. Metabolizmanızı çalıştıran kapsaisin çok acı biberde bulunur. Süt ürünleri ise kapsaisinin görevini yapmasına sudan daha çok yardımcı olur.

10 öğün yiyin. Eğer iş ya da farklı denenlerle stres yaşıyorsanız, düşüncelerinizi kontrol edemiyorsanız, çok acıkmış hissedebilirsiniz.Bu durumda birşeyler yedikten 10 dakika sonra yine aç hissedebilirsiniz. Bu durumda günde 10 defa tüketebileceğiniz sebze ve meyveleri belirleyin ve bunları yiyin.

Pizza, lahmacun gibi yiyeceklerdeki yağları peçete yardımıyla azaltabilirsiniz.

Süt için. Günde alınan 1800 mg kalsiyum kalori emilimini sağlıyor. Bu nedenle kahvenizi sütlü ya da kalsiyum içeren gıdalarla için

Yemekten sonra ufak bir parça bitter çikolata yemek size kilo aldırmaz. Bunun dışında meyve iyi bir seçenek olabilir.

Sadece tek elle yiyin ve için. Eğer bir partideyseniz bir eilinizde içecek diğer elinizle çerez tüketmeye çalışmayın. Sağ elinizle içip yerseniz daha az yiyip içersiniz.

Tabakta beslenin. Kavanozdan, kutudan ya da dev kaselerden yemeyin. Gıdaları tabağınıza alarak beslenin. Böylece daha az yersiniz.

Sevdiklerinizle zaman geçirin. İş arkadaşlarınız, dostlarınız veya ailenizden birileriyle vakit geçirin. Bu sıkıntılı dönemi daha rahat atlatmanızı sağlar.

Organik gıdaları tercih edin. Kepekli ve ya tahıllı ekmekleri, lifli gıdaları tercih edin.

Akşam yemeğine ne yiyeceğinize karar vererek çıkın. Restorana gittiğinizde ne yemek istediğinize düşünerek karar verin. Acele etmeyin, küçük porsiyonlu, doyurucu ancak az kalorili yiyecekleri yiyin.

Sebzeleri hemen ulaşabileceğiniz yerlere koyun. Böylece birşeyler yemek istediğinizde diğer kalorili seçeneklerden uzak durabilirsiniz.

Öğleden sonra saat 15:00'de birşeyler atıştırmayı unutmayın. 150 kalorilik bir atıştırma daha sonra yenilebilecek 400 kaloriyi önler

Dondurma yemek için dışarı çıkın. Eve kilo aldıracak yiyecekler almayın. Böylece canınız dondurma yemek istediğinde bir kutu yerine sadece bir külah dondurma yersiniz.

Ellerinizi meşgul edin. Stresliyken birşeyler yememenin en iyi yolu ellerinizi başka işlerle meşgul etmek. Bir paket cips yemek yerine örgü örerek stres atabilirsiniz. Resim yapmak, ağaçla ilgilenmek gibi işlerde sizi meşgul edebilir.

Ekmek az yiyin . Kremadan uzak durun. Burger ya da sandviç yediğinizde mayınez, ketçap ya da krema koydurmayın. Bu tür servis edilenlerin kremalarını bıçakla üzerinden alın. Böylece yarım kalori daha az almış olursunuz.

Bazen çılgın olun. Hiçbirşey yememek sizi zayıflatmayacak ya da mutlu etmeyecek. Haftada bir ya da iki öğünde yemek istediğiniz herşeyi yiyerek kendinizi ödüllendirin.

milliyet

İncelmenin Sırları

Uzmanlar, sağlıklı zayıflamak ve ideal kiloyu korumak için aç kalmanın gerekli olmadığını ifade ederek, 'İrade ve ölçülü beslenme, zayıflamaya giden yolda atılmış önemli bir adımdır' dediler.

 Günde en az 3 litre su için

-Yemeklerden önce iki, yemekten sonra da bir su bardağı su için ...

-Besinleri ağır ağır çiğneyerek yiyin. Yavaş yiyin, iyi çiğneyin, öğünleri atlatmayın ve birleştirmeyin.

-Masaya yemeği küçük bir tabakta getirin, yemeğin yağlı kısmını tabakta bırakın.

-Yemeğe birkaç dakika ara vererek yanınızdakilerle konuşun

-Tatlıları sofranızdan uzak tutun

-Yemek sırasında kitap okumak ve televizyon izlemekten özellikle kaçının.

-Tatlıların enerji yoğunluğu yüksek olduğu için özellikle sofranızda sık sık bulundurmayın.

-Yiyecekleri göremeyeceğiniz şekilde dolapta tutun.

-Çevrenizi, yememeniz gereken yiyecekleri ikram etmemeleri için uyarın.

-Canınızın sıkıldığında bir şeylerle uğraşın .
-İstiyorsanız yiyin

-Yememeniz gereken herhangi bir yiyeceği çok istiyorsanız yiyin, fakat o yiyeceklerle aldığınız kaloriyi yürüme veya başka bir aktivite ile harcayın.

-Özel bir olay nedeni ile (davet gibi) diyet dışındaki yiyeceklerden yiyin,fakat onu izleyen öğünü sadece sebze salatası ile geçiştirin. öğün aralarında yeme isteği duyduğunuzda su için ve bir süre bekleyin, açlık duygunuz geçmiyorsa sebze, küçük meyve, salatalık, havuç, marul yiyin.

-Yiyecek alışverişine tok karnına çıkın, satın aldıklarınızı kendiniz taşıyın.

-Satın alırken meyvelerin küçüğünü seçin, yediğinizi bir adetle sınırlayın. üç kilometreden daha kısa mesafeler için taşıta binmeyin yürüyün. çanta ve benzeri eşyalarınızı kendiniz taşıyın.

-Günde 1 saat yürüyün.

Zayıflatan Bitkiler

At kuyruğu, bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

Tere tohumu: Metabolizmanın canlanmasına yardımcı oluyor ve troid bezlerinin daha verimli çalışmasına katkıda bulunuyor.

Funda yaprağı: Zayıflamaya ve yağların vücut tarafından daha iyi yakılmasına destek veriyor. Açlığın bastırılmasına da yardım ediyor.

Zencefil: Alınan besinlerin daha iyi sindirilmesine yardımcı oluyor ve bünyeyi güçlendiriyor. Kilo verilirken enfeksiyonlara yakalanma riskini de azaltmaya destek oluyor.

Yeşil çay: Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye ve bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak sindirmeye yardımcı oluyor.


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document