|
BOYUN ANATOMİSİ
Boynun fonksiyonel yapısı; Boyun, omurganın en hareketli bölümüdür. Üzerinde 7-7.5 kg
ağırlığındaki başı taşıyan boyun; 7 omur, arkada faset eklemleri, omurlar
arasında önde disk denen yastıkçılar ve arkada deliklerden çıkan spinal sinirlerden oluşur. Omurilikten
çıkan 8 sinir, hareket ve duyu ile ilgili iletileri (ağrı dahil) baş ile omuz,
göğüs kafesi ve kollar arasında getirip götürür.
Omurilik 2 cm kalınlığında beyinden aldığı emirleri tüm vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.
Kalp ile baş arasında kan taşıyan 4 ana atardamar boyundan geçer. Servikal omurgayı (boyun) oluşturan
boyun vertebraları yukarıdan aşağıya doğru C1-C7 olarak numaralandırılır.
Bütün vertebralarda enseden hissedilebilen çıkıntılar vardır; vertebraları birleştiren kas ve bağlar
buraya yapışırlar. Nazik bir yapıya sahip olan omurilik, vertebraların merkezinden geçer ve onlar
tarafından korunur. Servikal sinirler çam ağacının dalları gibidir ve foramina denilen vertebraların
arasındaki küçük deliklerden çıkarlar.
Vertebraların arasında onlara yapışık olan "disk" denilen kıkırdak yapılar vardır,
bunlar şok etkileri emerek omurlara ulaşmalarını engelleyen yastıkçıklar olarak işlev görürler. Diskler
aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır.
Disklerin görevi üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelere iletmektir. Boyun omurları,
diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem kaslar ile esneklik kazanır ve
kuvvetlenir.
Tıpkı bel omurlarının arasındaki diskler gibi, boyun omurlarının arasında yer alan disklerin de sert ve
fibröz kapsül ile çevrelenen jelatinöz bir merkezi vardır. Yine bel omurlarında olduğu gibi boyun
omurları da arka bölgelerindeki sağlı sollu faset eklemlerle birbirine bağlanır.
Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal bir eğime sahiptir. Bu
eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında
dejenerasyon ve bozulma başlar. Buda boyun ve kol ağrısını arttırır.
BOYUN AĞRISI
Boynumuz; boyun omurları(Vertebralar), bunların aralarındaki kıkırdaklar,
Vertebralar arasındaki eklem ve bağlar ve boyun adaleleri ile bir bütün olarak çalışır. Bu sayede boyun
omurları çok yönlü hareket imkanına sahiptir ve değişik seviyelerde, değişik hareketleri daha kolay ve
daha fazla yapma özelliği taşır.
Boyun ağrıları, bel ağrılarından sonra ikinci sırada yer alır. Bel ağrılarının bir insan yaşamında yüzde
80 oranında görülme sıklığı var. Boyun ağrıları, bunun dörtte biri, beşte biri civarındadır. Boyun
ağrıları bel ağrıları kadar sık olmamakla birlikte her yaş grubunda önemli bir sorundur. Her üç insandan
birinin yaşamında en az bir kere boyun ağrısı geçirdiği kabul edilmektedir. Çalışan insanlarda görülme
sıklığı daha fazladır.
Boyun ağrısı sadece boyuna lokalize olabileceği gibi kol ağrısıyla birlikte olabilir. Sanayi ve Orman
işçilerinde boyun ve kol ağrısına yakalanma oranı % 80'e çıkar. Boyun ve kol ağrısı olanların yaklaşık %
70'i bir ay içinde iyileşir. Bel ağrısına göre boyun ağrısının sıklığı daha az ve çok az sakatlık
bırakıcıdır.
Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam
kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorundur.
Boyun ağrısı, kola yayılan ağrı, baş ağrısı, boyunda tutukluk, kolda güçsüzlük -
hissizlik - yanma - batma, ellerde zayıflık - beceri azalması - uyuşma - karıncalanma, kulak çınlaması,
baş dönmesi ve bulanık görme gibi yakınmalara neden olabilir.
BOYUN FITIĞI
Boyun fıtığı, boyun omurlarının arasındaki kıkırdağın, omurilik kanalına doğru
yer değiştirmesi, çıkması sonucu, kola gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması ile oluşan hastalığa
denir.
Belde olduğu gibi boyunda da fıtık olabilir. Omurları birbirinden ayıran diskler yarı eklem
sayılırlar. Disk ortasında jel kıvamında bir madde ve bunun çevreleyen yastıkçıklardan oluşur. Bu
yastıkçıklardan daha dışta olanlar içtekilere göre serttirler. Yaşın ilerlemesi
ve travmaya maruz kalma durumlarında bu yastıkçıklar yıpranmaya başlar.
Dıştaki tabaka giderek incelir, ani yapılan ters bir hareket
sonrasında yırtılır.
İçteki jel kıvamındaki madde bu yırtıklardan dışarı doğru
kayarak, omurilikten çıkıp kolumuza giderek o bölgelere hareket emri veren veya o bölgelerin
duyusunu algılamanızı sağlayan sinirimize baskı yapar. Böylece boyun-kol
ağrısı ve o kolumuzda uyuşma, karıncalanma,
bazen de güçsüzlük hissederiz.
Kıkırdak doku yıpranıyor. Arkada bulunan küçük eklemler
bozuluyor, bunların geçip geldiği sinir delikleri daralıyor. Ve kişide
boyun ağrısı, kol ağrısı, elde uyuşma, hatta beyne giden kan damarlarını etkilediği için baş dönmesi,
dengesizlik, unutkanlık gibi bir çok şikayetleri de beraberinde getiriyor.
BOYUN FITIĞININ NEDENLERİ
-Trafik kazaları, travmalar, şoförlük, boynu çok etkileyen bir meslek. Frenler,
manevralar ve çarpmalar, trafik kazaları,
-Günlük hayatın gerilimleri,
-Boyunun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları,
-Emosyonel gerginlik, boyun kaslarında zayıflık,
-Yaşlanmaya bağlı kemik yapısındaki dejeneratif değişiklikler
-Boyun kireçlenmesi
-Sık görülen bazı iltihaplı romatizmal ağrılar (Ankilozan Spondilit, Romatoid
artrit)
-Fibromiyalji
-Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak,
yorgunluk
-Uzun süreli bilgisayar - daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya
odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı çekerler.
-Ev işleri, dikiş nakış, temizlik, perde asma, silme gibi bunlar son derece
boyun ağrılarını arttıran faktörlerdir. Bu yüzden kadınlarda boyun ağrılarının görülme sıklığı
fazladır. Sekreterlik, Öğretmenlik
-Özellikle stres boyun kaslarında kasılmaya neden olur ve boyun ağrısı ve gerilim baş
ağrısı ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan ağrılarda kas gevşeticilerin yanı sıra bölgeye yapılan
enjeksiyonlar, gevşeme egzersizleri, fizik tedavi yapılması ve ilaç verilmesi yoluna gidilir.
Gerilim, stres: Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli
sebeplerdir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını artırır. Boyunda
sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve
hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahtır.
En üst boyun omurumuz, C1, C2 dediğimiz omur arasından başa giden sinirler
çıkmaktadır. Eğer sıkışmışsa, şiddetli baş ağrısı yapabilir. Bir de boyun
kasları, aynı zamanda başa yapışan kaslardırda. Bunların da aşırı kullanımı,
gergin duruş, çalışma koşullarının ağırlığı, stresin birikmesi, şiddetli boyun
ağrıları yapabilir. Çünkü, stresin esas birikimi omuz
ve boyundadır. Dolayısıyla baş ağrıları kassal
olarak boyundan kaynaklanabilir. C1 sinirinin sıkışmasına bağlı, boynun
arkasından başlayıp, kulağa, göze vuran bir ağrı gelişebilir.
Disk fıtıklaşmasının 4 kademesi şöyle
sıralanabilir:
-Bulging (Balonlaşma): Disk zayıflamıştır. Ancak fıtıklaşma yoktur.
-Protrüzyon (Çıkıntı): Diskin şekli ve pozisyonu bir miktar değişmiş ve
omurga kanalına doğru çıkıntı oluşmuştur.
-Herni (Fıtık): Jöle kıvamındaki nükleus, yırtılan anulustan çıkarak
fıtıklaşmıştır.
-Sekestre Herni (Akmış fıtık): Anulustan dışarı çıkan nükleus
omurga kanalı içine akmıştır.
BOYUN FITIĞININ BELİRTİLERİ
-Ensede ağrı, kas spazmı, boyun hareketlerinde kısıtlılık
-Enseden kol veya kollara bazen art kafaya, göğse ve sırta yayılabilen ağrı
-Kollar ve/veya ellerde uyuşma hissi
-Baş dönmesi, kulak çınlaması, gözlerde sinek uçuşması, bulantı, konsantrasyon bozukluğu gibi semptomlar
-Kol ve/veya ellerde kas gücü azalması (elinden sık sık bir şeyleri düşürme, kavrama güçlüğü)
-Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar
-Omuz ve kollarda ağrı, uyuşma ve iğne batar gibi olması
-Bacak ve kollarda uyuşma veya güçsüzlük
-Mesane kontrolü sorunları
-Bacaklarda dengesizlik veya sertlik
-Boyun omur hastalığı (cervical osteoarthritis), boyundaki omurların üstüne kemik çıkıntılarının
oluşmasıdır. Bu yavaşça gelişir ve boyun giderek sertleşir. Kemikler giderek periferik sinir sistemine baskı
yaparak omuz ve kollarda ağrılara ve diğer duygulanımlara yol açar. Bu çıkıntılar eğer omuriliğe de baskı
yapmaya başlarsa, bacak kasları ile mesane ve bağırsak kasları da etkilenebilir. Boyun zedelenmesi yıllar
sonra servikal omur hastalığına dönüşebilir. Ancak genellikle bu hastalık yaşlanmayla ilgilidir. Boyun
omurlarının diskleri zamanla yıpranıp incelince dışarı fırlarlar.
BOYUN FITIĞINDAN KORUNMA
DURUŞ BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ
Boyun hiçbir bükülme göstermeksizin, herhangi bir aktivite sırasında ve dönme halinde olmaksızın
serbest biçimde ve dikey doğrultuda bakması lazım. Vücudumuzla bakmamız ve
okuyacağımız, yazacağımız şeyleri başımızı eğerek, cismi kendimize kaldırarak dikey vaziyette ona
doğrultmamız doğru olur. Bütün sistemi buna doğru düzenlemek lazım. Boynu büken, eğen,
kaldıran sistemlerden ziyade boynun dik, düzgün kullanma, sistemli şekilde masayı, çalışma
koşullarını düzenlenmek lazımdır.
BİLGİSAYAR KULLANIRKEN YAPILAN YANLIŞLAR
Bilgisayar kullanımında, masanın, bilgisayar ekranının, klavyenin ve çalışma, duruş şeklinin mutlaka iyi bir
ergonomi uzmanı tarafından kişiye belirtilmesi ve gösterilmesi lazım. Kişinin de bu imkanları sağlaması
lazım. İkinci olarak 20 dakikada bir ara verilmeli ama 20 dakikada bir insanın kalkıp ara
vermesi çalışma hayatında mümkün değil. Ama 45 dakikada çalışmayı aynı bir ders saati
düşünürsek, 45-50 dakikada bir 5-10 dakika verilip, boyun hareketleri yapılır. Şöyle bir
gevşeyip, esneyip ve ondan sonra tekrar çalışmaya geçilebilinir.
Mekanik kaynaklı ağrılarda ağrı kesici almanın, yapıcı bir faktör olmamaktadır. Sadece
ağrıyı keser, olayı düzeltmez. Dolayısıyla mutlaka olayın esas nedenini saptayıp, buna
uygun, kökten kaldırıcı fizik tedavi ve egzersiz, eğer buradaki sorun kötü kullanımsa, onun
da mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir. Ağrı kesiciyle boyun ağrısını tedavi etmek, hiçbir mekanik
ağrıyı tedavi etmek mümkün değil.
BOYUN FITIĞININ TEŞHİSİ
Kesin teşhis için MR çektirilir. MR'ın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir.Ancak MR varsa
tercih edilmelidir.
MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da
göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir.
BOYUN FITIĞININ
TEDAVİSİ
Bu gün dünyada bel ve boyun fıtığı tedavisinde birden fazla tedavi yöntemi mevcuttur. Buda hastalar ve
hatta hekimler arasında bile zaman zaman problemlere yol açmaktadır.
Bugün için bilinen tedavi yöntemleri;
1-KONSERVATİF ( AMELİYAT DIŞI ) YÖNTEMLER
-Manuplatif (elle) tedavi
-Ortopedik yatak istirahati + ilaç tedavisi (ağrı kesici, kas gevşetici, inflamasyon giderici )
-Traksiyon yöntemleri ve diğer fizik tedavi ajanları
Bitkisel Tedaviler
Her sabah ve akşam biberiye yağı
Bu yağı tek başına kullanabileceğiniz gibi aynı zamanda da balık yağı ile karıştırıp fıtık olan
bölgeye hafif dokunuşlarla sürülmesi durumunda çok faydalı olduğunu hastalar
görecektir. Boyun kısmı çok hassas olacağından çok sert bastırmamak ve aşırı
sürmemek gerekmektedir. Biberiye ve badem yağını sabah ve akşam her gün sürmelisiniz. Bu
yağları boynunuza sürdükten sonra hastanın boyun bölgesini sıcak tutması gerekmektedir.
Çok fazla soğukta kalmaktan kaçınmalısınız.
15 gün boyunca kekik yağı
Yapılan araştırmalarda kekik yağının boyun fıtığına çok iyi geldiği kanıtlanmıştır. Bu yağı 15
gün boyunca her gün düzenli olarak kullanmak boyunda ki kasların güçlenmesini
sağlayacaktır. 15 gün boyunca kullandıktan sonra diğer 15 gün ara verip ondan sonra tekrar
başlamalıdır. Sağlıklı beslenmek çok önemli olduğundan, haftanın en az 3 günü
balık yemesi gerekmektedir. Sebzeler çiğ olarak tüketmelidir.
Boyun fıtığına ne iyi gelir?
Yüzme: Farklı pozisyonlarda uygulanan yüzme teknikleri boyun fıtığı
için faydalı olabilir. Ayrıca boyun kısmına kadar suyun içine girerek beklemek,
bölgede gelişen ağrıların hafiflemesini sağlar. Yüzme sırasında hastanın mümkün
olduğunca yavaş hareket etmesi gerekir. Suyun içinde farklı boyun egzersizleri de yapılabilir.
Boyun fıtığı yastığı: Boyun fıtığına özel olarak üretilen yastıklar
boyun fıtığı ağrılarına karşı kullanılabilir. Sulu boyun fıtığı yastıkları, uzmanlar tarafından hastalar
için önerilmektedir.
Melatonin: Özellikle geceleri şiddetlenen ve uyku bozukluğuna yol açan
boyun fıtığı ağrıları için uzmanlar melatonin tavsiye etmektedir.
Magnezyum: Boyun fıtığına ne iyi gelir sorusuna verilebilecek
bir diğer cevap magnezyumdur. Boyun fıtığı ağrılarında magnezyum alımına dikkat edilmelidir. Boyun
fıtığı ile mücadele edebilmek için doktordan magnezyum ağırlıklı yiyeceklerin listesi
alınabilir
Akupunktur: Boyun fıtığı hastalığında cerrahi en son tercih edilecek tedavi
yöntemidir. Ağrıya yol açan yaşam koşullarını ve fiziki koşulları değiştirerek boyun fıtığı
ile mücadele edilebilir. Dolayısıyla boyun fıtığında akupunktur faydalı bir tedavi
yöntemidir.
Masaj: Uzmanlar boyun fıtığı tedavisinde masaj önermektedir. Fıtıktan etkilenen
bölgelere düzenli olarak masaj yapılabilir. Masaj çörek otu yağı, buğday yağı gibi
bitkisel yağlar yardımıyla yapıldığında daha etkili olur. Ağrı ve uyuşmalara karşı kullanılan yağlar
oldukça faydalı olur. Kas ve sinirlerin gevşemesini sağlayarak, hastanın rahatlamasına yardımcı
olur.
Stres tedavisi: Stres vücutta birçok bölgeyi olumsuz etkilediği
gibi kas ve sinirleri de olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle boyun fıtığı tedavisi boyunca stres
tedavi almakta faydalı olabilir. Esansiyel yağlar ruh sağlığı üzerinde olumlu etki yapabilir.
Boyun fıtığına iyi gelen kür tarifi
2 yemek kaşığı bal, 100 gram eritilmiş kuyruk yağına eklenerek karıştırılır. Üzerine 1 çorba
kaşığı karabiber eklenip, karışım macun kıvamı alana dek karıştırılır. Elde edilen karışım ılıkken boyun
bölgesine sürülür ve yaklaşık yarım saat bekletilir. Bölge temizlendikten sonra
tekrar kantoron yağı ile bölgeye masaj yapılır. Sonrasında ılık bir duş alınarak rahatlama
sağlanabilir.
1,5 yemek kaşığı kırkkilit otu, 1 su bardağı suyun içine alınarak 3 dakika kadar kaynatılır.
Kaynayan su ılıdıktan sonra boyun bölgesine masaj yapılarak sürülür. Boyun fıtığı
nedeniyle yaşanan ağrılara karşı oldukça faydalıdır.
2-CERRAHİ TEDAVİ
Bel ve boyun fıtıklarının çoğu konservatif (ameliyat dışı) tedaviler denen bu ilk üç yöntemden biri veya
birkaçı ile iyileşir. Çok az bir kısım hastada cerrahi tedavi gerekir.
Cerrahi tedavi kriterleri şunlardır:
Konservatif (ameliyat dışı ) tedavi yöntemlerine cevap alınamaz ise (4-12 haftada)
-Kol ve/veya bacaklardaki nörolojik bulgularda artma. (Örneğin: İlerleyen kas gücü azalması veya kaybı)
-İdrar - gaita inkontinansı ( idrar - büyük abdest kaçırma ) ve süvari yaması tarzı parestezisi (kalça,
apış arası, uyluk iç yüzlerinde uyuşma, hissizlik) olan (cauda equida sendromu ) hastalar içindir.
-Manuplatif (elle) tedavi;
Manuplatif tedavi denen elle tedavi, Türk doktorları arasında fazla bilinmeyen bir tedavi yöntemidir. Bu
tedavi, klasik masajdan çok farklıdır. Avrupa, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Uzakdoğu ülkeleri
gibi bir çok ülkede uzun zamandır kullanılmakta ve bir çok okul ile klinikte öğretilmektedir.
Bu tedavi sırasında germe, bastırma, döndürme gibi değişik elle tedavi teknikleri hastalıklı bölgeye
uygulanmaktadır. Genellikle, tedavi başarılı sonuçlarını 3-7 seansta gösterir. Fakat ağır vakalarda
10-20 seans gerekebilir. Tedavi sırasında herhangi bir ilaç kullanımına da genellikle ihtiyaç
duyulmamaktadır. Bu tedavi bel ve boyun fıtıkları, kas spazmları, kontraktürler, ense orjinli baş
ağrıları, omurga kilitlenmeleri ve hatta bazı mide-bağırsak rahatsızlıklarında da başarılı sonuçlar
vermektedir.
Özellikle bel ve boyun fıtıklarının % 95'i manuplatif (elle) tedavi ile
tedavi edilebilir. Bel ve boyun fıtığı, diğer fizik tedavi yöntemleri ile de tedavi
edilebilmektedir. Fakat hastalarda, yüksek tansiyon, kalp-akciğer veya şeker hastalığının da birlikte
olabilmesi, bu fizik tedavi yöntemlerinin uygulanmasını bazen engelleyebilir. Manuplatif tedavide,
genellikle bu hastalıkların bir engel oluşturmamasıda önemli diğer bir avantajdır.
TEDAVİ ŞEKLİ:
Boyun omurları, omurgalarımızın en küçükleridir. Aynı zamanda en üstte olmaları nedeniyle
TRAKSİYON, yani boyun çekme için çok avantajlı konumdadır. Şayet boyun fıtığı kolda
aşırı kuvvet kaybı, kaslarda erime (Atrofi) yapmamışsa genel olarak ameliyatsız yöntemlere öncelik
vermek gerekir. Şayet tedaviye cevap vermezse en son çare olarak ameliyat düşünülmelidir.
KLİNİKLERDE UYGULANAN TEDAVİ PROGRAMI
Hastaların tedavisi kaplıcada yapılabilir. Bunun nedeni, kaplıca suyunun normal şifa özelliğinin yanı
sıra adale gevşetici özelliğini de kullanmaktır. Hastalar 10 günlük tedavi programına alınır.
1-Medikal tedavi: Hastalara yapılan muayeneleri sonucu uygun görülen adale
gevşeticiler, antiromatizmal ilaçlar, antiromatizmal kremler verilir. Ağrısı çok olan hastaların
tedavisine ağrı kesicilerde ilave edilir.
2-Kaplıca tedavisi: Sabah ve akşam 15-20 dakikalık kaplıca tedavisi uygulanır.
Sıcak suda boyun suyun içinde kalacak şekilde belirlenen süre kadar kalınır. 10 gün içinde toplam 21
banyo alınması tercih edilir. Banyodan sonra yarım saat kadar istirahat yapılır.
3-Masaj: Kaplıca tedavisinin hemen ardından profesyonel masörler tarafından boyun
masajı yapılır. Bunun amacı; kasılan boyun adalelerinin gevşetilmesi ve yüzeyel kan damarlarının
genişletilmesidir. Böylece hastaya ağrı veren kas kasılmaları giderildiği gibi, hasta boyun çekme
işlemine de hazırlanmış olmaktadır.
4-Manuel tedavi: Boyun adaleleri tamamen gevşeyen hastalara, manuel tedavi uzmanı,
boyun için gerekli traksiyon yani boyun çekme işlemlerini ve diğer manuel (elle yapılabilecek)
maniplasyonları yapar.
Bu tedavinin amacı boyun omurlarının arasını açarak yerinden kayan kıkırdağın yerine getirilmesidir.
Böylece sinir üzerinde oluşan baskı ortadan kalkmaktadır. Manuel tedavinin ardından hastalar istirahat
ederler. Ancak sabah akşam yarım saat kadar yine boyun çekme işlemi uygulanmaktadır

Bu işlem şekilde görüldüğü gibi kapıya asılabilen bir cihazla yapılabilir. Portatif olarak yapılan bu
boyun çekme aparatı hasta taburcu edildikten sonra evinde de aynı tedaviyi uygulamasına olanak
vermektedir.Yaklaşık olarak bir ay evde boyun çekme işlemine devam edilmektedir.
Bu tedavi boyunca hastalar boyunluk takmaktadırlar.Bunun amacı da, boyun omurlarının aşırı hareket
etmesini engelleyerek boynun istirahata alınmasıdır.
SONUÇ: Tedavi programında, medikal tedavi, kaplıca tedavisi, manuel tedavi, masaj, traksiyon
birlikte uygulanmaktadır. Dolayısıyla bu kesin bir hücum tedavisi özelliğini taşımaktadır. Bu yüzden
etkinliği de çok fazla olmaktadır. Boyun fıtıklarının % 90'lara varan büyük bir bölümünü ameliyatsız tedavi
yöntemleri ile tedavi edebilmektedir. Cerrahi tedavi, yapılan bu tür tedavilere cevap vermeyen, iyileşme
göstermeyen hastalara ve ilerleyen nörolojik hasarlar (Adalelerde erime, kuvvet kaybı, refleks kaybı)
meydana gelen hastalar için uygulanır.
-Bazı durumlarda tedavi, ilaç, fizik tedavi ya da iğne veya kateterle ilaç verilmesi söz konusu olur.
-İlaç tedavisinin yanı sıra öncelikle istirahat, daha sonra fizik tedavi, yetmediği durumda ise son
zamanlarda gelişen tekniklerle bölgeye iğne (epidural steroid enjeksiyonu) veya kateter (epidural lizis)
adı verilen ince sondalarla girilerek ilaç verilmesi, bu da olmadığı taktirde cerrahi girişim
gerekebilir. Hasta düzenli olarak boyun egzersizlerini yaparak ve boyun koruma prensiplerine uyarak
ağrının sık tekrarlamasını önleyebilir
2-Yatak istirahatı: 2-3 gün yarı yatar pozisyonda boyun eğriliğine uygun ince yastıkla
istirahat konservatif tedavinin ilk aşamasıdır. Erken dönemde (ilk 48 saat) soğuk, sonra sıcak
uygulamaları faydalıdır.
İlaçlar: Ağrı kesiciler (aspirin, asetaminofen), Anti-inflamatuar ilaçlar (Naprosyn,
İndocin vs) inflamasyonu önleyerek ağrıyı azaltırlar. Kas gevşetici ilaçlar kas spazmlarını rahatlatır,
sinir iritasyonunu azaltırlar.
Boyunluk: Boyunluk genellikle akut ağrılı dönemin ilk 2 haftasında dinlendirme ve
hareketi kısıtlamak için önerilmektedir. Kaza geçirenlerde araştırmalar tamamlanana kadar mutlaka
boyunluk takılmalıdır. Üç haftadan sonra uzun süreli boyunluk takılması
önerilmemektedir. Boyun kaslarında erime ve kuvvetsizlik gelişmektedir. Geç dönemde mutlak
boyun egzersizlerine önem verilmelidir. Geçirilen boyun ameliyatlarından sonra da doktor önerisiyle uzun
süreli boyunluk takmak gerekebilmektedir.
Fizik tedavi: Boyun ağrısı olanlarda özellikle kronikleşen ağrılarda fizik tedavi son
derece faydalıdır. Masaj, hidroterapi(su tedavisi), ültrason, elektrikli sinir dalgaları(TENS) diğer
tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.
Boyun Çektirme (şiropraksi): Yapılan işlemin boyundaki yük miktarını azaltıp ağrıyı
geçirdiği bildirilmektedir. Ciddi boyun fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi
rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Mutlaka doktor önerisiyle ve bizzat kontrolünde
uygulanmalıdır. Düzeltmek yerine sonuçlar daha da kötü olabilir.
Enjeksiyon tedavileri: Ağrıya neden olan yerin bulunup, oraya ağrıyı algılamayı
engelliyen ilaçların verilmesidir. Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.
Akapunktur ve biyolojik geri iletim (Biyoenerji): Günümüzde kısa süreli düzelme
sağlamakla birlikte; boyun ağrılarının tekrarını önlediği ve düzelmeyi hızlandırdığı
kanıtlanamamıştır.
Güçlendirme egzersizleri, Aerobik: Boyun ağrısının tedavisinde ve korunmada çok
önemlidir. Boyun eğriliğinin düzeltilmesinde yardımcı olur.
MUAYENE
-Ateş ve kilo kaybı var mı ?
-Istırahat ağrısı varmı?
-Ağrı geceleyin uykuyu engelleyecek şekilde artıyormu?
-Kolda kuvvet kaybı varmı?
-Parmaklarda uyuşma, karıncalanma,hissislik, şişlik hissi, sıcak veya soğuk hissi varmı?
-Baş öne eğildiğinde boyun ağrısı, boyun hareketinde kısıtlılık ve kola yayılan ağrı varmı?
-Baş arkaya , sağa ve sola çevrildiğinde ağrılımı?
-Boyunda sabah tutukluğu varmı?
-Baş ve boyun hareketleriyle ortaya çıkan; baş dönmesi, kulak çınlaması, bulanık görme, baş ağrısı
varmı?
-Boyunağrısı, tutukluk, kas spazmı, bölgesel hassasiyet, hareket kısıtlılığı varmı?
DEĞERLENDİRME
-Ateş ve kilo kaybı varsa, ağrı ıstırahatda ve geceleyin artıyorsa Dahiliye uzmanına müracaat ediniz
-Kolda kuvvet kaybı, parmaklarda uyuşma, karıncalanma, hissizlik, baş öne eğildiğinde boyun ağrısı,
boyun hareketinde kısıtlılık ve kola yayılan ağrı varsa Fizik Tedavi Uzmanına müracaat
ediniz.
-Bu iki değerlendirme dışındaki bulgulardan, verilen tedaviler uygulanabilir.
AĞRILI DÖNEM TEDAVİSİ
-7 ila 10 gün ıstırahat ediniz
-Boyuna buz uygulaması; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayınız.
-Servikal korse kullanabilirsiniz.
-Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanabilirsiniz.
-Boyun kaslarını kuvvetlendirici egzersizler;
-Eller alına koyulur, baş öne doğru itilmeye çalışılırken, ellerle engel olunmaya çalışılır, 10'a kadar
sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.
-Eller başın arkasına (enseye değil) koyulur ve baş arkaya doğru itilmeye çalışılırken, ellerle engel
olunmaya çalışılır.10'a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.
-Sağ el yüzün sağ tarafına koyulur ve baş sağa doğru itilmeye çalışılırken sağ elle engel olunmaya
çalışılır. 10'a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.
-Sol el yüzün sol tarafına koyulur ve baş sola doğru itilmeye çalışılırken sol elle engel olunmaya
çalışılır. 10'a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.
-Sağ el başın sağ arka kısmına, sol el sol şakağa koyulur. Sağ omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi
elin direncine karşı baş sağa dönmeye zorlanır.10'a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.
-Sol el başın sol arka kısmına, sağ el sağ şakağa koyulur. Sol omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi
elin direncine karşı baş sola dönmeye zorlanır.10'a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır
AĞRI AZALMAYA BAŞLAYINCA
1-Boyuna ıslak sıcak havlu uygulaması; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayınız
2-Boyun hareketlerini artıran ve omuz kaslarını kuvvetlendiren egzersizler.
-Başınızı yavaşca sağa döndürün ve üç saniye böyle durun, başınızı öne döndürün, dinlenin, aynı hareketi
aksi yöne yapın, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın.;
-Aşırı zorlanmaya sebep olmadan, başınızı çeneniz göğsünüze değecek kadar öne eğmeye çalışın, dinlenin,
başınızı yavaşca arkaya bükün, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın
-Başınızı yavaşca kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa eğmeye çalışın, dinlenin, yavaşca doğrultun,
aksi yöne tekrarlayın, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın.
-Başınızı saat yönünde mümkün olduğu kadar geniş ve tam bir çember çizecek şekilde
(yukarı,sola,aşağı,sağa) döndürün, aynı hareketi saatin aksi yönüne yapın, dinlenin. Hepsini 10 defa
tekrarlayın.
-Egzersizleri bir seferde 10 defa yapın, 3 saat arayla tekrarlayın.
-Ağrılı dönemde ve ağrılar tamamen geçtikten sonra da boyun ağrılarının tekrarlanmaması için boyun
koruma eğitimi öğrenilmelidir
BOYUN KORUMA EĞİTİMİ
1-Hasta dik durmalı , dik yürümeli . Asla ağır cisimleri kaldırmayın, çekmeyin ve
itmeyin.Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün.
-Başınızla yük taşımayın. Baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın.
|

|
|

|
2-Çalışırken masa ve tezgahların boyu, boynu normal postürde tutacak şekilde ayarlanmalıdır.
|
|
3-Yatarak televizyon seyretmemeli ve kitap okumamalıdır.
-Boyununuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmayın
|
|
|
|
4-Yatak düz ve sert olmalıdır. Aşırı yüksek yastık kullanmayın. Boyun yastığı tercih
edin.
|
|
5-Yüz üstü yatılmamalıdır.
|
|
|

|
6-Sırt üstü yatmalı ve yastık boynun normal eğriliğini korumalıdır.
|
|
7-Yan yatarken boyun ile omuz arasındaki boşluk yastık ile doldurulmalıdır.
|
|
|

|
8-Aşırı çalışmayın. bütün gün masada çalışıyorsanız, fırsat bulunca kalkıp dolaşın. İş arası
dinlenmelerde bir iki defa egzersizlerinizi yapın. Özellikle bilgisayar ve tezgah başında 30
dakikada bir pozisyon değiştirin.
|
-Telefonu konuşurken boyun-omuz arasına sıkıştırmayın.
-Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.
-Yatak dışında boyununuz düşercesine uyuya kalmayın.
-Hayata bağlı kalın. Spor yapın. Motivasyonunuzu arttırın.
-Bir saati geçen yolculuklarda boyunluk kullanın.
-Taşıyacağınız yükü, birer kilo olarak bölüp iki elinizle taşıyın.
Sağlıklı Boyun İçin 15 Dakikalık Program
Boyun egzersizleri boyun kaslarını kuvvetlendirir.
Boyunun duruş pozisyonunu düzelterek boyundaki hareket kabiliyetini arttırır.
Boyun ameliyatı olanlar ve uzun süreli boyunluk kullananlar mutlak egzersiz yapmalıdır.
Boyun eksersizleri omzunuzdaki, sırtınızdaki gerginlik ve sertlik hissini rahatlatır.
Egzersiz ağrısız, güçlü ve sağlıklı bir boyun sağlar.
15 Dakikalık Egzersiz Programı:
Günde 1-2 kez ,sadece 15 dakika yaparak sağlıklı boyuna sahip olabilirsiniz.
Sabah yapılması tercih edilmelidir.
Egzersizleri 2 ve 3'e bölerekte evde, işde uygulanabilir. Gittikçe sayı kontrollü arttırılabilir.
1. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca sağa döndürerek 3 saniye böyle durun. Sonra
aynı
işlemi sol tarafa doğru tekrarlayın. En az 5 defa tekrarlayın ve dinlenin.
2. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca çeneniz göğsünüze deyecek şekilde öne eğmeye
çalışın.
Dinlenin. Başınızı yavaşca rakaya bükün ve dinlenin.
En az 5 defa tekrarlayın.
3. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa ve
sola eğdirin. Yavaşça ve dinlenerek. En az 5 defa tekrarlayın.
4. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca saat yönünde geniş bir çember çizecek şekilde
döndürün. Aksi yönde de en az 3 kez tekrarlayın.
5. Sandalyede oturarak : Elinizi alnınıza dayayarak,
baş öne doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10' a kadar sayılır ve enaz 3 kez
tekrarlanır.
6. Sandalyede oturarak : Elinizi bu kez enseye konup, baş arkaya doğru itilirken
ellerle engel olunmaya çalışılır. 10'a kadar sayılır ve enaz 3 kez tekrarlanır. Aynı hareket
yana doğru eğilirkende tekrarlanır.
7. Sandalyede oturarak: Ellerinizi kollar yere paralel olacak şekilde göğüs hizasında
birleştirin be birbirine bastırın. 10 a kadar sayarak bu şekilde tutun sonra bırakıp gevşeyin ve
dinlenin en az 5 kez tekrarlayın. Aynı pozisyonda durarak elleriniz birbirinden ayırmaya çalışın.
8. Ayakta dik dururken elinize bir sopa alıp dirsekleriniz gergin iken sopayı yukarı
doğru kaldırın. Hareketi en az 10 defa tekrarlayın.
9. Ayakta dik dururken avuç içlerinizi duvara yapıştararak dirseğinizi bükmeden duvara
doğru hafifçe abanıp vücudunuzu tartın.
10. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız.(Başınızın altında ince yastıkla daha rahat
edebilirsiniz). Dirsekleri yerden kaldırmadan tam yana açın ve ellerinizi havaya kaldırın. Dirsekleriniz
90 derece açılı yerden kaldırmadan yukarı aşağı hareket ettirin.
11. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız. (Başınızın altında ince yastıkla daha
rahatedebilirsiniz). Başınızı vücudunuzla beraber yukarı doğru kaldırmaya çalışın ve dinlenin. En az 5
kere tekrarlayın.
Dikkat Edilmesi Gereken 10 temel kural
1. Bir tek beliniz ve boyununuz var; lütfen koruyun ve onlara sahip çıkın.
2. Sizin için ağır olan cisimleri asla kaldırmayın, itmeyin ve çekmeyin.
3. Boyununuzu, sırtınızı, belinizi dik ve dengeli tutun.
4. Uzun süreli aynı vücut pozisyonunda kalmayın. Ara verin.
5. Yatma, oturma, uyuma ve çalışma koşullarını ideal hale getirin.
6. Kilo verin. Hareketsiz kalmayın.
7. Omurga kaslarını düzenli çalıştırın. Spor yapın.
8. Hayata bağlı kalın ve ondan zevk alın. Stresinizi azaltın.
9. Sigara içmeyin.
10. Sorunları mutlaka doktorunuza danışın ve bilgi alın.
|