Untitled Document
Untitled Document
Untitled Document
Site İçi Arama
 
Untitled Document
 
 
 
anal fissür
bebeklerde pişik
boyun fıtığı
İBS
kabızlık
Kadınlarda Mantar Enfeksiyonu
Kadınlarda Vajinal Akıntı
site haritası

 


BİR DOKTORUN TEŞHİSİYLE YETİNMEYİN

Untitled Document

 

yaklasansaat.com
 
 

 

 

Araştırmalara göre; konulan teşhislerin yüzde 40'ı yanlıştır. Sağlığınızla ilgili ikinci bir doktordan görüş almanın kendi doktorunuza ihanet olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bilinçli hastaların, sorunu ne olursa olsun ikinci bir görüş aldıklarını aklınızdan çıkarmayın.

Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi Kalp Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, 'İkinci görüş neden önemlidir?' konusuyla ilgili soruları yanıtladı:

* Neden her zaman ikinci bir fikir almamız gerekir?
Söz konusu sağlığınız olduğunda, mutlaka başka bir doktordan ikinci bir görüş almaya dikkat edin. Zaten günümüzde hastaların çoğu ikinci bir fikir almak için başka doktorlara başvuruyor. İkinci bir görüş alarak, doktorunuza ihanet ettiğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tam tersi bu hareketinizle ona yardım edecek, eğer onun atladığı noktalar varsa bunları ortaya çıkarmış olacaksınız. Özellikle sağlığımızı tehdit eden ciddi rahatsızlıklarda, bir başka doktordan ikinci bir görüş almak sizi birçok tehlikeden korur. Hiçbir dedektifin bir davayı çözerken sadece tek bir tanıktan dinleyerek olayı çözmeye çalıştığını gördünüz mü? Aynısı sizin sağlığınız için de geçerlidir. 'Bilinçli hasta' da dedektifin başvurduğu bu yola başvurmalıdır. Araştırmalar ikinci bir görüşün ilk konan teşhislerin yüzde 30'unu değiştirdiğini gösteriyor. Her ne kadar ikinci bir görüşün alınmasının ne kadar önemli olduğu bilinse de, bir yılda tedavi görenlerin sadece yüzde 20'sinin ikinci bir doktora daha başvurduğu görülüyor. Halen,her beş kişiden yalnızca biri, ikinci bir görüşe ihtiyaç duyuyor.

* Teşhiste doktor yanılabilir mi?

Hastaların ikinci bir doktora başvurmamasının en önemli nedeni; kendi doktorlarına duydukları güven ve inançtan kaynaklanır. Çoğu kendi doktorlarına o kadar inanır ki, onun koyduğu teşhisin doğruluğundan şüphe dahi etmez. Doktorunuza kahramanınızmış gibi davranmaktansa, herkesin hata yapabileceği gerçeğini unutmadan hareket etmeniz gerekir. Herkes gibi o da teşhisinde yanılıyor olabilir. Çok acil durumlar dışında (kalp krizi gibi), ikinci bir görüş almanız için çoğu zaman birkaç gün vaktiniz olur. İkinci görüş için başvurduğunuzda; hemşireye ya da doktora ikinci kez teşhis için geldiğinizi ve zamanınızın sınırlı olduğunu söyleyebilirsiniz.
Yüzlerce hastalığın belirtileri çoğu zaman birbirleriyle aynıdır. Bazıları ise vücutta yayılana kadar belirti göstermez. Bu bilgiler doğrultusunda konulan ilk teşhislerin doğruluğu tartışılır. Araştırmalar gösteriyor ki, konulan teşhislerin yüzde 40'ı çoğu zaman yanlış olabiliyor. 2 bin 500 otopside yapılan incelemeler sonucunda; yüzde 40'ının teşhis edilemeyen hastalığa sahip olduğu görüldü.

Çoğu zaman ilk teşhiste gözden kaçan, ancak kapsamlı testlerde ve ikinci teşhislerde ortaya çıkan hastalıklar şunlardır:
* Kronik yorgunluğun belli bir teşhis testi yoktur.
* Depresyon türlü fiziksel ve duygusal belirtilere neden olabilir.
* Yüksek tansiyon ya da hipertansiyon, önceden belirti göstermeyebilir.
* Tip 2 şeker hastalığının belirtileri yavaş yavaş ortaya çıkar.
* Böbrek hastalığı, vücudu tetikleyerek bazı belirtileri ortaya çıkartabilir.
* Cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtileri de ortaya çıkmayabilir ya da yıllar sonra kendini gösterir.

* Hastalar, sağlıkları konusunda yeterince bilinçli davranıyorlar mı?

Halkın eğitim seviyesi; sosyo-kültürel durumu, ekonomik düzeyi ve sağlıkla ilgili tercihlerini belirliyor. Sağlıklarını hastalandıktan sonra düşünmeye başlıyorlar. Sağlığını koruyup geliştirmek üzere çaba sarf eden çok az kişi var. İnsanların çok azı, dişlerini düzenli ve usulüne uygun olarak fırçalıyor. Çok azı, sağlıklı besleniyor. Nüfusun yarısı sigara kullanıyor. Düzenli egzersiz ve spor yapan, hemen hemen yok gibi!

*Doktorunuz teşhisi koyduğunda, aşağıdaki küçük testi yaparak ikinci bir görüşe ihtiyaç duyup duymadığınızı anlayabilirsiniz:
* Hastalığımı nasıl anladım, teşhisim nasıl kondu?
* Bu rahatsızlığım genel sağlığımı nasıl etkiliyor?
* Hastalığım tedavi edilebilir mi, tedavi edilmesi gerekli mi, tedavi edilmezsem ne olur?
* Teşhise kılavuzluk etmesi açısından başka testlerin yapılmasına gerek var mı?
* Yapılacak testlerin herhangi bir yan etkisi var mı?
* Hangi tedavi yöntemi seçeneklerim var?
* İkinci bir görüş almamın ne gibi yararları var?
* Bu hastalıkla ilgili daha fazla bilgiyi nereden bulabilirim?
* Bu hastalığı tedavi eden en iyi merkez nerede?

* Hangi zamanlarda ikinci bir görüşe başvurmalı?

* Doktorunuz ameliyat olmanız gerektiğini söylediği zaman...
* Doktorunuz belirtilerinize teşhis koymakta güçlük çektiği zaman...
* Hastalığınız doktorunuzun uzmanlık alanına girmiyorsa...
* Bir süredir tedavi olmanıza rağmen, olumlu sonuçlar alamıyorsanız...
* Doktorunuza inancınızı kaybettiyseniz, iletişim kurmakta zorlanıyorsanız...
* Başka tedavi yöntemleri denemek istiyorsanız..

*Hastane seçimi ne zaman yapılmalı?
Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Harika mı? O halde en uygun hastaneyi bulmak için doğru zaman! Çünkü sağlıklı olduğunuz zaman, paniklemeden ve objektif olarak gerekli araştırmayı yapabilir, kendiniz ve aileniz için doğru müdahalenin yapıldığı uygun hastaneyi bulabilirsiniz. Amerika nüfusunun yüzde 95'i, oturdukları bölgede kendilerine en yakın iki-üç hastaneden birini tercih ediyor. Sizin yapmanız gereken ise; şu iki soruya dikkat etmektir:

Birincisi, acil durumlarda en iyi koşullarda hangi hastane benim için gerekeni yapar?

İkincisi ise, acil olmayan durumlarda hangi hastane ihtiyaçlarımı tam olarak karşılayabilir? Bu iki sorunun yanıtı, çoğu zaman birbirini destekler.

*Acil servisi için bir hastane nasıl seçilir?

Acil servis için ilk önce kendi doktorunuza danışın. Doktorlar acil servisler konusunda kendi hayatları da söz konusu olduğu için, objektif ve doğru yönlendirme yapar. Bazen yolunuz uzun da olsa, en doğru müdahale için uzak hastaneleri tercih etmeniz gerekebilir.

*Ameliyat için en uygun hastanenin genellikle üniversite hastanelerinin olduğunu duymuşsunuzdur. Çünkü yarınların doktorları burada yetişir. Bu hastaneler, en son teknolojiyi kullanır. Eğer ameliyat olacaksanız, üniversite hastanelerini tercih etmeniz yararınıza olacaktır. Çünkü ameliyat sırasında etrafta gezen doktor adayı öğrenciler, sordukları sorularla uzman doktorun daha dikkatli olmasını sağlar. Ama yaz aylarında üniversite hastanelerini tercih etmeyin. Çünkü hastane koridorları okula yeni başlayan öğrencilerle dolar, dalında uzman kişilerin müdahalesi yerine, genç bir doktor adayının ilk hastası olabilirsiniz.

* Doktorla en iyi diyalog nasıl kurulabilir?
Doktora giderken hazırlıklı olun, kendi sorununuzu iyi bilin. Bilinçli bir hasta sorununu mümkün olduğunca fazla detaylar vererek, en kısa zamanda anlatır. Sadece baş ağrısı çektiğinizi söylemeniz yeterli değildir. Doktorunuz sormadan siz acıyı nerede hissettiğinizi, başınızın neresinin ağrıdığını, aniden gelen bir ağrının olup olmadığını ve ne kadar süreli aralıklarla olduğunu anlatın. Sorununuzu en detaylı biçimde söylemeye özen gösterin. Çünkü sağlık problemlerinin yüzde 80'inden fazlası hastaların verdiği detaylarla çözülüyor. Doktorunuzla her şeyi açıkça konuşun. Doktorunuz size ağrınızın şiddetini 1'den 10'a kadar sayılarla belirtmenizi isteyebilir. Bu sorununuzu çözmek için ilaç ya da başka tedavi yöntemi kullanıp kullanılmadığınızı da açıklayın.

Doktorunuz sizden bir teste girmenizi isterse ona mutlaka bunun nedenini sorun. 'Bu test bana neyi açıklayacak', 'Bu teste neden ihtiyacım var?' ve 'Bu testi yaptırmazsam ne olur?' gibi soruların yanıtını mutlaka alın. Testin başka alternatiflerinin olup olmadığını araştırın. 'Sosyal güvencem testin parasını karşılıyor mu?' ve 'Bana ne kadara mal olur?' sorularını sormaktan da çekinmeyin. Ayrıca yaptıracağınız testin yanılma olasılığını öğrenin. Teste girmeden neyin yanlış gidebileceğini, bu teste nasıl hazırlanabileceğinizi ve sonrasında neler olabileceğini iyice öğrenin. Sonuçları ne zaman alabileceğinizi sormayı da unutmayın.

* İlaç kullanımına ait hatalar önlenebilir mi?
Doktor size bir reçete verdiği zaman, dedektif gibi davranmalısınız. Sormanız gereken şeyler; 'Buna gerçekten ihtiyacım var mı?', 'Buna neden ihtiyacım var?' ve 'Bu ilacı ne zaman kullanmalıyım?' olmalıdır. Bilinçli bir hasta olmak; aynı zamanda kullanacağınız ilaçları daha ucuza bulma yeteneğini de içerir. Bilinçli bir hasta olarak ilaçların işe yaramasını sağlamalısınız.

Tahmini olarak, yanlış ilaç kullanımından her yıl 40 bin kişi ölüyor. Ve 1.3 milyon kişi de ciddi şekilde zarar görüyor.Yanlış kullanımın içinde; hatalı doz kullanımı, yanlış reçete almak ve yanlış ilaçları birbiriyle karıştırmak olabiliyor. Üstelik bu hataların bazıları bir doktor gözetiminde bile gerçekleşebiliyor. Reçetelerin ancak yarısı doğru bir şekilde yazılıyor ya da doğru şekilde yazılsalar bile, hastalar tarafından hatalı kullanılıyor. Bazı doktorlar ilaçlar için harcanan her 1 dolara karşılık, bu ilaçların yol açtığı problemleri düzeltmenin 2 dolara patladığını söylüyor. Ama bilinçli hastalar, bunun dışında kalıyor. Eczacı; en ucuz ve en kolay ulaşabileceğiniz sağlık kaynağınızdır. Onu ne zaman isterseniz görmeye gidebilirsiniz ve bunun için randevu almanıza da gerek yoktur. Neden çok az insanın, bu altın fırsatı yeteri kadar değerlendirmediği de bizim kafamızı karıştırıyor. Bilinçli hastalar, fırsat buldukça eczacılarıyla konuşur, dertleşirler. Çünkü bilirler ki; bu kişiyle kuracakları iyi bir ilişki, önem sıralamasında iyi bir doktor bulmaktan sonra ikinci sırada gelir. Karşılarına her gün aynı hastalığa sahip farklı ilacı kullanan kişiler geldiğinden; hangisinin daha etkili olduğunu ölçebilirler. Biz doktorlar için kabullenmesi zor olsa da eczacılar bizim bilmediğimiz pek çok şeyi bilir.

*Bir hastanın yapacağı en önemli hata; doktorla konuşmamaktır. Konuşmak teşhis açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; doktorlar hastalarının konuşmalarını 23 saniye içinde bölüyor. Doktor hasta arasındaki bu sağlıksız iletişimi değiştirmek gerekli. Bu şekilde devam edilirse gerçek bir bilgi alışverişi olmaz.
Kadınlar en iyi hastalardır. Bu gruba az sayıda bile olsa erkekler de girer. Ayrıca hasta ile ilgilenen kişilerin çoğu da kadındır ve bu kadınlar kocalarına, babalarına, oğullarına bakarlar. Bu kadınları sağlık konusunda daha güvenli bilgi sahibi yapmadan ilaçları da daha güvenli yapamayız.
Bir sürü doktora ulaşılabilir olmanın bir gereği yoktur. Önemli olan; ihtiyacı olan önemli doktorlara ulaşabilmektir. Yılmayın, ta ki doğru doktoru bulana kadar! Ve de doktorunuza bir öğrenci gibi yardımcı olun. Çünkü doktorunuz vücudunuzu size öğreten bir öğretmendir.

* Hasta doktorunu seçerken nelere dikkat etmeli?
Verebileceğiniz en önemli kararlardan biri doktorunuzu seçmektir. Sağlığınızı korumak için kurallarınız olmalı. Doktorunuzu futbol takımınızın koçu olarak düşünün yani sonuçta en önemli kişidir. Onu dikkatli seçmeliyiz ki; gelecek yıllarımızı da sağlıklı ve rahatlıkla geçirebilelim. Eğer buna dikkat etmezsek kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz. Çağrıldığımız kurtarma operasyonlarında çok kez böyle kötü sonuçların olduğunu gördük. Bilinçli bir kişi doktorunu düşünerek seçmeli ve o an doktorunun iyi olmadığını düşünürse hemen odasını terk etmeli. Ayrıca zaten bilinçli doktor da hastasını seçer. Bu nedenle doğru hasta ve doğru doktorun çakışması, tedavinin başarısını büyük oranda artırır. Doktor sizi kabul etmese bile doğru doktor olduğuna inanıyorsanız, vazgeçmeyin. Çocuğunuzun ilk doktoru çok önemlidir. Çocuğunuzun ilk diş doktoru ona kötü bir tecrübe yaşatırsa, çocuk bundan sonraki hayatında randevulardan hep korkacaktır. Çocuğunuz doktora götürme durumunu bir cezalandırma gibi görmemelidir.

*Doktor seçerken ilk kime danışmalı?
Eğer sağlık kuruluşunda çalışan bir tanıdık ya da akrabanız varsa kendinizi şanslı hissedin. Ve ilk danışman olarak onu kullanın. Doktor seçiminde başlangıç olarak tanıdıklara sormak çok iyi bir yoldur. Ama bazen de tanıdıkların söylediği kişiler, sizin için en doğru olmayabilir. Burada önemli olan şey, sizin kendiniz için en doğru kararı verebilmenizdir. Bunun için araştırma yapmayı öğrenmeniz gerekir. Doğru doktoru bulmak için birtakım basamaklara ihtiyacınız vardır. Internet, size uygun doktoru bulmak için en hızlı ve en kolay yoldur. Sitelerde ihtiyacınız olan branşla ilgili doktorları ve sorunlarınızı bulabilirsiniz. Ayrıca sağlık haberleri bu konuda size yol gösterebilir Hayatınızda önemli bir tıbbi komplikasyon olması olasılığı; 5'te 2'dir. Bu korkutucu ama aynı zamanda da doğru bir istatistiksel bilgi! Ve bunu en ileri teknolojiyi kullanan en iyi doktorların bile engellemesine imkan yok! Fakat yine de birçoğumuzun gerçekçi olmasa da böyle bir beklentisi var. Para hakkındaki bütün kararları, başkalarının onlar yerine almasına izin vermeyen veya bilinmedik bir seyahat acentesine seyahatlerinin her bir detayını ayarlaması için güvenmeyen onca insan; iş sağlığa gelince gönüllü olarak kendi kişisel güvenliklerinin bütün kontrolünü, sorgusuz sualsiz doktoruna bırakıyor. Tıp Enstitüsü'ne göre Amerika'da tıbbi hatalardan yılda 44 bin ile 98 bin arasında ölüm gerçekleşiyor. Bunun ne kadar büyük bir problem olduğunu görüyorsunuz; tam olarak ölüm rakamını bile belirleyemiyoruz. Bu konudaki en iyimser rakamı bile ele alacak olursak, tıbbi hatalar, göğüs veya prostat kanserinden daha fazla ölüme neden olmaktadır. Öldürücü olmayan fakat zarar veren hatalar, tipik hastalar için sayı olarak yüz binleri bulmaktadır. Halbuki bütün komplikasyonların yüzde 75'i önlenebilir niteliktedir. Teknolojide gerçekleşen şaşırtıcı gelişmelere rağmen huzursuz edici gerçek; 'sağlık sisteminin çok karmaşık hale gelmesi'dir. Artık sistemdeki herhangi bir insanın; bütün süreci güvendiği ve inandığı bir sağlık ortağı olmadığı sürece yürütmesine imkan yok.

Bir cerrah seçmeden önce, hastanede kim ile muhakkak konuşmanız gerektiğini bileceksiniz (örneğin; anestezi uzmanı). Niye hastane odanızdaki televizyona ait uzaktan kumanda cihazına hiçbir zaman dokunmamanız gerektiğini de... Sağlık bakım kuruluşlarına ait ağlar, ameliyat programları ve karmaşık sigorta planlarıyla Dr. A'dan gelen röntgenlerin ameliyat C için Dr. B'ye zamanında ulaşacağını her zaman varsayamazsınız. Gerçekten de sağlık sisteminin karmaşıklığı içinde yolunu bulabilmenin en iyi şekli bilinçli bir hasta olmaktır.

* Alternatif tedavi yöntemlerini kullanmalı mı?

Amerikalılar, eczanede satılan vitaminlerden, omurga masajı ile tedavilere, akupunkturculara, şifalı bitki ile tedavilere, masaj tedavisi ve hipnoza kadar yılda 50 milyar doları tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri üzerine harcıyor. Her dört hastadan üçü, alternatif tedavi yöntemlerinin bir şeklini kullanmaktadır. Fakat sadece 5 kişiden bir tanesi bundan doktoruna bahsetmektedir; bu çok yanlıştır. Doktorların sizin yuttuğunuz ilaç , olduğunuz iğne, içinize çektiğiniz ve fiziksel bir unsur içeren şekilde tedavisini gördüğünüz her şeyden haberdar olmaları gerekir. Hastalar, alternatif terapileri güvenli ve etkin bir şekilde entegre edebilmek için, doktorları ile beraber nasıl çalışabileceklerini öğrenmelidir.

*Doktora gitmeye böyle hazırlanın

* Doktora sorulacak soruları unutabilirsiniz, bu nedenle hepsini yazın.
* Rapor ve tahlil gibi tüm tetkikleri yanınıza alın.
* Kullandığınız ilaçların isimlerini yazılı olarak yanınızda bulundurun.
* Randevuya kiminle gideceğinize karar verin.
* Özel bir tahlil gerekir mi? Bunun için aç ya da tok karna gitmem gerekir mi? Bunları mutlaka öğrenin.

*Haklarınızı biliyor musunuz?
Hasta ve doktor ilişkisi son derece özeldir. O nedenle diğer hastalarla birlikte muayene odasına girmeniz kabul edilebilir bir durum değil. Aynı anda odaya birden fazla hastanın alınması çok sakıncalı. Hekimle hastası arasında özel ve gizli bir ilişki vardır. Hekime güven duymanız gerekir. Tabii ki bunu başka hastaların yanında yapamazsınız, diğer hastaların dışarı çıkmasını isteyebilirsiniz.Hasta ile ilgili bilgiler doktor tarafından yalnızca hastaya ve hastanın izin verdiği kişilere verilir. Hasta, rahatsızlığının yakınına söylenmesini istiyorsa bunu öğrenebilirsiniz. Hastanın hastalığı bulaşıcı ise doktor bu konuda çevresindeki insanları uyarabilir.

 


Untitled Document Untitled Document


anasayfa|bitkiler|vitaminler|mineraller|sağlıklı yaşam|haberler|ilk yardım|hastalıklar|site haritası|arama|e-mail

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Lokman Hekim'den Uyarı
Bu Site'nin amacı, "Giriş Yazısı" nda açıklanmıştır.Amaç ticari olmadığı gibi; tıbbi teşhis, tedavi ve reçete önermekte değildir.Aksine bu bilgilerin kullanımı, ilgili tıbbi uzmanın tavsiye ve onayını gerektirmektedir. Bu Site'yi ziyaret eden okuyucuların "Giriş Yazısı" nı dikkatle okumalarını ve bu bilgilerin kullanım sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalarını önemle hatırlatırız.

Untitled Document