Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
hemoroid
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
kusma
site haritası

 


BOYUN KİREÇLENMESİ

 
 

Boyun Kireçlenmesi Nedir? Nasıl Oluşur?

Boyun, vücudun bütün organlarını sevk ve idare eden beyin ile vücudu birbirine bağlayan bir noktadadır. Bu bakımdan çok önemli bir görevi vardır.

Bir insanın boynunda 7 tane omur ve bu omurların arasında da 6 tane disk bulunur. Kafatası tabanı ile 1. boyun omuru ve C1-2 arasında disk yoktur.
Boyundaki omurlar; önde omurlar arsındaki diskler yoluyla, arkada ise alt ve üst omurlar arasındaki iki adet çıkıntı (faset veya apofizer eklem) ile eklem yapar.

Bu oluşumlar, omurganın üst üste durmasını sağlayan ve bir bütün halinde üzerine binen yükleri bir alttaki omura aktarmasına yardım ederek aynı zamanda boynun hareketini sağlarlar.

Omurilik, boyun omurları arasındadır. Beyne giden damarlar omurlar ve disklerin hemen yanı başından giderler.. Bu bölge başın ağırlığını veya çeşitli darbelerle oluşan yükü çevresine homojen olarak yayar, yani bir amortisör olarak görev yapar. Bu yapının elastikiyeti azalır ve üzerine binen yükleri etrafa eşit olarak dağıtamaz hale gelir. Bazı bölgelere binen aşırı yüklenme sonucunda diskte ve onun etrafını çeviren dokuda harabiyet başlar. Boyun kireçlenmesi, boyun omurlarının ve aralarında bulunan disk yapılarının yıpranması sonucu oluşur. Meydana gelen değişiklikler, omuriliğin geçtiği kanalı veya omurlar arasından çıkan sinirlerin geçtiği kanalları daraltarak sinirlerde bası uygular.

Boyundaki omuriliğin önünde ve arkasında seyreden bağlar, apofizer eklemler, apofizer eklem kapsülleri boyundaki her türlü hastalıktan oldukça fazla etkilenir. Faset eklemlerinde oluşan kireçlenmeler boyun hareketlerinde ağrıya neden olurlar.

Boyun kireçlenmeleri problemi kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür.

Boyun kireçlenmesi, boyun osteoartriti, servikal spondiloz ve boyunda romatoit artrit adlı çeşitleri vardır.

Diskte Dejenerasyon, Kireçlenme:

-Yaşın ilerlemesi, omurganın kötü kullanılması sonucu kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar. Jöle kıvamındaki disk keçeleşir, kuvvet emme özelliği ve esnekliğini kaybederek çöker. Kemiğin kalsiyum içeriği azalır. Vücut doğal tepkisi olarak bu yıpranmış dokuları kireçlendirir. Oluşan yeni kemikçikler, taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak boyun, kol ve genel vücut ağrısına sebep olabilmektedir.
Omurilik basısı yaparak el ve ayaklarda uyuşma, kuvvetsizlik oluşabilmektedir. Mutlaka tedavi edilmelidir.


-Diğer bir değişle, servikal omurgayı meydana getiren yapıların (kemik, bağ, kas) yozlaşması sonucu ortaya çıkan ve buna bağlı sinir ve damarsal bozuklukları da içeren klinik bir tablodur.

Diskin yüksekliğinin azalmasıyla omurlar arası mesafenin daralması ve diğer kıkırdakların dejenerasyonunun bir sonucusonucu omurlara yapışan bağlardaki yapışma yerlerinde gerilmeye bağlı olarak ‘osteofit’ (kemik uru)adını verdiğimiz küçük kemik oluşumları meydana gelir. Bu anormal gelişimler omurga içinde veya omurga sinirlerinin çıktığı ağızda daralmaya neden olur.Bu osteofitlerin oluştukları yerler, sebep oldukları şikâyetler açısından önemlidir. Eğer boyundan çıkıp kola giden sinir köklerine komşu olan bölgelerde oluşursa, hem boyun hem kol ağrıları, beyne giden kan damarlarına komşu olan bölgelerde oluşursa, büyüklüğüne bağlı olarak baş dönmeleri gibi belirtilere sebep olur.

Boyun kireçlenmesi hastalarının ağrıdan dolayı hareketleri kısıtlanmakta, hareketsizlik ise bu dejenerasyon sürecini daha da hızlandırmakta, yani hasta bir kısır döngüye girmiş olmaktadır.

Boyun Sağlığını Etkileyen Sebepler  

1- Duruş ve oturuş bozuklukları:  Fiziksel olarak ağır yük kaldırmayı, çok eğilmeyi veya uzun süre aynı pozisyonda kalmayı gerektiren şlerde çalışanlar.

Kafa ve boyunu uzun süre aynı pozisyonda tutmak. Boyun bu hâle, bir günde, bir ayda, bir yılda gelmiyor... Yılların birikimiyle oluşuyor. Öğrencinin sırtına yüklenen ağır ders kitapları, bel ve boynunu kesinlikle etkiler. Saatlerce direksiyon başında oturan ve başını hiç oynatmayan şoförün duruşu boynunu etkiler. Bilgisayarın başında sürekli başı öne eğik vaziyette ve beli kambur hâlde çalışmak. Ama ilk günlerde ilk aylarda hatta ilk yıllarda değil. Bunlar bardağa damlayan damlalardır.

Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olur. Boyunda doğal eğimin kaybolması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur.

2-Gerilim, stres, depresyon ve uzun süren ruhsal gerginliklerBoyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlar boyun ağrısını artırır. İşinden memnun olmayanlar, monoton iş hayatı olanlar.
-
Özellikle stres boyun kaslarında kasılmaya neden olur ve boyun ağrısı ve gerilim baş ağrısı ortaya çıkar.

En üst boyun omurumuz, C1, C2 dediğimiz omur arasından başa giden sinirler çıkmaktadır. Eğer sıkışmışsa, şiddetli baş ağrısı yapabilir. Bir de boyun kasları, aynı zamanda başa yapışan kaslardırda. Bunların da aşırı kullanımıgergin duruş, çalışma koşullarının ağırlığı, stresin birikmesi, şiddetli boyun ağrıları yapabilir. Çünkü, stresin esas birikimi omuz ve boyundadır. Dolayısıyla baş ağrıları assal olarak boyundan kaynaklanabilir. 
C1 sinirinin sıkışmasına bağlı, boynun arkasından başlayıp, kulağa, göze vuran bir ağrı gelişebilir.

3- Yaşlanma ve kilolu kişiler. Boyun kireçlenmesi genellikle vücudun kendi kendini iyileştirme özelliğinin hızını kaybetmeye başladığı 40 yaş sonrası görülmektedir.

4- Boyun eklemlerinin aşırı kullanılması: Sakız çiğnemek, dişleri gıcırdatmak.

5- Romatizmaya bağlı boyun kireçlenme: Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması sonucu oluşur. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar. Romatoid artrit, anklozan spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu romatizmal hastalıklar için tipiktir.

6- Enfeksiyonel hastalık geçirme. Menenjit, ansefalit (beyin iltihabı) ve lyme hastalığı gibi bazı hastalıklar.

7-Travma veya sakatlık geçirme. Düşme ya da kaza sonucu.
8- Ciddi omurga eğrilikleri (skolyoz) olan hastalarda 

9- Boyun incinmesi: Boyunun imkan verdiği normal hareketinden daha fazla bir zorlama sonucunda disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir. Genelde araç içi trafik kazası sonrası boyundaki aşırı hareket ve zorlamadan dolayı giderek artan boyun ve kol ağrısı izlenebilir. Buna Kamçı Sendromu (Whiplash) denir. Geç dönemde bu tip olgularda boyun  omurlarının; aşırı hareketliliğine bağlı ağrı ve instabilite görülebilir.

Boyun Tutulması, Kas spazmı: Genellikle boyunu destekleyen kasların  aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da  boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm ve tutulma çözülmektedir.
"Miyofasial ağrı, Fibromiyalji , Fibrosit ve Miyozit" diye de adlandırılan uzun süreli kas ağrısında, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de hissedilebilen düğmecikler mevcuttur.

Boyunda uzun süreli kalıcı eğriliğe tortikollis diyoruz. Klippel-Feil, Turner Sendromu gibi doğuştan sebeplerin iyi araştırılması gereklidir.

Kol ve el sinirlerinin tuzaklanması (sıkışması): Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken yol üzerinde bağ dokusu tarafından tuzaklanır. Buradaki sıkışma sonucu el ve kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında geceleri görülen uyuşma "karpal tünel sendromu" için tipiktir. Bu tip ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayrıcı tanıya gidilmelidir. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının kaldırılması gereklidir.

Boyun Kireçlenmesi Belirtileri

- Boyun bölgesine sınırlı ağrı ve tutukluluk
Hasta boynunu oynattığında yahut istirahat halinde iken ağrı hisseder. Ağrıyı hissetmemek için başını belirli bir pozisyonda tutar. Başını herhangi bir yere dayayarak otomatik olarak başın ağırlığından kurtulmaya çalışır.

Omuza, enseye, kürek kemiğine yayılabilen ağrı vardır.

- Boyun hareketlerinde kısıtlılık ve kaslarda spazm
Duruma göre, boynun bazı yönlere olan hareketinde kısıtlılık hali ve sürekli ağrı. Hareket kesildiğinde ise azalır. Hasta başını ya çok zor oynatır veya bazı yönlere çevirdiğinde çok ağrı duyar. Genelde kısıtlılık her yöne doğru olmaz. Özellikle başın arkaya eğilmesi kısıtlı ve ağrılıdır. Ağrıya ve hareket kısıtlılığına bağlı olarak boyun kaslarında sertleşme meydana gelir ki bu bölgeler hassas ve ağrılıdır. Bu adale sertliği bazen o kadar şiddetlidir ki, hastanın başı spazm olan tarafa doğru eğilir.

- Baş ağrısı. Ağrılar boynun hareket ettirilmesi ile artar. Boyundan çıtırtı, gıcırtı , tıkırtı sesi gelmesi.

- Sabahları boynu tutulmuş olarak kalkma. Özellikle sabah kalkınca boyunda ve omuzda sertliktir. Ense kısmından başlayıp yukarıya başının tepesine doğru yayılan ağrıdan yakınılır. Boynu sabahleyin tutulmuş hâlde kalkan çok insan, "soğuktan etkilendim" diyerek, geçiştirmeye çalışır. Boyun kasları, boynu eski hâline çekmek için çaba harcarlar. Dolayısıyla gerilirler. Onların bu gerginliği spazma bağlı şiddetli kas ağrıları olarak ortaya çıkar.

- Boyundan başa veya kola yayılan ağrılar: Osteofitler(kireçlenme)  eğer üst boyun bölgesinde ise ve başın arka kısmına giden sinire basıyorsa, boyundan başın arka kısmına ve alna kadar giden ağrılar olur. Saçlı derinin boyunla birleştiği bölgeye elle basıldığında ağrılar şiddetlenir.

Kireçlenme esnasında oluşan küçük yeni kemik oluşumları omurilikten çıkıp kollara giden sinir köklerine komşu bölgelerde meydana gelirlerse, bazı hareketler esnasında sinire bası oluştururlar. Bu esnada basıya uğrayan sinire göre kolda ve elde ve parmaklara değişik bölgelerde ağrı yayılımları oluşur. Ağrılar zaman zaman şiddetlenip sonradan azalan tarzda görülebilir.


Uyuşma ve karıncalanmalar geceleyin ve başın uzun süre belirli bir durumda kasılmasıyla artış gösterir. El işi yapma, daktilo veya bilgisayarla yazma, kitap okuma gibi.

Başın ağırlığıyla boyna binen yük arttığından bazen ayakta durmak bile boyun kireçlenmesi yaşayan hastalarda ağrılara sebep olmaktadır.

- Kulak çınlaması 

- Halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, ateş basmaları, tahammülsüzlük

- Uyku zorlukları, bölünmesi ve uykuda ağrı çekme.

- Kaslarda kısalık  ve gerginlik

- Stres ve anksiyete, konsantrasyon bozuklukları.

- İstirahat boyun kireçlenmesi semptomlarını hafifletmektedir. Semptomlar genellikle sabah erken ve gece geç saatlerde şiddetlenebilir.

- Boyun hareketleriyle ortaya çıkan veya artan baş dönmeleri: Beyne giden kan damarları boyun omurlarıyla yakın komşuluk ilişkisi içindedirler. Osteofitler damarların geçtiği oluğa yakın ve büyük iseler, özellikle boynun dönüş hareketlerinde damarlara bası yaparak baş dönmesine sebep olurlar. Bu arada bazı vakalarda boyun hareketleriyle veya aniden oluşan drop atak oluşur ki kan akışında ani azalmayla birlikte, hasta kendini çok kısa bir an için kaybederek yere düşer. Bu tip şikayetler hastaları ve yakınlarını çok korkutur.

- Miyelopati ile birlikte seyreden boyun kireçlenmesinin semptomları şunlardır: Kollarda, ellerde, bacaklarda veya ayaklarda sızlama, uyuşma ve/veya zayıflama, Koordinasyon eksikliği ve yürümede zorluk, Anormal refleksler, Kas spazmları, İdrar ve büyük abdest keselerini kontrol edememe, idrar kaçırma.

- Eğer servikal spondilozda oluşan değişiklikler omuriliğin de etkilenmesine yol açmış ise hastada bacaklarda güçsüzlük, sürekli yorgunluk hissi vardır. Hasta bacaklarını sert ve beceriksiz hisseder.  Buna bağlı yürüme problemleri vardır ve zaman zaman dizlerde boşalma ve buna bağlı düşmeler görülebilir. İlerlemiş durumlarda idrarını tutamama ya da idrar yapamama gibi durumlar da gelişebilir. Ayrıca ellerde de hissetme ile ilgili problemler gelişebilir. Elindeki bir cismi tanıyamama ya da kolayca düşürmeye neden olabilir. Omuriliğin etkilenmiş olduğu bu tabloya da “servikal myelopati” adı verilmektedir.

Boyunda sinir kökü sıkışması varsa devamında ağrı göğüse yayılarak kalpten kaynaklanan ağrılarla karıştırılabilir

Boyun Kireçlenmesi Teşhisi  

- Fiziksel muayene: Kollarda ve bacaklarda ağrı, boyunda hareket kısıtlanması gibi. Boyun kireçlenmesi teşhisinde doktorlar sürece genellikle semptomlar ve hastanın tıbbi geçmişini incelemekle başlarlar. Ardından boyun, sırt ve omuz odaklı bir fiziksel muayene gerçekleştirilir. Ayrıca refleksler, ellerin ve kolların gücü, his kaybı ve yürüyüş kontrolleri yapılır.

Omuriliğin ve sinir köklerinin bası altında olup olmadığının anlaşılabilmesi için reflekslerin, kol ve bacakların kas gücü ve duyu muayenelerinin yapılması gerekir. Servikal spondiloz ayrıca boyun hareketlerinde de kısıtlanmaya yol açabilir, bu da muayenede saptanabilir.

- İki yönlü düz boyun filmi ile fıtığa ait düzleşme, eklem aralığında daralma, boynun açılanması, kireçlenme durumu ve derecesi rahatlıkla anlaşılabilir, çoğunlukla yeterli olur. Eğer yeterli olmuyorsa o zaman doktorun MR istemesi gerekir.

Boyun kireçlenmesi sürekli ve ilgili bölgede tahribata yol açan ve ilaç tedavisi olmayan bir rahatsızlıktır. Bu nedenle bu rahatsızlığa erken dönemde önlem alınması, tedavi edilmesi çok önemlidir.

Boyun kireçlenmesinin tedavisinde temel amaç ilerleyen zamanlarda eklemlerde ortaya çıkabilecek olası hasarları ve belirtileri önlemektir.

- Vakalarının çoğunun radyolojik görüntüleri neredeyse aynı bile olsa klinik semptomları farklılıklar gösterebilmektedir.

Boyun Kireçlenmesi Tedavisi

Boyun kireçlenmesi belirtileri şiddetli değilse tedavinin amacı, ağrıdan kurtulmak ve sinir sıkışmasını önlemektir.

- İstirahat,

-Şiddetli ağrı varsa boyun korsesi: Hareketi kısıtlayıcı ve destek sağlayıcı boyunluk takmak, ancak boyunluk sürekli olarak kullanılırsa boyun kaslarını zayıflatabilir. Boyunluk, boyna rahatça oturmalı ve çeneyi destekleyecek kadar uzun olmalıdır.

-İlaç tedavisi: Steroid nitelikli olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar veya inflamasyondan kaynaklanan ağrıyı hafifletici diğer narkotik ürünler,

-Fizik tedavi:  Hareket derecesini giderek artırmaya çalışmak gerekir.  Fizik tedavisi sırasında, boyunda ağrılara neden olan sinir sıkışmalarının en aza indirilebilmesi için bazı hareketler ve kasları uyarıcı uygulamalar gerçekleştirilir.
Sıcak ve soğuk uygulama, traksiyon veya egzersiz gibi diğer fiziksel terapi türleri, bölgeye sıcak su torbası yahut buz uygulamak ağrıyı dindirmeye yardımcı olur. Bazı ağrılar sıcağı severken bazılarına ise soğuk iyi gelir.

- Soğuk uygulam, küçük kas spazmlarını ve düğümleri düzeltir. Yeni başlayan ağrılarda, erken dönemde soğuk uygulama yapılır. Soğuk kompres boğazdaki şişliği ve iltihaplanmayı azaltır. Boyun bölgesinde sertleşme ya da ağrı olduğunda bölgeye buz torbası koymak iyi gelecektir.

- Yüzeysel sıcak, özellikle manual tedavilerden ve masajdan önce hastanın boynuna hotpack(nemli sıcak torbalar) uygulandığında kas içi dolaşım artar ve gevşeyen yumuşak doku üzerinde fizyoterapist daha rahat çalışır. Kronik-sürekli-kalıcı ağrılarda eklemide iyileştirmek için sıcak uygulama yapılır.
Ödem, şişlik varsa sıcak iyi değildir. Saç kurutma makinasıyla yapılan hava akımıyla verilen sıcak uygulama zarar verebilir. Kas tututlmalarına sebep olabilir.

Sıcak Banyo: Boyun bölgesini 15-20 dakika sıcak suda tutmak eklem ağrılarını hafifletir ve boyun kaslarının gevşemesini sağlar. Bu işlem rahatça uyumayı da sağlar.

Sıcak kompres, kan dolaşımını artırdığı gibi boğaz kaslarını da gevşetir.
( Sıcak kompres yapmak için ince bir havluya sıcak su torbası sarılır-Soğuk kompres yapmak için ince bir havluya bir kaç buz küpleri sarılır, 2-3 dakika için etkilenmiş alana yerleştirilir. Ardından bunu çıkararak yerine 1 dakika için soğuk kompres uygulanır. 15-20 dakika boyunca tekrarlanır. Sonuca ulaşıncaya kadar günlük olarak birkaç kez bu basit çözümü uygulanır.)

Derin sıcak Ultrason bölgesel kan dolaşımı ve metabolizma artırır ve lokal ödemi çözer. Bu yolla ağrı-spazm-ağrı kısır döngüsü üzerinde etkili olunur. Ayrıca kireçlenme veya diğer sebeplerle daralan sinir kökünün geçtiği kanaldaki ve çevre yumuşak dokudaki ödem çözülür.

Not: Etkilenen alanda kızarıklık ya da tahriş oluşursa sıcak kompres uygulanmaz. Eğer dolaşım sorunları varsa soğuk kompresten de kaçınılmalı.

- Masaj, boyundaki rahatsızlığın akut fazında önerilir. Geçici rahatlama sağlar ve uyumaya yardımcı olur. Duştan sonra 15 dakika zeytinyağıyla hafifçe boyun ovalanır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahtır.

-Enjeksiyon yöntemler: Girişimsel yöntemlerden direkt olarak eklemlere ilaç uygulamaları ve sinir köküne yönelik enjeksiyonlar uygulanan diğer tedavi yöntemlerindendir. Omurga veya omurganın çevresindeki eklemlere yönelik enjeksiyon ilaçları (epiduralsteroid enjeksiyonu veya servik yön eklem enjeksiyonu)

- Şiddetli ağrılarda atakların kontrolüne yardımcı olan kayropraktik manipülasyon. Kiropaktik manipülasyon boyundaki omurların dizilimini ve esnekliğini sağlamak için etkilidir.
- Boyun kireçlenmesinde sık kullanılan yöntemlerden bir “boyun traksiyonu” adı verilen boynun çekilmesidir. Bu yöntemde, günde bir defa, 5 -15 kilo kadarlık bir ağırlıkla, boyun çekilmesi ve omurlar arasında bulunan sinirlere yapılan baskının azaltılması hedeflenmektedir.
Boyuna yapılan çekmeler, kola yayılan ağrı azaltır.
Ağrı kontrole alındıktan sonra
boyun kaslarını kuvvetlendirici, duruşu düzeltmeye yönelik egzersiz programlarına başlanır.
Boyun traksiyonu (Mekanik ve Manual) Traksiyon çoğunlukla diskal hernilerde tercih edilmekle birlikte servikal artrozda da etkili bir tedavi yöntemidir. Bir eklemin iki ucundan zıt yönlerde çekilerek omurlar arası mesafenin ve sinir köklerinin geçtiği kanalların açılmasını amaçlar. Boyun kireçlenmesinde bu mesafelerin genişlemesi ile sinire olan bası azalır. Traksiyon tedavisi belli bir sürede günde bir defa uygulanır. Hastanın mevcut semptomlarına göre şiddet ve süresi ayarlanır.

-D vitamini: D vitamini ve türevleri osteoporozda çok faydalıdırlar.
- B vitaminleri: Sinir kılıfının kompresyonuna bağlı ortaya çıkan hassasiyet, ağrı ve uyuşma semptomlarının tedavisinde ve sinir yapısını korumak amacı ile kullanılır.
- Damar açıcı ilaçlar: Beyne giden kan damarlarına yapılan bası hallerinde, damar açıcı ilaçlar baş dönmesi ve düşme ataklarında çok yararlıdırlar.
- Kalsiyum: Yaşlı hastalarda osteoporoz da (kemik dokuda azalma) varsa günde 1 gram kalsiyum ve osteoporozu tedavi edici ilaçlar verilir.

- Yüz üstü yatmak yasaklanır. Gıdık eritme hareketleriyle boyun geriye çekilerek dik duruşu düzeltilmeye çalışılır. Boynu zorlayacak aktiviteler yapmamalı ve omzu ile yük taşınmamalı. Eklem ve kasların olumsuz etkilenmemesi için ağır kaldırılmamalı.

– Düzenli ve kaliteli uyku şarttır. Her gece 8 saat kadar düzenli olarak uyunmalı.

– Havuç, lahana, domates, salatalık, marul ve turp gibi çiğ sebzeler düzenli olarak tüketilmeli.

– Baharatlı, yağlı ve kızartılmış gıdalar ile çok şekerli besinlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca kafein de tüketilmesi önerilmez.

– Protein, C vitamini ve fosfor açısından zengin gıdalar tüketilmeli.

- Egzersiz ve Eğitim: Boyun kireçlenmesi tedavisinde ikinci basamak ise,en az ilk basamak kadar önemli olan, tedavi sonrası verilecek hasta eğitimidir. Hastaya uygun bir egzersiz programı verilmeli, sağlıklı bir omurga için yapılması ve kaçınılması gereken davranışlar öğretilmelidir.
- Boyun bölgesine yönelik verilmiş egzersizleri her gün yapmaya özen gösterilmeli.


Boyun Kireçlenmesinden Korunmanın Yolları

1- Egzersiz Yapmak: Rahatsızlığın belirtileri aktif olmadığı durumlarda boyun eklemlerini çalıştırmayı deneyebilirsiniz fakat aşırıya kaçmamak önemlidir. Haftanın 5 günü yüzmek ya da 30-45’er dakikalık yürüyüşler yapmak da önemlidir. Egzersizlerden önce ve sonra gerdirme yapmak da önemli bir ayrıntıdır.

Egzersizler gevşemeye yardımcı olur. Bunlar duruşu düzeltir, hareket kabiliyetini artırır ve boyun kaslarını güçlenmesini ve eğilebilirliğini sağlar. Haftada 3-5 kez günde 15 dakika olmak koşuluyla egzersizlerin yapılması, rahatsızlığı ve ağrıları giderir ve gelişebilecek boyun problemlerini önler.

2- Vücut Duruşuna Dikkat Etmek: Özellikle bilgisayar başında çalışırken sırt ve boyun bölgesinin destekli olmasına özen gösterilmeli. Monitör gözün tam karşısında tutulursa boyun aşağı ve yukarı çok fazla hareket ettirmek zorunda kalınmaz.  Bilgisayar göz hizasına göre ne çok aşağıda ne çok yukarıda olmalı. Sırtın desteklendiği uygun bir iskemle ve başın 10-15 derece öne eğildiği pozisyon en uygun olanıdır.

3- Uykuda Destek Kullanmak: Boynu destekleyen ve sabah boyun ağrılarıyla uyanmayı engellemek için uygun bir yastık kullanmak çok önemlidir. Ayrıca yatağın sert olması da sırt kaslarının sağlığı için önemlidir. Yastığın, boyun boşluğunu desteklemesine dikkat edilmeli.
- Çok yüksek veya alçak yastık kullanmamaya dikkat edilmeli.

4- Masaj Terapisi: Boyun çevresine yapılan hafif masajlar kireçlenme kaynaklı ağrı ve sertleşmeler için geçici destek sağlar.
- Telefon görüşmelerinde, kulaklık biçimindeki telefon ahizeleri tercih edilmeli.  Uzun süre aynı pozisyonda kalmamaya, 30-40 dakikada pozisyon değiştirmeye özen gösterilmeli.
- Uzun süre taşıt kullanmaktan kaçınılmalı.

Boyun düzleşmesi oluşmaması için nelere dikkat edilmelidir?

Öncelikle kişilerin stres ve gerginlikten uzak durması gerekir. Aile ve iş hayatından yaşanan gerginlikler ve üzüntülerin ilk durağı boyundur. Bu yüzden severek çalışacağımız işleri yapmalı, mutsuz süren beraberliklerden kaçınılmalı. Yoğun iş temposundan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Boş vakitlerinde hobilere zaman ayırmalı, kendimize dinlenme fırsatı tanımalıyız. Ağır yük kaldırmaktan, tek kola yüklenerek yük taşımaktan, yukarıya uzanmaktan, uzun zaman hareketsiz kalmaktan, ıslak saçla dışarıya çıkmaktan, klima önünde kalmaktan uzak durulmalıdır. Ağrıların geçmesinden sonra, boyun kaslarını güçlendirici egzersizlere önem vermeli ve boyun gerginliği oluşması engellenmelidir. Gündüz ani hareketlerden kaçınmak, geceleri uyku pozisyonuna dikkat etmek gerekir. En uygun yatma pozisyonu yan olarak yatmaktır. Bu esnada boyun desteklenmelidir. Uygun yastıklar kullanılmalıdır. Fazla kilosu olanlar uygun diyetler yapmalıdır. Aşırı kilo eklemlerde ve eklem çevresindeki yapılarda kıkırdak dokunun hasar görmesine ve duruş bozukluklarına neden olur. Uzun süre hareketsiz kalındığında, mümkünse yatar pozisyonda olmaya çalışın.

KİREÇLENMEYE İYİ GELEN BİTKİSEL YÖNTEMLER

*- Çınar Yaprağı Kürü

  1 su bardağı klorsuz su
  1 buçuk yemek kaşığı kurumuş ve ufaltılmış çınar yaprağı (derin yırtıklı çınar yaprağı olması gerekmektedir)

Hazırlanışı: Kaynamış suya buçuk yemek kaşığı kurutulmuş çınar yapraklarını eklenir. Ardından bir dakika daha kaynatılır. Ocaktan alıp 10 dk demlenir. İçilebilecek soğukluğa geldiği zaman süzülüp içilir. Çınar yaprağı kürünü her defasında taze olarak kullanacak şekilde hazırlanmalı.
Bu suyu sabah akşam bir ay boyunca, sabah bir bardak akşam bir bardak içilmeli. Böbrek, tansiyon, kalp, karaciğer sorunu olanlar uzman bir doktora danışmadan bu kürü uygulamaması tavsiye edilir.
2 adet orta boyda çınar yaprağını 10-15 gün gölgede, temiz bir bez üzerinde kurutulur. Kullanılacak olan çınar yaprağının ‘anatolius’ türü olmasına mutlaka dikkat edilmeledir. Anatolius türü çınar yaprağı, derin yırtıklıdır.
Kazayağına benzer şekilde derin yırtıkları olmayan çınar yaprakları uygun değildir. Çınar yaprağı mutlaka derin yırtıklı olmalıdır. Kurutulan bu yapraklar soğuk suyun altında yıkadıktan sonra, küçük parçalara ayırıldıktan sonra kullanılır.

*- İltihabı azaltıcı özelliği bulunan Omega 3 yağ asitlerinin kireçlenmeye bağlı ağrıları hafifletici özelliği vardır. Omega 3 bakımından zengin balık, ceviz, keten tohumu ve zeytinyağını daha fazla tüketerek ağrılar bir miktar azaltılabilir. İltihabı azaltan ve kireçlenmeye iyi gelen gıdalar arasında turp, hardal, sarımsak, soğan, tere, maydanoz, kereviz, limon ve kuşburnu çayı sayılabilir.

*- Sarımsak: Servikal spondiloz belirtilerini hafifletir. Anti-inflamatuar ve analjezik özellikleri bulunan sarımsak boyun çevresindeki ağrı, şişlik ve iltihabı azaltmaya yardımcı olur.

Her sabah aç karnına su ile birlikte çiğ sarımsak tomurcukları yenilir.
Başka bir seçenek olarak bir tavada bitkisel yağda 2-3 ezilmiş sarımsak ısıtılır ve soğumaya bırakılır. 5 ya da 10 dakika kadar ağrıyan bölgeye masaj uygulanır. Sonrasında sıcak banyo yaplır.. Günlük 2 kez bu işlem uygulanır.
Tamamen iyileşinceye kadar günlük olarak bu ilaçlardan birine devam edilir.

*- Zerdeçal: Anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle servikal spondiloz için etkilidir. Ayrıca zerdeçal kas sertliğnii, ağrı ve şişliğin azaltılmasına yardımcı olmanın yanı sıra kan dolaşımını da artırır. Düzenli olarak zerdeçal özü takviyesi kullanmak ağrıların azalmasını sağlayabilir.

Bir bardak süt ile 1 çay kaşığı zerdeçal tozu karıştırılır. Ardından 5 dakika boyunca kısık ateşte ısıtılır. Soğuyunca biraz bal eklenir. Günde 2 kez içilir.
Alternatif bir çözüm olarak günde 3 kez zerdeçal kapsülleri de alınabilir. Doğru doz için mutlaka doktora danışılmalı.

*- Okaliptüs Yağı: Egzama tedavisinde kullanılan tannik asit bakımından zengin olan okaliptüs yağı kireçlenme ağrısına iyi gelir. Okaliptüs yağıyla ağrıyan ekleme masaj yaptıktan sonra sıcak kompres uygulayarak yağın daha çabuk etki göstermesi sağlanabilir.

*- Glukozamin: Son yıllarda yapılan araştırmalarda kabuklu deniz hayvanlarından elde edilen ve bir amino-şeker olan glukozamin adlı maddenin kıkırdağı koruduğu ve kireçlenmeye iyi geldiği yönünde sonuçlar elde edilmiş.

*- Zencefil: İltihabı önleyen ve ağrıyı hafifleten zencefili kireçlenmeye bağlı ağrıların arttığı dönemlerde çay olarak günde 2-3 kez içilebilir. Zencefil hareket kabiliyeti azalan eklemi rahatlatarak daha kolay ve ağrısız hareket ettirilmesine yardımcı olur.

*- Yeşil Çay: Kireçlenmenin başlangıç aşamalarında düzenli olarak yeşil çay içerek kıkırdak dokusu kaybı yavaşlatılabilir. Yeşil çayda bulunan bazı bileşenler kıkırdak dokusunda tahribata yol açan kimyasalların ve enzimlerin üretimini baskılayarak koruma sağlar.

*- Susam: Susam içerdiği kalsiyum, magnezyum, manganez, bakır, çinko, fosfor, K ve D vitamini bakımından kemik ve genel sağlığı geliştirir. Susam yağı boyun ağrısını azaltmada da etkilidir.

10 dakika boyunca etkilenen bölgeye sıcak susam yağı ile masaj uygulanır. Sonrasında ise bu alana sıcak kompres uygulanır. Bu işlem günlük olarak 3 ya da 4 kez uygulanır.
Ayrı bir çözüm olarak sıcak susam yağı ile birkaç damla lavanta yağını karıştırıp ve boyun bölgesine masaj uygulanır.

Diğer seçenekler ise sabahları günde bir kez 1 çorba kaşığı kavrulmuş beyaz susam çiğnenebilir ya da bir bardak sıcak süte 1 çay kaşığı kavrulmuş ve öğütülmüş susam karıştırılır ve günde 2 kez içilir. Ayrıca yemeklere de susam eklenir.

Bir çay kaşığı siyah susam tohumunu akşamdan suya koyup ve sabah aç karnına içilir. Susan tohumu suyu romatizma ve kireçlenme ağrılarını hafifletir.

*- Epsom Tuzu Banyosu: Düzenli olarak epsom tuzu banyosu yapmak servikal spondiloz ile ilgili semptomları hafifletir. Epsom tuzu içerdiği magnezyum sayesinde vücudun pH seviyelerini düzenler, omuz sertliği, ağrı ve enflamasyonu da azaltmaya yarar.

Kalın bir hamur yapmak için 1 ya da 2 yemek kaşığı epsom tuzu biraz suyu karıştırılır. 15 ila 20 dakika boyunca etkilenen alan üzerine bu maske uygulanır. Aynı işlem her gün tekrarlanır.
Alternatif bir çözüm olarak 2 bardak epsom tuzu banyo suyunuza eklenir. 15-20 dakika boyunca bekletilir. Haftada 2 ya da 3 kez bu rahatlatıcı banyonun keyfi çıkarılır.

*- Elma sirkesi: – Anti enflamatuar ve alkalize özellikler içeren elma sirkesi de boyun kireçlenmesinden kaynaklanan ağrıların hafiflemesine yardımcı olmaktadır. Var olan iltihabın hafiflemesini sağlar.

– Bir havlu su ve elma sirkesi karışımı ile ıslatıldıktan sonra boyun ve ense bölgesine uygulanır. Birkaç saat bekletilir ve günde 2 kez işlem tekrar edilir.

– 2 bardak elma sirkesi banyo suyuna da eklenebilir. Ilık elma sirkeli banyo suyu içerisinde 10 ya da 15 dakika kadar beklenmelidir.

– Ayrıca, 1 çorba kaşığı çiğ ve organik elma sirkesi bir bardak suya eklenerek düzenli olarak günde bir kez tüketilebilir.

*- Kırmızıbiber: Servikal spondiloz için etkili olan bir başka çözüm de kırmızıbiberdir. Ağrı ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olan etkili anti enflamatuar özellikleri vardır. Aynı zamanda kapsasin adından mucizevi bir madde içerir.

– 1 çay kaşığı kırmızıbiber tozu ve 2 yemek kaşığı ılık zeytinyağı karıştırılır. Bu karışım etkilenen alan üzerine uygulanır. Ardından bir bandaj ile üzeri kapatılır. Birkaç saat bekletilir. Bir gece bekletildiğinde daha etkili sonuçlar alınacaktır. Bu işlem her gün yapılabilir.

*- Patates Suyu: Taze patates suyunun romatizma ya da kireçlenme sonucunda oluşan ağrıları azalttığı bilinmektedir. Patatesi kireçlenme ve romatizma tedavisinde kullanmak için kabuğunu soymadan ince dilimler halinde kesilir.

Büyük bir bardağa soğuk su doldurarak dilimleri içine atın ve bir gece suda bekletilir. Bu karışım sabah ilk iş olarak boş mideyle içilmelidir.

*- Bitki Suları: Taze sıkılmış ananas suyu kireçlenme ya da romatizma sonucunda oluşan şişliği geçirmede oldukça etkilidir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerin suyunu havuç, kereviz ve turp suyuyla karıştırarak tüketmek romatizmaya iyi gelir.

*- Ardıç Yağı: Ardıç yağı eklemlerde ve kaslarda olan ağrıları yatıştırır. Ayrıca hareket kabiliyetini artırır. Ağrılı böigelere masaj yaparak sürülür ve arkasından mümkünse streçle sarılır.

Ardıç yağı ayrıca burkulma, çarpma ve ezilme durumlarında da çok etkilidir.

*- Çörekotu Yağı: Takriben %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodium, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenium, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C dir.

Bel ağrısı, boyun ağrıları, kas hastalıklarında ve bir çok romatizmal hsatalıklarda çörekotu yağı sorunlu bölgeye uygulandığında ağrılar giderilir ve hareket kabiliyeti artar.

*- Isırganotu Yağı: Yaprak tüycüklerinin köklerinde bulunan histamin benzeri bir madde nedeni ile şiddetli kaşıntılara neden olabilen ısırgan otu, A vitamini, C vitamini ve demir içermektedir.
Romatizmal hastalıkların neden olduğu eklem ağrılarında uygulanırsa, kan dolaşımını uyaracağından ağrıların giderilmesine yardımcı olur. Siyatik, lumbago ağrılarını giderir.

Diz ve sırt bölgesindeki kireçlemeler için: 50 gr. Çörek otu yağı, 50 gr.susam yağı, 50 gr. Ceviz yağı, 20 gr. Buğday yağı, 30 gr. Hardal yağı, 50 gr. Meneviş yağı: Tüm malzemeler, karıştırılır. Hazırlanan yağ ile, sabah öğlen akşam, kireçlenme olan bölge ovulur. Akşam yatmadan önce, aynı bölgeyi, balık yağı ile ovulur. Kirli, yıkanmamış yün, o bölgeye sarılır ve sabaha kadar bekletilir. İşlem, her gün tekrarlanır.

Bel Fıtığı ve Boyun Fıtığı için : 50 gr. Çörek otu yağı, 50 gr.susam yağı, 50 gr. Ceviz yağı, 20 gr. Buğday yağı, 30 gr. Hardal yağı, karıştırılır ve bel ve boyunda fıtık olan bölgelere sürülür. Elle içten dışa olacak şekilde ovarak yağ iyice yedirilir. Bu formül daha etkili hale getirmek için meneviş(çitlenbik)yağı ilave edilebilir. Akşamları bu işlemden sonra bir miktar kirli yün bir tülbentin içine konulur. Yağ sürülen bölgelere, tülbentin sarılır. Yünün hayvanın vücuduna temes eden kısımlarında lanolin denilem madde vardır. Bu madde sayesinde yağ vucuda daha hızlı nufuz edip etkisi daha da artacaktır

Başka bir yöntem: 1 kg kuyruk yağı , koyun yünü. Kuyruk yağı kuşbaşı doğranır. 1 litre kaynayan suyun içine atılır. Eriyen yağlar kaşıkla  alıp başka bir kaba toplanır , bu işei tüm yağ bitene kadar devam edilir. Yağ kısa bir süre sonra donar, krem kıvamında olur. Ağrılı ve Kireçlenme problemi olan bölgeye krem kıvamındaki bu yağdan yaklaşık 1 cm kalınlığın da sürülür. Bölgeyi kaplayacak kadar yün üzerine sarılır. Akşam sarıp sabah açarak bu işlem üç gün boyunca uygulanır. 3 gün sonra

  • Ceviz yağı, kekik yağı, hardal yağı, badem yağı ve zeytinyağı eşit miktarlarda karıştırılarak, ağrıyan boyun bölgesine masaj yapılr. Ardından masaj yapılan alan, streç film ile kapatılr. Böylece kan dolaşımı hızlandırılacak ve kaslar gevşetilecektir. Bu tedaviyi uygularken dinlenmeye özen gösterilmelidir.  
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimeği iyice ezilir, içine 1 çay kaşığı toz karabiber, 1 tatlı kaşığı çörek otu yağı ve 1 tatlı kaşığı ozon yağı ya da saf zeytinyağı karıştırılarak, ağrıyan boyun bölgesine lapa şeklinde uygulanır. Uygulama dayanabileceğiniz sıcaklıkta yapılmalıdır. Boyun bölgesini yakmamalıdır. Lapayı boyna uygulandığında, üzerini streç filmle kapatılır. Lapa soğuyana kadar orada kalmalıdır. Bu yaklaşık olarak yarım saat kadar sürer. Lapayı çıkardıktan sonra boyna çörek otu yağı ya da saf zeytinyağıyla masaj yapılır. Burada akupunktur noktaları olduğundan, masajın faydası büyüktür. 
  • Servi kozalağı dövülerek toz haline getirilir ve elekten geçirilir. Elde edilen toz saf zeytinyağı ile karıştırarak merhem kıvamına getirilir. Bu merhem boyun bölgesine ağrıları gidermek için sürülür.
  • Kuru soğan rendelenerek, suyu bir tülbent yardımıyla süzülür. Tülbentte kalan posayı boğa bağlanır. 30-50 dakika sürelerde tekrarlayarak, aynı işlem yapılabilir. Ağrılar için oldukça etkili olacak bir yöntemdir.
  • Buyun ağrıları için de mayasız hamur boyuna sarılabilir.
  • Zeytinyağı ile karıştırılan salkım söğüt ve kedi otu boyuna sürülebilir. Ağrıları hafifletecektir. 
  • Ayı üzümü zeytinyağı ve sirke ile karıştırılarak, lapa halde boyun bölgesine sarılır.
  • Badem yağı bal ve şekerle karıştırılarak, boyna sürülür.
  • Bas derbendi yaprakları yakı gibi kullanılabilir.
  • Zambak yapraklarını zeytinyağı ile birlikte karıştırarak, elde edilen merhem boyun bölgesine sürülür.

Not:  Bitkisel yağı uygulayacak yer ilk olarak sıcak su ile yumuşatılması gerekmektedir. Bu uygulamayı 10 – 15 dakika kadar yaptıktan sonra kireçlenen bölgeye gerekli yağ sürülür.
Uyarı: Böbrek, kalp ya da şeker hastalığı olanların ilaç kullanması gerekebilir.

Boyun Kireçlenmesi Egzersizleri  

Ağrı ve rahatsızlığa neden olan veya var olan ağrıyı artıran egzersizler yapılmamalı. Egzersiz, sessiz sakin ortamlarda yapılmalıdır.
Rahat giysiler giyilip, ayakkabılar çıkarılır.
Egzersiz yaparken vücudun neresinde daha fazla sıkılık olduğu hissedilip ona odaklanılır.
Gergin olmamalı, vücut gevşetilmeli.
Derin ve yavaş soluk alıp verilir, nefes tutulmaz.
Yavaş ve burgu germe hareketleri yapın.

Başlangıç Pozisyonu: Boyun egzersizleri sırasında yapılan hareketlerde boynun düzgün bir şekilde tutulması oldukça önemlidir. Bu sebepten ötürü önce başlangıç (nötral adı verilen) pozisyon oluşturulur. Bu hedefle baş ile boyun düz bir biçime gelinceye kadar arkaya doğru çekilir. Bu esnada yüz tam ileriye doğru bakması gerekmektedir. Bu egzersizler bu pozisyonlar kullanılarak yapılmaktadır.

-Saat yönünde ve saat yönünün tersine doğru kollar döndürülür ve ağrıyı kontrol etmek için düzenli aralıklarla yumruklar sıkıp açılır.
- Hafta boyunca günde en az 30 dakika yüzme ya da tempolu yürüyüş gibi aerobik egzersizler yapılabilinir.

Kas Geliştirme Egzersizleri

Başı Öne Doğru Eğmeye Karşı Yapılan Direnç: Her iki el alın kısmına doğru konulur. Baş ön kısma doğru itilmeye doğru çalışılırken eller ile direnç yapılarak bu boyun kireçlenme rahatsızlığı ortadan kaldırılmış olur. Bu hareket yaklaşık olarak on saniye beklenmek suretiyle yapılması gerekmektedir. 

Başı Arkaya eğmeye karşı yapılan direnç
: Her iki elde baş kısmının arkasına doğru konulur. Baş kısmı arkaya doğru itilerek yapılan hareket ile eller ile direnç sağlanarak boyun kireçlenmesi engellenmiş olur. Bu hareket yine on saniye beklendikten sonra bırakılır. Hareket yaklaşık olarak 3-4 kez tekrar edilmesi gerekmektedir. 

Başı yana eğmeye karşı yapılan direnç: Sağ el baş kısmının sağ yönüne doğru konur. Baş sağ yöne doğru itilerek sağ el yardımı ile direnç uygulanarak engellenmesi sağlanmış olur. Bu işlem belli bir süre beklenerek devam edilir. Hareket 3-4 kez tekrar edilir. Bu yapılan hareket sonucunda sol el ile sola doğru da aynı biçimde tekrarlanması gerekir.

Başı döndürmeyle ilgili yapılan direnç: Sağ el baş kısmının arka kısmına doğru konur, sol el ise şakağa konularak egzersiz yapılır.
Sağ omzun üst kısmından bakmaya gayret eder bir şekilde elin direnç göstermesine karşı baş sağ yöne doğru dönmeye zorlanarak yapılır. Bu hareket de yaklaşık olarak 10 saniye beklenerek tekrar edilir. Yaklaşık olarak 3-4 kez tekrar edilmesi gerekir.  Hareket zıt el değiştirilip aksi yöne doğru tekrar edilmesi gerekir.

Omuz kavşağını güçlendirme: Eller göğüs hizasına getirilip burun düzeyine doğru ve baş kısmında birleştirilerek birbirini ardına doğru itilerek yapılır ya da geri çekilir. Bu harekette belli bir süre beklendikten sonra bırakılır. 3 kez tekrar edilmesi gerekir. 

Boyun kireçlenmesini korumaya yönelik yapılan Egzersizler
-
Baş kısmı yavaş bir şekilde sağ döndürülür ve belli bir süre beklenir. Ardından da başlangıç adı verilen pozisyona getirilip dinlendirilir. Aynı hareket yine aksi yönde yapılması gerekir. Bu hareket 5 kez tekrarlanması gerekir.

- Aşırı bir biçimde zorlanmaya neden olmadan beş kısmı çene ve göğse değecek bir biçime getirilerek öne doğru eğmeye çalışır. Daha sonra yine başlangıç şekline getirilip dinlendirilir. Baş yavaş bir biçimde arkaya doğru bükülür. Sonra yine aynı pozisyona doğru getirilip dinlendirilmesi gerekir. Bu hareket yaklaşık olarak 5-10 kez tekrarlanması gerekir. Ancak bu hareketi yaşlıların yapmasını önerilmiyor.

- Baş kısmı yavaş bir şekilde kulak omuz kısmına değecek kadar sağa eğilerek yapılır. Ardında ise başlangıç pozisyonuna getirilip dinlendirilir. Hareket aksi olan bir yöne doğru tekrarlanır ve yine dinlendirilir. Hareket yine 5-10 kez tekrarlanır.

- Baş kısmı saat yönünün olduğu tarafa doğru yapabildiğiniz kadar geniş ve tam bir şekilde çember çizebilecek hale gelene kadar döndürmek gerekir. Yani yukarı sola aşağı ise sağa doğru döndürülür. Aynı hareket yine tam tersi yönde yine tekrar edilir. Ardından da başlangıç pozisyonuna getirilip dinlendirilir. Yaşlılar için bu hareketin yapılmaması gerekmektedir. Aksi halde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.

- Omuzu arka tarafa doğru birleştirilerek yapılan hareket türü ise her iki omuz yukarı kısma doğru kaldırılıp arka kısmında birleştirilir. Bu hareket de 10 kez tekrar edilmesi gerekir.

Boyun Kireçlenmesi İçin Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Mümkün olduğunca cerrahi müdahaleden kaçınılmalıdır. 

Konservatif medikal tedaviler işe yaramaz, hastanın boyun ağrısı geçmez veya nörolojik bulguları daha da kötüleşirse cerrahi girişim yapılması düşünülür. Uygulanacak cerrahi girişim hastanın mevcut durumuna neden olan patolojiye göre değişir.

Boyun kireçlenmesi kronik (uzun süreli) bir durumdur. Ancak çoğu durumda şiddetlenme görülmez. Ameliyat nadir durumlarda önerilmektedir. Ameliyatın amacı omurga ve sinirlerdeki baskı kaynağının yok edilmesidir. Ayrıca implant biçiminde veya omurgaya füzyon yoluyla stabilizasyon kazandırılmasına yönelik de ameliyat gerçekleştirilebilir.

Ameliyat yalnızca şiddetli vakalarda ve şiddetli işlev kaybında önerilir. Örneğin ilerleyen bir his kaybı, kol, bacak, ayak veya parmaklarda işlev kaybı söz konusu ise ameliyat kararı alınabilir.

Omurilik kompresyonunun herhangi bir türü kalıcı işlevsel engelliliğe neden olabilir.

Ameliyatı gerçekleştiren cerrah servikal omura önden veya arkadan yaklaşabilir. Önden işlem yapılmasının amacı disklerin ve baskı oluşturan kemik urlarının alınması olabilir. Disklerin yerine bir implant yerleştirilebilir.

Derleme
Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document