Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


HEMOROİD

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

HEMOROİD (BASUR) NEDİR?

Hemoroid çok sık görülen bir durumdur. Hemen hemen 50 yaşına kadar toplumunun yarısı bu hastalıktan muzdarip olmuştur.

Hemoroidal Damarlanmanın  Sağlıklı Bireylerdeki İşlevi
Herkesin anatomik yapısında  bulunan anal yastıkçıklar; kan damarları, düz kas (Treitz kası) ve submukozadaki elastik bağ dokusundan oluşmaktadır. Anüs (makat) ve rektumda (kalın bağırsağın en son bölümü) bulunan ve hemoroidal damarlar-yastıkçıkların görevi anal inkontinansa yardımcı olmaktır.
-Normalde bu damar ağlarında biriken kan anüsün (makatın) tam kapanmasını sağlar. Böylelikle hemoroidal damarlar, kişi istemli olarak anüsü kontrol eden kaslarını kasmadığı halde, dışkılama kontrolünün sağlanmasına yardımcı olur. Anüsü çevreleyen kas kitlesinin (sfinkter) üzerinde koruyucu bir yastık tabakası işlevi sağlar. Dışkı anal kanaldan (makat)geçerken bu kasların direkt olarak dışkı ile teması hemoroidal damarlar ile korunur. Böylelikle her dışkılamada bu kasların hasar görmesi engellenmiş olur.
-Hemoroidal damar ağı, dinlenme ve uyku halinde anüsü (makat) tam kapatarak dışkının kilodu kirletmesine engel olur. Dış kas bizim kontrolümüzdedir. Büyük abdest yapmak istediğimizde dış kası açarız.

Hemoroidal damarlar yerleşim yerine göre eksternal (dış) ve internal (iç) olarak ikiye ayrılmaktadır.
-Eksternal (dış) hemoroidler anüsün çevresinde gelişir ve ince bir deri ile kaplıdır.
-İnternal (iç) hemoroid dokusu anüsün iç tarafında dişli çizgi (linea dentata) olarak tanımlanan çizginin üst tarafında bulunur.

Hemoroidin Oluşumu
İç ve dış kas arasındaki uyum bozulduğunda, ki stres, sıkıntı, üzüntü buna sebep olur, kişi kabız olmasa da ıkınarak, zorlanarak büyük abdest yapar. Bu ıkınma ve zorlanma sonucu meydana gelen basınç artışı buradaki damarların şişmesine neden olur ve hemoroid gelişir.

Bazı kişilerde anüs (makat) ve rektum (kalın bağırsağın son bölümü) çevresinde bulunan bağ dokularının gevşemesiyle hemoroidal damarların hem sayıca artması hemde çaplarının genişlemesiyle süngerimsi bir hal alan parmak şeklinde çıkıntı anüsten dışarıya taşarlar. Örneğin kabızlık şikayeti olan bireylerde dışkı sertleşir ve dışkılama işlevi zorlaşır. Dışkılama sırasında zorlanmayla basınç aşırı artarsa hemoroid yastıkçıklarını yerinde tutan bağlar kopar ve hemoroid yastıkçıkları görünür hale gelmeye başlar. Bu sırada anal kanalı örten tabaka ve damarlar zedelenir. Damarlarda genişleme ve şişme böyle gelişir. Damarlardaki bu genişleme ve şişmeye hemoroidal hastalık ya da kısaca hemortoid denir. Bu durumda damarlar normal işlevlerini yapamazlar ve bazen de ciddi şikayetlere neden olurlar.

Başka bir anlatımla: Hemoroidal doku kalınbarsak duvarına Park ligamanı olarak adlandırılan bağlarla tutunur. Kronik kabızlık, ıkınma, gebelik ve uzun süreli ayakta durarak çalışmak gibi nedenler bu bağların (Park ligamanı) zarar görmesine, bu dokunun aşağıya doğru sarkmasına, içindeki kan dolaşımının bozulmasına ve doku içinde kan göllenmesine neden olur. Bunun nedeni hemoroid memesinin kirli kanını taşıyan damarlarda sarkma nedeni ile oluşan açılanma ve kirli kanın geri akımında zorlanmadır.

HEMOROİDİN NEDENLERİ

Hemoroidin tek sebebi olmamakla birlikte kolaylaştırıcı sebepler vardır. Doğuştan gelen nedenler (damar duvarlarının doğuştan zayıf olması gibi) basura yol açabileceği gibi, kötü yaşam tarzı ile de ortaya çıkabilir (düzensiz beslenme gibi).Hemoroidin ana nedeni, uzun süren kabızlıktırve ailede birçok hemoroidli şahıs bulunmaktadır.
-Psikolojik sorunlar
-Fazla ve şiddetli tuvalet yapan ve tuvalette uzun süre oturan insanlar
-Kronik kabızlık ya da uzamış ishal durumu
-Sıkı giyinen, uzun süre ayakta çalışan veya sürekli oturarak çalışan insanlar
-Süreğen öksürüğü olan kişilerde
-Gebelik, şişmanlık.
-Dışkılamayı kolaylaştıran ilaçların (laksatiflerin ve lavmanların) sık kullanımı
-Enfeksiyon( kolit)
-Anatomik özellikler
-Karın içi basıncını artıran çeşitli hastalıklar
-Zorlu doğumlar
-Abur cubur yemek veya demir maddesi düşük besinlerle beslenen insanlar daha fazla hemoroid oluyor.

Aksi takdirde ıkınma ve zorlama bu bölgedeki basıncı daha da artırır. Bunun sonucunda hemoroidal hastalık gelişebilir. Fazla süt ürünlerin tüketimi de çok fazla laktik asit içermesi nedeniyle hemoroid tahrişine yol açabilir.

HEMOROİDİN BELİRTİLERİ

Kanama sıklıkla damla damla burun kanaması gibi taze parlak kırmızı renktedir. Dışkının üzerine ve temizlik sırasında kan fark edilebileceği gibi tüm tuvalet kan ile kirlenebilir. Genelde kanama ağrısızdır.

Hemoroidal damarların normal işlevlerini yapamaması ile makat bölgesinin hijyeni de bozulur. Makatın tam kapanmaması ile dışkı ve akıntı kaçağı olur. Buna bağlı kaşıntı ihtiyacı oluşur. Bu kaşıntılar çok rahatsızlık verici değillerdir.

İdrarı tutmakta problem yaşar. Anüs bölgesinde basınç hissi ve  kızarıklık olur

Tuvaletten kalkıldığında tuvaleti tam yapmamış gibi rahatsız edici bir his olur.

Ağrı, sancı, sızlama veya yanma şeklinde bir his olarak tanımlayabilirler. Hastalar bu şikayetlerini tam olarak ifade edemezler. Günlük aktiviteleri uygulamada sorun ve acı hissi (oturma, kalkma, gezme gibi). Özellikle dış hemoroidlerin tromboze (damar içinde kan pıhtısı oluşması) olması şiddetli ağrıya neden olur.
Sürekli olarak anal kanalın(makatın) dışında kalan ve dokunulduğunda ağrılı olan şişlikler .

Makatta meme oluşması. İç hemoroidlerin makattan dışarı sarkması sonucu gelişebileceği gibi dış hemoroidlerin tromboze olması ile de ortaya çıkabilir. Hemoroid içinde kan pıhtılaşırsa veya hemoroid memesi boğulursa Tromboze hemoroid oluşur ki çok ağrılıdır. Normal bir hemoroid ağrı ve sancı yapmaz. Eğer bir hastada ağrı veya sancı varsa tromboz, abse veya fissür düşünülmelidir.

Hastada kronik demir eksikliği anemisine sebep olur. Bunun neticesi olarakda değişik derecelerde solukluk, halsizlik, nefes darlığı, yorgunluk şikayetleri olabilmektedir.
Hemoroit hastalarında zaman içerisinde gelişebilen değişik ölçülerde tuvalete gitme korkuları gelişmektedir. Buna bağlı olarak üç gün ile on beş günde tuvalete gitme sıklığı ile de karşılaşılmaktadır.
Hemoroid ve kanser arasında ilişki yoktur. Fakat kanserin belirti ve bulguları hemoroid hastalığının belirti ve bulgularına benzer.

HEMOROİD NASIL TEŞHİS EDİLİR

Anamnez ve muayene önemlidir.
Hemoroid memesi dışarıda ve şiş ise tanı için yeterlidir. Ancak bir genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmeden yakınmaların (özellikle kanamanın) yalnızca hemoroidden kaynaklandığı doğrulanamaz.
Hemoroidlerin teşhisinde genellikle parmakla muayene yeterlidir. Bazı durumlarda anoskopik ve rektoskopik muayene gerekebilir.

Endoskopik muayene (Anoskopi-Rektosigmoidoskopi-Kolonoskopi): Kalın bağırsağın içini örten tabakanın direkt gözle incelenmesine endoskopi denir. Bu işlem sadece makat için yapılırsa anoskopi, rektum ve sigmoid kolon için yapılırsa rektosigmoidoskopi ve tüm kalın bağırsak için yapılırsa kolonoskopi denir.
Dışkıdan kan gelmesi şikayeti olan bir hastada ayırıcı tanı için en az rektosigmoidoskopi yapılmalıdır. Aksi takdirde kanamaya neden olabilen diğer hastalıklar gözden kaçabilir.
Anüsün ciltten kalınbarsak hücrelerine geçiş bölgesinde, dişli çizgi olarak adlandırılan çizginin üst kısmında olanlara iç hemoroid, alt kısmında olanlara dış hemoroid denir.

İç hemoroid rahatsızlığının evreleri nelerdir?

1. Evrede: Hemoroidal doku büyümüştür. Hemoroid memesi üst kısımda 1 cm lik hafif kabarıklık şeklinde görülür yüzeyi tahriş olduğunda kanama eğilimindedir. Özellikle sert dışkı sonrasında kanama görülür, fakat sarkma yoktur. Genellikle, ara sıra kanama dışında ciddi bir şikayet yapmazlar.Tuvalet sonrası ağrısız kanama iç hemoroidlerin en tipik bulgusudur. Kanama taze kırmızı kan şeklinde olur. Hastanın görmesi veya parmakla hissetmesi mümkün değildir. Ancak uzman tarafından anoskopla bakılarak tesbit edilebilir.

Tedavi: En etkili, kolay ve ekonomik tedavisi lazerle tedavidir. Lastik bantla bağlama, sklerozan ilaç enjeksiyonu gibi konservatif tıbbi yöntemlerle de  tedavi edilebilir; ameliyat gerekmez. Bazan sadece melhem, uygun diyet, ılık su oturma banyosu ve istirahat yeterli olabilir. Ancak hazırlayıcı sebepler araştırılıp onlar da ayrıca tedavi edilmelidir. Örneğin asıl sebep akut bir barsak enfeksiyonu veya ishal ise, sadece antibiyotik ve ishal diyeti uygulaması bile yeterli olabilir.

2. Evrede: Hemoroid memesi makattan 3-4 cm üst kısımda 1-2 cm lik kabarık kırmızı alan şeklindedir, Normalde fark edilmez. Büyümüş olan hemoroidal doku kanama ile birlikte özellikle tuvalet sırasında şişer, ıkınma ve zorlanma ile anüsden dışarı çıkar ve hasta eliyle hissedebilir. Ancak tuvalet sonrası dinlenmek ve beklemekle kendiliğinden normale döner. Kanamalar bazan bir iki ay ara verebilir, bazan aylarca, her tuvalet çıkışında az da olsa görülür.
Yüzeyi hassaslaştığında kanama olur özellikle tuvalette ıkınma esnasında fışkırma tarzında kanama olabilir ve zamanla kansızlığa yol açabilir. Başka bir problem eklenmedikçe kanama dışında ciddi bir problem oluşturmaz. Bu dönemde kanamaya ağrı da eklenir. Ancak bazen şiddetli ıkınmayla makat dışına çok çıkar ve geri içeri giremez bu durumda makat kaslarıyla boğulur ve çok şiddetli ağrı olur bu durum boğulmuş basur (tromboze hemoroid) olarak değerlendirilir.

Tedavi: Bağlama, sklerozan ilaç enjeksiyonu veya infrared ışık koagülasyonu ile tedavi edilirler. Ayaktan yapılan bu tedaviler 5 dakikada tamamlanmakta ve hasta işine dönebilmektedir. İkinci derece Hemoroidler yine cerrahi tedavi gerektirmezler. Ayrıca uygun diyet, büzüştürücü ve antibiyotikli melhemler, ılık su oturma banyoları ve ağrı kesiciler tedaviye eklenmelidir.

3. Evrede: İç hemoroid memesi, makatın 3-4 cm yukarısında 1-2 cm lik kabarıklık şeklinde fark edilir daha çok tuvalet sırasında ve  ıkınmakla dışarı 3-4 cm olarak çıkar ve hasta elle yardım etmedikçe kendiliğinden içeri giremez ve dışarıda kalır. Derecelendirmede en önemli kriter budur. Kanama eğilimi vardır.  Şişme ve zorlanma nedeni ile kanama ve ağrı çok artar. Ikınmakla fışkırır tarzda kanayabilir, kanama dışında ağrı, kaşıntı, ıslaklık ve dolgunluk hissi en fazla rastlanan şikayetlerdir. Zaman zaman şiddetli ıkınmayla makat dışına çok çıkar ve geri içeri giremez bu durumda makat kaslarıyla boğulur ve çok şiddetli ağrı olur. Bu durum boğulmuş basur (tromboze hemoroid) olarak değerlendirilir.

Tedavi: Tedaviye duruma göre, önce tıbbi ve konservatif yöntemlerle başlanır. Çok az vakada cerrahi eksizyon gerekir. Bunlarda en ideal yöntem lastik bant veya infrared koagulasyon uygulamaktır. Dışarı çıkma miktarına göre lazer, RBL veya ameliyatlardan biri tercih edilebilir.

4. Evrede:  Tedavisi ertelenen hemoroid zamanla daha ileri aşamalara geçer, 4.derecede artık iç ve dış basurlar birbirine geçmiştir. Hemoroid dokusu hep dışarıdadır. Artık içeri girmez elle yardım edilip içeri sokulsa dahi hemen dışarı çıkar. Böyle bir durum yaşam kalitesini çok olumsuz yönde etkiler. Hasta otururken hemoroidler dışarıda olduğu için ağrı, genel olarak ıslaklık hali, sıkça kanama, infeksiyon ve yeterince temizlenememe gibi şikayetler olur. Hemoroid memesi içine kanama olması (tromboz) sıklıkla görülür ve acil girişim gerektirir.

Kabızlığa neden olan veya artıran sebepler

-Diyetteki lifli (posalı) yiyecekler azalmıştır.
-Aşırı terleme, az su içme.
-Dışkılama zamanının ertelenmesi. Seyahatler. Acılı ve baharatlı gıdaların fazla tüketilmesi. Aşırı alkol tüketimi. Tuvalet ihtiyacını ertelemek veya tuvalette uzun süre oturmak. Yaşlılık. Karın içi basınç artışına yol açan etkenler (gebelik).
-Gebelerde de bebeğin büyümesi ile birlikte makat bölgesinde baskı artar, damarlarda ve hemoroid dokusunda şişme görülebilir. Gebelik döneminde çok artan progesteron hormonu da damar duvarının gevşemesine ve daha fazla şişmesine neden olabilir.

HEMOROİD NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Pekçoğu iyi bir tıbbi tedavi, kabızlığı önleyici bol posalı diyet, düzenli tuvalet alışkanlığı gibi tıbbi ve hijyenik tedbirlerden kısmen yarar görürler. Bir kısmında lastik bant veya skleroterapi ve infrared ışık ile koagülasyonu(lazer) yeterli olabilir; ancak çoğunda cerrahi tedavi endikedir. Ancak cerrahiye engel varsa, ömür boyu, konservatif tıbbi yöntemlere devam eder ve daima bol su, bol sebze, bol meyva alırlar. Aasla çay, kahve, kola, rafine gıda ve baharat alamazlar.
Dış hemoroitler pıhtı yapmadıkça (yani tromboze olmadıkça) ilaçla tedavi edilir, pıhtı yapmışsa çok ağrılı olur ve pıhtının küçük cerrahi girişimle boşaltılması gerekir.

Konservatif (Koruyucu) Tedavi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Hastaya bazı önerilerde bulunulur. Bu konservatif öneriler ile birçok hasta herhangi bir girişime veya ameliyata gerek duymadan iyileşir.

-Hemoroid sebepleri arasında en önemli etkinin beslenme alışkanlığı olduğu söylenebilir. Diyetin düzenlenmesi, yemeklerdeki lifli (posalı) gıda oranlarının artırılması ve düzenli dışkılama alışkanlığı edinilmesi yardımcı olabilir. Hemoroidden korunmada doğal lif takviyesi olarak sıklıkla  Psyllium tohumu (Metamucil) ve metilsellüloz (Citrucel) kullanılmaktadır. Yemeklerdeki meyve-sebzelerin arttırılması ve yemeklerin üzerine kepek tozu eklenmesi dışkılama alışkanlığının düzelmesine yardımcı olabilir. Vücutta sindirilemeyen lifler, emilinceye kadar kitlesinin 30 katı kadar su çekmekte böylece bu kitlenin sindirimi zorlaşmaktadır. Böylelikle, kolay, zorlamadan ve ıkınmadan dışkılama yapılabilir.
-Diğer önemli bir konu da yemekler sırasında bol miktarda sıvı alınması dışkının yumuşamasında çok etkili olur.  Her sabah aç karnına ve günde en az 10-12 büyük bardak su içilmesi gerekir. Meyve suyu, kahve, çay su yerine geçmez.

-Düzenli, dakik, kahvaltı ve tuvalet. Dışkılama alışkanlığının düzenlemesi. Hemoroidal hastalıkta karşılaşılan en sık tetikleyici neden kabızlık ve ıkınmadır. Düzenli dışkılama alışkanlığı tedavi için önemlidir. Dışkı hissi gelince dışkılamayı gerçekleştirmek gerekir. Tuvalette uzun zaman oturma (sigara içme, gazete okuma v.b.) ve aşırı ıkınmalardan kaçınma. Hemoroidal damarlardaki gerginlik ve basıncı azaltır ve böylece hemoroidlerin makattan dışarı çıkmaları önlenebilir.

Dışkının kıvamını yumuşatıcı diyet önlemleri hastalığın kontrol altına alınmasında önemli ve etkilidir. Rafine gıdalardan kaçınılması; kepekli ekmek ve kepekli undan üretilen gıdaların tüketilmesi; acıdan, ekşiden, alkollü ve mayalı içeceklerden uzak durulması ve günde en az 1,5-2 lt. sıvı alınması önerilmektedir. Spor yapmanın barsak hareketleri üzerinde düzenleyici etkisi vardır.

-Tuvaletten 5 dakikada çıkılmalı. Dışkılarken ilk oturmada çıkan 80-90 gramlık kısım çıktıktan sonra ıkınmak gerekecekse ıkınmayıp geri kalanı bir dahaki dışkılamaya bırakmak
-Mümkün olduğunca günün aynı saatlerinde dışkılamaya gitmek, özellikle kahvaltı sonrası gitmeyi alışkanlık haline getirmek. Gerekirse tuvalete günde 2 kez gidilmeli
-Mümkünse alaturka tuvaletini  kullanmak. Dizleri karna basınç yapması sebebiyle daha rahat dışkılar, rahatsız bir pozisyon olduğu için daha çabuk çıkma ihtiyacı duyulur
-Kendine her zaman giderek daha rahat dışkıladığının telkin edilmesi
-Düzenli fiziksel aktivite sindirime yardımcı olur
-Mümkuünse ılık suyla tahretlenilmeli
-Tuvalet sonrası anal bölge (makat) temizliğine dikkat edilmeli. Aşırı temizleme oradaki deriyi tahriş eder.

-Yemek alışkanlığı değişmeli: Kahvaltı dahil her 3 öğünde, mutlaka bir tabak çoban salata yenmeli. -Öğünlerde özellikle ıspanak, bamya, pırasa, semiz otu, yeşil fasulye gibi sebzeli yemekler olmalı. Mümkünse çorba, börek türü her şey sebzeli olmalı. -Her öğünde bir tabak dolusu hoşaf veya erik, incir, üzüm, kayısı gibi meyveler yenmeli. - Tahıl,mısır ve baklagiller gibi lifli gıdalar ve kepekli ürünler tüketilmeli. -Her yemekten sonra oda sıcaklığında bol ılık su içilmeli. - Her öğünde mutlaka Melisa çayı içilip ve Keten tohumu alınmalı. Keten tohumunu herhangi bir tabak yemeğe bir tatlı kaşığı kadar katılabilinir.
-Çay, kola, muz, beyaz ekmek, sandviç, kurabiye ,gofret, çikolata, pirinç pilavı, makarna, su böreği vb. gibi posasız ürünleri kısıtlanmalı. Bunlardan illa da yerseniz, birlikte bol sebze, meyve de yiyin ve bol su için.
-Soğuk içeceklerden uzak durulmalı, içilecekse oda sıcaklığında su, erik, kayısı cinsinden olmalı.
-Kabızlık tedavisinde kayısının ayrı bir yeri vardır, diğer meyvelerden farklı olarak kayısı barsak hareketlerini artırarak kabızlığı çözer. Kayısı taze, kuru, komposto veya kayısı suyu olarak tüketilebilir ve hepsi etkilidir. Tüm bunlara rağmen kabızlık problemi çözülemiyorsa her akşam 1-2 su bardağı kepek çorba veya ayran ile karıştırılarak yenilebilir.

-Makat bölgesinde tahrişe sebep olabilen gıdalar; bazı hastalarda domates, patlıcan ve baharatlar şikayete sebep olmaktadır bu durumda kişi o gıdaları seçip onlardan uzak durmalıdır(içerdikleri asit yapısındaki madde tahriş edebilir)

-Hareket eksikliği dolaşım bozukluklarına yol açar ve hemoroidin daha kötüye gitmesine neden olur. Jimnastik, yürüme gibi düzenli egzersizler yapılmalı. -Uzun süre ayakta kalmaktan ve oturmaktan kaçınılmalıdır. Oturarak çalışılıyorsa her saat başı en az 10 dakika ayağa kalkılmalı, ayakta çalışılıyorsa 10 dakika oturulmalı.

-Tuvalette aktif, hızlı kanama olunca hemen kalkıp ve 10 dk uzanıp istirahat edilmeli.
-Zorunlu durumlar dışında, ağır yük kaldırmaktan kaçınmakta yarar vardır.
-Sıcak yerlerden (sauna, hamam) kaçınılmalı.
-Kilo kontrolü önemli.
-Dışkı yumuşatıcı veya gevşetici (laksatif) ilaçların hemoroide pek olumlu etkileri yoktur.
-Fitillerin makatta kayganlığı sağlamak dışında, hemoroid yakınmalarını iyileştirmede fazla etkileri yoktur.  
-Pıhtılaşmış hemoroid (tromboze hemoroid) durumunda buz uygulamasının yararı vardır.

-Dışkılamayı kolaylaştırıcı bitkisel çaylar iyi gelebilir. Ancak "Sinameki" tavsiye edilmez.

-Bu tür klasik önlemlerin bir ay boyunca uygulanmasına rağmen düzelme olmaması durumunda daha ileri önlemler alınmasında yarar vardır.

Su tüketimi: Normal şartlarda tüketilenin üstünde su veya sıvı gıda tüketiminin barsak alışkanlığı üzerinde fazla etkisi olmadığından hemoroidden korunmada etkisinden söz edilemez. Ancak alınan posanın daha iyi su tutması için normal ölçülerde su içilmelidir.

HEMOROİDDE BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

*Vücud, hemoroid hastalığını yenmek için E, C, B6 vitaminleri ve Çinko minareline ihtiyaç duyar.

*Günde 3 kere hamamelis (cadı fındığı) bitkisini hemoroide pamuk yardımıyla sürülür.
*Civanperçemi demlenir, ılık iken hemoroidin üzerine günde birkaç kez ya da gerektikçe pamuk yardımıyla sürülür. Dış hemoroid üzerinde çok etkilidir.

*Servi kozalağı hülasası ile hazırlanan merhem veya fitil kullanılır. Veya servi kozalağı parçalanıp kaynatılır, bu su ile basur memelerine pansuman yapılır. Memeleri ufaltır, zamanla kaybeder, ağrı ve kanamayı durdurur. 

-Çayı: İki tatlı kaşığı servi yaprağı ve sürgünü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su konu ve 5-10 dakika bekletildikten sonra süzülerek içilir. Bu demle taharetlenmek uygundur.

2 bardak suya, 15 gr ezilmiş servi kozalağı konur, 15 dk kaynatılır, sabah-akşam 1 bardak içilir.
Servi tohumu; toplar damarları kuvvetlendirir, onların büzülmesini ve normal şeklini almasını sağlar. Basuru ve varisi zamanla geçirir.

*Kan birikimlerinin harekete geçirilmesi için, hindiba çayı günde 2-3 bardak içilebilir. Lokal tedavi olarak, meşe kabuğu veya ceviz yaprağı kaynama suyu ile uygulanan lavmanlar veya kompresler çok büyük rahatlıklar sağlayabilir, ama önce bağırsakların boşaltılması gerekir.

*Uzun süre boyunca, gün aşırı değişimle, beyaz ballıbaba yaprağı, ahududu yaprağı veya böğürtlen yaprağı çayından günde 2 bardak içilir. Ayrıca, uzun süreli kullanımlarda civanperçemi çayı da kendisini kanıtlamıştır. Rahatsızlıklar sona erene kadar bu çay kürlerinin sürdürülmesi gerekir.

*Tuzlu suyla hazırlanan mayıs papatyası buğu banyosunun üstünde 10-15 dakika kadar oturduktan sonra, kantaron yağı emdirilmiş bir pamuk, büzgen kasın sonuna kadar ulaşmak üzere, anüsten içeri sokulur. Böylece, dışkılamada rahatlık sağlanmış ve olası mukoza çatlakları önlenmiş olur.

*Anüse sürülebilecek veya kompresler yapılabilecek bir merhemi herkes hazırlayabilir: 100 gr. içyağında 20 gr. kurutulmuş çobançantası kısaca kızartılır ve serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün yağ tekrar ısıtılır ve tülbentten geçirilerek süzülür. Buzdolabında saklanmalıdır.

*Uzun süreli uygulamalar : Isırgan otu, ahududu veya böğürtlen yaprağı çayı, dönüşümlü olarak ve balla tatlandırılarak içilebilir. Bolca çiçek balı tüketimi yararlı olur. Veya hindiba, ısırgan otu, sinirli ot eşit karışımının çayı günde 3 bardak içilir ve aynı zamanda da atkuyruğu veya atkestanesi yaprağı oturma banyoları alınabilir.

*Asplenium Ceterah(Altın Otu), ATKUYRUĞU(Eguisetum arvenese)arvense,  CİVAN PERÇEMİ(Achillea Millefolium), ISIRGAN OTU Urtica Sp, SİNAMEKİ(C.acutifolia Del. C. angustifolia Vahl)Cassia Sp bikilerinin çayı demlenip içilir.

*Civan perçemi (toprak üstü), Achillea millefolium, üzerlik (tohum), Peganum harmala, Isırgan Yaprağı (%20), Urtica sp. Acı bakla (tohum), Lupinus sp. Kara Halile (meyve), Terminalia sp. At kestanesi Ekstratı, Aesculus hippocastanum,  sabah ve akşam olmak üzere aç karnına yemeklerden önce içilirse mide ve bağırsakların çalışmasını hızlandıracağı için yararlı olacaktır.

*Asplenium Ceterach 125 mg (Altınotu), Anchilea Millefolium 103 mg (Civanperçemi), Cassia Sp 96 mg (Isırgan Otu), Urtica Sp 92 mg (Sinameki), Equisetum Arvense 84 mg (At Kuyrugu) kapsül şeklinde hazırlanır. Günde 3 kez yemeklerden 30 dakika önce bol suyla 1' er kapsül alınır.

*Ekşi limon, karına kötü etki yapar; safravi ishale faydalıdır; çekirdeği (tohumu) basur memelerine yararlıdır. Onun çekirdeğinde güçlü bir müshil etkisi vardır.

*Beyaz meşe kabuğu görkemli büzücü etkisi vardır. Bu da doku proteinleri sıkarak rektum damar duvarlarını güçlendirir. Buna ek olarak, ayrıca iltihaplı doku proteinleri yatıştırır. Ve aynı zamanda toksinleri emer. Sindirim sisteminin sağlıklı tutmak için yardımcı olur.

*Altın Otu%20, Halile%30, At Kestanesi%10, Ayrık Otu%30, Özerklik %10.

Bir Hafta Süre İle Şu Kurallara Uymalı

1 - Ilık Su Oturma Banyosu: Anal bölgede cerrahi veya medikal her ne patoloji varsa, tedavide birinci ilke, düzenli ılık su oturma banyosu sıcak torba uygulaması yapmaktır. Ağrı durumuna göre, yaklaşık bir hafta süre ile günde, 3 ila 6 kez 20-30 dk. ılık suya oturmalı ve daima ılık su ile taharetlenmeli ve ardından, sıcak su torbası üzerine oturmalı. Böylece ağrı, ödem, şişlik ve iltihabi görüntü bir hayli geriler. Oturma banyosundan sonra makat bölgesinin ıslak bırakılmaması ve kuru tutulması gerekir. Bu tedaviyle en şiddetli hemoroitlerde bile 2-7 gün içinde ağrı azalır ve makat etrafında ele gelen sert şişlikler 4-6 hafta içinde geriler. Sıcak suda oturma banyosunun makat kasının spazmını gevşetmede ciddi yararı vardır, günümüzde klozet içine oturan plastik oturma küvetleri ile bu banyolar çok rahat olarak yapılabilmektedir.

SICAK SU OTURMA BANYOSU NASIL YAPILMALIDIR?

Kalça(popo) genişliğinde bir leğen alınır. Bu leğenin içine dirseği yakmayacak ısıda sıcak su konulur ve içine su soğuyana kadar 5-10 dk oturulur. Bu suyun içine çeşitli dezenfektanlar( batikon, sarı toz vs...) konulsa da çok fazla bir anlamı yoktur. Asıl önemli olan makat bölgesinin mekanik temizliğidir. Ancak suya az bir oranda tuz ilavesi, ödem ve şişliğin azaltılmasında daha etkili olabilmektedir.
Bu oturma seanslarını, sıkıntıların şiddetine göre gün içinde ne kadar fazla sayıda tekrarlar sonrada yatar vaziyete geçip dinlenilirse, kısa zamanda rahatla görülür. Mesela saat başı 10 dk gibi...

Yalnız leğeni yere koyup çömelir(yer tuvaleti oturma) pozisyonunda oturmaya çalışmamalı. Leğen, banyoda ya klozetin üstüne yada küçük bir banyo taburesinin üstüne koyarak oturulmaya çalışılır. Yere koyup tam olarak üzerine oturulabilinirde. Dikkat edilmesi gereken temel nokta; sıcak suya oturma işlemi sırasında karnın gevşek olmasıdır.

Termomineralli suların olduğu kaplıcalardaki havuz ve küvete giren hastalarda, çok daha etkin sonuçlar almışlardır.

Bunların hiçbirini yapma fırsatı bulamayan hastalara da sıcak su torbaları önerilir. İçine sıcak su doldurulmuş eldivenler bu amaçla kullanılır. Eldivenlerin parmakları bağlanır. Sonra içine yakmayacak derecede sıcak-ılık su koyup ve ağzıı bağlanır. Yumruk büyüklüğünde olan bu torba sırtüstü yatar vaziyette iken kabaları ayırarak, arasına ve makat ağzına değecek şekilde yerleştirilir. Burada amaç kabaları değil makat ağzını ısıtmak olmalıdır. Ancak çok daha etkili olsun diye çok sıcak su koyup, kabaları ve makat ağzını yakılmamalıdır. Bu torbaların makat ağzına temas etmesi gerekir.

Taharet Temizliği Nasıl Yapılmalıdır?

Dışkılama işlevi bittikten sonra öncelikle bol su ile yıkamak gerekir. Böylece gerekli mekanik temizlik sağlammış olunur.
Sonra tuvalet kâğıdı ile ponponlama tarzında dokunarak önce fazla suyu alınmalıdır. Sonra, bu nemlenmiş kâğıdı hafifçe bastırarak artık kontrolü yapılır. Kirlenme görülür ise başa dönülerek yıkama işlemi
tekrarlanmalıdır. Kısaca tuvalet kağıdı direk taharet temizliği için değil temizliğin kontrolü amacı ile kullanılmalıdır.

Öncelikle tuvalet kağıdı kullanılarak temizlik işine girişilmemelidir. Yine tuvalet kağıdı kuru kuru bastırılarak temizlik işlemi yapılmamalıdır. Böyle yapıldığı takdirde, zaten ince ve hassas olan makat dış derisinde tahrişe ve kaşıntı şikayetlerine neden olunur.
Taharet temizliğinde sabunlu veya deterjanlı su asla kullanılmamalıdır.

2 - Ağrı Kesiciler: Ağrı kesici kullanımı şarttır. Ağrı kesiciler tablet, iğne veya melhem şeklinde olabilir. Bunlar anal spazmı yumuşatır; ödemi, şişlikleri ve dolayısıyla ağrıyı hafifletir. Gerekirse ağrıyı tamemen gidermek için bir iki gün süre ile günde tek doz ağrı kesici iğne yapılmalı. Ağrıya asla izin verilmemeli, yoksa ağrı, spazmı ve iskemiyi, o da yeniden hemoroidal şişmeyi getirir.

-Dışkılama sırasında makattan dışarıya doğru çıkan hemoroidal şişliklerin (memelerin-pakelerin) tekrar geri itilmesi gerekir. Aksi takdirde dışarıda kalan hemoroidal memeler ağrı, kanama ve iltihaplanmaya neden olabilir.
-Flebotropik ilaçlar. Makat bölgesindeki damarların kan akımını kontrol eden ve aşırı şişmesini önleyen, hemoroidal hastalığın kısa zamanda normal hale dönmesini kolaylaştıran ilaçlar vardır.

3 - Hemoroid Melhemleri: Başta akut yani alevli durumlar olmak üzere; bütün hemoroilerde; müdahale yapılmış olsun veya olmasın; melhem kullanılır. Bunlar antiseptik, damar büzüştürücü, ağrı ve ödem ve kaşıntı giderici veya yumuşatıcı etkiler taşır. Melhem seçimi; şikayetlerin cinsine, hastalığın derecesine, muayene bulgularına göre değişir. Yanlış melhem kullanımları ile ciddi komplikasyonlar olmasa bile şifa gecikebilir. Örneğin üzeri zedelenmiş ve bu yüzden kanayan veya fissür veya fistül hastalığı olanlarda kortizonlu melhemler tedaviyi olumsuz etkiler veya melhemlerin bir kısmı; 2 haftadan daha uzun süre kullanılırsa allerjik kaşıntı ve çevrede sulanma yani medika mentoza yapabilirler. Yine uzun süre melhem kullanmak gerekiyorsa, yan tesiri olmayan, vazelinli, kortizonsuz melhemler tercih edilmeli. Akut, tromboze ve müdahaleli hemoroidlerde, genellikle enfeksiyon olduğu için tedaviye antibiotikli melhem de eklenmeli. Yoksa enfeksiyon; ödem, şişlik ve gerginlik dolayısı ile ağrının şiddetini arttırır ve portal venlerde nadir de olsa pileflebitis denilen ve barsaklardan karaciğere uzanan bir yaygın enfeksiyon riski oluşturabilir. Belirgin bir lokal enfeksiyon varsa, reçeteye bir de oral antibiyotik eklenmeli. Enfeksiyonun baş belirtisi ateş ve üşüme nöbetleri hemoroidlerde soyulma yaraları ve akıntılar ve şiddetli ağrıdır. Melhemler, hastaların ihtiyaç talebine göre günde 2 - 6 kez uygulanır. Uygulama, duruma göre kanülle veya parmakla olabilir. Melhemleri tercihen parmakla, anüs içine, masaj yaparak uygulanmalı. Böylece anal genişleme yapılmış yani spazm çözülmüş olur, yavaş yavaş ödem ve şişlik azalır. Spazm ve ödem çözülünce ağrılar da azalır. Özellikle tuvaletten sonra melhem kullanımı ihmal edilmemeli.

4 - Gaitanın yumuşatılması ve Sayısının Azaltılması: Hemoroidlerin ve fissürerin oluşması veya alevlenmesinde, gıdaların türü, gaitanın sertliği veya yapışkanlığı, kabızlığın veya sık sık dışkılamanın ve bazan da ishalin olumsuz etkileri olduğu için; ishal ve özellikle kabızlık mutlaka düzeltilmeli; tuvalete çıkış programlanmalı, düzene sokulmalı.

Hemoroid Tedavisinde Kullanılan Krem Fitil ve Haplar

Hemoroid tedavisi için kullanılan ilaçlar daha çok hastalığa bağlı gelişen şikayetleri azaltmaya yöneliktir kalıcı tedavi edici değillerdir. İlaçla tedavi genellikle çürük dişin ağrısını kesmek için alınan ağrı kesici gibidir. Ağrı geçer ama diş hala çürüktür ve yine ağrıyabilir.

Hemoroid için Ağızdan Alınan İlaçlar;

Daflon : Makat bölgesindeki toplar damarları kısmen daraltarak ağrı,şişlik ve kanamayı azaltır. Önemli bir yan etkisi yoktur sürekli kullanımda günde 2 tablet, şikayetin çok arttığı dönemler ise günde 4-6 tablet alınır.

Doxium : Daha çok mikrodolaşımı düzenleyerek toplar damar dönüşünü rahatlatır böylece basurdan kaynaklanan rahatsızlıklar geriler. Şikayetin derecesine göre günde 1-3 tablet alınır.

Ağrı kesiciler : Ağrının yoğun olduğu dönemde ağrıyı azaltmak için kullanılır ve türü önemsizdir.

Hemoroid için krem Şeklinde Uygulanan Basur İlaçları;

Anestol : Makat çatlağı, boğulmuş basur, cilt yanığı gibi ağrılı her durumda kullanılabilir içindeki bölgesel uyuşukluk sağlayan maddeler sayesinde ağrıyı azaltır. Sadece dış kısma sürülür.

Hedensa pomat : İçerdiği maddeler bölgesel olarak ağrıyı ve şişliği azaltır, mentol serinlik hissi vererek rahatlatır. Hem dışarı hemde kanülle anüs içine sıkılarak uygulanır.

Hemoralgine pomat : İçerdiği uyuşturucuyla ağrıyı, damar büzücülerle kanamayı azaltır, dışarı ve kanülle anüs iç kısmına günde iki defa uygulanabilir.

Kortos krem : İçerdiği kortizon sayesinde şişlik ve kaşıntıyı azaltır, kortizonun ciltte yapabileceği başka sorunlar sebebiyle uzun süre kullanılmamalıdır. Günde iki defa uygulanabilir.

Procto-Glivenol krem : İçerdiği bölgesel uyuşturucuyla ağrıyı azaltır, şişlik ve kaşıntıyı azaltan maddeler şikayetlere iyi gelir, belirgin yan etkisi yoktur. Günde iki defa uygulanabilir.

Proctolog krem : Kaşıntı ve şişlik hissini azaltabilir, kortizon içermediğinden belirgin yan etki oluşturmadan uzun süre kullanılabilir. Günde iki defa uygulanabilir.

Fitil Şeklinde Uygulanan Basur İlaçları

Kortos fitil (supozituvar) : İçerdiği kortizon sayesinde şişlik ve kaşıntıyı azaltır, kortizonun ciltte yapabileceği başka sorunlar sebebiyle uzun süre kullanılmamalıdır. Günde iki defa uygulanabilir.

Procto-Glivenol (supozituvar) : İçerdiği bölgesel uyuşturucuyla ağrıyı azaltır, şişlik ve kaşıntıyı azaltan maddeler şikayetlere iyi gelir. Belirgin yan etkisi yoktur. Günde iki defa uygulanabilir.

Proctolog (supozituvar) : Kaşıntı ve şişlik hissini azaltabilir, kortizon içermediğinden ve belirgin yan etki oluşturmadığından uzun süre kullanılabilir. Günde iki defa uygulanabilir.

Ameliyatsız Girişimler
1-Lastik bantla boğdurma (lastik band ligasyon) bu işlem her evreye uygulanabilir, ileri (2–3–4) evrelerde ortalama birer ay arayla, birden fazla uygulama yapmak gerekebilir. Ağrısızdır (çok az hasta ağrı duyduğunu ifade etmektedir). Kanamalı hemoroitler için en uygun seçimdir. Hasta uygulamadan hemen sonra normal hayatına devam edebilir. Ayrıca, iğneyle kurutma tedavisiyle kombine edilebilir ve edilirse daha etkili olur. Hemoroitle birlikte hafif derecede mukoza kayması varsa, etkili bir yöntemdir
1-İğneyle kurutma (% 3 lük atheoxisclerol uygulaması). Bu işlem de ağrısızdır, tek başına 1–2. derece hemoroitlere, lastik band ligasyonla 2–3–4. derece hemoroitlere uygulanabilir. Ağrısızdır (çok az hasta ağrı duyduğunu ifade etmektedir). Duruma göre ortalama birer ay arayla, birden fazla uygulama gerekebilir. Kanamalı hemoroitlerde lastik bantla güvenle uygulanabilir.
3-Lazer (İnfrared koagülatör). Bu işlemde ağrısızdır, tek başına 1–2. derece hemoroitlere uygulanır, 3–4 derece hemoroitlere lastik band ve iğneyle kurutma yöntemleriyle birlikte uygulamak gerekebilir.

Ameliyat Yöntemleri
Açık ve kapalı hemoroidektomi, özellikle 4. derece hemoroitlerde ameliyatsız yöntemlerin başarısız olduğu durumlarda yapılmalıdır. Ağrı olur ama kuvvetli ağrı kesiciler ve oturma banyosuyla ağrı ortadan kaldırılabilir.
Stapler hemoroidektomi, hastada hemoroitle beraber mukoza kayması da varsa tercih edilen teknik budur, hem hemoroiti hem mukoza kaymasını aynı anda tedavi eder. Ağrı, normal ameliyat yöntemine göre çok daha az hissedilir.

Cerrahi Tedavinin Risk Ve Komplikasyonları (Yan Etkileri)
Ender de olsa bazı riskler ve kompliklasyonlar görülebilir.
Bunlardan bazıları cerrahi tedaviye bazıları da anesteziye aittir. Anesteziye ait olanlar anestezi doktoru ile konuşarak öğrenilebilinir. Cerrahi tedaviye bağlı gelişebilenler ise şöyledir:
-Ameliyat sonrası dönemde bir süre dışkılama yaparken ağrı ve batma hissi olabilir.
-Yara yerinden iltihabi akıntı olabilir.
-Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama olabilir. Bu kanamaya bağlı tekrar ameliyat gerekebilir.
- Ender olarak ameliyat sonrasında anal kanalda (makat) darlık oluşabilir. Bu durumda hastanın dışkılama zorluğu gözlenir.
- Ameliyat sonrası dışkılama alışkanlığında değişiklik ve dışkı kontrol mekanizmalarında bozulma olabilir. Zaman içinde düzelme gözlenir.
- Hemoroid hastalığı cerrahi tedaviden sonra tekrarlayabilir. Tekrarlamaması için yüksek lifli diyet tercih edilmelidir.

Fiber (Posalı Yiyecekler / Lifli Gıdalar) Hakkında Bilgiler
Fiber (lifli ürünler = posalı gıdalar) yemeklerle alınan bitkilerin sindirilemeyen bölümleridir. Diğer gıdaların sindirim sistemi içinde hareket etmesini sağlar ve tuttuğu su ile dışkıyı yumuşatır ve kolay atılımını sağlar.
Fiberler iki yolla vücuda girerler.

1) Çözünebilen fiberler: Su içinde jelatinöz (jöle kıvamında) bir maddedir. Dışkıyı yumuşatır ve düzenliliği sağlar. Yulaf, fasulye, bezelye, meyve çeşitleri ve psyllium içeren ürünler iyi birer kaynaktır.

 2) Çözünmeyen fiber: Suda çözünmezler ve sindirim sisteminizden hızlı geçerler ve geniş alan kaplar.
Dışkının düzenli çıkartılabilmesini sağlar. Kepek unu ve çeşitli sebzeler iyi birer kaynaktırlar.

Fiber Miktarını Arttırmanın Kolay Yolları
Düşük fiberli gıdalar (beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates, şeker vs) yerine, yüksek fiberli gıdaları (kepek ekmeği veya tozu, kahverengi pirinç, meyve-sebze) tercih etmek.
Daha çok çiğ sebze ve kabuğu soyulmamış taze meyve yemeyi tercih etmek.
Her öğünde yüksek fiberli gıdalar almak. Kepekli ekmek iyi bir başlangıç olabilir. Ama diyette, mutlaka sebze-meyve buğday ürünleri ve fasulye olmalıdır.
Sadece diyetteki fiberi arttırmak yetmez. Bununla beraber alınan su miktarı da mutlaka arttırılmalıdır.

Günde ne kadar posa (lif-fiber) ihtiyacım var?
Diyet uzmanları 25-35 gram arası önermektedirler. 
Önerilen posa (lif-fiber) oranına ulaşmak birkaç haftayı almalıdır. Kısa sürede çok miktarda posayı (fiberi) diyete eklemek, karında kramplara ve gaza neden olabilir. Bu düzenlemeyi yaparken fazla miktarda sıvı aldığınızdan emin olmalısınız.

Bunların dışında
 
Tromboze hemoroid
(boğulmuş basur): Her derecede iç hemoroid doğum, acı yeme, kabızlık, amip gibi sebeplerle abartılı bir ıkınmayı takiben makadın dışına doğru çıkar. Makat kaslarının sıkması sonucu kan dolaşımı bozulduğu için dayanılmaz düzeyde ağrı ve şişlik olur.

Makat sarkması: Hemoroide benzemekle beraber patoloji olarak farklı bir durumdur. Rektum denilen makatın üst kısmı cevreye tutunduğu bağlarını kopararak makatın dışına çıkar. Genellikle hemoroid diye baş vuran hastanın muayenesi sonucu kesin teşhis konulabilir. Kontrolsüz bir şekilde çok şiddetli ıkındıkları için zeka düzeyi düşük insanlarda daha sık görülür. İleri yaş hastalardada genel bağ dokusu zayıflaması sebebiyle yaş arttıkça sıklığı artar.

Anal hematom: Bazen aşırı ıkınma sebebiyle makat bölgesinde bir damar çatlar ve ciltaltına kanayarak 1 cm ile 5 cm arasında çok ağrılı bir şişlik yapar. Hemoroide çok benzer ama hemoroidden farklıdır ve tamamen geçici bir durumdur.

HEMOROİDAL HASTALIKTAN KORUNMA

-Çoğu insan, hemoroidi olmasına rağmen alışkanlıklarını değiştirmemektedir. Dışkılama alışkanlığının düzenli olmaması, dışkının sertleşmesine neden olur.

-Hastalığın oluşumunun önlenmesinde kabızlığın yada bozulmuş barsak düzeninin ortadan kaldırılması esastır. Bu işlem daha ilk tuvalet alışkanlıklarının oluşmaya başladığı ilk çocukluk dönemine kadar indirilerek başlatılmalıdır. Çünkü hastalık yıllar süren kabızlık yada barsak düzensizliğini takiben ortaya çıkmaktadır. İnsanlar günde bir yada iki defa rahat bir şekilde dışkılama yapabildiklerinde normal bir barsak düzeni olduğu söylenebilir. Toplumda sık karşılaştığımız ve bahsettiğimiz makat hastalıklarına yol açan kabızlıktır. Ama bunun dışında bağırsakların yukarı kısımlarında oluşabilen tümoral lezyonlara bağlıda kabızlık yada diğer barsak düzensizlikleri olmaktadır.

-Uzun süre aynı pozisyomda kalınmamalı.

-Hegün düzenli olarak sıcak banyo yapılmalı.

-Basura neden olan vücut dengesizliğini giderici bir yöntem de: Her sabah aç karnına iki adet muz veya günde 3 kez birer tane portakal yemektir.

-Kaçınılması gereken gıdalar: Acı yemek hemoroid sebebi değildir ama acı yenildiğinde yanma hissiyle tuvalette fazla ve şiddetli ıkınmak yada tuvalette uzun kalmak hemoroide sebep olabilir, hemoroidden kaynaklanan şikayetleri artırabilir. Eğer acı yenildiğinde tuvalette fazla ıkınılmıyors acı yemenin zararı yoktur hatta dışkıda yumuşama yaptığı için fayda bile sağlayabilir.

*Bu önerilere dikkat ederek hemoroid olmaktan korunabilinir, var olan hemoroidin derecesinin ilerlemesi engellenebilir, hemoroidden kaynaklanan şikayetler ciddi ölçüde azaltılabilinir  ama hemoroidi iyileştirmez.

Türkiye’de çok sık yapılan cerrahi yanlışlıklar halkın tepkilerine neden olmuştur. Yapılan tıbbi yanlışlıklar şu şekilde özetlenebilir: Ameliyat kararı çok erken ve zamansız olarak verilmektedir. Ama hekimi de suçlamak haksızlık olur. Çünkü hekimlerin çoğu aldıkları eğitim dolayısı ile sadece ameliyatı, tek çözüm olarak görmektedirler. Ama bu gün biliniyor ki hemoroidal hastaların %95 lerine varan oranlardaki kısmı klasik cerrahi kullanmadan çözülebilmektedir. Kalan %5 hasta gurubuna da minör operatif işlemlerle tedavi yapılabilmektedir.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document