Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 



KUSMANIN NEDENLERİ ve TEDAVİSİ

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Mide bulantısı; midenin kendi kendini boşaltmak istemesi hissidir.
Kusma,  karnın etrafında bulunan kasların tersine kuvvetli  kasılmasından  dolayı  midenin  boşalmasıdır. "Öğürme" kavramı ise midede çıkarılacak hiçbir şey yokken, yalnızca temiz salgıların istifra edildiği bir hadisedir. Kusma bir hastalık değil, çoğunlukla bir hastalığın belirtisidir.

MİDE BULANTISI VE KUSMANIN NEDENLERİ

Nedeni genellikle viral gastroenterit de denilen sindirim sistemi iltihaplanmasıdır. Gıda zehirlenmeleri de ikinci nedenidir.

-Enfeksiyonlar: Vücuda giren hastalık yapıcı etkenler bozuk gıdalardaki toksinler veya pis sularda bulunan virüsler, parazitler ya da mikroplardır. Sindirim sistemine aldığımız virüsler, önce kusma ardından ishale yol açarlar.  Mide bulantısı ve kusmayla ilişkilendirilen krampsı üst karın ağrıları enfeksiyonlara eşlik edebilmektedir. Enfeksiyonlarla birlikte ateş ve üşüme de görülebilir.
Viral gastroenteritlere neden olan birçok farklı virüs vardır; rotavirüs, noravirüs, adenovirüs, astrovirüs. En önemli belirtileri; kramp şeklinde karın ağrısı, bulantı, kusma, sulu ishal ve ateştir. Hastalar virüsü aldıktan 1-2 gün içinde bulgular başlar ve 10 günden uzun sürmez. Viral gastroenteritler, bulaşıcı olup, yakın temas sonucu hasta kişilerden veya virüsün bulaştığı besin ve içeceklerle yayılır. Rotavirüs, astrovirüs daha çok soğuk aylarda, adenovirüs ve norovirüs ise yılın her mevsiminde enfeksiyona neden olabilir. Norovirüs soğuk aylarda kalabalık ortamlarda salgınlara neden olabilir. Rotavirüs, daha çok süt çocukları ve beş yaşın altındaki çocuklarda enfeksiyona neden olurken, adenovirüsler  küçük çocuklarda, norovirüs ise hem çocuk hem de erişkinlerde gastroenterite neden olabilir.
Helikobakter ailesinden (H. Pylori gibi) bakterinin neden olduğu enfeksiyon da bulaşıcı ajan olabilmektedir.

-Mide gribi (mide üşütmesi):
 Mide gribinde (gastroenterit, mide-bağırsak iltihabı) viral bir enfeksiyona bağlı olarak kusma ve ishal aynı anda ortaya çıkar. Bu hastalık, belirtileri arasında ateş, üşüme, kas ağrısı ve öksürme bulunan gribal enfeksiyonla karıştırılmamalıdır.
Yiyecek zehirlenmesi: Yiyecek zehirlenmesinin belirtileri zehirli ya da iyi hazırlanmamış bir yiyeceğin tüketilmesinden birkaç saat sonra ortaya çıkar. Yenilen bir beine  önceden  bakteri bulaşmış olabilir. Böyle zamanlarda da birkaç kusma nöbeti geçirilebilir. Bu belirtiler 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer.

-Mantar zehirlenmesi sonrası ilk ortaya çıkan bulgular bulantı ve kusmadır.
-Üst solunum yolu infeksiyonları
-Viral, bakteriel ve parazitik enfeksiyon­lar
-İlaçlar. Aspirin ya da ibuprofen gibi steroit yapısında olmayan entienflamatuar ilaçlar
-Taşıt tutması
-Sabahları bulantı ve kusma (gebeliğe bağlı)
-Besin alerjiler
-Kemoterapi
-Beyin hastalıkları. Artan kafa içi basıncı. Beyin sarsıntıları. Beyin sistemini ilgilendiren hastalıklar da bulantısız kusma vardır. Meninjit-santral sinir sistemi enfeksiyonları.
-Mide ve bağırsak hastalıkları-enfeksiyonları
-İdrar yolu enfeksiyonları
-Karaciğer, safra kesesi ve pankreas hasta­lıkları
-Kulaktaki denge organı hastalıkları. Orta kulak enfeksiyonu
-Bazı hormonsal hastalıklar
-Baş ağrısı, özellikle migren 
-Karna gelen ağır bir darbe gibi şiddetli bir ağrı.
Kusma ve ishal aynı anda başlayabilir veya kusmanın ardından ishal gelebilir. Kusma ve ishalin pek çok nedeni olabilir, ancak en sık kusma nedeni sindirim sistemine alınan bir virüs veya yenilen gıdalardır. İshal ise en sık yenilen gıdalardan, enfeksiyondan veya antibiyotik alımından ortaya çıkar.

EVDE KENDİ KENDİNE NE YAPILABİLİNİR?


Ne kadar kötü de olsa, bu durum genellikle çabuk (çoğu kez 24 Saat içinde) geçer, belirtiler birkaç gün daha sürebilir.
- Viral gastroenteritin tedavisi yoktur. Hastalık seyri izlenmelidir. Kendi kendine tedavi yöntemleri uygulanabilir. 
- Su kaybı önlenmeli, bol miktarda su içilmelidir. Su doğrudan mide duvarından emildiğinden kusma için uygulanacak en iyi yöntem su verilmesidir. Su, midedeki asitleri etkisiz hale getirmeye yardımcı olacaktır.
- Hastanın uyumasına yardımcı olunmalı (çünkü uyku genellikle midenin boşalmasını sağlar ve kusma ihtiyacını hafifletir). 
- Kişi havadar bir ortama alınmalı, oda serin tutulmalıdır.
- Nefes, burundan alınıp verilir.
- Enfeksiyon sonucu gelişen kusmalarda vücutta artan keton cisimciklerini dengeleyebilmek için bir kase şekerli su kaşık kaşık içirilir. Bu çoğu zaman işe yarar. 
- Yağlı veya kızartılmış yiyeceklerden, süt ürünlerinden uzak durulmalı. Midenin ılık içecekleri mi yoksa soğuk içecekleri mi daha iyi kaldırdığı denenerek saptanmalı.
- İçecekler yavaş içilmeli.
- Gün boyunca iki veya üç defa çok yemek yerine 4-5 öğün, az yemek yenmeli.
- Yemek yedikten sonra en az bir yarım saat boyunca yatmamalı. Yatmak zorunluysa, baş ayaklardan yukarıda tutulmalı.
- Sabah uyanınca hafif, mideye dokunmayan şeyler yenmeli.
- Yemeden önce sıcak yemeklerin ve içeceklerin oda sıcaklığına gelinceye kadar soğuması beklenmeli.
- Bulantı-kusmanın bazı önlemlerle kontrol altına alınması sağlanabilir. Çevre kokusuz ve temiz olmalı, kendini meşgul edecek bir uğraş sağlanmalı.

KUSMA VE İSHALDE YAKLAŞIMLAR


Kusma ve ishal durdurucu ilaçlar, genellikle önerilmemektedir. Çünkü kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalardır.
Tedavinin ilk şartı, kusmanın nedenini belirlemektir. Tedavi nedene göre yapılır. Hasta kustuktan sonra, sırt üstü yatırılır. Bir şey yedirilmez. Bir bardak buzlu su, yudum yudum içirilir.
Bir defada bir çorba kaşığından fazla miktarda sıvı verilmemeli; fazla miktarda sıvı kusmayı tekrar başlatabilir. Su kaybı nedeniyle çok miktarda içmek istenebilir, kesinlikle fazla miktarda verilmez. Unutulmamalı ki, kusan çocuk, sadece ona fazladan verilen 1 kaşığı değil, onun için yaşamsal önemi olan sodyum, potasyum vb. içeren mide sıvılarını da kusacaktır.
Sıvının, yavaş yavaş, yudum yudum alınması emilebilmesine olanak sağlanacaktır. Kusma azalınca sıvı verme hızı arttırılabilinir. 
Eğer, ishalle kaybedilen sıvı verilen içeceklerle telafi edilebiliniyorsa, ne kadar sık gaita yapsa da sorun olmayacaktır.
Soğuk içecekler, yağlı-kızartılmış yemekler yerine sindirimi kolay olan beyaz peynirli sandviç, bisküvi verilir. Sıcak yiyecekler bulantıya eğitimi artırır. Ağızda iltihap yok ise limonlu su ile çalkalanır
Yemek için teklifte bulunmamak en iyisidir. Eğer, yemek istiyorsa, barsak hareketlerini hızlandırmayacak soğuk bal şerbeti, şeftali, elma, patates, ekmek, pirinç gibi gıdalar verilmelidir.
-İshal ve kusma gibi durumların sonrasında taze yoğurt(özellikle probiyotik yoğurt –evde mayalanmış), tatlı olarak iyice olgunlaşmış bir muz eklenerek yedirilir. Bu yiyecekler çocuğun mide ve bağırsaklarını düzenler. 

Eğer hasta anne sütü alan bir bebekse, emmeyi sürdürmekte fayda vardır, böylece ishali daha kolay atlatacaktır.
Bulantı ve kusmanın sebebi ne olursa olsun başlangıç tedavisi genellikle hep aynıdır; hafif yiyecekler ve bol sıvı tüketimi. Kusma sonrasında çocuğa verebilecek en faydalı sıvı sudur. 
Kusma tekrarlamaz ise, 24 saat süreyle hafif gıdalar içeren bir diyete başlanır. İkinci 24 saat içinde yavaş yavaş normal gıdalara geçilir.

- Arka arkaya gelen kusmalardan sonra, çok kötü kokulu su gibi bir kaka yaparsa çocuk rota virus enfeksiyonu geçiriyordur.
Tedavide sadece destek gerekiyor.
Virüslerin tedavisinde antibiyotikler dahil ilaçların etkisi olmadığından doktor tarafından spesifik bir öneride bulunulmamış ise ateş düşürücü dışında bir ilaç kullanılması önerilmez.
-Eğer çok çaresiz kalınırsa hastaneye gidip bir serum takılabilir. Şunu unutmamak gerekir. Ağızdan alınacak sıvı her zaman daha etkilidir. Daha çabuk bir iyileşme sağlar.

Kusma ve ishal durdurucu ilaçlar kullanılmamalıdır. Çünkü; kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalar olarak kabul edilmektedir. Eğer ishal enfeksiyon kaynaklı ise (mikrobikse) ilaçlar vücudun enfeksiyondan kurtarma çabasını bozabilir.

ÇOCUKLARDA AŞIRI SIVI KAYBI (DEHİDRATASYON) BELİRTİLERİ


Bazı çocuklar öksürük ve soğuk algınlığı gibi durumlarda da kusma ihtiyacı hisseder. Bunun nedeni vücutta oluşan aşırı miktardaki balgamdır. Bulantı ve kusma uzun süre devam etmediği sürece tehlikeli sonuçlara neden olmaz. Kusan bebek ve çocuklar su kaybına uğrarlar. Bu gibi durumlarda bol su takviyesi yapılması oldukça önemlidir.
Dehidratasyonun genel bulguları susama, idrara gitmenin seyrekleşmesi ve az idrar çıkartma, cilt kuruluğu, halsizlik, sersemlik ve idrar renginde koyulaşma olarak özetlenebilir.
Çocuklarda; bunlara ek olarak ağızda ve dilde kuruma, ağlarken gözyaşı gelmemesi,  3 saatten uzun süre altını ıslatmama, karında, gözlerde ve yanaklarda çökme, ateş, huzursuzluk ve cilt esnekliğinin kaybı gözlenir.
Kusan bir çocukta şu belirtilerden herhangi birisi görülürse derhal acil yardım istenmelidir; Üç saati geçen sürekli karın ağrısı, dilde kuruluk, anormal baş dönmesi, yeşil-sarı kusmuk.
Çocuklarda mide barsak dışı her türlü enfeksiyon da kusma nedeni olabilir; özellikle farenjit ve boğaz ağrısıbeta streptokok boğaz enfeksiyonları en sık görülen barsak dışı kusma nedenleridir.
İç kulak dengesi ile ilgili kusmalar, çocuklarda en sık araba ve deniz tutması sonucu, bazen de iç kulağı tutan enfeksiyonlar sonucu oluşur.

Özellikle yaşamın ilk haftalarında bebekler beslendikten sonra zorlanmaksızın ağız dolusu kusabilirler. Halk arasında fazlasını çıkartma olarak da bilinen bu durum geçicidir, bebek büyüdükçe sıklığı azalır ve ilk 6-8 ay içinde genellikle kaybolur. Bebeğin kilo almasını engellemediği sürece bu kusmalar normal kabul edilebilir. Genel olarak bebek büyüdükçe bu durum azalır. Günde üç kereden fazla fışkırır tarzda şiddetli kusuyorsa bu durum normal dışı olabilir.

Zorlanmanın şiddetiyle küçük bebeklerde burundan da kusmuk gelir. Küçük bebeklerde mide bulantılarını anlamak güç olsa da huzursuzluk, solgunluk, terleme, kusmadan sonra besinleri reddetme mide bulantısı işaretleri olabilir.
Teknik olarak yanlış beslenen bebeklerde de kusma görülebilir. Beslenirken aşırı hızlı veya aşırı yavaş emen bebekler, beslendikten sonra gazı çıkarılmayan bebekler zorlanmaksızın kusabilirler. Bebekler aşırı beslendiğinde de kusabilirler. Beslenme sırasında çok fazla hava yuttuğu zaman bebek kusabilir.
Beslenme tekniğindeki hatalar düzeltilirse bu kusmalar da biter.
Yaşamın ilk günlerinde görülen kusma nedenleri arasında enfeksiyonlar, metabolizma hastalıkları(doğuştan), bebeğin annenin amnios sıvısını fazla yutması, gastro-intestinal allerjiler(süt allerjisi gibi) ilk sıradadır.

ÇOCUKTA KUSMA SONRASI NE YAPILIR.

-Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçerek, çocuk rahatlar.
-Çocuk kustuktan hemen sonra bir şeyler yedirilmemelidir. En az bir saat midesi boş kalmalıdır. Çocuğun hiçbir şey yememesi kendini korumasıdır. Yemeğe zorlamamak en doğrusudur.
-Bundan sonra bir çay bardağı veya yarım çay bardağı su verilir.
-Suyu çıkarmazsa yarım çay bardağı su tekrar verilir.
-Bundan sonra azar azar kraker, bisküvi, kek gibi yiyecekler verilir. Çocuk isterse çorba, komposto, meyve suyu verilebilir.
-Ancak çocuk ilk etapta verilen suyu kusarsa, başka bir şey verilmez.
-Yapılacak şey, su verdikten 20 dk. sonra yarım çay bardağı değil bir yemek kaşığı su vermektir. Kusma görülmediği taktirde meyve suyu, yağsız süt, çorba gibi sulu gıdalar verilir.
-Eğer emiyorsa bunu yapmaya devam edilir, daha sık ve az miktarda emzirilir. Örneğin, sadece tek taraflı emzirilir ve sonra diğer taraftan emzirmek için 30 dakika beklenir.
- Bulantı ve kusma 24 saat içinde geçmiyorsa, çocuğa bir şeyler yemesi ko­nusunda ısrar edilmemeli. Çocuğun bulantısı geçmiş olsa bile, verilecek ilk yiyecek yağsız ve kızarmış bir dilim tost ekmeği olmalıdır. Daha sonra hiç­bir şey yemeden 1 saat beklenilmelidir. Çocuk bir saat içinde kusmuyorsa, ikinci dilim de verilebilinir. Çocuğa verilecek herhangi bir gıda maddesi, bulantıya neden oluyorsa, bu yiyeceğin tüketilmesi konusunda ısrar edilmemeli. Ço­cuk bir şeyler yemeye devam ettiğinde, yeniden kusmaya başlıyorsa, kendi­sinden hiçbir şey yememesini istenir.
-Eğer yine kusarsa ilaç tedavisi gerektiği anlamına gelir.

Su Kaybı Belirtileri Olan Çocuğun:
 - Göz küreleri çöker,
 - Bıngıldağı çöker,
 - Cildi hamur kıvamını alır,
 - Gözyaşı ve idrar çıkaramaz,
 - Ağzı kurur,
 - Halsizlik ve dalgınlık görülür.

Kaybedilen Sıvıyı Karşılamak İçin İshal-Kusma Tedavisinde Tuz ve Şeker Karışımının Hazırlanması
-Sürahi içine 5 su bardağı dolusu kaynatılmış ve soğumuş su konur. Bu suyun içerisine, varsa hazır paketteki tuz ve şeker karışımı, yoksa 1 çorba kaşığı dolusu toz şeker ve 1 çay kaşığı dolusu tuz konur. İyice eriyinceye kadar kaşıkla karıştırılır. Tadına bakılır.
-500 ml su, 1 yemek kaşığı şeker ve bir tutam tuz karışıma güzel bir tat vermek için biraz limon ve böğürtlen suyu ilave edilebilir. Çocuğa özel olarak hazırlanan bu sıvıyı da çıkarıyorsa, azar azar ve pipet kullanarak içirilir. Bu şekilde çocuğun midesinin rahatlaması sağlanmış olunur. Be­beklerin sıvı kaybını gidermek için, yarım yağlı süt kullanılabilir.
-1 litre kaynatılıp soğutulmuş su içine; 1 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karbonat koyup hazırlanabilir.

İshal Tedavisinde Tuz Ve Şeker Karışımının  İçirilmesi

-2 yaşına kadar: 
her dışkılamadan sonra, 1 çay bardağı
-2 yaş ve üzeri: 2 çay bardağı

-Eğer çocuk kusarsa 10 dakika ara verilir. Daha sonra yavaş yavaş ve aralıklarla (damla damla da olsa) bu sıvıdan tekrar verilir.
-Karışımı içirirken küçük bebekler için kaşık ve daha büyük çocuklar için fincan veya bardak kullanılır.
-Kabın ağzı kapatılarak temiz ve serin yerde saklanır.
-Her gün için sıvı yeniden hazırlanmalı. Önceki dökülmelidir.

BULANTI VE KUSMADA DOKTORA NE ZAMAN GİDİLİR?


Altı yaşından küçük çocuklarda;
-Birkaç saatten uzun süren bulantı ve kus­ma varsa
-Kusmuk bir ağız kesiği veya burun kanamasından kaynaklanmayan kan içeriyorsa
-Kusmuğun rengi parlak, sarı veya yeşilse
-İshal varlığında
-Sıvı kaybı bulguları varsa
-Ateş mevcut ve döküntü varsa
-Bebeğin uyanması zorsa veya uyanık olduğunda dikkat dağınıklığı görünüyorsa
-Bebek bir kafa yaralanması geçirdiyse. Pek çok çocuk herhangi bir tipteki yaralanmayı takiben hemen kusar. Fakat eğer kusma devam ediyorsa ve buna uyuklama ve alışılmamış  davranış eşlik ediyorsa endişe edilmelidir.
-Son altı saattir idrar yapmadıysa doktora gidilmelidir.

Altı yaşından büyük çocuklarda;
-24 saatin üzerinde bulantı ve kusmaya is­hal eşlik ediyorsa,  2 saatten uzun karın ağrısı varsa
-Sıvı kaybı bulguları varsa, susuzluk hissi kaybolmamışsa,
-Son 6-8 sattir idrar yapmadıysa, idrar yaparken acı hissediyorsa,
-Ağız ve dudaklar kuruysa, ağlama sırasında gözyaşı gelmiyorsa,
-Çocukta sayıklama varsa,
-Normalden fazla uyku hali, uykudan zor uyanıyor ve sersemlemişse,
-Ciddi baş ağrısı veya ense sertliği varsa
-Bir  günden  uzun   süren  bulantı-kusma varsa  ve  kusma ile birlikte mide ağrısı karın ağrısının devam etmesi durumunda mutlaka yeni yapılmış bir gaita örneğiyle birlikte  hekime başvurulmalıdır.

Erişkinlerde;
-Kusma içeriğinde kan veya kahve telvesi görünümü varsa
-Uykuya meyil, dikkat azalması, bilinç kaybı varsa
-Ciddi karın ağrısı varsa
-Yüksek ateş varsa
-Bulantı ve kusmayla birlikte ishal varsa, şiddetli, sulu, köpüklü, sümüklü, kanlı, yeşil kaka yapıyorsa ,
-Nabız ve solunum sayısında belirgin artış varsa,
-Bulantı-kusma 24 saatten uzun süreliyse veya orta derecede sıvı kaybı bulguları varsa.

BULANTI ve KUSMADA BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ

-Soğuk bal şerbeti içirilir.
-1 kg bal, 1 kg üzüm pekmezi, 50 gr nane, 50 gr kakule, 50 gr karanfil, 50 gr tarçın, dövülüp macun yapılır. Aç karnına 1 yemek kaşığı yenilir.
-Hasta dinlenmeye, istirahata alınarak bir bardak soğuk su yudum, yudum içirilir.
- Orta boy bir havlu soğuk suya batırılarak boynuna sarılır.
- Bir bardağın içinde 5 gram tuz eritilir, bunun üçte ikisi içilir.
-Şekeri az limonata içirilir.
-1 bardak kaynatılmış suya bir tutam ıhlamur atılarak 5 dakika bekletilir ve suyu içilir.
-Asabi, sert kusmalar da; 15 gram adaçayı bir litre suda haşlanarak çay gibi içilir.
-4 bardak suya bir tutam nane ve bir limonun kabuğu konarak 10 dakika kaynatılır. Daha sonra ılık olarak birer çay bardağı içilir.
-Ebegümeci: 1 bardak kaynar suya, 5-6 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, Günde 2-3 bardak içilir.

-Adaçayı:
a)1bardak kaynar su­ya, 2-10 gr ufalanmış bitki ko­nur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.
b)Adaçayı toz haline getirilir, gün­de 3 defa 0.5-3 gr içilir.

-Nane: Kusmaya karşı en iyi doğal çözümlerden biri nanedir.  
a)1 bardak kaynar suya, 8-10 gr kuru nane konur, 10 dk bekletilir, günde 2 bardak sabah ve akşam içilir (bilhassa asabi mide bulantılarında).
b) 1 cezve suda 3 çay kaşığı nane ve yarım limon kaynatılır, süzülerek içilir.
c)Nane esansından günde 2-10 damla şekerle alınır.
d)Nane yaprakları toz haline geti­rilir, günde 3 defa 1-4 gr içilir.
e)Nane limon kaynatılır. Bunun için; bir limonun suyu sıkılıp içine bir yemek kaşığı kadar nane ekleyerek (limon suyuna bir bardak olacak kadar su eklenebilir) kaynatılır. Kaynadıktan  hemen sonra süzüp biraz bal ilave edilerek içilir.
f) 1 çay bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış nane konur. 5 dakika sonra süzülür. Ilık olarak günde 3-5  çay bardağı içilir. Bunun içerisine 1 dilim limonda atılırsa  daha iyi olur. Nane fazla koyulmamalı aksi halde bulantıyı arttırır.
g) Bulantı ve kusma gibi durumlarda çocuğa nane ve lavan­ta koklatmak rahatlamasını sağlar.

-Nane suyu: Aç karnına birer bardak nane suyu içilir. Nane suyundan günde 20-80 gr alınır. Nane suyunu limon ve biraz zencefil suyuyla karıştırarak tüketilir. Karışımı tatlandırmak için bal kullanılır. -Nane çayı ya da nane yağının dumanı içe çekilir.Nane çayını akşam yemeğinden sonra tüketilirse sindirim sisteminizi rahatlatır. Limon ve su tüketerek de mide bulantısının önüne geçilebilinir.

-Kekik, papatya, ekinezya, nane ve kekik çayları bulantıya iyi gelir. Adı geçen bitkilerin yağlarını içi sıcak su dolu bir leğene damlatıp çocukların ayakları bu su ile yıkanır. Bu uygulama enfeksiyon nedeniyle ortaya çı­kan bulantı ve kusmayı tedavi eder.
a)1 bardak kaynar suya, 2-3 gr kekik konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.
b)Kekik toz halinde günde 3 defa 1-4 gr içilir. Kekik suyuna limon sıkılıp içilir.
c)1 çay bardağı kaynatılmış suya 2çay kaşığı kekik konup karıştırılarak içilir.

-Zencefil:
a)1 bardak kaynar suya, 1 çay kaşığı toz zencefil konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.
b)Toz zencefilden günde 3 defa yarım, 1 çay kaşığı içilir.
c)Zencefil kökleri kaynatılır, gün­de 3-4 bardak içilir.
d)Zencefil (zingiber offuinale), Romen papatyası (Anthenus nobilis) ya da yalancı ısırgan (Ballota nigra) demleyerek mide bulantısı azaltılır. Bir çay kaşığı kurutulmuş bitki bir fincan kaynar suyun içinde beş dakika demlenir.
Uyarı! Hamileler, yalancı ısırgan kullanmamalıdır.
Yemek sonrası mideyi hafifletmek için: Zencefil kökünü ince dilimler halinde kesilir, 10-15 dakika kaynatılır, iyice demlenmesi için 15 dakika oda sıcaklığında bekletip ve suyu balla karıştırarak içilir.
Bir tatlı kaşığı zencefili, bir bardak klorsuz su ile beş dakika kaynatıp ve demlenmesi için biraz bekledikten sonra, bal ile tatlandırılarak içilir. 50 gram zencefil, 40 gram karanfil toz haline getirilir yada toz halinde aktarlardan temin edilir. Daha sonra yemeklerden önce bal ile tatlandırarak bir çay kaşığı yenilir. Yemeklerden önce bir fincan turunç suyu içmek, bulantı ve kusmaların önüne geçecektir.

-Zencefil ve fesleğen çayı: Küçük bir kaba bir miktar ezilmiş zencefil ve bir kaç fesleğen yaprağı konur. Bu karışıma 2-3 bardak su ekleyip ve düşük ateşte kaynatılır. Ateşten alınıp 5-10 dakika bekledikten sonra 1 tatlı kaşığı bal katılır. Zencefil fesleğen çayından yarım bardak içmek mide bulantısını geçirecektir.
-Çocuğa bir parça taze zencefil çiğnetilir. Taze zencefil özellikle de yolcuklarda kusan çocuklar için oldukça etkilidir.
- Zencefilin kökleri kaynatılır ve günde 3-4 bardak içilir.
- 1 bardak kaynar suya, 1 çay kaşığı toz zencefil koyup, 10 dakika bekleyip içilir.

-Ihlamur: 4 bardak kaynak suya 1 çorba kaşığı ıhlamur konur. 10 dakika bekletildikten sonra 1 su bardağı içilir. 
Ihlamur haşlanır günde birkaç çay bardağı içilir. Ihlamur çayı hazırlanıp içine 2-3 damla limon sıkılarak içilir.

-Anason Tohumu:
a)1 bardak kaynar suya, 2-4 gr anason tohumu konur, 10 dk bekletilir, gün­de 2-3 bardak içilir.
b)Anason toz haline getirilir, gün­de 1-2 defa 0.5-1 gr içilir. -250 mlt su (yaklaşık 1,5 su bardağı) kaynatılır; 2 çay kaşığı anason tohumu , 2 çay kaşığı kimyon tohumu, 1 çay kaşığı nane yaprağı  suyun içerisine konulur ve bir-iki taşım tekrardan beraber kaynatıldıktan sonra 10 dk demlenmeye bırakılarak süzülür. Günde 2-3 çorba kaşığı çocuğa aç karnına içirilebilinir. Bebeklerde gün içerisinde 4-5 defa 2-3 damla içirilebilinir. Bu karışım mide bulantısı içinde kullanılabilinir.
-1 bardak kaynar suya, 2-4 gram anason tohumu koyup, 10 dakika bekleyip içilir.
- Karanfil ve anason kaynatılır, birer bardak içilir.

-Limon ve portakal:
Sıcak suya bir kaç damla limon sıkmak ve içmek mide bulantısına iyi gelir. Araç veya deniz tutmasına karşı limon koklanır. Bir dilim portakal biraz tuzlanarak  yenirse mide bulantısı azalacaktır.

-Karanfil ve tarçın
: 2-3 bardak suya bir kaç karanfil ve bir tutan tarçın atarak yavaş yavaş kaynatılır. Ateşten aldıktan sonra 5-10 dakika bekletip yudumlayarak içilir, kusmaya iyi gelecektir.

-Kimyon ve türk kahvesi: Bir çorba kaşığı bal, bir tutam türk kahvesi ve kimyonla karıştırarak yavaş yavaş yenir. Kusmayı durdurmak için bir tutam kimyon ve türk kahvesini bir bardak sıcak sütle katıştırarak içilir.

-Kişniş: Bir kaç tane kişniş tohumu kısık ateşte kaynatılır. Ateşten aldıktan sonra süzülür ve yavaş yavaş içilir. Kişniş tohumu yoksa kişniş yaprakları da aynı işi görecektir. Kişniş ve demirhindikaynatılır, birer bardak içilir.

-Elma suyu ve zencefil: Çeyrek bardak elma suyu ve bir çay kaşığı zencefil tozuyla blenderde buzla karıştırarak yavaş yavaş içilir. Kusma hissini geçirmek için bu karışımı dondurarak daha sonra dondurma gibi de tüketilebilinir.
-1 bardak kaynar suya, 1-6 gram acı pelin bitkisi konur, 10 dakika bekletip balla tatlandırılır.
Pelin otu toz haline getirilir ve günde 1-2 gram içilir. Pelin yağı da kullanılabilir.
-Bir bardak böğürtlen ya da papatya çayı hazırlanır ve soğumaya bırakılır. Ha­zırlanan çay çocuğa yudum yudum içirilir. Papatya ve böğürtlen çay­ları çocuğun bağışıklık sistemini harekete geçirir ve sindirim sistemini rahatlatır.
-Aşırı yağlı yiyeceklerin neden olduğu bulantı ve kusma vakaları için rüzgâr­gülü bitkisi kullanılabilir.
-Kusma ile rahatlamayan ve bir saati aşkın süredir karın ağrısı çeken çocuk­lar için bıldırcın otu kullanılabilir.
-Başa alınan bir darbe sonucunda ortaya çıkan bulantı ve kusma vakaların­da dağ öküzgözü (arnika) kullanılabilir.

-Sarı kantaron, ahlat (yabanarmudu), hayıt, nergis, oğul otu, karabaş otu, melisa yaprağı, biberiye, limon çiçeği, mentollü nane, erik çiçeği. Otlar ayrı ayrı veya bir kısmı kaynatılarak suyu içilir.
-50 gram melisa bir bardak suda haşlanıp içirilir.

-Karanfil, tarçın ve kakule gibi ısıtıcı baharatlar sindirime yardımcı olur. Bu baharatlardan bir veya birkaçı mide bulandığında çay yapmak için kullanılabilinir. Mide ülseri varsa bu tedavi uygulanmaz.
Kakule, nane, karanfil, tarçın; ayrı ayrı dövülüp toz halinde yutulur veya balla karıştırılıp ayrı ayrı veya beraber yenir, kaynatılarak su ile tek tek veya beraber içilir.
-1 çay bardağı kaynamış suyun içine 1 tatlı kaşığı merzengüş katılıp içilir.

- Merzengüş otu iki bardak suda kaynatılıp içirilir.

-Kızılcık şurubu: Sulandırarak verilebilir.

-Sumak: 1 çay kaşığı sumak;1 çay bardağı kaynar suda 15 dakika bekletilir. Süzüldükten sonra tatlandırılarak verilir.

-Nar şurubu(ekşisi):1/8 oranında sulandırılarak günde 3 kere verilir.
-Birer bardak nane usaresi, erik usaresi, ayva usaresi, limon suyu içilir. Birer tattı kaşığı günlük yutulur. Birer tane ayva yenilir. Şaplı maden suları içilir. Demirhindi şurubu içilir. Erdel kökü kaynatılarak içilir.
-1,5 gr sumak, 1,5gr kimyon toz haline getirildikten sonra su ile yutulur.

-Kuzu kulağı kökü: 1 bardak kaynar suya, 10 gr ince kıyılmış kök konur, 10 dk bekletilip içilir. Kuzu kulağı kökleri kaynatılır, şurup yapılıp içilir. 

Demir hindi: 1 kilo kaynar suya, 20 gr demir hindi konur, soğuyunca süzülür, şekerle tatlandırılır, günde birkaç bardak içilir. 
-Bulantıyı kesmek için 1 bardak su ile şerbet yapılır. İçerisine 1 çay kaşığı karbonat bir miktar limon tuzu konulup eritilir. Gazoz haline getirilir. Bulantı kesilinceye kadar yudum yudum içilir. 
 -Ekşi nar veya ekşi nar pekmezi yenir. 
-Limon kabuğuyla beraber yenir. 
-Tatlı elma kabuğuyla yenir. 
-Okaliptüs kaynatılıp içilir.

-Bach çiçek terapileri çok uzun süren kusma olaylarında ve stres gibi etkenler­den dolayı ortaya çıkan bulantılar için oldukça uygundur. Çiçek terapileri bu­lantısı olan çocuğun hissettiği paniği ve korku duygusunu da geçirir.
-Duygusal çalkantılar sonucunda ortaya çıkan ve panik hissi ile daha da artan bulantı ve kusmalar papatya ve mine bitkileri ile tedavi edilebilir.

-Seyreltici bir yağ ile seyreltilen papatya veya lavanta yağını kullanarak yapılan masajlar bulantıyı giderir. Bu yağlarla özellikle de gö­bek bölgesine yapılan masajlar oldukça etkilidir.
Lavanta yağından günde 3 defa, kesme şeker üzerine 3,5 damla damlatıp alınır.
-Antiseptik özellikleri olan kekik ve çay ağacı yağlarından alınan birer damla­, bir mendile damlatıp çocuğun mendili koklaması sağlanır. Ço­cuğun kendisini daha iyi hissettiği görülecektir. Çocuğun banyo küvetine damlatılan bir damla lavanta yağının rahatlatıcı bir etkisi vardır.

Not: Yukarıda önerilen çözümlerden hepsini değil yalnızca istenilen veya hoşa gidenler uygulanabilir. Uygulamak için seçilen çözümün her hangi bir etkisi olmazsa değiştirip başka bir çözüm denenir.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document