Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


Akrep Sokması

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Akrepler, serin, nemli yerlerde yaşarlar; bodrum, çöplükler ve odunluklar en sevdiği yerlerdir. Genelde akşam serinliğinde ısırırlar. Öldürücü olan türlerle (Centruroides salpturatus) zararsız türleri ayırt etmek çok zor olduğundan, tüm akrep ısırıklarını acil tedaviye almak gerekir.

Akrep sokması; toprakta çalışanlar arasında oldukça yaygındır. Akrep, kuyruğu ucundaki zehir kesesi ve iğnesi ile sokarak zehirler.

Daha çok Güney ve Güneydoğu Anadolu’da akrep sokması vakaları görülür. Akrep genellikle yatak ve elbiseler arasında bulunur. Temas edilir edilmez sokar.

Akrep sokmalarının etkisi, akrebin türüne, boyuna, yaşına, cinsiyetine, saldırganlığına, mevsime, sokulan kişinin alerji hassasiyetine, yaşına, sokulan bölgenin hayati fonksiyonlara sahip organlara yakınlığına göre değişmektedir. Bilhassa kalp ve solunum rahatsızlıkları olan insanlar, akrep sokmalarından fazla etkilenmektedir. Aslında iğnenin sokulan organda bıraktığı deliğin derinliği de zehirlenmenin etkisini belli eder. Eğer iğne kemiğe denk gelmişse alttaki yumuşak dokulu kısımlara ulaşamadığından çok daha az etki bırakır. Bütün akrepler, nörotoksik (merkezi sinir sistemini etkileyen) bir zehire sahiptir. Ancak bazı ekzotik türler sitotoksik (hücreleri etkileyen) zehire sahiptir.

BELİRTİLER

Hindistan ve Güney Amerika’da, çok zehirli akreplerin sokmalarını takiben solunum felci ve ölüm sık görülür. Türkiye de ise  yalnız kalp ve ağır böbrek veya karaciğer hastalarında böyle haller görülür.

Az zehirli akrep sokmasından sonra lokal belirtiler oluşur; kızarma, şişlik, yanma hissi, ağrı.

Zehri fazla olanların sokmalarında bu lokal belirtilerden başka sistemik belirtiler de vardır. Ağrı çok fazladır. Isırık yerinde çok şiddetli ani bir acıdan sonra duyarlılık artması (parestezi, hiperestezi), daha sonra uyuşma gibi duyu bozuklukları oluşur ve yayılma gösterir. Genel halsizlik hissi, bir – iki saat içinde huzursuzluk, tükürük, gözyaşı, burun sekresyonlarında artma, terleme, bulantı, kusma, reflekslerde ve kas tonusunda artma, zehirin hızla kana yayılması halinde, genel kramplar,  hipertansiyon, solunum yetmezliği, dolaşım yetmezliği, ajitasyon, koma, konvüzyonlar görülür. Bunlar nörotoksik belirtilerdir. Yani akrep zehri sinir sistemini etkiler. Ağrısı büyüktür. Ürperme, ateş yükselmesi, şok hali, kas kasılması, hatta boğulma görülebilir.

Nabızda düzensizlikler, kalp yetmezliği eklenebilir. Ölüm genellikle 12 saat içinde, bazen 2 gün içinde olabilir.

Akrep sokmalarında görülen semptomlar ve diğer belirtiler;
-Sokulan yerde 30 dakika veya biraz daha fazla süren çabuk ve şiddetli, yanma hissi uyandıran ağrı ve genelde gözle görülebilen sokulma işareti (iğne izi),
-Semptomlar, esas 30 dakika veya bazen 4-12 saat sonra görülmeye başlar ve takip eden 24 saat boyunca artarak kendini gösterir. Ağrı, belli bir bölgede olabileceği gibi, karındaki kramplar şeklinde başka bir yerde de oluşabilir.
-Yanma hissi ile genellikle el, ayak, yüz ve baş derisinde görülen iğnelenme, karıncalanma ve aşırı bir duyarlılık (paraesthesia),
-Giyecek birşeyler arama, yatağa girme isteği gibi deride aşırı duyarlılık ve sesten bile rahatsızlık (hyperaesthesia),
- Bacakları bükememe şeklinde kas koordinasyon bozukluğu veya yürürken sarhoş gibi davranma, istem dışı hareketler, titreme, halsizlik (ataxia),
-Bazı türlerde (Afrika'daki Parabuthus spp. gibi) nabzın 100-150'ye çıkması (tachycardia),
-Yeme ve yutma sorunları (dysphagia),
-Konuşma zorluğu (dysarthia),
-Başağrısı, kusma ve ishal (diarrhea),
-Hastanın göz kapaklarının bükülmesi, sarkması (ptosis),
-Bebeklerde hiperaktiflik ve sebepsiz yere ağlamalar,
-İdrar güçlüğü,
-Solunum güçlüğü ve buna bağlı ölüm.

İLK YARDIM

-Ekstremitede sokulan yerin üstünden ve altından turnike uygulanarak zehirin kana ve lenfe yayılması önlenir. Turnike aralıklarla açılarak 3-4 saat sürdürülür.
-Yaralı bölgeye soğuk su veya buz uygulanır(2 saat). Önemli olan önce acısını geçirmek ve yarayı dezenfekte etmektir.

-Kesi yerine karbonat bulamacı konursa ağrı durur. Lokal olarak permanganat veya amonyak sürülür. Sokulan yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyulur.

-Zehir gözlere temas edecek olursa; bol su veya süt vs. gibi bir sıvı ile yıkanmalıdır.

-Diğer yöntemler: Isırık yeri ekstremitede ise ekstremiteye turnike uygulanmasından sonra buzlu suya sokup, 5-10 dakika sonra turnikeyi açıp ve ekstremiteyi buzlu suda 2 saat tutmakdır.

-Yara yerinin temizlenmesi (Alkol-İyot, bol su ile yıkama)

-Vazokonstriktör içeren lokal anestezik infiltrasyonu.

-Yakılarak steril edilen bıçak veya jiletle kesilerek kan akıtılır. Kesilen yerden kan emilir. İnsizyon ve emme akrep sokması için de önerilirse de zehrin ufak miktarda olması ve süratli absorbsiyonu bu tekniğin uygulanabilirliğini kısıtlamaktadır. Emilme yapılır ise, akrep zehiri, ağız mukozasından emilmez.

-Akrep sokan kişi yürütülmez ve hareket ettirilmez.

-Hyperaesthesia durumunda ağrıyı hafifletmek için hastaya bir analjezik (Aspirin, Paracetamol) verilebilir ve hemen hastaneye sevketmeli,

-Kalp ve solunum fonksiyonları takip edilmeli,

-Sistemik semptom görülen hastalar ile bilhassa çocuklar ve yaşlılar 24-48 saat süreyle müşahade altında tutulmalı,

-Panzehir, sadece ciddi zehirlenme durumlarında tatbik edilmeli,

-Antihistamin ve steroidler sadece panzehire karşı alerjik tepkimeler görüldüğünde uygulanmalı,

-Anaphylactic tepkimeler daima takip edilmeli ve görülürse adrenalin uygulamalı,

-Ağrı ve krampları önlemek için damar içine (intravenöz) 10 cc %10 kalsiyum glukonat IV uygulanabilir. Ancak bu da sadece 20-30 dakika süreyle etkisini sürdürür,

-Enfeksiyonu önlemek için tetanoz iğnesi yapılabilir.

AKREP SOKMALARINDAN KORUNMAK

Bir konutun çevresindeki akrep sayısını azaltmak için, mümkün olduğunca yerdeki yığın, döküntü ve bitkilerden kurtulmak gerekir. Ultraviyole ışık altında tüm akrepler yeşil renkte parlarlar, dolayısıyla akreplerin bulunduğu yerlerde gece yürürken, taşınabilir bu tür bir lamba faydalı olacaktır.

-Özellikle geceleri, akrep olabilecek yerlerde çıplak ayakla dolaşılmamalı, mümkünse ayağı iyi kapatacak şeyler giyilmeli,
-Akreplere çıplak elle dokunulmamalı,
-Kamp yaparken veya açık arazide yatarken; doğrudan zeminde yatılmamalı,
- Arazide çeşitli amaçlarla taş veya ağaç kütüğü vs. kaldırırken dikkatli olmak; taş altında olabilecek bir canlıyı araştıran araştırıcının (biyoloğun) taşı kendine doğru çevirmesi (karşıya doğru değil!) gerekir.
-Bölgenin akreplerinin yüksek zehirli veya pek zararsız olup olmadıklarını öğrenmekte de yarar vardır.

Yapılması yanlış olduğu söylenen uygulamalar:

-Sokulan yeri bıçak vs. ile yarmak, kesmek, emmek, çeşitli merhemler sürmek gibi yöntemlere başvurulmamalı veya geleneksel yöntemler "kocakarı ilaçları vs." kullanılmamalı,
-Semptomların etkisini azaltmak için alkol kullanılmamalı,
- Kuvvetli bir zehirlenmeye bağlı herhangi bir semptom veya alamet yoksa, panzehir (antivenom) kullanılmamalı,
-Örümcek veya yılan panzehirleri kullanılmamalı,
-Fazla salya salgılamayı (daha çok Afrika'daki Parabuthus türlerinde görülür) önlemek için (başka alerjik durumlara sebep olmaması için) atropin tatbik edilmemeli,
-Morfin ve morfin benzeri acıyı azaltacak şeyler kullanılmamalı; zira bunlar nabzın artmasına ve solunum güçlüklerine sebep olabilir.

Komplikasyon durumları, özellikle de şok hâli ortaya çıkarsa, doktora haber verilmeli. Tehlikeli türlerinin sokmalarında kazazedeye akrep serumu en kısa zamanda yapılmalıdır. Fakat yılan serumunda olduğu gibi, bunda da iğnenin bir doktor tarafından yapılmasında yarar vardır.

Akrep serumu (serum antiscorpionique) lokal olarak kas içine yapılır. Hidrokortizon hemisüksinat 250 mg veya muadili IV verilir. Bulantılara karşı atropin 1 mg SC yapılır.

Antivenom Uygulanışı

-Spesifik antivenin bulunabilirse uygulanır.
-Akrep serumu, ilk dakikalarda lokal olarak sonraları İM olarak 3-5 ml zerkedilir.
-Şok ve dehidratasyon ile mücadele edilir. Bu nedenle kortikosteroidlerden yararlanılır.
-Huzursuzluk ve ajitasyon hallerinde, büyük dozda barbitürat kullanılabilir.
-Akrep sokmasında morfin ve dolantinden kaçınılmalıdır. Çünkü bu ilaçlar toksinin etkisini ağırlaştırır.
-Antihistaminikler kullanılabilir.
-Solunum yetmezliği için önlem alınır. Gerekirse hastalar bir ventilatöre bağlanır.
-Erken dönemde başvuran hastalar için 1 ampul genellikle yeterlidir.
-Bulguların ciddiyetine ve gecikilen süreye bağlı olarak, doz, birkaç misline kadar çıkartılabilir.
-Çocuklarda, erişkine göre daha yüksek doz kullanımı gerekebilir.
-Antivenomun yarı dozu sokulan bölgeye s.c., diğer yarısı da yakın bölgedeki kas içine i.m. olarak yapılır.
-Lakrimasyon, taşikardi ve hipertansiyon yaygındır, ancak bazı türlerde bradikardi ve hipotansiyon da görülebilmektedir.
-Disritmiler, sol ventrikül fonksiyon bozukluğu, EKG değişiklikleri (QRS ve QT uzaması, ST ve T dalga değişiklikleri) kardiomyopaty ve kalp yetmezliği daha nadir görülür.
-Solunum sıkıntısı sekresyon artışına bağlı gelişebilir. Pulmoner ödem, hiperventilasyon, pnömoni gelişebilir.
-Bulantı, kusma, salivasyon ve terleme yaygındır, ancak pankreatit gelişimi nadiren görülmüştür.
-SSS depresyon bulguları, ajitasyon, hareket bozukluğu, parestezi gelişebilir. Nadiren fasikülasyonlar, diskinezi, halüsinasyon, nistagmus, uykuya meyil ve nöbetler görülebilir. Priapizm, özellikle çocuk hastalarda daha sık gözlenmiştir.
-Metabolik asidoz ve lökositoz sık görülür.

HOSPİTALİZASYON ENDİKASYONLARI

  • Sistemik bulguları olan hastalar
  • <5 yaş hastalar
  • Hipertansiyon gelişen hastalar
  • Kardiak hastalığı olanlar
  • >60 yaş hastalar
Derleyen: Zeynep Uygur

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document